Final

Örnek Resim


Arion

Malatya Haber -

‘Rektör Politik Olmamalı’

‘Rektör Politik Olmamalı’
  • 27.12.2015

İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cemil Çelik, İnönü Üniversitesi Senatosu’nun aldığı kararlar ile ilgili bilgilendirme toplantısı yaptı. Prof. Dr. Cemil Çelik, Malatya’da ikinci üniversite kurulmasından,  eski bakan ve milletvekillerinden Recai Kutan’a 2013-2014 yılı akademik yılı açılışında fahri doktora ünvanı verilmesi kararına, Türkiye’nin en büyük güneş santralinin üniversitede kurulmasından, havacılık yüksek okulu kurulmasına, meslek yüksek okullarının yeniden ilgi alanlarına göre yapılandırılmasından, İnönü Üniversitesi’nin yeni stat ve Adli Tıp Kurumu için laboratuvar kurulması amacıyla arsa tahsisi konuları ile Malatya Belediyesi’nin yeni projesi olan şehir içi ulaşımı sağlayacak trambuslerin toplanma yeri için arsa verilmesi konusunda bilgiler aktardı. 

“Bir Sorun Varsa Bizden Kaynaklanmaz..”

Prof.Dr. Çelik; ” İnönü Üniversitesi, şehrin bütün kurumları ile iyi geçinmenin, işbirliği yapmanın, kendi üzerine düşen bütün yükümlülüklerini yerine getirmenin gereklerini yapmaktadır. Eğer, İnönü Üniversitesi ile bir şikayet varsa; bu üniversiteden değil şikayet eden kurumlardan kaynaklanmaktadır. Stadyumun yerini göreve başladığımız ilk haftada verdik. Adli Tıp Kurumu’na, eczaneler yaparak üniversiteye gelir temin etmek için ayırdığımız yerimizi verdik. Malatya’da adli tıp alanında büyük bir laboratuvar olacak ise bunun üniversiteye yakın olmasının önemli olduğunu düşündük. Malatya Belediyesi  trambus hattı çekileceğini söyledi ve hattın üniversitenin içinden geçmesi için gerekli bütün çalışmalarla ilgili yazının gelmesinden bir iki gün içerisinde cevap verdik. Ayrıca trambusleri konuşlandıracak park alanı olmadığı için üniversiteye ait belli bir alanı belediyeye tahsis ediyoruz. Devletin bütün kurumlarının da üniversite ile ilgili olarak yapması gerekli olduğu işler konusunda duyarlı olmasını, bizim gösterdiğimiz duyarlılık kadar olmasa bile bunun üçte biri kadar da olsa duyarlılık göstermelerini talep ediyoruz. ” dedi. 

“Öğrenci Sayısı Tahminen 33 Bin Olacak”

İnönü Üniversitesi’nde neler olup bittiğini kamuoyunun bilmesinin oldukça önemli olduğunu söyleyen Prof. Dr. Çelik, “Bildiğiniz gibi, İnönü Üniversitesi, 38 yıllık geçmişi, 13 fakültesi, 5 enstitüsü, 3 yüksek okulu, 1 konservatuvarı, 12 meslek yüksek okulu, 18 araştırma ve uygulama merkeziyle Türkiye’nin en saygın ve köklü üniversitelerinden biridir. 29 bin öğrencimizin 20 bini lisans, 6 bin 500’ü ön lisans, 2 bin 500’ü ise lisansüstü öğrencisidir. Öğrencilerimizin 13 bin 500’ü kız, 15 bin 500’ü de erkektir. “Dünya üniversitesi” olma vizyonunun bir gereği olarak, son yıllarda yabancı uyruklu öğrenci kabul etmeye başlayan Üniversitemizin bugün 40’a yakın ülkeden toplam 300 yabancı uyruklu öğrencisi bulunduğunu ayrıca belirtmek istiyorum. 2012-2013’teki 29 bin öğrenci sayımızdan mezunları çıkarıp yerine yeni kontenjanlarımızı ilave ettiğimizde, 2013-2014 akademik yılında öğrenci sayımızın yaklaşık 33 bin olacağını tahmin ediyoruz. ” dedi. 

“Algılarının Noksanlığından Kaynaklanıyor”

İnönü Üniversitesi’nin dünya üniversitesi olması yolunda üzerine düşeni yaptığını söyleyen Prof. Dr. Çelik, ” Malatya organize sanayileri olan ve hızla sanayileşen bir şehir. Ancak bunun yanında üzülerek söylemek istiyorum ki; bu sanayileşmenin paralelinde üniversite sanayi işbirliğinin oluşturulmasında istediğimiz mesafeye geldiğimizi ifade etmek zordur. Bunun sebebi; gerek bazı sanayicilerin, gerekse üniversitedeki bazı öğretim üyelerinin ‘üniversite sanayi işbirliği’ konusunda algılarının noksanlığından kaynaklanmıştır. İnşallah bundan sonra üniversite üzerine düşen görevi daha da artırarak devam edecek. Sanayinin bütün sektörleriyle yapılacak toplantılar ile işbirliğini daha da ileri taşıyacağız. Teknoparkımız yüzde 90’nın üzerinde tamamlanmıştır. Malesef müteahhitlerden kaynaklanan sıkıntılardan dolayı bir buçuk yıl önce bitmesi gerekirken, belki bir kaç ay sonra tamamen bitecektir. Biz bitmesini beklemeden hemen onun yanında yaptığımız prefabrike binalarda 12 şirkete Teknopark’ı açtık. Proje tamamlandığında şirket sayısı 70’e ulaşacaktır. Bu faaliyetlerin kapsam ve kalitesi, önümüzdeki dönemlerde çok daha genişleyerek Türkiye’nin bölgesel ve küresel güç olma vizyonuna da önemli katkılar sağlayacaktır.” ifadelerini kullandı. 

“Umarım Üniversiteler Politik Saiklerle Yönetilmez”

İnönü Üniversitesinin bilimsel araştırma merkezinin sadece Malatya’ya değil diğer illere de hizmet verdiğini söyleyen Prof. Dr. Çelik, “Analiz yaptırmak için neredeyse bir yıl sonraya sıra verilmektedir. Yine bunun yanında Türkiye’nin en başarılı yakıt ve petrol analiz laboratuvarı bulunmaktadır. Türkiye’de en çok petrol analizi yapan, uluslararası standartlarda statüye kavuşacağız. Bu konuda emeği geçen bir çok kişi vardır.

Üniversiteleri üniversiteler yapan rektörler değil, bilimsel başarılara imza atan bilim insanlarıdır. Bunların sayısı ne kadar çok olursa, üniversiteler başarılı kabul edilir. Dünyanın ileri demokrasisi olan, bilim ve teknolojisi ilerlemiş ülkelere baktığımızda; bu üniversiteler rektörleri ile dekanlarıyla tanınmaz. Bu üniversiteler, Nobel ödülü olan proje sahipleri ve bilim insanları ile tanınır. Umuyorum ki ileriki yıllarda üniversite yöneticiliği sadece politik saiklerle, sadece yöneticilik yapmak isteyen insanlarla kuşatılan kurumlar olmaktan çıkar ve ülkenin ihtiyacı olan bilim ve teknoloji üretmekte, deneyimi ve donamımı olan bilim insanları tarafından yönetilir. Siyasi iktidarlar bu tip insanların üniversite yöneticileri olmalarına yardımcı olurlar. ” dedi. 

SENOTA KARARLARI…

“Üniversiteler Birbirinin Kopyası”

Sloganlarının ‘Model alan değil, model olan üniversite’ olduğunu söyleyen Rektör Prof. Dr. Cemil Çelik, ” İnönü Üniversitesi hep bu çizgi üzerinde devam etmektedir. Bu açıdan da özellikle şehrimiz , büyük şehir statüsüne kavuşan 750 bin nüfusu olan bir yer. Bizim büyüklüğümüzdeki şehirlerin 4 ile 6 arasında değişen sayıda devlet ve vakıf üniversiteleri bulunmaktadır. Göreve başladığımdan beri mutlaka Malatya’nın ikinci bir üniversiteye sahip olmasını hep vurgulamaya gayret ettim. Üniversite olarak bu konuda Battalgazi ilçesinde bulunan kampusumuzu genişleterek yaklaşık 700 dönüme yakın bir alan haline getirdik. Bu bölgede askeriyeden devredilen binaların bir kısmını restore ettik, bir kısmını ise ortadan kaldırdık. Seralarından tutunda orada bulunan öğrencilerin yaşam seviyelerini artıracak yerlerin kurulmasını sağladık. Orada inşaa edilen spor salonunu bu yıl tamamlayacağız. Su Ürünleri ve Ziraat Fakültesi’nin büyük bir ihtimal ile ihalesini yapmaya çalışacağız. Türkiye bir çok alanda dünya ile yarışmak istemektedir. Mesele, sırf Malatya’da ikinci üniversite olması meselesi değildir. Öncelikli konulardan biri tarım teknolojileri konusudur. Bu açıdan  Türkiye’nin hedeflerine uygun olarak düşünüldüğünde, Türkiye’de birbirinin kopyası olan üniversiteler kurmanın anlamı yoktur. O zaman alanlarına göre üniversiteler sınıflandırılacaktır. Malatya’nın bütün alanlarda hizmet veren büyük bir üniversitesi vardır. Bunun yanında alanı belli olan; tarım ve teknolojilerine dayanan hizmet alanı belli olan ikinci bir üniversitenin Malatya’da olması her anlamda önemlidir. Malatya’da senato kararı ile kurulmasına karar verdiğimiz ve bundan sonra YÖK’e, sonrasında ise siyasi iradenin, hükümetin çabaları ile Malatya Valiliği’nin, belediyenin, milletvekillerinin öncülüğünde kurulacak olan Tarım ve Teknoloji Üniversitesi tamamen söylediğimiz alanda uğraşacaktır. İnönü Üniversitesi’nde olan hiç bir bölüm orada olmayacaktır. Türkiye’de son zamanlarda önüne gelen şehir bastırarak şehirlerine yeni üniversiteler kazandırıyorlar. Ancak üniversitelerde hep aynı fakülteler kuruluyor. Bence bu stratejik olarak doğru bir karar değildir. Ülkemiz için yeni olduğu söylenebilirse de, Tarım ve Teknoloji Üniversiteleri, dünyanın birçok ülkesinde zaten var olan üniversitelerdir. Tarım ve hayvancılık bakımından gelişmiş Japonya, İsveç, Almanya, Avusturya ve Hollanda gibi ülkelerde Tarım Üniversiteleri var.” ifadelerini kallandı. 

“Senato Kararı Tek Başına Yetmez…”

Battalgazi’deki kampuste, Sivil Havacılık Yüksek Okulu kurulmasının senato toplantısında gündeme geldiğini söyleyen Rektör Prof. Dr. Çelik, “Burada Hava Kuvvetleri Komutanlığı’na ait olan bir atış alanı bulunmaktadır. 2015 yılında, Genelkurmay Başkanlığı’ndan aldığımız bilgilere göre; uçakların menzilleri ve modelleri değişecektir. Dolayısı ile artık şehrin ortasında kalan bir atış alanı hüviyetini kaybedecektir. Burada havacılık yüksek okulu kurmak ile ilgili karar aldık. Türkiye’de  eğer tarım gelişecek ise; zirai ilaçlamalar ön plana çıkacaktır. Bu noktada da havacılık hizmetleri zirai mücadelede önemli bir durum arz etmektedir. Diğer bir önemli nokta ise son yıllarda Türkiye’de en çok geliştiğimiz alanlardan bir tanesi havacılıktır. Şu anda Türk Hava Yolları’nın pilot olarak üçte bir personelini yurt içinden karşılıyoruz, geriye kalan üçte ikisi yurt dışından geliyor. Tabi alt yapı, alan ve işletmecilik hizmetleri, uçakların bakımı, onarımı konusunda da yetişmiş insan gücüne ihtiyaç var. Malatya’da Erhaç üssümüz ve Havacılık Alayı hemen yanımızdadır. Buralardan istifade etmemiz bizim için oldukça önemlidir. Bunlar düşünüldüğünde havacılık yüksek okulunu da kurma kararı aldık. Senatoda karar olmak tek başına yetmez.  YÖK ve diğer kademelerde bunun takip edilmesi geriyor. ” dedi. 

Diğer illerde üniversitelerin kurulma kararları,  Meclis’ten çıkıp Cumhurbaşkanının onaylanmasından sonra üniversite olmaya gayret etme şeklinde olmaktadır diyen Prof. Dr. Çelik, ” Oysa bizim şehrimizde İnönü Üniversitesi, 5 yıldan beri Tacan kampusunu yeni bir üniversitenin kampusu olabilmesi için çalışmalar yapmıştır. Yaklaşık 50 öğretim elemanımız, 100’e yakın personelimiz bulunmaktadır. Böyle bir üniversite kurulduğunda hemen hizmete geçebilir. Orada mevcut olan yapılarda bu işi kaldırabilecek niteliktedir. ” ifadelerini kullandı. 

“Türkiye, Orta Öğretimde ‘Ara İnsan Gücünü’ Iskalamıştır”

Türkiye’de politikacıların ‘ara insan gücü’ konusundan bahsettiklerini hatırlatan Prof. Dr. Çelik, “Türkiye, ara insan gücünü orta öğretim kademesinde ıskalamıştır; yani başarılı olamamıştır. Bunun yerini meslek yüksek okulları almıştır. Dolayısı ile lise, meslek lisesi veya meslek orta öğretim kurumlarından mezun olan çocuklarımız meslek yüksek okullarında 2 yıllık ön lisans eğitimi almaktadır. Ancak bazı karışıklıklar meslek yüksek okullarının; sanayinin ihtiyaçlarına göre yapılanmasında sıkıntı yaşamaktadır. İnönü Üniversitesi olarak meslek yüksek okullarımızı belirli alanlara göre yeniden yapılandırıyoruz. Mesela; Kale Meslek Yüksek Okulu’nun adını Kale Turizm İşletmeciliği ve Otelcilik Meslek Yüksek Okulu yaptık. Hekimhan Meslek Yüksekokulumuzda da benzer bir uygulamayı hayata geçireceğiz. Çünkü Hekimhan ilçemiz, maden sektöründe büyük bir gelecek vaat ediyor. Bu yüzden buradaki programların madencilikle ilişkili programlar olması gerekiyor. Battalgazi Meslek Yüksekokulumuzdaki programlar ise, tahmin edeceğiniz üzere, tarım ve tarım teknoloji ile ilgili olacak. Bu bağlamda, Tıbbî ve Aromatik Bitkiler Programının açılması teklifini Senatomuzdan geçirmiş bulunuyoruz. Meslek yüksek okullarımızı yeniden yapılandırırken, aynı programın iki ayrı okulda açılmasına müsaade etmeyeceğimiz gibi, okulun konseptine uymayan programları da hangi okulun konseptine uyuyorsa oraya taşıyacağız. ” ifadelerini kullandı. 

“Malatya’da Niye Tercih Edilmiş ? Anlamış Değilim!..”

İnönü Üniversitesi’nde Türkiye’nin en büyük güneş santralinin kurulması konusunda çalışmalar yapıldığını hatırlatan Prof. Dr. Çelik, “5 mega baytlık güneş enerji santrali Türkiye’de ilk kez kurulacağı için bunun bir takım bürokratik formaliteleri bulunmaktadır. Bu konuda Malatya Milletvekili Mücahit Fındıklı gayret etmektedir. Sanayi Bakanımız bu konuda bilgi sahibidir. Turgut Özal Tıp Merkezi (TÖTM) zamanında, Amerika Birleşik Devletleri’nin Teksas eyaletindeki Houston kentinde bulunan bir modelden alınmış ve aynen Malatya’ya yapılmıştır. TÖTM kapalı bir sistemdir. Teksas’ta sıcaklık bazen 45 derecenin üzerine çıkmaktadır. Böyle bir yerde kapalı bir sistemin olması doğaldır. Ancak Malatya’ya gibi havası temiz, etrafı sanayi tesisleri ile dolmayan bir yerde kurulurken, neden kapalı sistem tercih edilmiştir?. Bu sistem normale göre iki katı masrafları olan bir sistemdir. Böyle bir yapılanmanın Malatya açısından külfetli olduğunu düşünüyorum. Sık sık havalandırma, soğutma sistemleri ile klimaları değiştirmemiz gerekiyor. İkinci önemli nokta, bu hastane modelinin alındığı yerde insanlar aşiretler, kabileler halinde hasta ziyaretine gelmiyor. Bizim buralarda ise köyden birisi hasta olunca eşi, dostu, akrabası bütün hepsi hastaneye geliyor. Halbuki Teksas’ta çok az sayıda insan hastaneye gelir ve bilgi alırlar. Bizde durum farklı olunca, Amerika’daki bu büyüklükteki hastanenin insan yükünün çok çok üstünde bir insan yüklenmesi söz konusu olmaktadır. Dolayısı ile de havalandırma açısından sıkıntılar yaşanmaktadır. Bunun çok ciddi ekonomik maliyeti olmaktadır. Böyle bir hastanenin elektrik ve enerji sarfiyatı fazla olduğu için güneş santrali çalışmalarına başlanmıştır. Projenin ihale aşaması bittikten sonra 6 ay içerisinde sistem faaliyet geçebilecek. Kullanım süresi en az 25 yıl olacak ve sistem 6 yıl içerisinde kendini amorti edecektir. Yani 6 yıl para ödeyeceğiz, geri kalan 19 yıl ise ücret ödemeden kendi elektriğimizi kullanacağız. ” dedi. 

“Belediye Trambus İçin Yer İstedi..”

Malatya Belediyesinin ulaşım hizmetlerinde kullanmayı planladığı trambuslerle ilgili de karar aldıklarını söyleyen Prof. Dr. Çelik, ” Öğrenci sayısı 29 bin olan bir üniversiteyiz. Bu sayının önümüzdeki yıl 33 bini bulacağını tahmin ediyoruz. Buna akademik ve idari çalışanlarımızı, lojmanlarda oturan personelimizin ailelerini,  hastaneye gelen hasta ve hasta yakınlarını, kampus çevresindeki yerleşim yerlerinde oturan insanlarımızı da eklediğimizde, günde en az 50 bin insanın buraya gelip gittiğini söyleyebiliriz. Arazisi üniversitemiz tarafından tahsis edilen Malatya Stadyumu da tamamlanıp hizmete girdiğinde, buradaki insan sirkülâsyonunun boyutları daha da büyüyecektir. Malatya Belediyesi, kendi belediye sınırları dâhilinde yer alan İnönü Üniversitesi ve çevresinin insan ulaşımını daha hızlı ve daha kaliteli gerçekleştirmek üzere trambus denilen sistemi hayata geçirmeye hazırlanıyor. Belediye, “Üniversite Hattı Trambus Araç Depo Alanı” olarak kullanmak üzere, İnönü Üniversitesi’nden yer talep etti. Biz de, Malatya-Elazığ kara yolunun hemen alt tarafında ve stadyum inşaatının yanında bulunan 23 bin 415 metrekarelik bir alanı, 5 yıllığına Malatya Belediyesine tahsis ediyoruz. Üniversitemiz ana kampusunun bulunduğu bu bölge, gerek Turgut Özal Tıp Merkezimizin gerekse Malatya Stadyumu’nun aynı yerde olması nedeniyle hızla gelişiyor ve genişliyor. Az önce de ifade ettiğim gibi, buranın günlük insan sirkülasyonu, 50 binin çok üstündedir. Bu yüzden burası daha çok hizmeti, daha fazla yatırımı hak ediyor. Buraya gelen hizmetlerde ve yatırımlar konusunda, Üniversite olarak bizim de üzerimize düşen bir şey varsa, yapmaya hazır olduğumuzu söylemek istiyorum. ” ifadelerini kullandı. 

“Kutan’a Fahri Doktora Ünvanı..”

İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cemil Çelik, senato toplantısında Recai Kutan’a fahri doktora ünvanı verilmesinin kararlaştırıldığını da söyleyerek; “Malatya’nın yetiştirdiği İsmet Paşa ve Turgut Özal’dan sonra, Recai Bey, başarılı bir mühendis, bürokrat ve siyaset adamı olarak ülkemize büyük hizmetleri olmuştur. İnönü Üniversitesi Senatosu, Fen Bilimleri Enstitüsü ve Sosyal Bilimler Enstitüsü’nün teklifleri doğrultusunda oy birliğiyle devlet ve siyaset adamı Sayın Recai Kutan’a fahrî doktora belgesi verme kararı aldı. 2013-2014 Akademik Yıl açılış törenimizde, onur konuğumuz olarak davet edeceğimiz Sayın Recai Kutan’a “Fahrî Doktora Belgesi” de takdim etmiş olacağız.  Sayın Kutan, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünde kısım mühendisliğinden başmühendisliğe, bölge müdürlüğünden genel müdür muavinliğine ve TÜMAŞ Türk Mühendislik ve Müşavirlik A.Ş. Genel Müdürlüğüne kadar pek çok görevde bulunmuş; ayrıca Türkiye’nin en büyük projesi olan Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP) Etüt ve Plânlama çalışmalarını yönetmiş; Keban ve Gümüşkaya Barajlarının yapımında da görev almıştır.  1973 yılından itibaren siyasete atılan Recai Kutan, farklı dönemlerde milletvekili olarak parlamentoda bulunmuş; İmar ve İskân Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Parti Genel Başkanlığı yapmış önemli bir siyaset ve devlet adamıdır. Siyasette kullandığı dilin yumuşaklığı ve farklı kesimlerle diyalog kurmaktaki rahatlığı, Sayın Recai Kutan’ı kendine has bir tarz-ı siyasetin sahibi yapmıştır. Üniversitemiz Senatosu, hem bir mühendis hem bir bürokrat hem de bir siyaset adamı olarak Türkiye’ye yapmış olduğu değerli katkıları nedeniyle Sayın Recai Kutan’a “Fahri Doktora Belgesi” verilmesini kararlaştırdı. İşte bu belgeyi, 2013-2014 Akademik Yıl Açılış Törenimizde kendilerine takdim edeceğiz inşallah. ” dedi. 

Haber Kaynağı : Yeni Malatya Gazetesi (Levent Barış)

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici, saygısız ifadeler, cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, suçluyu ya da suçu övücü, uygunsuz gönderici adı, 'naylon- uyduruk' mail adresli, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır. Ayrıca, mesajların tüm yasal ve cezai sorumluluğu, mesajlarıyla birlikte IP numaraları da düşen göndericilere aittir."