Final

Final

Örnek Resim


Arion

Arion

Malatya Haber -

“Tahliye Edilmiyoruz Çünkü..”

“Tahliye Edilmiyoruz Çünkü..”
  • 28.12.2015

Zirve Yayınevi’nde biri Alman uyruklu 3 kişinin öldürülmesi olayına ilişkin davanın 99. duruşması başladı. Duruşmaya, tutuksuz sanık emekli orgeneral Hurşit Tolon da katıldı. 

Malatya 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya, tutuksuz sanıklar Emre Günaydın, Salih Gürler ve Abuzer Yıldırım polis araçlarıyla getirilerek, adliyeye arka kapıdan alındı.

Duruşmada, tutuklu sanıklar Mehmet Ülger, Haydar Yeşil ve Ruhi Abat ile tutuksuz sanıklar Murat Göktürk, Abdullah Atılgan, Adil Akçay, Mehmet Çolak, Adem Gedik, Levent Ercan Gelegen ve Hüseyin Yelki de hazır bulundu.

Tutuklu sanık Varol Bülent Aral Adana F-Tipi Cezaevi’nden, tutuksuz sanık Hamit Çeker Elbistan E-Tipi Cezaevi’nden, tutuksuz sanık Cuma Özdemir ise Darende Adliyesi’nden telekonferans sistemiyle duruşmaya katıldı.

Duruşmaya, tutuksuz sanık emekli orgeneral Hurşit Tolon da katıldı. Öte yandan dönemin 2. Ordu Komutanı emekli orgeneral Hasan Iğsız, tanık olarak dinlenmek üzere duruşmaya geldi.

“DÖNEMİN VALİSİ, EMNİYET MÜDÜRÜ DE DİNLENSİN..”

Malatya 1. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmada mağdur avukatlarından Murat Dinçer, “Bu davada Emniyet ayağı hep eksik kaldı. Dönemin Valisinin, İl Emniyet Müdürünün TEM Müdürünün ve İstihbarat Şube Müdürünün dinlenilmesini talep ediyoruz” dedi.

Cinayetlerin asil failleri olan ve tutuksuz yargılanan Emre Günaydın, Salih Gürler, Abuzer Yıldırım, Hamit Çeker ve Cuma Özdemir, adli kontrol hükümlerinin hafifletilmesini talep ettiler.

Tutuksuz sanık Levent Ercan Gelegen, “Gizli tanık ve eşinin banka hesaplarının incelenmesini talep ediyorum. Bir tanık getirecektim. Ben tanıkla konuştuktan sonra birilerinin yanına gitmesi üzerine tanıklıktan vazgeçti. Bu tanık gizli tanık İlker Çınar’ın kaynıdır. Şuanda can güvenliği yoktur” dedi.

Sanık avukatlarından Alper Çitil, gizli tanık İlker Çınar’ın mahkeme huzurunda tekrar dinlenilmesini talep etti.

Emekli Orgeneral Hurşit Tolon’un avukatı İlkay Sezer, İlker Çınar’ın dosyadaki dilekçesinin 21 yıl önceki yazı örneği ile karşılaştırılarak bilirkişi raporu aldırılmasının doğru olmadığını belirtirken, Savcı İsmail Aksoy’un İlker Çınar’ın ifadesini alırken bu şahıs hakkında 2. kez yakalama kararı bulunmasına karşın, savcının bu şahıs hakkında işlem yapmayarak Adliyeden göndermesinin dikkat çekici olduğunu kaydetti.

Adli Tıp Kurumu’nun İlker Çınar’ın teslim ettiği sözde TUSHAD örgütü kimlik kartı için sahte olduğu yönünde rapor verdiğini belirten Sezer, “Savcılık makamı bu sahte belgeleri gözü kapalı olarak kabul etmiş” dedi.

Son dönemde dava dosyasına çok sayıda belge ve bilginin geldiğini belirten Sezer, “Davaya gelen belgelere iddia makamının hukuken bir şeyler söylemesi gerekiyor. Hukukta adli makama ya şahısın kendisinin, ya da avukatının dilekçe vermesi gerekiyor. Tanık koruma görevlilerinin İlker Çınar’ın dilekçelerini getirip götürme gibi bir görevleri yoktur. Nereden bileceğiz, o imzaların İlker Çınar’a zorla attırılmadığını? İlker Çınar, ‘Levent Ersöz benim eğitmenimdi’ diyor. Ama ne hikmetse dava dosyasında Levent Ersöz’ün ne tanık olarak, ne de sanık olarak ifadesi alınmamış. Dava dosyasına bu kadar belge ve bilginin gelmesine rağmen ben savcının halen 28 Şubat 2014 tarihli mütalaasını savunmasını ben hukuken bir yere koyamıyorum” dedi.

Tutuklu sanık Emekli Kurmay Albay Mehmet Ülger, davaya kumpas kurularak dahil edildiklerini savunarak, “İlker Çınar’a özlük dosyasının Özel Kuvvetler Komutanlığı Kozmik Odası’nda olduğu yalanı söyletilerek, kozmik odanın aranmasına çalışıldı. İlker Çınar’ın yabancı istihbarat örgütleri ile ilişkileri araştırılmalı. Dava dosyasından bazı belgeler çalınmıştır. Paralel örgüt Ergenekon ve diğer davalardaki tecrübelerini Zirve Davasına yansıtmıştır” ifadelerini kaydetti.

Ülger, olayın yaşandığı 18 Nisan 2007 tarihinden 10 gün önce İl Emniyet Komisyon Toplantısında Protestan cemaatinin bir otelde yapacağı toplantı istihbaratının dönemin İl Emniyet Müdürü Ali Osman Kahya tarafından gündeme getirildiğini ancak bu bilginin savcılık ve bazı kişiler tarafından bilinçli bir şekilde mahkemeye sunulan dosyalarda gösterilmediğini ve gizli tutulmaya çalışıldığını ileri sürdü. Ülger, 45 aydan beri tutuklu bulunduğunu belirterek, kendilerini dışarı çıkarak belge ve bilgi toplayarak iddiaları yalanlayacaklarından dolayı bilinçli bir şekilde tahliye edilmediklerini savundu. Ülger, yaşanan süreci kamuoyu ile paylaşacağını ve yapılan sahte işlemleri detayları ile birlikte aktaracağını kaydetti.

Ülger’in avukatı Halis Önal ise, Savcı İsmail Aksoy’un Prof. Dr. Salim Çöhce’yi dinlemeye alırken, kendisinin de Çöhce ile bir konuşmasının dinlemeye takıldığını ve davaya sunacağı bir CD belgesinden dolayı sanık yapılmaya çalışıldığını iddia ederek, bundan dolayı korktuğunu söyledi.

Avukat Önal, duruşma zabıtlarının bazı kısımlarının görüntü çözüm esnasında bilinçli bir şekilde makaslanarak dosyaya alınmadığını iddia ederek, eski mahkeme heyeti dönemindeki bazı duruşmalardaki görüntülerin yeniden çözümlenerek, eski duruşma zabıtları ile karşılaştırılmasını talep etti.

Mahkeme heyeti duruşmayı yarına erteledi.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici, saygısız ifadeler, cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, suçluyu ya da suçu övücü, uygunsuz gönderici adı, 'naylon- uyduruk' mail adresli, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır. Ayrıca, mesajların tüm yasal ve cezai sorumluluğu, mesajlarıyla birlikte IP numaraları da düşen göndericilere aittir."