You are missing some Flash content that should appear here! Perhaps your browser cannot display it, or maybe it did not initialize correctly.


You are missing some Flash content that should appear here! Perhaps your browser cannot display it, or maybe it did not initialize correctly.


Opel Reklam



Malatya Haber -

“Eğitim Sistemlerinin Omurgası Öğretmenlerdir”

“Eğitim Sistemlerinin Omurgası Öğretmenlerdir”
  • 24.11.2016

24 Kasım Öğretmenler Günü dolayısıyla Vali Mustafa Toprak ile siyasiler ve bazı STK’lar tarafından mesajlar yayınlandı. Vali Toprak mesajında, “Öğretmenin etkin olmadığı bir eğitim sisteminin başarılı olması kesinlikle mümkün değildir.” dedi.

24 Kasım 1928’de, Türkiye Cumhuriyeti devletininin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün “Millet Mektepleri’nin Başöğretmenliği”ni kabul ettiği günün yıldönümleri, 1981’den itibaren ülkemizde Öğretmenler Günü olarak kutlanıyor.

MESAJLAR..

Malatya Valisi Mustafa Toprak
Vali Mustafa Toprak, 24 Kasım Öğretmenler Günü dolayısıyla yayınladığı mesajda şunları ifade etti:

“Öğretmenlik sevgiden beslenen, insanı ilim, irfan ve kültürle yoğurup kemale erdirecek olan müstesna bir mesleğin adıdır. Çocuklarımızın ruhunda tohumlanan yetenek ve eğilimleri Vatanımızın, Milletimizin ve insanlığın menfaatleri doğrultusunda hayata geçiren öğretmenler, ulvi bir görev ifa etmektedirler. Çünkü öğretmenlikten başka doğrudan insan yetiştirmeyi hedefleyen bir meslek dalı daha mevcut değildir. Geçmişin bilgi birikimini çağın bilgisiyle harmanlayarak istikbalimiz olan çocuklarımızın istifadesine sunan öğretmenlerimiz inanmayı, başarmayı, ahlaklı olmayı ve insana dair bütün erdemleri azim ve fedakârlıkla öğretme çabası gösteren rehberlerdir.

Temel amacı nitelikli insan yetiştirmek olan eğitim sistemlerinin omurgası öğretmendir. Bu anlamda öğretmenlerin hizmet öncesi eğitimleri sırasında iyi yetiştirilmeleri ve aldıkları eğitim çerçevesinde yeniliklere uygun çalışmalar yaparak kendi kapasitelerini yükseltmeleri, ifa ettikleri hayati görev bakımından son derece ehemmiyet arz etmektedir. Dolayısıyla, bir milletin güçlü ve müreffeh bir geleceği teminat altına alması yolunda en büyük görev öğretmenlere düşmektedir. Her biri adeta bir irfan pınarı olan öğretmenlerimizin güzel hasletlerle donattığı her çocuk, iyi ve doğru yetiştirdiği her birey, huzurlu bir toplum, kurtarılmış bir gelecek ve filizlenmiş bir medeniyet demektir.

Her ne kadar günümüz eğitim sisteminde teknolojinin unsurlarından fazlasıyla istifade ediliyor olsa da, asla unutulmamalıdır ki eğitimin ana unsuru öğretmendir. Öğretmenin etkin olmadığı bir eğitim sisteminin başarılı olması kesinlikle mümkün değildir. Öğretmenler ilim ve irfanı, bilgi ve teknolojiyi genç beyinlere işleyen ve görevini icra ederken her türlü fedakârlığı tereddütsüz gösteren münevver insanlardır. Aziz Atatürk’ün ifade ettiği gibi “Eserinin üzerinde imzası olmayan yegâne sanatkâr öğretmendir.”

Kıymetli Öğretmenlerimiz,
Sizler her safhası şan ve şerefle dolu tarihimizde ve Necip Türk Milleti nezdinde daima takdir ve saygıya layık görülen toplum mimarlarısınız. Sizler Osman Gazi’nin gönül çerağı Edebalı, çağ açıp çağ kapayan Fatih’in mihmandarı Akşemseddin’siniz. Anadolu’yu ebedi Türk Yurdu yapan Sultan Alp Arslan’ı, mazlum milletlerin hürriyet timsali Mustafa Kemal Atatürk’ü yetiştirenler sizlersiniz. Ruhunun derinliklerinde ilim, irfan, erdem ve medeniyeti barındıran, öğrettiği bir harf için kendisine kırk yıl köle olunacak medeniyet ışığısınız.

Kurtuluş Savaşımız sürecinde Kuvayı İlmiye olarak okulda öğrencilerine, meydanlarda kadın erkek ayırmadan her bir ferde Milli Şuur aşılayan öğretmenlerimizin Büyük Zafer’in kazanılmasındaki katkıları hepimizin malumudur. Tarihin gururla tanıklık ettiği bu şanlı zafere giden yolda eğitim ordumuzun yaktığı meşale Başöğretmen Atatürk’ün “Öğretmenler, yeni nesil sizlerin eseri olacaktır” ifadesiyle bütünleşerek yolunuzu aydınlatmalı ve üstlendiğiniz kutsal görevin nasıl icra edilmesi gerektiği hususunda sizlere istikamet çizmelidir.

Öğrencilerinize bilgiyi aktarmaktan ziyade bilgiye ulaşmanın ve onu paylaşmanın yollarını göstereceğinizden; çağın gereklerine vakıf, hedefini bilen, milli ve manevi değerlerimizi haiz, yıkıcı, bölücü şer odaklarına yem olmayacak onurlu şahsiyetler yetiştireceğinizden eminim. 15 Temmuz hain kalkışmasının eğitimi maske olarak kullanan piyon bir yapılanma eliyle tasarlandığını asla unutmayacağınızdan kuşku duymuyorum. İnanıyorum ki çocuklarımızın ve gençlerimizin bu gibi ihanet şebekelerinin kölesi olmasına hiçbir şekilde fırsat vermeyecek, vazifenizi yerine getirmek hususunda hiçbir fedakârlıktan kaçınmayacak, coşkun azminiz ve inancınızla istikbalimizi inşa etmeye devam edeceksiniz. Bu zor, meşakkatli fakat kutsal görevinizde sizlere başarılar diliyorum.

Bu duygu ve düşüncelerle, yurdumuzun dört bir yanında görevlerini icra etmekte olan öğretmenlerimizin Öğretmenler Gününü kutluyor, evvela Başöğretmen Atatürk olmak üzere ebediyete intikal etmiş bulunan öğretmenlerimizi ve şehadetle şereflenmiş eğitim neferlerimizi saygı ve rahmetle yâd ediyorum.”

AKP Genel Başkan Yardımcısı ve Malatya Milletvekili Öznur Çalık
Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Malatya Milletvekili Öznur Çalık’ın mesajı şöyle:

“Tarih sahnesine çıktığı andan bu yana sürekli öğrenme, kendini geliştirme ve öğrendiklerini aktarma bilinci, insanoğlunu aynı zamanda bir öğretmen yapmıştır. Öğretmenlik bilincini bir meslek erbablığına dönüştürenler; insanlığa büyük katkılar sağlamak adına; önemli ve kutsal bir görev icra etmektedir.
Öğretmenlik; kuşaktan kuşağa bağların kurulmasında önemli bir köprüdür. İlme giden her yol eğitim ve öğretimden geçmektedir. Bunun gerçekleşmesinde katkıları olan öğretmenler de birer rehberdir.

İslam Dini; eğitim öğretim dinidir. Öyle ki insanoğlunun ilk eğitim ve öğretimi, Yüce Allah tarafından verilmiştir. Peygamberimiz Hz. Muhammed’e gelen ilk vahiyin ‘OKU’ olması İslam’ın buna ne denli önem verdiğini açıkça göstermektedir.

2003 yılında toplam öğretmen sayımız 543 bin 896’ydı. Vatanımızın her ücra köşelerinde öğrencilerimizin eğitim kalitelerini yükseltmek adına 2003 ila 2016 yılları arasında 561 Bin 135 öğretmenimize istihdam sağladık.

Son yıllarda, her alanda olduğu gibi eğitimde de milletimizi gururlandıran oldukça önemli gelişmeler kaydettik. Zorunlu eğitimi 12 yıla çıkararak, çağımıza uygun eğitim sistemini öğretmenlerimiz ve öğrencilerimizle buluşturduk.

Eğitimi; her dakika her saniye geliştirmeyi ve başarılarımızı katlamayı kendimize şiar edindik. 2023 ve 2071 hedeflerine giden yolda; eğitim ve öğretimin ehemmiyetinin farkındayız. Bu hedeflere ulaşmada öğretmenlerimize de oldukça büyük sorumluluk düşmektedir.

Bu vesileyle; İstikbalimizin sağlam temeller üzerinde inşa edilmesinde çocuklarımıza can suyu olan; sabrı, hoşgörüyü, feragati de bünyesinde barındıran öğretmenlerimizin ’24 Kasım Öğretmenler Günü’nü’ kutluyor, tüm öğretmenlerimize başarılı bir meslek hayatı diliyor, TEOG sınavına giren tüm öğrencilerimize de başarılar temenni ediyorum”

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Malatya Milletvekili Veli Ağbaba
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Malatya Milletvekili Veli Ağba’da Öğretmenler Günü dolayısıyla yayınladığı mesajda şunları belirtti:

“AKP Hükümeti Türkiye’yi eğitim alanında hızla çağdaş ülkelerin en gerisine çekmek için çaba gösteriyor. 14 yıldır uygulanan eğitim politikaları sonucu eğitim sistemi her geçen gün bilimsellikten, çağdaşlıktan uzaklaştırılmaktadır. Dindar nesil yetiştirme hevesiyle her mahalleye imam hatip okulu açarak, binlerce öğrenciyi zorla bu okullara kaydettirenler, zaten sorunlarla boğuşan eğitim sistemine yeni sorunlar ilave etmektedir. OHAL gerekçe gösterilerek, binlerce ilerici, aydın, demokrat öğretmenin işine son verildi. Okulları boşaltıp, eğitim emekçilerini okullarından uzaklaştıranlar yıllar sonra yaptıkları hatanın neye mal olduğunu göreceklerdir”ifadelerini kullandı. “Eğitimde esnek, kuralsız ve güvencesiz çalışma yöntemleri her alana yayılması kaygı verici duruma gelmiştir” diyen Ağbaba, “300 bin atanamayan öğretmenin sıkıntılarla boğuştuğu, AKP’li olmadığı için aynı anda 7 bin okul müdürünün görevlerinden uzaklaştırıldığı, proje okulu adı altında Türkiye’nin en başarılı okullarının yok edildiği bir ülkede eğitimden başarı beklemek elbette hayal olacaktır. Bu şartlar altında elbette 24 Kasım’ı bir bayram olarak kutlamaktan ziyade Türkiye’deki eğitim sisteminin ve eğitim emekçilerinin sorunlarının dile getirildiği ve bu sorunların çözümü için girişimlerde bulunulduğu gün olarak değerlendirmek gerekmektedir. Özlemini duyduğumuz çağdaş Türkiye’nin oluşmasına ışık tutan bütün öğretmenlerimizin 24 Kasım Öğretmenler Günü’nü kutluyorum.”

Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Çakır
Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Çakır’da yayınladığı mesajda şunları ifade etti:

“Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün, 24 Kasım 1928 tarihinde Başöğretmen unvanını almasının yıldönümünü bir kez daha büyük bir coşku ile kutluyoruz.
Öğretmenlik, bedeli hiçbir maddi karşılıkla ölçülemeyecek kadar saygın ve fedakârlık gerektiren bir meslektir. Öğretmen eğitimi, öğretimi ve insanlara bir hayat boyu rehber olmayı meslek edinen kimsedir. Bir milletin çağdaş ülkeler düzeyine erişebilmesi, eğitim-öğretimin kaliteli ve bilimsel yöntemlerle yürütülmesiyle mümkündür.
Hayatımızda çok büyük yeri ve önemi bulunan öğretmenlerimize karşı bizler de gereken değeri verip, onlardan azami derecede yararlanmalıyız. Başta öğrencilerimiz olmak üzere, öğretmenlerimize karşı saygıda kusur etmemeliyiz. Bu duygu ve düşüncelerle bütün öğretmenlerimizin 24 Kasım Öğretmenler Günü’nü kutluyor, Türk eğitimine yıllarını vermiş emekli öğretmenlerimize de sağlık, huzur ve esenlikler diliyorum.”

Malatya Barosu Başkanı Avukat Enver Han
“Öğretmen!..Sosyalleşmek suretiyle toplumsal yaşama katılma ve yaşamın bir kıyısından tutunmaya çabalama süreci içerisinde, toplumun sahip olduğu birikimi aktararak insanı yetiştirir ve ona toplum içerisinde bir rol ve statü kazandırır. Fert bireylerden toplumu doğurmak bakımından öğretmenin görevi ikinci bir anneliktir. Bu manada öğretmenlik, annelik kadar kutsaldır. Toplumumuzdaki her birey onların eseridir.

Bilgi ve kültürün yanında ahlaki değerleri, sevgiyi, hoşgörüyü aşılayan ve diğer önemli değerleri öğreten öğretmenlerimizdir.

Bu vesile ile görevlerini özveriyle yerine getiren tüm öğretmenlerimizin “24 kasım öğretmenler günü”nü kutluyor, başöğretmen m. kemal atatürk ve ebediyete intikal etmiş tüm öğretmenlerimizi rahmet ve saygı ile anıyor; görevi başındaki öğretmenlerimize saygı ve şükranlarımı sunuyorum.”

Battalgazi Belediye Başkanı Selahattin Gürkan
Battalgazi Belediye Başkanı Selahattin Gürkan’da 24 Kasım Öğretmenler Günü dolayısıyla yayınladığı mesajda şunları dile getirdi:

“Bugün temeli; bilgi, birikim, özveri, emek, sabır, şefkat ve hoşgörü üzerine kurulan öğretmenlik mesleğini icra eden öğretmenlerimizi yeniden hatırlama adına önemli bir gündür. Öğretmenlerimizin, 24 Kasım Öğretmenler Günü’nü kutluyorum. Öğretmenlik mesleğinin ne kadar kutsal bir meslek olduğunu kelimelerle anlatmak yerine yaşamak gerekir. Ben de bir eğitimci olarak, bu mesleği icra etmenin her daim gururu ve mutluluğunu yaşadım. Her mesleğin mensuplarını yetiştiren yine öğretmenlerimizdir. Cehalet karanlığına ışık saçan yine öğretmenlerimizdir. Başöğretmen Gazi Mustafa Kemal Atatürk, “Eğiticiden, öğretmenden, yoksun bir millet, henüz millet namını almak yeteneğine kavuşmamıştır” ifadesiyle millet namını almanın yolunun yine eğitim ordusundan geçtiğini ifade etmiştir. Böyle kutsal bir mesleği icra eden öğretmenlerimizin elbette önemli sorunları bulunmaktadır. Bu sorunları sorumluluklarından önde tutan öğretmenlerimiz, her zaman olduğu gibi topluma örnek olmaya devam etmektedir. Çağdaş, modern ve gelişmiş ülkeler arasında yer almanın telinde, yetişmiş insan gücü yer almaktadır. Yetişmiş insan gücü de eğitim ordusuyla mümkündür. Karanlığa güneş gibi doğan, yarınlarımıza umut tohumları eken ve çağdaş Türkiye’nin mimarı olan öğretmenlerimiz, övgülerin en güzeline layıktır. Bu duygu ve düşüncelerle başta Başöğretmenimiz Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, ebediyete intikal etmiş, şehit olmuş, bütün öğretmenlerimize Allah’tan rahmet dilerken, görevi başında olan öğretmenlerimize de sağlıklı, huzurlu ve mutlu bir ömür dileyerek, tüm öğretmenlerimizin Öğretmenler Günü’nü kutluyorum”

Yeşilyurt Belediye Başkanı Hacı Uğur Polat
Yeşilyurt Belediye Başkanı Hacı Uğur Polat ise yayınladığı mesajda şunları ifade etti:

“Toplum ve medeniyetlerin temel unsuru olan insan yetiştirmede en önemli vazifeyi ifa edenler hiç şüphesiz öğretmenlerdir. Bu anlamda öğretmen geleceğin mimarıdır. Eğitimi sağlıklı olan milletler, geleceğe güvenle bakabilirler. Öğretmenlerimizin geleceğimizi emanet edeceğimiz çocuklarımızı yetiştirmek, yarınlara hazırlamak ve çağdaş dünyayla rekabet edebilir hale getirmek gibi çok önemli ve kutsal bir görevi bulunmaktadır. Onları yılda bir defa hatırlamak ve kutlamak yetmez. Yarının bilim adamları, sanatçıları, iş adamları ve daha sayamayacağız birçok alanda insanımızı öğretmenlerimiz her zaman fedakâr, her zaman özverili emekleriyle yetiştiriyor ve yetiştireceklerdir.

Öğretmen gerektiğinde anne, baba, arkadaş olur. Sabır işidir öğretmenlik, çocuğun yaşamına, geleceğine dürüstlük, saygı, sevgi, inanç, güven gibi insan yaşamına dair olmazsa olmazları sabır ve sevgiyle nakış nakış işler onu hayat denen uzun yola hazırlar. Ülkemizin her köşesine ulaşarak ışık olan, fedakârlıkların en büyüğünü gösteren, eğitmeyi ve öğretmeyi bir ideal olarak benimseyip ülkemizi çağdaş medeniyet seviyesine çıkarma gayreti gösteren öğretmenlerimiz, saygın bir görevi yerine getirdiklerini çok iyi bilmektedirler. Emek verdikleri her bir çocuk, kendisine, ailesine, vatanına faydalı bir birey olarak yarının büyükleri arasında yerini almaktadır.

Ülkesine ve tüm insanlığa böylesine yeri dolmaz bir hizmet sunan, mesleğine canla başla sarılmış eli öpülesi tüm öğretmenlerimize bir kez daha saygı ve hürmetlerimi sunuyorum. 24 Kasım Öğretmenler Günü vesilesiyle, toplum için her zaman rol model olan, kutsal bir görevi yerine getiren, ülkenin geleceği için fedakârca çalışan tüm öğretmenlerimize sonsuz teşekkürlerimi sunuyor, günlerini tebrik ediyorum”

Malatya Milli Eğitim Müdürü Ali Tatlı
Milli Eğitim Müdürü Ali Tatlı’nın mesajı da şöyle:

“Çocuklarımızı ve gençlerimizi “Milli, ahlaki, manevi ve kültürel değerlerimize bağlı, vatanına sahip çıkma bilinci ile donanmış çağdaş bireyler olarak yetiştirmek” asli görevlerimizdendir.

Çağdaş dünya ile birlikte yürüyen, gelişmeleri yakından takip ederek bilgiye ulaşan, bilgiyi kullanan ve bilgiyi yayan bir gençlik oluşturma ideali için çalışan değerli meslektaşlarımın 24 Kasım Öğretmenler Gününü kutluyorum.

Değerli Meslektaşlarım;
Her geçen gün baş döndürücü bir hızla ilerleyen ve bilgi çağı diye adlandırdığımız içinde yaşadığımız çağdaki teknolojik gelişmeler, her alanda değişimi de beraberinde getirmektedir.

Geleceğin dönüşüm mimarları olarak geleceğimizi sizlerle inşa ediyoruz. Geleceğimizin her gün yeniden inşasında emek sarf eden siz değerli öğretmenlerimiz sayesinde Genç Türkiye Cumhuriyeti Devleti muasır medeniyetler seviyesine yükselme yolunda emin adımlarla ilerlemektedir.

Bu ilerleme yolunda gece gündüz demeden çalışan siz değerli meslektaşlarıma teşekkür eder ve bu vesileyle görevleri başında şehit düşen, hayatını kaybeden, ebediyete intikal etmiş tüm meslektaşlarımızı minnet ve rahmetle anıyor, Emekli olan arkadaşlarımıza bundan sonraki hayatlarında mutluluklar diliyorum.

Bu duygu ve düşüncelerle hepinizin 24 Kasım 2016 Öğretmenler Gününü kutluyor, sağlık, başarı ve mutluluk dileklerimle saygılar sunuyorum.”

Eğitim İş Malatya Şube Başkanı Hüseyin Kara
Eğitim-İş Sendikası Malatya Şube Başkanı Hüseyin Kara’da Öğretmenler Günü nedeniyle yayınladığı mesajda şunları belirtti:

“Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün, 24 Kasım 1928 tarihinde Millet Mektepleri’nin kendisine verdiği ‘Başöğretmen’ ünvanını kabul etmesinin de yıldönümü olan 24 Kasım tarihi, 1981 yılından itibaren Öğretmenler Günü olarak kutlanmaktadır. Bu vesileyle Başöğretmenimiz Atatürk’ü saygıyla anıyor, tüm öğretmenlerimizin Öğretmenler Günü’nü kutluyoruz.

Atatürk, ulusal bütünlüğümüzün kurulmasında ve geliştirilmesinde, Türkiye’nin çağdaşlaşmasında en önemli görevi öğretmenlere vermiştir. O’nun; ‘Ulusları kurtaranlar, yalnız ve ancak öğretmenlerdir. Öğretmenden, eğitimciden yoksun bir ulus, henüz ulus adına alma yeteneğini kazanmamıştır. Ona basbayağı bir topluluk denir, ulus denemez. Bir topluluğun ulus olabilmesi için kesinlikle eğiticilere, öğretmenlere gereksinimi vardır’ sözleri bunun en güzel örneğidir.

Ancak öğretmenlerin toplumsal statüleri, ekonomik, sosyal ve özlük hakları, Cumhuriyet döneminden bugüne geçtiğimiz yıllar içinde sürekli gerilemiştir. Özellikle mevcut siyasi iktidar döneminde eğitim sisteminde yaşanan köklü değişiklikler, 4+4+4 gerici eğitim yasasıyla Öğretim Birliği’ne vurulan darbe, okul dönüşümleri, siyasi kadrolaşma, yandaş yönetici atama hevesi, eğitimin dini referanslara göre şekillendirilmek istenmesi öğretmenlerin yaşadığı sorunları daha da derinleştirmiştir.

Tamamen yandaşlarını kayırma amacını taşıyan, değerlendirme ölçütleri belli olmayan bir mülakat yöntemiyle yöneticiler kıyıma uğratılmıştır. İktidarın taşeronluğunu yapan Hükümet-Sen kendi kadrolarına yer açabilmek için bu kıyımda etkin rol almıştır. Çağdaş, ilerici, devrimci, Atatürkçü yöneticiler tasfiye edilerek Siyasi İktidarın kapıkulu zihniyetine uygun yöneticiler atanmıştır.

Yine siyasi iktidar, 15 Temmuz’da gerçekleşen FETÖ darbe girişimini fırsat görerek bir tasfiye süreci başlatmıştır. FETÖ’yü temizleme bahanesiyle girişilen uygulamalar, muhalifleri yok etme girişimlerine dönüşmüştür.

672 sayılı KHK ile Milli Eğitim Bakanlığı, yaklaşık 70 bin öğretmeni meslekten çıkarmış ya da açığa almıştır. Görevden almalarla var olan öğretmen açığı daha da artmıştır. Bu tabloya rağmen Milli Eğitim Bakanlığı, kadrolu öğretmen atamasından vazgeçmiş mülakata dayalı sözleşmeli öğretmen sistemini getirmiştir.

Bütün bu sorunlar yetmezmiş gibi siyasi iktidar, 1981 yılından beri Öğretmenler Günü olarak kutlanan 24 Kasım tarihine TEOG sınavını koyarak öğretmenlerin bu günü kutlamasına, öğrencileriyle bir araya gelmesine engel olmuştur.

Yaşadığımız bütün sorunlara rağmen bütün öğretmenlerimizin, eğitim ve bilim emekçilerinin 24 Kasım Öğretmenler Günü’nü kutluyoruz.”

Eğitim Bir Sen Malatya 1 No’lu Şube Başkanı Kerem Yıldırım
Eğitim-Bir-Sen Malatya 1 No’lu Şube Başkanı Kerem Yıldırım, 24 Kasım Öğretmenler günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, öğretmenlerin haklarında iyileştirme yapılması gerektiğini ifade ederek, “Öğretmenlik mesleğinin hak ettiği sosyal ve mesleki itibarın artırılması gibi karar ve yaklaşımlar mutlaka hayata geçirilmelidir” dedi.

Öğretmenler Gününün 12 Eylül darbesinden sonra ihdas edildiğini ve 1981’de kutlanmasına karar verildiğini hatırlatan Yıldırım, “Öğretmenler Günü, 12 Eylül 1983 tarihinde Öğretmenler Günü Kutlama Yönetmeliğinin yayınlanmasından sonra kışla düzeni anlayışıyla her yıl kutlanmaya devam etmektedir. Darbecilerin ruhunu yansıtan, izlerini taşıyan, törenleri ve ritüelleriyle sorgulanmaksızın her yıl tekrarlanan Öğretmenler Günü, millet iradesini hiçe sayanların himmetiyle “Öğretmenlere de bir gün olsun” denilerek ihdas edildiği günden beri kabul sorunu yaşamaktadır. Darbecilerin yeri milletin vicdanında nasıl meşrulaşmadıysa, 24 Kasım da aynı şekilde meşrulaşamamıştır” diye konuştu.

Yıldırım, öğretmenlerin haklarında iyileştirme yapılması gerektiğini de ifade ederek, “Öğretmenlerin özlük haklarına yönelik olarak, her dört yılda bir yıpranma payı ve 3 bin 600 ek gösterge verilmesi, mesleki yeterlikler doğrultusunda kariyer basamaklarında yükseltilmesi, ihtiyaç duyulan il ve bölgelerde görev yapmalarına yönelik bir teşvik sistemi geliştirilmesi, öğretmenlik mesleğinin hak ettiği sosyal ve mesleki itibarın artırılması gibi karar ve yaklaşımlar mutlaka hayata geçirilmelidir. Öğretmenlerin gönülden iştirak edecekleri, kökü derinlerde bir Öğretmenler Günü özlemiyle, tüm öğretmenlerimizin emeklerinin değerinin anlaşıldığı, mesleğin itibarının ön plana çıktığı günlerde buluşmayı diliyoruz” şeklinde konuştu.

Atatürkçü Düşünce Derneği Malatya Şube Başkanı Yunus Millioğulları
“Atatürk Devrimi’nin ilk döneminde milli kültürün geliştirilmesi, halka yayılması ve benimsetilmesi amacıyla arka arkaya devrimler yapılmıştır. Latin kökenli yeni Türk Alfabesi’nin kabul edilmesi, alfabeyle okuma yazmayı herkese öğretmek amacıyla “Millet Mektepleri”nin açılması, Türk çocuklarının ilköğrenimlerini Türk okullarında yapma zorunluluğunun getirilmesi, uluslararası rakamların alınması, ölçülerde kilo ve metrenin uygulanması, Türk Tarih Kurumu’nun kurulması, Türk Dil Kurumu’nun kurulması, Halk evleri ve Halk odalarının açılması birbirini izleyerek yaşama geçirilmiştir. 1.Kasım.1928 de “Türk Harflerinin Kabul ve Tatbiki Hakkında Kanun” çıkarılmış, “Millet Mektepleri” açılmış ve 24 Kasım 1928 de bu okulların Başöğretmeni Mustafa Kemal olmuştur. Başta Mustafa Kemal olmak üzere okuma yazmayı öğrenenler, devrimin coşkusu ve gücüyle, Millet Mektepleri’nde tüm yurttaşlara okuma yazmayı öğretme mucizesini başarmışlardır.

Eğitim bir toplumun gelişmesinde, kalkınmasında, gönence kavuşmasında ve çağdaşlaşmasında ön koşuldur. Eğitim, nitelikli öğretmenlerle toplumun geleceğini oluşturacak nitelikli insanları yetiştirmektir. Mustafa Kemal, Laik Türkiye Cumhuriyeti’nde yönetim ve kamusal yaşam kurallarını dogmalara değil bilimsel akıla dayandırmıştır. Cumhuriyetimizin eğitim politikası da laik eğitim, eğitim birliği, Cumhuriyetin temel ilkeleri doğrultusunda eğitim, herkesin eğitimden eşit şekilde yararlanması temeline dayanır. Ama gelin görün ki, milli eğitim sistemimiz günümüze gelinceye kadar ‘sağ’ siyasal iktidarlarca hep özünden uzaklaştırılmıştır. Köy Enstitüleri ve Yüksek Öğretmen Okullarının kapatılması eğitim sistemimizi çökerten ilk adımlardır. Arkasından ikili eğitim, yani bilimsel eğitim yapan okulların yanında dinsel eğitim yapan (imam-hatip) okulların açılması ve sayılarının arttırılması gelmiştir. Sonuçta çoğunlukla ezberci, bireyci, tüketici, Ülke ve Dünya sorunlarına ilgisiz “dindar” bir gençlik yetiştirmek amaçlanmıştır.

Mustafa Kemal’in başöğretmenliğini, doğumunun yüzüncü yılında, devlet ve toplum düzenine en büyük darbeyi vuran “12 Eylül ” faşizmi anımsamıştır. O yıldan beri 24 Kasımlar “Öğretmenler Günü” olarak kutlanmaktadır. On iki Eylülcüler bir yandan ülkenin her köşesini Atatürk heykelleriyle donatırken diğer yandan laik eğitimi zedeleyen dinsel eğitimi öne çıkarmayı da ihmal etmemişlerdir.

Yıllar sonra, 1997 yılında, zorla da olsa, “Sekiz Yıllık Kesintisiz Zorunlu İlköğretim Yasası” uygulanmaya başlamıştır. Böylece ilkokuldan sonra okutulmayan çocukların bir bölümü okula kavuşmuş, ilkokuldan sonra ortaokula giden öğrencilerin büyük çoğunluğu ikili öğretimden kurtarılarak eğitim birliği içine alınmıştır. Ama bu uygulamanın ömrü uzun olmamıştır. Çıkarları için dinden elini çekmek istemeyen siyasetçilerce yasa delinmiştir. 2002 yılından başlayarak ülkeyi on üç yıl kesintisiz yöneten siyasal iktidarlar döneminde yasa ve yönetmeliklerde

değişikliğe gidilmiştir. Önce beşinci sınıftan sonra öğrencilerin, isteğe bağlı olarak, Kuran kurslarına gitmeleri sağlanmıştır. Sonra da “4+4+4 Kesintili Eğitim Yasası” çıkarılarak sekiz yıllık eğitim ortadan kaldırılmıştır.

Günümüzde özel ve paralı olanı, (kısmen de yabancı dilde) çok başlı bir eğitim sistemi içinde bocalanıp durulmaktadır. Siyasal İslam çizgisindeki iktidarlar döneminde alınan “Eğitim Şurası” kararları ise içler acısıdır. Bu uygulamalar eğitim sisteminin daha da bozulmasına yol açmıştır… Bilimsel ve laik eğitimi tamamen yok etmeye yönelik uygulamalar hızla yaşama sokulmaktadır. Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi derslerinin zorunlu seçmeli ders olarak okutulması, Orta öğretim kurumlarında ibadethane zorunluluğunun getirilmesi, İlkokul ikinci sınıftan başlayarak yabancı dil derslerine Arapçanın eklenmesi, Temel Eğitimden Orta öğretime Geçiş sınavlarında okul tercihi yapmayan öğrencilerin İmam Hatip Okullarına yerleştirilmesi son örneklerdir.

Sırada karma eğitime son verilmesi vardır. Arkasından Yüksek Öğretim Kurulu Başkanının, mahkeme kararlarına rağmen, bir yazıyla üniversitelere soktuğu “türban”ın ilkokula giden kızlarımızın da başını örtmesi gelecektir. Eğitimin niteliğini yükseltecek öğretmenlerimizin durumu da bozulan eğitim sistemine pek uygundur. Onlar öğretmenliğe başlayabilmek için anlamsız sınavlara girip duran, sınav kazansa da yıllarca atanmasını bekleyen, kadrolu da sözleşmeli de ücretli de çalışan, yoksulluk sınırı altında ücret alan eğitim kurbanlarıdır. Eğitim sistemimizin Laiklik ve Ulusallık çizgisinde baştan ayağa yeniden yapılandırılması ve kutsal görev yüklediğimiz öğretmenlerimizin çağdaş yaşam olanaklarının tümüne kavuşturulması Ülke gündeminin çözüm bekleyen baş sorunudur.

Başöğretmen Mustafa Kemal ATATÜRK’ün izinde yürüyen ve Türkiyemize aydınlık çağdaş öğrenciler yetiştiren tüm öğretmenlerimizin, Öğretmenler Günü kutlu olsun…”

Bülten- Yeni Malatya Gazetesi- malatyahaber.com- iha

ogretmenler3

Etiketler: /

Yorumlar
  1. MURAT diyor ki:

    28 Şubat darbesiyle birlikte Sekiz yıllık kesintisiz eğitim dayatması sonucunda ortaya çıkan din, ahlak, saygı, sevgi, gelenek ve görenek yoksulu içler acısı birçok insanın ne hale geldiğini özellikle yerel ve ulusal basından büyük bir üzüntüyle görüyor ve duyuyoruz…VeSSelam…

YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici, saygısız ifadeler, cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, suçluyu ya da suçu övücü, uygunsuz gönderici adı, 'naylon- uyduruk' mail adresli, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır. Ayrıca, mesajların tüm yasal ve cezai sorumluluğu, mesajlarıyla birlikte IP numaraları da düşen göndericilere aittir."