Final

Örnek Resim


Arion

Malatya Haber -

‘Kral Hastaneleriyle Yarışıyor’

‘Kral Hastaneleriyle Yarışıyor’
  • 26.12.2015

Sabah Gazetesi’nde bugün, Malatya özel sayfası yayınlandı. Şah Tanyeri imzalı haberdeki konular şöyle:

* * *

Özal Tıp karaciğer naklinde kral hastaneleriyle yarışıyor


ŞAH TANYERİ


8’inci Cumhurbaşkanı Özal’ın “Ortadoğu’ya hizmet etsin” vizyonuyla Malatya’ya kazandırdığı adını taşıyan Tıp Merkezi, karaciğer nakli başarısında Ortadoğu’daki kral hastanelerini geçti..

Kayısı ve tekstilin öne çıktığı Malatya’da en büyük başarı hikayesi sağlık sektöründe yazılıyor. İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi, organ naklinde Ortadoğu’nun sayılı merkezlerinden biri oluyor. İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sezai Yılmaz, genel cerrahide en zor operasyonlardan biri olan canlıdan karaciğer naklinin, Ankara, İstanbul ve İzmir gibi büyük şehirler dışında Türkiye’de yapıldığı tek yerin Malatya’daki İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi olduğunu söyledi. Bu merkezde ilk karaciğer nakli operasyonu 2002 yılı mart ayında yapıldı.

RUTİN AMELİYAT OLDU
Prof. Dr. Vedat Kırımlıoğlu ile birlikte karaciğer nakli operasyonunu gerçekleştiren ekibin başı Prof. Dr. Yılmaz, bu yıl ivme kazanan ameliyatın artık rutine dönüştüğünü, haftada bir bazen iki karaciğer nakli yapılabildiğini söyledi. Prof. Dr. Yılmaz, 13’ü canlı vericili, 19’u kadavradan olmak üzere 32 karaciğer nakli yaptıklarını belirterek, “Yılda 50-60 karaciğer nakli sayısını bulacağız. Bekleyen hastaları yapsak yıl sonuna kadar kapasitemiz dolu. Ekip ve teçhizat olarak tam donanıma sahibiz. Turgut Özal Tıp Merkezi olarak başarı oranımız yüzde 90. Bu, dünya standartlarına uygun bir oran” dedi. Amaçlarını, Ankara’nın doğusundaki hastaları çekmek ve yurtdışına açılmak olarak ifade eden Prof. Dr. Sezai Yılmaz, “Yurtdışında Azerbaycan ön planda. Sudan ile de protokol imzalıyoruz. Sudan’dan iki hasta geldi. Birini ameliyat ettik” dedi.

YARI FİYATINA AMELİYAT
Karaciğer nakli faturasının 50 ila 100 bin YTL arasında, özel sektörün yarı fiyatına olduğunu bildiren Prof. Dr. Yılmaz, Turgut Özal Tıp Merkezi’nin karaciğer naklinde sayılı bir merkez haline gelmesinin Malatya ekonomisine de çok ciddi katkısı olacağını vurguladı. Ortadoğu’da canlıdan karaciğer nakli yapılan pek merkez bulunmadığına işaret eden Prof. Dr. Sezai Yılmaz, bu konuda Suudi Arabistan’daki Kral Halid, Ürdün’deki Kral Hüseyin hastanelerinden bu konuda daha başarılı olduklarını söyledi.

* 868 yatak
* 120 yoğun bakım ünitesi
* 19 hemodiyaliz yatağı
* 39 acil müşahade yatağı
* 10 anjiyo yatağı
* 17 yataklı modern doğumhane
* 20 ameliyathane (6 da inşa halinde)
* Radyasyon onkolojisi
* Genetik laboratuvarı
* Çok kesitli BT
* 32 karaciğer nakli
* 2 böbrek nakli n100’ü aşkın kornea nakli
* 20’nin üzerinde kemik iliği nakli
* 257 bin 400 poliklinik hastası
* 33 bin 640 yatan hasta
* 16 bin 700 ameliyat
* 167 bin radyolojik tetkik
* 9 bin 500 hemodiyaliz seansı
* 2.2 milyon biokimya tetkiki
* 820 bin diğer tetkikler
* Yüzde 85-90 doluluk
* Yüzde 90 hasta memnuniyeti
 

KADRO SORUNU YAŞIYOR…. 540 kadrolu, bin 60 kadrosuz personelle hizmet veren Tıp Merkezi, hazır olduğu halde kadro verilmediği için 10 yoğun bakım ve 60 normal yatağı hizmete açamıyor.
 

Sudan’dan uçakla hasta getirilecek
İNÖNÜ Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi Başhekimi Doç. Dr. Murat Cem Miman, 1996 yılında açılan tıp merkezinin, adını taşıdığı eski Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın “Ortadoğu’ya hizmet etsin” vizyonuna ulaştığını söyledi. Hepatit C’nin yaygın olduğu Sudan’da kötü durumdaki sağlık sistemi nedeniyle karaciğer nakli hizmetinin Ürdün’den alındığını belirten Miman, şunları söyledi: “Sudan’dan iki uçak dolusu hasta Ürdün’e gidiyor. Memnun değiller. Parası yetişmediği için İstanbul’da özel hastanede ameliyat olamayan Sudanlı Beşir el Abdel Mawgiood adlı hastaya karaciğer nakli yapmıştık. Çok memnun kaldı. Turgut Özal Tıp Merkezi’ndeki yüksek kaliteyi görünce anlaşma yapmak istediler. Amacımız, karaciğer nakli başta olmak üzere her türlü hastalığın tedavisini yapmak üzere Sudanlı hastaları getirmek için Malatya’dan Hortum’a uçak kaldırmak” dedi.
 

Sandık satışıyla başladı ihracat rekortmeni oldu
‘KAYISI başkenti’ Malatya, dünya kuru kayısı üretimi ve ihracatında 1 numaralı ilimiz. 450 bin ton civarı yaş kayısı üretiliyor. Kuru kayısı üretiminin yüzde 80- 85’ini, ihracatının tamamını Malatya sağlıyor. 85-90 bin ton kuru kayısı ihracı karşılığı 200 milyon dolar gelir elde ediliyor. Malatya’da 50 bin aile kayısıdan geçiniyor. Malatya Ticaret Borsası Başkanı Mehmet Kalaycıoğlu, 853 bin 658 nüfuslu kentte 300 bin kişinin geçim kaynağının kayısı olduğuna işaret ederek, “Bir doğal afet nedeniyle kayısının olmadığı yıllarda ailelerin ekmek ve eczaneden aspirin alacak para bulamadığı görülüyor” derken, Malatya Valisi Halil İbrahim Daşöz, Malatya’yı geleneksel tarım ili olmaktan kurtarıp tarım, sanayi ve hizmetler sektörünün dengeli geliştiği bir il haline getirmek gerektiğini vurguladı. Kentin en büyük kuru kayısı ihracatçılarından Kırıcı Dış Ticaret, 20 ülkeye 30 milyon dolar tutarında 10- 12 bin ton kuru kayısı ihraç ediyor. Şirketin kurucusu Ramazan Kırıcı, İstanbul’da, Avrupa’dan gelen yüklerin tahta sandıklarını, Anadolu’dan İstanbul’a mal tedarikine gelen tüccarlara satarak iş hayatına atılmış. 1963’de memleketi Malatya’ya dönerek, kayısı işine girmiş. 1983 yılında da ilk kayısı ihracatını gerçekleştirmiş. Şirketi bugün çocukları Cemal, Remzi ve Bayram Kırıcı yönetiyor.
 

605 fabrika var, devletin batan 1 kuruşu bile yok
MALATYA Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mücahit Fındıklı, sanayileşmenin ivme kazandığını, 1995’te 200 olan fabrika sayısının günümüzde 605’e çıktığını söyledi. Malatya’nın nakit teşvik döneminde yatırımlarını yüzde 97 başarı oranı ile gerçekleştirdiğini belirten Fındıklı, “Yani Malatya’da devletten alınan teşviklerin batan bir kuruşu yoktur. Malatyalı için devlet borcu önemlidir” dedi. Malatya, özellikle tekstil ve konfeksiyonda marka olan işadamlarına sahip olmakla övünen bir kent. Kiğılı, Sabri Özel, Crispino, Patik Örme, Polisan, Esem Terlik ve daha bir çok markanın çıkış merkezi Malatya. Kiğılı’nın sahibi Abdullah Kiğılı, markalarının altyapısının Malatya’dan doğduğunu söylüyor. Babası ve amcasının 1935’te kumaş giyim üzerine Malatya’da dükkanları olduğunu belirten Kiğılı, “Aslımızı inkar etmeyiz. Babam, amcam yıllarca Malatya’da ticaret yapmışlar. Malatya’da kalsaydık gelişme az olacaktı. Biz de göç ettik” diyor.
 

İşletmelerin yüzde 92’si kobi

MALATYA 1’inci OSB’de 196 tesis, 2’nci OSB’de 46 tesis faaliyet gösteriyor. 52 tesisin inşaatı da sürüyor. OSB’lerde çalışan sayısı 19 bine ulaştı. Kentte sanayinin temelleri 1956’da Sümerbank, şeker ve tütün fabrikaları ile atıldı. 1973’ten sonra özel sektör atağı başladı. İşletmelerin % 92’si KOBİ kategorisinde.
 

Hamido olayı ve son vahşet, kırılma noktası
SABAH Anadolu çalışmamızın bu haftaki durağı Malatya. 18 Nisan’da İncil dağıtan yayınevine yönelik saldırı sonucu üç misyonerin boğazlarının kesilerek öldürülmesine sahne olan Malatya, bu olayın etkilerini yaşıyor. Malatya, 29 yıl önce bağımsız belediye başkanı Hamit Fendoğdu’nun (Hamido) bombalı saldırıyla öldürülmesiyle başlayan olaylardan sonra yerli sermayeyi kaybetmişti. İkinci büyük şok, yabancı ziyaretçileri de kaçırmış. Gerek Malatya’daki fabrikalardan mal tedarik eden yabancılar, gerekse tıp kongresi katılımcıları ziyaret ve katılımlarını iptal etmiş. Malatya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mücahit Fındıklı, “Malatya ekonomisinin kırılma noktası Hamido olayıdır. Malatya maalesef biriktirdiği sermaye ve sermaye takımını İstanbul’a kaçırdı. Malatya o dönemde bunun sıkıntısını gördü. 10-15 yılını kaybetti” dedi.
 
Ne dediler?

Ermenilerle içiçe büyüdük
Malatyalı işadamı Abdullah Kiğılı

GEÇMİŞİMİZE bakarsak Ermenilerle bir arada yaşayan topluluktuk. Aramızda kardeş ilişkileri var. Malatya’da Ermenilerle iç içe büyüdük. Bir sürü Ermeni arkadaşım oldu. Hatta babamın ortağı Ermeni’ydi. Getirilen nokta yanlış, inanılır gibi değil. Kentin ekonomisine mutlaka tesir edecek, zihinlerde acı nokta bırakacak. Güzel bir şey değil. Ülkeye zarar veriyor.

Kiliselerini yapsınlar
TSO Başkanı M. Mücahit Fındıklı
METEOR
gibi Malatya’nın gündemine düştü. Nasıl tarif edeceğimizi bilemedik. Hırıstiyan cemaati varsa ibadet özgürlüğü de olmalı. Belediye yer tahsis eder, kilise yapılır. Mahalle aralarında kiliseev yanlış.

Didik didik araştırılıyor
Malatya Valisi Halil İbrahim Daşöz

BU olay bütün Malatya halkını, bütün milletimizi üzmüştür. Bu da anlamlı bir cevaptır, duygudur. Adli merciler hukukun içinde kalarak en ince ayrıntısına kadar didik didik araştırıyor. Bu olay nereye kadar gidiyorsa götürülecek.

Üzüldük, tasvip etmiyoruz
Tic. Borsası Başkanı Mehmet Kalaycıoğlu

BU olay bizleri üzdü, tasvip etmiyoruz. Malatya’ya vurulan dış mihrakların bir hançeridir. Çocukluğumda benim bulunduğum mahallenin yüzde 80’i Ermeni’ydi. Onlarla kardeş gibi yaşadık, acı ve tatlı günlerimizi paylaştık. Birlikte büyüdüğümüz yurtdışındaki Ermeni arkadaşlar, olayı duyunca aradı, “Bunu yapanlar Malatyalı olamaz” dedi.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici, saygısız ifadeler, cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, suçluyu ya da suçu övücü, uygunsuz gönderici adı, 'naylon- uyduruk' mail adresli, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır. Ayrıca, mesajların tüm yasal ve cezai sorumluluğu, mesajlarıyla birlikte IP numaraları da düşen göndericilere aittir."