Final

Örnek Resim


Arion

Malatya Haber -

“Okula Gitmeden Bile..”

“Okula Gitmeden Bile..”
  • 27.12.2015

İnönü Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu (BESYO) tarafından “Beden Eğitimi ve Sporda Vizyoner Yaklaşımlar” konulu panel yapıldı.

İnönü üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu Müdürü Doç. Dr. Cengiz Arslan, Hacettepe Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Gıyasettin Demirhan ve Abant İzzet Baysal Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Nevzat Mirzeoğlu’nun konuşmacı olarak katıldığı panel, BESYO Konferans Salonu’nda yapıldı. Panele çok sayıda öğretim üyesi ve öğrenci dinledi.

Panelde ilk konuşmayı yapan ve “Antrenörlük Mesleki Gelişiminde Vizyoner Yaklaşımlar” konusunu ele alan Doç. Dr. Cengiz Arslan, meslekî yönlendirme konusunda ülkemizde önemli sorunlar olduğunu vurgulayarak, “Bizler çocuklarımıza henüz çok küçük yaşta iken büyüyünce ne olmak istediklerini sorarız. Onlar da tabii olarak o dönemde kendilerine popüler gelen meslekleri söylerler. Doğal olarak cevapları bizlere çok mantıklı gelmediği gibi, onlardan da o yaşta iken çok mantıklı bir meslekî seçim yapmalarını bekleyemeyiz. Ama o dönemden sonra çocuklarımıza bir daha da bu doğrultuda bir soru soramayız. Ben bunu önemli bir sorun olarak algılamaktayım. Onun için meslekî seçim ve gelişim konusunda sizlerin mantıklı tercih yapacağınız bir dönemde vizyoner bir süreç izlemeniz gerekmektedir.” dedi.

Antrenör tarifi yapan Doç. Dr. Arslan, “Antrenör, sporcu için en iyi öğretici ve iyi bir arkadaştır.” dedi. Antrenörlük mesleğinde performans, kariyer ve kariyer planlaması, gelişimi ve yönetimi süreci konularında ayrıntılı bilgiler veren Doç. Dr. Arslan, “Bir antrenör güçlü, zayıf yanlarını ve kendisini tehdit eden unsurları iyi bilmeli ve vizyoner bir kişiliğe sahip olması için de sürekli okuyan, araştıran, kendini yenileyen, gündemi, teknolojiyi ve dünyadaki yenilikleri takip eden biri olmalıdır.” şeklinde konuştu.

Panelin ikinci konuşmacısı Prof. Dr. Gıyasettin Demirhan ise, “Beden Eğitimi Öğretmen Nitelikli ve Araştıran Öğretmen” konusunda bilgiler verdi. Demirhan, “Teorik olarak kitapları okur, okula gitmeden bile öğretmen olabilirsiniz. Bu çok önemli bir şey değildir. Önemli olan teorik olarak öğrendiklerinizi uygulamaya nasıl aktaracağınızdır. Yarın öğretmen olduğunuz zaman ders yaptığınız sınıfta farklı düzeyde, kültürde ve farklı davranış biçimine sahip olan öğrenciler olacaktır. Sınıfta davranış ve sınıf yönetimi gibi farklı sorunlarla karşı karşıya kalacaksınız. O yüzden öğretmen olarak her bir öğrencinin bu özelliklerini öğrenerek plan yapmak zorundasınız. Bir beden eğitimi öğretmeni olarak bu ve benzeri sorunlarla başa çıkmak hatta fazlasını yapabilmek için araştırmacı bir kişiliğe de sahip olmalısınız.” dedi.

Araştırmacı öğretmen profilini, yapılan bir araştırma sonucu ile açıklayan Demirhan, “Araştırmacı öğretmen; mevcut bilgilerini yeni olanaklarla ve yeni dünyayla karşılaştırıp günümüz şartlarını uyarlayan, dünyada olanların farkında olan, öğrenmek, araştırma yapmak ve kendini geliştirmekten hoşlanan, merak eden ve sorgulayan, farklı şeyleri ve yenilikleri takip edip öğrencilerine bu yenilikleri okul ortamında kazandırmaya çalışan, çocuğun daha iyi bir düzeye gelmesi konusunda daha ne yapabileceğini düşünen, kitapların ve denenmişlerin ötesinde çaba gösteren ve rutinin dışına çıkan öğretmendir.” şeklinde ifade etti.

Beden eğitimi ve sporda yönetim alanı konusunda konuşan Doç. Dr. Nevzat Mirzeoğlu ise, literatürde çok değişik şekillerde spor yönetimini tanımlamanın mümkün olduğunu belirtti ve şunları söyledi: “Bunların ortak noktalarına baktığımızda, spor örgütlerinin ya da organizasyonlarının önceden belirlenmiş alanlarını gerçekleştirmek için tüm kaynakları bir araya getirerek işe koşulma süreci olarak ifade edilmektedir. Hepsinde ortak nokta ise; bir takım kaynaklarımız var ve yönetim bilimine göre bu kaynaklar her zaman kıttır. Yani bu özel işletme olsa bile. İşletmeci az yatırımla çok para kazanmak ister. Az kaynaklarla verimli iş üretebilme süreci hizmet sektöründe de ürün ve spor sektöründe de böyledir. Bu kaynaklara gelince, bu kaynakların kalbinde insan vardır. Hiçbir örgüt yoktur ki, insansız, insana rağmen verimli olabilsin. Spor, çok önemli bir sosyal kurumdur. Bu şekilde dikkate aldığımızda insanla ilişkili, yöneten, yönetilen, oynayan, sergileyen ve sergilenen her aşamada insan faktörü birinci sıradadır. Çünkü insanları etkileyen başka bir sektör yoktur. Medyada bu kadar yer alan, milyonlarca insanı kendisine bağlayan spor, sosyal yönü geniş olan bir alandır. Sporun bu sosyal gücü spor yöneticilerine de çok önemli roller yüklüyor. Belki de hiçbir alanda olmadığı kadar sosyal sorumluluk spor yöneticisinin temel sorumlulukları arasında yer almaktadır. Dolayısıyla bu da ciddi farklılıklar ortaya koymaktadır.”

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici, saygısız ifadeler, cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, suçluyu ya da suçu övücü, uygunsuz gönderici adı, 'naylon- uyduruk' mail adresli, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır. Ayrıca, mesajların tüm yasal ve cezai sorumluluğu, mesajlarıyla birlikte IP numaraları da düşen göndericilere aittir."