You are missing some Flash content that should appear here! Perhaps your browser cannot display it, or maybe it did not initialize correctly.


You are missing some Flash content that should appear here! Perhaps your browser cannot display it, or maybe it did not initialize correctly.


Örnek Resim
Opel Reklam

Dugun
Malatya Haber -

Malatya’da Neler Oluyor? (68)

Malatya’da Neler Oluyor? (68)
  • 26.12.2015

VALİYİ ŞAŞIRTAN BELEDİYE TEMSİLCİSİ..

İl Koordinasyon Kurulu diye bir kurul var. 3 ayda bir toplanır; Vali başkanlık eder, merkez belediye başkanı, ilçe kaymakamları, ilçe belediye başkanları, yatırımcı dairelerin bölge müdürleri ile il müdürleri, üniversite temsilcisi katılır.

 

Bu kurulun özellikle ilk toplantısı, hem geçen yıl yatırımlarının değerlendirilmesi, hem de yeni yıl yatırımlarının ele alınması açısından önemlidir.

 

Malatya’da, geçtiğimiz günlerde yapılanın bir başka önemi de, yeni Vali Halil İbrahim Daşöz’ün katıldığı ve başkanlık ettiği ilk toplantısı olmasıdır. Vali, bu kurulda il ve kent hakkında, yatırımlar, çalışmalar hakkında bilgi sahibi olacaktır.

 

Valinin başkanlık ettiği bu ilk toplantıya, Malatya Belediye Başkanı Cemal Akın, muhtemelen başka işleri olduğu için katılmadığı gibi, Malatya Belediyesi’nin, kurulu ve konuyu çok da ciddiye almadığı yorumlarına yol açan bir olay yaşanır.

 

Malatya Belediyesi’ni temsilen toplantıya gönderilen kişi, başkan yardımcılarından Sırrı Günaydın’dır. Valilik Salonu’ndaki toplantıyı açan Vali Daşöz, ilk sözü Malatya Belediyesi temsilcisine vererek, 2005 çalışmalarını ve 2006 programını öğrenmek ister. Ancak, Günaydın’ın yanıtı salonda soğuk bir rüzgar estirir. Günaydın, “Bu konuda hazırlıklı olmadığını” söyler. Vali, bunun kendilerinden, daha doğrusu Valilikten toplantı davetiyesi ve konusu ile ilgili bir iletişim eksikliğinden mi kaynaklandığını merakla sorar. Muhatabının yanıtı, kendisine Belediye Özel Kalem’den, Valilikte bir toplantı olduğu, oraya belediye adına katılması bilgisi dışında başka bir bilgi verilmediği, bu nedenle hazırlıklı gelmediği yolundadır.

 

Vali gibi diğer katılımcılar da bu manzara karşısında şaşkındır. Belediye Başkan Yardımcısı, kurula bilgi verebilmek amacıyla, ilgili dosyaları belediyeden almak için izin ister, toplantıdan ayrılır ve bir süre sonra dosyalarla salona döner.

 

Bu durum, Malatya’da “önemli” ve “ciddi”, en üst düzeyde katılımlı bir toplantıda yaşanmıştır. Ve bir kurumda işlerin nasıl yürütüldüğünün, hangi ciddiyetle yürütüldüğünün adeta yeni Vali’ye de, erken zamanda sunumudur!.. Bize göre de, Valinin şansıdır, bu durumu vakitlice müşahade etmek!..

 

 

* * *

 

 

BU DA SES VERE VERE GİTTİ..

Malatya’ya ciddi ekonomik katkı sağlayan kurumlar, kuruluşlar bir bir yok ediliyor, naklediliyor, lağvediliyor, faaliyetleri kısıtlanıyor.. Malatya ses çıkarmadıkça, “yeterince” ses vermedikçe, uygulayıcılar; bu konularda, başka illerde hiçbir şekilde bulamadıkları “yok etme” kararlarını rahatça uygulamaya geçiyor, “babalar gibi” istediklerini yapıyorlar. Bunlar sivil kurum ve kuruluşlarla ilgili yapılan Malatya aleyhine tasarruflarda görülenler..

 

Tüm bunlardan canı yanan, yanmaya devam eden Malatya, şimdi bir de “siyasetin etkisinde olmayan bir kararın” şokunu yaşıyor. Malatya’da 43 yıl faaliyet gösteren, Türkiye’nin her yerinden yüzbinlerce insanın bu süre içerisinde, askerlik hizmetleri nedeniyle Malatya ile bağ kurmasını sağlayan, Malatya’da özellikle perakende hizmet veren her sektöre, (otelden, hamama, tuhafiyeden, turistik eşya satana, taksiciden tüccara) katkısı olan Şoför Er Eğitim Alayı, aylar önce kamuoyuna da yansıyan bir takvim doğrultusunda, faaliyetine son verdi. Bu her şeyin tuzu biberi oldu. Siyasetin dışında da, siyaset başta her kurum ve kuruluş üzerinde etkili olabilecek bir sivil toplum hareketinin bir türlü gelişmediği Malatya’da, bu konuda bile aylardır belli olan “son”a karşı, ciddi bir  sesin çıktığını söylemek çok güç.

 

Askeri bir birimin kapatılması, askeri planların gereği olabilir. İhtiyaç duyulmadığı için kapatılan bir askeri birim, “illa kalsın” diye ısrar edemezsiniz. Ancak, kapatılan bu birimin yerine, kente aynı olanakları sağlayacak bir başka birim, kapatılan gibi bir eğitim birliği kaydırılabilir. Ama, Malatya hala bunu sağlayacak bir sesi yükseltebilmiş değil..

 

* * *

 

ULUSAL MÜZE VE YİNE SİYASİLER..

Kültür ve Turizm Bakanlığı, 23 ilden 41 müzeyi “ulusal müze” olarak saptamış ve bu konuda önümüzdeki günlerde kesin karar verilecek. Ulusal Müzeler belirlenirken eser sayısı, eserlerin değeri, ziyaretçi sayısı gibi kriterler göz önüne alınmışmış..

 

Çok büyük bir bölümü arkeolojik, bir bölümü de etnografik olmak üzere 17 bin dolayında esere sahip olan Malatya Müzesi, bu müzeler arasında yok. “Ulusal Müze” kapsamına alınması halinde, hem bakanlığa bağlı olarak faaliyetini sürdüreceği gibi, yeni bazı kültürel olanakları da Malatya’ya sağlayabilecek bu organizasyon için Malatya uygun görülmemiş. Çünkü, Malatya’nın “siyaseten” sahibi yok.. Bilgilendirildiklerine dair istihbaratımız olan iktidar partisi milletvekilleri, yerel siyasileri belli ki, konuyla hiçbir şekilde ilgili olamamışlar.

 

Malatya Müzesi’nin “ulusal müze” statüsüne getirilmesi halinde, örneğin Malatya’ya Müze Müdürlüğü’nün dışında, bölgesel nitelikli bir Müzeler Başkanlığı, Müzeler İşletme Müdürlüğü gibi birimler de gelecek. Daha önce  tarihi ve kültürel değerlerle ilgili olarak Adana’daki bölgeye bağlı olan, yakın zamanda Sivas’ta oluşturulan Anıtlar Kurulu’na bağlanan Malatya, “ulusal müze” statüsü kazanması halinde, belki de, bir Anıtlar Kurulu’na da sahip olacak.

 

Mevcut durumu itibarıyla, İl Özel İdaresi’ne bağlı duruma getirilecek olan Malatya Müzesi, aslında “ulusal müze” standartlarına sahip. Çünkü, müzede sergilenen eserler arasında “Dünyanın İlk Kılıcı” olarak bilinen ve yurt dışında da sergilenen kılıçlar, yine dünyadaki ilk saray kalıntılarına ilişkin materyal, dünyanın ilk kral mezarlarından birine ilişkin kalıntılar ve heykel sanatının ilk örnekleri olduğu ifade edilen 10 bin yıllık heykeller yeralıyor. Arslantepe gibi kazısı devam eden bir höyüğü nedeniyle, eser sayısı her geçen gün artıyor. Yani eser değeri, “uluslar arası” kabul gören bir müze. Değer biçilemeyen eserler, bunlar ayrıca.. Ve ziyaretçi sayısı.. 4 yıl kapalı olduğu için, ziyaretçi sayısı anlaşılan o 4 yıllık bölüm için “sıfır” olarak algılanmış!.. Geçtiğimiz yıl Mayıs ayında yeniden ziyarete açıldı ve 7 aydaki ziyaretçi sayısının, müze ziyaretçisi için hiç de küçümsenmeyecek bir rakam olan 16 bin..

 

Tüm bu altyapısına rağmen Malatya Müzesi, kente bir çok yeni getiri sağlayacak “Ulusal Müze” statüsüne giremiyor. Çünkü, “milletvekili” düzeyinde sahibi yok!..

 

* * *

 

SSK NE YAPMAK İSTİYOR?

SSK’nın sağlık hizmetleri bilindiği gibi Sağlık Bakanlığı bünyesine alınmıştı. SSK Malatya Hastanesi, Beydağı Devlet Hastanesi yapılmıştı, malum.

 

SSK’nın İnönü Caddesi’ndeki idari biriminin bulunduğu binanın altındaki bazı odalar, SSK’nın günde ortalama 450- 500 sigortalıya diş ve diğer bazı branşlarda sağlık hizmetinin verildiği bir sağlık merkezi olarak kullanılıyordu. Bu birim, bir süre önce de Beydağı Devlet Hastanesi bünyesindeki bir poliklinik statüsüne getirilmişti .

 

SSK’nın İl Müdürlüğü, şimdilerde, ciddi ölçüde sağlık hizmeti veren, hastanelerdeki yoğunluğu kısmen alan, aynı zamanda “kiracısı” olan bu polikliniğin kapanmasına yönelik bir faaliyet içerisinde.. Daha önce “SSK’nın bir birimi” olan bu polikliniği, müdürlüğün idari hizmetleri için yer lazım olduğu gerekçesiyle ve kiralama süresi de bittiği için çıkarmaya çalışıyor.

 

Bir kısım mensuplarına ciddi ölçüde sağlık hizmeti veren bir birim ve 3-4 oda ihtiyacını gerekçe göstererek, “memurları için yer açma” amacıyla çıkarmaya çalışan bir kamu kurumu.

 

Sayın Vali’nin, bu konuyla ilgileneceğini ve “kapatılma” halinde gelecek tepkileri önlemek için, şimdiden gerekeni yapacağını düşünüyoruz.

 

* * *

 

O İŞE EL ATTILAR, KARMAKARIŞIK ETTİLER!..

Malatya Belediyesi’nin yönetimi, garip ve inandırıcı olmayan gerekçelerde, bazı hatlarda belediye otobüs işletmeciliğini “özelleştirme (!)” kararında ısrarla yürüyor. En çok kazanç getirecek, en işlek 14 hatta 20 otobüsün işletme hakkını, önceleri 20 yıl derken, bir oldu- bittiyle 49 yıllık süreyle devredecek. Belediye bünyesindeki bir şirket tarafından işletilirken, “kar”la devraldıkları otobüslerin, belediyenin yeni döneminde neden ve nasıl zarar ettiğini, bunun 49 yıllığına kiralama işlemine niye gerekçe gösterildiğini sormayan belediye meclisinde, oy çokluğuyla geçirilen bu karar, aslında başka örnekler nedeniyle de tartışılır.

 

Bu meclis, birkaç yıl önce, kent merkezindeki bazı caddelerde “parkomat” denilen cihazlar konularak uygulanmaya başlanan ücretli park sisteminin sağladığı “oto park” düzenine rağmen, geçtiğimiz yıl yaz mevsimi başında, bu uygulamaya son vermişti. Islahı gereken bölümleri varsa, ıslah edilmesi, ancak mutlaka sürdürülmesi gerektiği yolunda, konunun uzmanlarının görüşü olan parkomatları kaldıran belediye, bunun yerine herhangi bir uygulama ve ıslah planıyla gelmediği için, şimdi birçok ana cadde, oto park karmaşası nedeniyle, neredeyse “trafik akışı duracak” noktaya geldi. Atatürk (Kışla), Fuzuli, Milli Egemenlik, Turgut Temelli Caddelerinde çift parklardan, trafik sık sık aksıyor. Bu durum aylardır devam ediyor.

 

Belediye, bu uygulamaya son verirken, belediyenin eski yönetiminin ihale ettiği müteahhidin değiştirilmesini sağlamaya yönelik, müteahhidin sözleşmesini feshettikten sonra yeni bir ihaleyle bu uygulamanın sürdürülmesini amaçlayan bir süreç beklentisi vardı.  Ancak, bütün bunlar olmadı. Ve trafik karmakarışık hale geldi.

 

Söz konusu caddelerde işi olan esnaf, “Ücretli iken, araç sirkülasyonu vardı. Aynı alandan yüzlerce araç faydalanıyordu. Şimdi bu uygulamaya son verdiler, vatandaş sabahın erken saatinde aracını bırakıyor, gece alıp götürüyor. İş için gelen vatandaş ise ya aracını bırakacak yer bulamıyor ya da 2’li, hatta 3’lü park etmek zorunda kalıyor.” diye konuşuyor.

 

Yapılan bir düzenlemeyi, varsa bir aksama “ıslah” edeceği yerde, ortadan kaldırıp, trafik kaosuna neden olan belediyenin otobüsler konusundaki yeni girişimi, kent içinde ciddi trafik sorunu yaratacak özel otobüs işletmeciliğini “tek çözüm” olarak getirmeye çalışmak. Hem de Ankara başta olmak üzere, birçok “işi bilen” belediye, Malatya Belediyesi’nin çözüm diye, hem de 49 yıllık bir süreyle kiraya vererek getirdiği projeyi “yaka silkerek” terk ederken.. Üstelik, Malatya Belediyesi’nin de geçmişte bir benzer deneyimi varken..

 

* * *

 

TAYİNİ ÇIKTI ÇIKMASINA DA..

Malatya Milli Eğitim Müdürlüğü görevinde kalması, son 1.5 yıldır iktidar partisinin bazı milletvekillerince uygun görülmeyen Hamza Doğuç, bilindiği gibi 6 aylık geçici görevlendirmelerle merkeze alınıyor, yerine “aslında müdür olarak düşünülen” isim vekaleten atanıyordu. Bu süreç, Doğuç tarafından mahkeme konusu edildi. Kimi zaman mahkeme kararıyla, kimi zaman süre bitimi nedeniyle Doğuç, Malatya’ya dönüyordu.

 

Geçtiğimiz günlerde 3. kez 6. aylığına Ankara’ya alınan Doğuç’un, Malatya’ya dönüşünü temelli engellemek isteyen bakanlık, en son Kilis Milli Eğitim Müdürlüğü’ne atamasını yaparak, “git-gel” dönemine son verdi gibi gözüküyor..

 

Ancak, son atamayı değerlendiren çevreler, Doğuç’un, eğer Malatya’ya dönmek isterse, mahkemeye gidebileceği bir nedeninin olduğunu belirtiyorlar. Bu çevrelere göre, Kilis Milli Eğitim Müdürlüğü kadrosu 1. derece ve +3000 ek göstergeli.. Oysa, Malatya Milli Eğitim Müdürlüğü kadrosu 1. derece ve +3600 ek göstergeli. Yani, maddi anlamda da kaybına neden olan bu yeni atama, Doğuç için “tenzili rütbe” olarak değerlendirilebilir ve Doğuç, bu gerekçeyle de yargıya gidebilir.

 

Ama Doğuç bu.. Bakalım ne yapacak?

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici, saygısız ifadeler, cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, suçluyu ya da suçu övücü, uygunsuz gönderici adı, 'naylon- uyduruk' mail adresli, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır. Ayrıca, mesajların tüm yasal ve cezai sorumluluğu, mesajlarıyla birlikte IP numaraları da düşen göndericilere aittir."