You are missing some Flash content that should appear here! Perhaps your browser cannot display it, or maybe it did not initialize correctly.


You are missing some Flash content that should appear here! Perhaps your browser cannot display it, or maybe it did not initialize correctly.


İbrahim Yücel Reklam
Örnek Resim
İbrahim Yücel Reklam

Arion

Dugun
Malatya Haber -

“Sanık Son Derece Zekidir!”

“Sanık Son Derece Zekidir!”
  • 28.12.2015

Malatya’da birbirinden vahşice işlenen iki cinayetin tek faili olarak tutuklu bulunan sanığın yargılanmasına başlandı. Sanık Mehmet Bayer, Recep Kala adlı şahsı öldürüp cesedini çıplak vaziyette yolun kenarına bırakmak, kayınbiraderi Mehmet Karaman’ı ise öldürüp Hidayet Mahallesi’ndeki bir evin avlusundaki su kuyusuna atmakla suçlanıyor.

İLK CİNAYETTE CESET YOLUN KENARINA ATILMIŞTI 

30 Ocak 2014 tarihinde meydana gelen olayda Eskimalatya’nın Şişman Mahallesi yolu üzerinde Recep Kala (46) öldürülüp, cesedi çıplak vaziyette yolun kenarına atılmıştı. Bu olayla ilgili olarak Recep Kala’nın akrabası bir kadınla ile evli olan Mehmet Bayer (30), öldürülen şahısın gasp edilen 34 ES 8740  plakalı otomobili ile birlikte Jandarma ekiplerince yakalanmış ve bu cinayet suçu nedeniyle tutuklanmıştı.

KAYIPTI, ARANIYORDU, KUYUDAN CESEDİ ÇIKTI 

Malatya’da 3 Ağustos 2014 tarihinde meydana gelen olayda ise Recep Kala’nın öldürülmesi olayında tutuklanan Mehmet Bayer’in babasına ait merkez Hidayet Mahallesi Oral Sokak no 90’daki evinin bahçesinde yapılan aramada, bu tarihten 11 ay önce kayıp olan Mehmet Karaman’a ait ceset bulundu. Ceset üzerinde yapılan incelemede, gencin ağzının kapatıldığı, ellerinin kelepçelendiği, ayaklarının bağlandığı ve ardından ise yine ayağına taş bağlanarak kuyuya atıldığı belirlendi. Cesedin kuyuya atılmasının ardından ise kuyuya  kireç döküldüğü belirlendi. Bu cinayet olayından dolayı da, cesedin bulunduğu dönemde cezaevinde bulunan Mehmet Bayer hakkında cinayet suçundan işlem yapıldı. Mehmet Karaman, katil zanlısı Mehmet Bayer’in kayınbiraderi oluyordu.

CİNAYET SANIĞI: BEN ÖLDÜRMEDİM

İki cinayetle suçlanan Mehmet Bayer hakkında Malatya 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılama başladı. İlk duruşmada konuşan katil sanığı Mehmet Bayer, hakkındaki suçlamaları kabul etmeyerek, daha önce vermiş olduğu ifadeleri tehdit altında verdiğini ve bu ifadelerini kabul etmediğini söyledi. Katil sanığı Mehmet Bayer, “Mehmet Karaman’ın cesedinin çıkartıldığı ev babam Nusret Bayer’e aittir. Babam arada sırada bu evi kullanırdı. Mehmet Karaman’ın kim tarafından öldürüldüğünü ve cesedinin kuyuya kim tarafından  ve ne şekilde atıldığını bilmiyorum. Recep Kala’nın öldürülmesi olayı ile benim hiçbir ilgim ve alakam yoktur. Suçsuzum” dedi.

KANSIZLIK İLAÇLARINI SORMUŞ…

Firarda iken kendisi tarafından kullanıldığı sanılan telefonun dinlenilerek yaptığı görüşmelerin kayıt altına alınması nedeniyle Salih C. ile yaptığı görüşme hakkında da konuşan katil sanığı Mehmet Bayer, “Salih C. ile aramızda geçen telefon görüşmesinde ‘Malzemeler sağlamda değil mi?” diye sormam, Onun da cevaben ‘Evdedir. Kimse ellememiş’ dedi. Olay benim kansızlık ilaçlarımdır” şeklinde konuştu. 

“AĞABEYİM MEHMET BAYER İLE GÖRÜŞECEKTİ”

Duruşmada öldürülen Recep Kala’nın kardeşi olan Yunus Kala, sanıktan şikayetçi olduğunu söyleyerek, “Ağabeyim Recep Kala olay günü Malatya merkezde Mehmet Bayer ile görüşmek için gitmişti. Dolayısıyla Ağabeyim Recep Kala’yı öldüren kişi sanık Mehmet Bayer’dir. Kendisinden şikayetçiyim, cezalandırılmasını istiyorum” dedi.

Öldürülen Recep Kala’nın annesi Hanım Kala ise, “Oğlumun kimse ile husumeti yoktu. Olay günü de Mehmet Bayer ile görüşmeye gitmiştir. Oğlumu öldüren kişi Mehmet Bayer’dir. Ancak kendisi tek başına bu eylemi gerçekleştirmediğini, yanında başka kişilerle birlikte gerçekleştirdiğini düşünüyorum” dedi.

“BİLETİ BAŞKA BİR İSİM ÜZERİNE ALDIRDI”

Duruşmada tanık olarak dinlenen Salih C. ise verdiği ifadesinde, “Mehmet Bayer’i İstanbul’dan tanıyorum. Ben İzmir’de ikamet ediyorum. İzmir’e yanıma geldi. Ailesi ile tartıştığını söyledi. Bir gece İzmir’de misafir olarak kaldı. Cep telefonu olmadığı için bendeki ikinci cep telefonumu ve sim kartımı verdim. Bu telefon kendisinden 2-3 gün kaldı. Sonra İstanbul’a gideceğini ve parasının olmadığını söyledi. Bana kendisine bilet almamı söyledi. Bende cep telefonu ile otobüs firmasını arayarak bir kişilik yer ayırttım. Bana ‘İlhan Demir’ adına yer ayırmamı istedi. Ben de İlhan Demir adına bilet ayırttırdım. Ben kendisini Mehmet Bayer olarak tanıyordum. Kendisine 100 TL harçlık vererek otogara gönderdim. Ertesi gün beni başka bir numaradan aradı ve otogarda yakalandığını söyledi” ifadelerini kaydetti. 

“BANA CİNAYETİ BABASININ İŞLEDİĞİNİ SÖYLEMİŞTİ”

Katil zanlısı Mehmet Bayer’in ablası ile evli olan eniştesi Hacı Mehmet T. ise tanık olarak verdiği ifadesinde, “Cezaevine kendisini ziyarete gitmiştim. Kendisine ‘Recep Kala’nın öldürülmesi olayını senin yaptığın söyleniyor,  ne diyorsun’ dedim. Kendisi de Recep Kala’nın öldürülmesi olayı ile ilgili bir ilgisinin olmadığını, bunu ispatlayarak cezaevinden çıkacağını, bu işi yapanın babası Nusret Bayer olduğunu bana söyledi. Eşim kardeşi sanığı cezaevinde ziyaret etmiş ve kendisine Hidayet Mahallesinde bulunan evi kiraya vermeyi ve elde edilecek kira geliri ile annesinin ve kız kardeşinin geçimini sağlanacağını söylemiş. Mehmet Bayer  o evin kesinlikle kiraya verilmemesi gerektiğini, o evin tehlikeli olduğunu söylemiş. Ancak tehlikeden ne kast ettiğini bilmiyorum. Bu konuşmayı eşim Hacer bana anlattı” dedi.

“BANA ‘BİR KİŞİ DAHA GİTTİ’ DEDİ”

Tanık olarak dinlenen M.K. ise katil zanlısını ve babasını 20 yıldan beri tanıdığını söylediği ifadesinde, “Telefona baktığımda cevapsız aramayı görünce dönüş yaptım. Önce karşıdaki kişinin sanık Mehmet Bayer olduğunu çıkartamadım. Bana kendisini farklı isimle tanıttı. Bir süre sohbet ettikten sonra kendisini tanıdım. Kendisi ile iddianameye konu olduğu şekilde aramızda bir konuşma geçti. Bana ‘Bir tanesi daha gitti’ derken ben bu aramada telefon parazit yaptığı için eşinin gittiğini anladım ve ‘Tövbe Yarabbi tövbe, bir birinize mi düştünüz?’ dedim ve daha sonra telefonun da dinlendiğini düşünerek daha fazla konuşmamak için telefonu kapattım. Mehmet Bayer ile konuştum, konuşmanın içeriğini  aynen kabul ediyorum”  dedi.

“ÖLDÜRÜLEN KİŞİYİ SON ARAYAN NUMARA BİZDEN ALINMIŞTI”

Duruşmada tanık olarak dinlenen cep telefonu bayisi olan İ.Ş. ise, “İşyerimizin sahibi olan C.Z.D. yanında genç birisi ile birlikte geldi ve bana yanındaki kişinin kardeşinin hasta yatalak olduğunu,  onun adına telefon hattı almak istediklerini söyledi. Ben önce itiraz ettim, sonra C.Z.D.şahısı tanıdığını ve sorun olmayacağını söyledi. C.Z.D.’yi tanıdığım için kabul ettim ve verilen nüfus cüzdanını fotokopisi ile işlem yaparak hattı kendilerine teslim ettim. C.Z.D. ile gelen kişi şapkayı yüzüne doğru indirmişti, sanki tanınmak istemiyormuş gibi bir hali vardı. Daha sonra öldürülen Recep Kala’nın cep telefonundan en son bizim verdiğimiz bu hat ile görüşme yapıldığını öğrendim. Hattın alındığı gün işyerine gelen şahsın sanık olup olmadığını çıkartamıyorum” 

“O HATTI MEHMET BAYER ALDI”

Duruşmada tanık olarak dinlenen C.Z.D. ise, “Ben Malatya merkezde tarım ilaçları satıyorum.  Nusret Bayer benim müşterim olur. Mehmet Bayer’i de babasından dolayı tanırım. Nusret Bayer ve oğlu Mehmet Bayer birlikte dükkana geldiler. Sanık Mehmet Bayer, bana özürlü bir yakınları olduğunu ve ona telefon hattı almak istediklerini söyledi. Bende Mehmet Bayer’i dükkan komşum olan bitişikteki telefon bayisine götürdüm. İşyeri sahibi önce hattı vermek istemedi, benim ısrarım üzerine verdi. Mehmet Bayer üzerinde bulundurduğu kimlik fotokopisini çıkartıp işyeri sahibine verdi ve o kimlik fotokopisi üzerinden oradan hat alındı” diye konuştu. 

“KARISININ AMCASININ OĞLUNU ÖLDÜRECEĞİNİ SÖYLEDİ”

Tanık Mahmut G. de, “Ben daha önce sanığın babası Nusret Bayer’in bahçesinde çalışıyordum. Ocak 2014’te tam gününü hatırlayamıyorum, gece 22.00’de Mehmet Bayer bizim eve geldi. O gece bizde kaldı. Bana ‘Karısının amcasının oğlunu öldüreceğini’ söyledi. Bende bir gün sonra durumu Nusret Bayer’e anlattım. Nusret Bayer, bana kendi adıma yeni bir telefon hattı almamı ve bu aldığım numarayı oğlu Mehmet Bayer’e iletmemi, Mehmet Bayer’in başına her hangi bir sıkıntı geldiğinde bu numaradan beni aramamı söylememi tembihledi. Bende bir gün sonra kardeşim adına bir hat alarak  bu numaradan Mehmet Bayer’i aradım. Kendisine bu numaranın bana ait olduğunu ve bana bu numaradan ulaşabileceğini söyledim. 2-3 gün sonra bir gece vakti Nusret Bayer beni arayarak üşüdüğünü, titrediğini ve hasta olduğunu söyledi. Ertesi gün bir arkadaşım arayarak Nusret Bayer’in intihar ettiğini söyledi” ifadelerini aktardı.

“SON DERECE ZEKİ BİRİDİR….”

Öldürülen Mehmet Karaman’ın ağabeyi İsmail Karaman ise duruşmada verdiği ifadesinde, babası Mustafa Karaman’ın kardeşinin ölümünden sonra felç geçirerek yüzde 98 özürlü duruma düştüğünü belirtti.  İsmail Karaman, “Biz Malatyalıyız, uzun süredir İstanbul’da yaşıyoruz. Sanık, benim kız kardeşim ile otobüs yolculuğunda tanışmışlar ve daha sonra evlendiler.  Kardeşim Mehmet Karaman uyuşturucu kullanıyordu. Sanık Mehmet Bayer, sürekli anneme, babama ve bize kardeşim Mehmet’i Malatya’ya götürüp orada Pütürge ilçesinde koruculuk yapan Hacı V. isimli kişinin yanında çobanlık yapan çocuklarına teslim edeceğini, orada bir süre kalabileceğini ve uyuşturucu da bulamayacağından bu şekilde tedavi olacağını söylüyordu. Birlikte kardeşimi alarak Malatya’ya getirdik. Sanık Mehmet Bayer bana ve yeğenim Uğur’a ‘Teslim ettiğimizde siz dayanamazsınız, siz inin araçtan ben Mehmet’i Pütürge ilçesi Gülümuşağı köyünde bulunan Hacı V. ve 2 oğluna teslim edip geleceğim’ dedi. Bende kendisine 500 TL para verdim, Mehmet için harcanması için. Sanık beni ve yeğenimi Melekbaba Mahallesinde bulunan kayınvalidemin evine bıraktı ve gittikten 3-4 saat sonra geldi. Daha sonra babasının Battalgazi’de bulunan kayısı bahçesine gittik. Biz daha sonra İstanbul’a döndük. Zaman içinde Mehmet’i sorduğumuzda durumunun iyi olduğunu söyledi. Savcılıktan Mehmet’in istenmesi üzerine biz Mehmet Bayer’den kardeşimin getirilmesini istedik. Sanık ise bize Mehmet’i Adıyaman’daki Menzil’e götürdüğünü ve orada Zafer adlı birine teslim ettiğini söyledi. Babam ve ağabeyim Adıyaman’a ve Pütürge’ye giderek araştırma yaptılar,kardeşimi bulamadılar. Ben gelip Pütürge ilçesinde araştırma yaptım, bulamadım. Bunun üzerine sanık hakkında savcılığa şikayette bulunduk. Babam Malatya’da iken felç geçirdi. Amcazadem olan Recep Kala yanımıza gelerek, ‘Babanızı alın İstanbul’a dönün, ben burada kardeşinizi ararım’ dedi. İstanbul’a döndükten bir süre sonra kız kardeşim, sanık Mehmet Bayer’in Recep Kala ile görüşmek istediğini söyledi. Kardeşimin Mehmet Bayer’in Recep Kala ile görüşmek istediğini söylemesinden bir gün sonra Recep Kala’nın kaybolduğunu haber aldık. Mehmet Bayer son derece zekidir, telefonuna hiçbir zaman kişilerin isimlerini yazmaz, sadece numaraları yazar. Arandığında da kimin aradığını bilir. Bu denli zeki biridir. Ben kardeşim Mehmet’i ve Recep Kala’yı sanığın öldürdüğünü düşünüyorum. Şikayetçiyim” dedi.

“CEZAİ EHLİYETİM TAMDIR”

Katil zanlısı Mehmet Bayer, hakkındaki suçlamaları kabul etmeyerek,  “Ben kendimi psikolojik olarak iyi görüyorum. Her hangi bir sıkıntım yoktur. Cezai ehliyetimin bulunup bulunmadığı hususunda mahkemece Adli Tıp Kurumu’na sevk edilmeyi talep etmiyorum. Suçsuzum. Tahliyemi talep ederim” ddi.

Mahkeme heyeti Mehmet Bayer’in tutukluluğunun devamına karar verdi ve duruşmayı erteledi.

ARŞİV FOTO: Mehmet Karaman’ın cesedinin avludaki kuyudan çıkarıldığı evde polis araştırması ve ailesinin kayıp olduğu dönemde katıldığı TV programı görüntüsü.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici, saygısız ifadeler, cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, suçluyu ya da suçu övücü, uygunsuz gönderici adı, 'naylon- uyduruk' mail adresli, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır. Ayrıca, mesajların tüm yasal ve cezai sorumluluğu, mesajlarıyla birlikte IP numaraları da düşen göndericilere aittir."