Final

Final

Örnek Resim
İbrahim Yücel Reklam

Arion

Malatya Haber -

İbo’ya Soyadını Veren Malatyalı

İbo’ya Soyadını Veren Malatyalı
  • 29.12.2015

Sözcü Gazetesi Yazarı Yılmaz Özdil, gazetedeki köşesinde yazdığı yazıda, Malatya’nın pek fazla bilmediği-tanımadığı bir Malatyalı’dan, Yılmaz Tatlıses’ten bahsetti.

YILMAZ ÖZDİL’İN YAZISI..

Yılmaz Özdil’in, İbrahim Tatlıses’e soyadını ve bestelerini veren Malatyalı Yılmaz Tatlıses’ten de bahsettiği “Ezan” başlıklı yazısı şöyle:

“Sene 1917.

Mustafa Kemal, ikinci ordu komutanıyken Diyarbakır’da gazi köşkünde kalıyordu. Terasta otururken, yanık bir ses duydu. Baktı o tarafa… Bir grup genç, köşkün yakınında piknik yapıyor, biri gazel okuyordu. Yaverine seslendi, gidip çağırın dedi. Getirdiler. İsmi, Mehmet Celalettin’di. Henüz 18 yaşındaydı. Ulu Cami’de müezzindi.

*

Oturttu masasına, leblebiyle rakı içiyordu, bana da türkü okur musun çocuk dedi. Dinledi, dinledi, dinledi. Sonra elini omzuna koydu, “bak Celal” dedi, “memleketimiz bir gün huzura kavuşacak, sen bu güzel sesinle İstanbul’da plaklara okuyacaksın, o zaman o plakların üstüne Şark Bülbülü yazdır, sen gerçek bir bülbülsün.”

*

Mustafa Kemal’in teşviki ve öngörüsü, genç müezzini yüreklendirdi. Yerel türküleri derlemeye, söylemeye başladı. Gel zaman git zaman, İstanbul’un yolunu tuttu. 1931’de plak yaptı. Tee 14 sene evvel Mustafa Kemal’in kendisine verdiği unvanı, “Şark Bülbülü Celal” diye, plağın üstüne yazdırdı. Patladı… Kapış kapış gitti. Soyadı Kanunu çıkınca, adını soyadını değiştirdi, “Celal Güzelses” oldu.

*

Esmerim Biçim Biçim’i ona borçluyuz. Hele Yar Zalım Yar’ı efsane yapan da, oydu. Diyarbakır Halk Musiki Cemiyeti’ni kurdu. Hayatının son yıllarında, başladığı yerde, Ulu Cami’de gönüllü müezzinlik yaptı.

*

Sene 1943.

Nuri Kaçtaş doğdu. Şanlıurfalıydı. Adeta türküyle nefes alıyordu. Celal Güzelses hayranıydı, onu dinleyerek büyümüştü. 13’ünde söylemeye, 14’ünde saz çalmaya başladı. Henüz 16 yaşındayken Adana, Gaziantep pavyonlarının aranan ismi olmuştu. Rakıya meze olarak kalmaya niyeti yoktu. İstanbul’a geldi, Balat’ta oturan ablasının yanına yerleşti, Ayvansaray kayıkhanelerinde, Aksaray kahvelerinde söyledi. Yaşı 18’e gelince, İstanbul Radyosu’nun sınavına girdi, anında kazandı. 1964’te yolu İskenderun’a düştüğünde, Yılmaz Tatlıses’le tanıştı. Nuri’den iki yaş küçük olan Yılmaz, İskenderun Halk Evi’ndeki kurslarda saz çalmayı öğrenen, söz yazan, beste yapan bir ozandı. “Al bunları sen söyle” dedi Yılmaz… Bazı eserlerini Nuri’ye verdi. Nuri stüdyoya girdi, Yılmaz’ın beş eserini plak yaptı. Patladı… Bu plakla gerçek manada profesyonelliğe adım attı, Celal Güzelses’ten esinlenerek, soyadını değiştirdi, “Nuri Sesigüzel” oldu.

*

Yılmaz ise, soyadını değiştirmemişti, orijinal tatlı ve ses’ti.

*

1945’te Malatya’da dünyaya gelmişti. Ozandı, amatördü. Nuri’ye verdiği eserleri peynir ekmek gibi gidince, cesaretlendi, askerden döner dönmez, İstanbul’un yolunu tuttu. Celal Güzelses ve Nuri Sesigüzel halk tarafından kucaklanmış, Türk halk müziğine karşı çıkan ukala dümbelekleri susmak zorunda kalmış, türküye kapalı olan yollar açılmıştı. Yılmaz işte bu atmosferde fırsat buldu, plak yaptı. Patladı… Çok değişik bir tarzı vardı. “Arabesk” dediler.

*

Sayın medyamızın angutluğu yüzünden gençlerimizin çoğu tanımıyordur ama, 100’den fazla sözü, 300’den fazla derlemesi olan, kilometre taşlarımızdan biridir Yılmaz Tatlıses… Slogan misali ezbere bilinen Seni Sevmeyen Ölsün, onundur. Mavi Mavi de.

*

Bugün hâlâ genç sanatçıların elinden tutan, eserlerini veren Yılmaz Tatlıses, 1968’de İstanbul’a yeni gelmiş Urfalı bir genci gördü, dinledi. Abovv dedi. Biraz Celal Güzelses, biraz Nuri Sesigüzel, biraz Yılmaz Tatlıses olan bu gencin ismi, İbrahim Tatlı’ydı. Öyle bir Allah vergisiydi ki, hepsini aşmaya adaydı. Bu gence hem eserlerini, hem de kendi soyadını verdi. İbrahim Tatlı, İbrahim Tatlıses oldu.

*

Kan ve gözyaşı coğrafyasının farklı jenerasyonlarına ait çocuklar… Müziğin ortak paydasında, güzel, tatlı ve ses’te kesişmişti.

*

Ve, her şeyin başladığı yerde… Celal Güzelses’in Diyarbakır Ulu Cami’de üç gün önce mevlid kandili yapılacaktı. Yapılamadı. Anadolu’nun en eski camisi kabul edilen Ulu Cami’de tarihte ilk kez, cuma namazı kılınamadı. 1377 sene sonra ilk kez, ezan okunamadı.

*

Haçlı seferleri bile susturamamıştı. Akp’nin açılım saçmalığı başardı!

*

İbrettir aslında… Mustafa Kemal olmazsa, türkü de okunamaz bu topraklarda, ezan da.”

_____________________________________

MALATYAHABER.COM OKURLARINA NOT:

Yılmaz Tatlıses Vikipedi’de ise aşağıdaki bilgilerle yeralıyor:

Yılmaz Tatlıses 29 Haziran 1945 yılında Malatya’da doğdu. İlk öğrenimine Malatya’da başladı, İskenderun’da bitirdi. Yılmaz Tatlıses’in müzik hayatı İskenderun Halk evinde katıldığı kurslarla başladı İskenderun radyo evinde “Hatay’dan sesler” grubunda sazıyla ve sesiyle çalışmalarını sürdürürken Sözlerini yazıp bestelediği türkülerle müzik hayatına adımını attı 1964 yılında İskenderun’a konsere gelen Nuri Sesigüzel le tanışıp ne kadar bestesi varsa verir 1965 yılında daha o askerdeyken Nuri Sesigüzel beş tane eserini 45 lik Plak olarak çıkarır. Askerlik sonrası 1967 yılında İstanbula gelir doğubank iş hanına adımını atar ve Yılmaz Tatlıses’in profesyonel müzik hayatı başlar 13 tane 45’lik Plak, 3 Tane Lp, 5 tane Kaset ile “Arabesk müziğin ” sayılı solistlerinden biri olur. Yine aynı dönemde “Acımasız dünya” adlı sinema filmi ile yeşilçam da boy gösterir. Bu onun müzik yönetmenliği ile tanışmasını da sağlar. Daha sonra pek çok filmde müzik yönetmenliği yapar . Plak firmalarında müzik direktörlüğü yaptığı sırada ” Şahdiba “ firmasında İbrahim Tatlı adında Urfa’lı bir genci dinler, sesine hayran kalır ve geleceğinin çok parlak olduğunu görür. O anda adını sorar İbrahim Tatlı olduğunu öğrenince kendi soyadını verir. İbrahim Tatlı bundan sonra İbrahim Tatlıses olarak kaset kapaklarına yazılır. Bu gün bile bu karşılaşmadan gurur duyduğunu belirtmiştir. Yılmaz Tatlıses 1987 de “Seni sevmeyen ölsün” şarkısıyla büyük çıkış yapar ve 150’den fazla sanatçı bu şarkıyı seslendirir. 1987 de magazin gazetecilerinin “yılın en iyi şarkısı Müzik Oskarı” nı “Deli Deli”şarkısıyla alır. Besteci ve Söz yazarlığı kimliğinin yanında Prodüktörlük müzik yönetmenliği ile başarılı işlere ve eserlere imza atmıştır. 1965 yılından bu yana 100’e yakın şarkı sözü, 300’ün üstünde müzik eseri ile arabesk dünyasında yerini almış ve arabesk müziğin köşe taşlarından biri olmuştur. Halen aktif olarak müziğin içinde yaşamını sürdürmektedir.

Şarkılarından bazıları

Seni Sevemeyen Ölsün-(Müzik)

Deli Deli-(Müzik)

Acımasız Dünya-(Söz-Müzik)

Mavi Mavi-(Söz)

Ağla Gözlerim ağla-(Söz)

Yaşamak Bu Değil-(Söz)

Candan Sevmeli-(Söz)

Nasıl İsyan Etmem-(Söz)

Adını Yollara Yazdım-(Müzik)

Yıllar Utansın-(Müzik)

Bu Şehrin Geceleri-(Müzik)

Hatıran Yeter-(Müzik)

Helal Olsun-(Müzik)

Anla Benim Kıymetimi-(Müzik)

Uyanma Zamanı-(Müzik)

Şiş Yandı Kebap Yandı-(Müzik)

Cezam Bitmiyor-(Müzik)

Sevdiğime Dokunmayın-(Müzik)

Arama Beni-(Söz)

İnsaf Et-(Söz)

İstemem Sevme Beni-(Söz)

Yağmurdan Kaçarken (Söz-Müzik)

Çok Yalnızım (Söz-Müzik)

Neyleyim (Söz-Müzik)

Arkadaşım-(Müzik)

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici, saygısız ifadeler, cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, suçluyu ya da suçu övücü, uygunsuz gönderici adı, 'naylon- uyduruk' mail adresli, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır. Ayrıca, mesajların tüm yasal ve cezai sorumluluğu, mesajlarıyla birlikte IP numaraları da düşen göndericilere aittir."