Final

Final

Örnek Resim
İbrahim Yücel Reklam

Arion

Malatya Haber -

Valiye Ceza, ‘Eski’ Müdürlere Ödül mü?

Valiye Ceza, ‘Eski’ Müdürlere Ödül mü?
  • 26.12.2015

İsmet YALVAÇ Yazdı

 

 

0–6 Yaş Çocuk Yuvası’nda barındırılan çocuklara “bakıcı” adı altında görev yapan bir kısım personelin uyguladığı şiddetin görüntülerinin 25 Ekim 2005 gecesi “Deşifre” adlı programda yayınlanmasının ardından, deyim yerindeyse Türkiye ayağa kalkmıştı.

 

Bu olaya ilişkin olarak, “Yuvadaki Olay, Vali ve Siyasiler” başlıklı bir yazıda görüşlerimizi aktarmıştık. Vali Osman Derya Kadıoğlu’nun, yönetim anlayışında “denetim” eksiğinden, alt kadrolarda görevli personelini olabildiğince “serbest” bıraktığından bahsetmiş ve bunun bazı sorunlara, “idari zaaflara” yol açtığını aktarmıştık.

 

Yuvadaki “dehşet” görüntülerinin ardından, devletin ilgili birimleri “idari” soruşturmalar başlattılar. İçişleri Bakanlığı da Vali Kadıoğlu hakkında, 2 mülkiye başmüfettişi görevlendirerek inceleme yaptırmıştı. Valinin, bu sürecin sonunda “merkeze alınacağı” kesin gibiydi. Ve İçişleri Bakanlığı’nın son Valiler Kararnamesi kapsamında merkeze alındı.

 

Bu haberi, 2005 yılı ile ilgili Malatya değerlendirmesi için davetli olduğu yerel televizyonda yayına çıkmadan hemen önce alınca, doğal olarak programın ağırlığı, Valinin merkeze alınmasına ve bunun temelindeki olaylara ilişkin değerlendirmesinden oluştu. Orada, Sayın Vali, kendi yönetme anlayışını ve yönetim yorumlarını aktardı. Bu açıklamalarına da, “Görevimi yaptım, müsterihim” başlıklı bir haberde detaylarıyla yer verdik. Görevini yaptığını düşünüyor, söylüyor. Açıklamalarındaki birçok görüşüne, değerlendirmesine katılmıyoruz. Bunu söylerken, kanaatimiz Valinin “insan” yönüyle ilgili değil elbette. Kendisini yakından tanımadık, “iyi insan” olduğunu söylüyor arkadaşlarımız ve bu da bizim kabulümüz. Bizim söylediğimiz, “yönetici” yönü, “yönetim” anlayışını yansıtan açıklamalarıyla ilgili, onlara katılmıyoruz.

 

Hülasa, tepesinde “otoritenin” olduğu bir kamu yönetiminin eteğindekiler, “çocukları yerden yere çarpma” cesaretini ve fırsatını bulamazlardı. Vali bey tam tersini söylüyor, “Her yerde oluyor, olacaktır da.” diyordu.

 

….

 

“Yuvadaki Olay, Vali ve Siyasiler” başlıklı yazımızdan sonra aramıştı, konuşmuştuk. Biz kendi düşüncemizi tekrarlamış, Sayın Vali kendi düşüncelerini iletmişti. Oradaki detaylara girmiyoruz. Ancak, kendisine; Malatya’da görev yaparken, özellikle siyasiler ve onların çevresindekilerden gelen talepler, bazı olayların detayları konusunda, hakkında merkeze alınma vs. gibi bir tasarruf olduğunda, konuşması halinde anlatacağı çok şey olduğunu düşündüğümüzü iletmiştik. Sayın Vali ise, sadece gülümsemiş ve “devlet terbiyesi” gereği yaşadıklarıyla ilgili herhangi bir şekilde konuşmayı uygun bulmadığını söylemişti.

 

 

Vali Kadıoğlu, “merkeze alınma” haberinin hemen ertesi günü veda ziyaretlerine başladı.

 

Vedada acele etmesini, “Merkeze alınan Vali, cenaze misali, fazla beklememeli.. Kalırsa, kokar..” diye açıklıyormuş.

 

 

Valinin Malatya’dan alınması, yaygın basındaki haberlerde de Çocuk Yuvası’ndaki olaylar gerekçe gösterilerek yorumlandı.

 

Bu yorumlara göre, bir de işin diğer tarafına bakmak gerekir, diye düşünüyoruz.

 

Bizde ve birçok basın organında, devletin ildeki en üst düzey temsilcisi olması nedeniyle Valinin bu olaylarda “denetim eksiği” sorumluluğunun bulunduğuna dair yorumlar yapıldı.

 

Bu olayda, bir de “denetim ve yönetim sorumluluğu” açısından, konunun direkt muhatabı olanlar vardı. Mesela, yuvanın bağlı olduğu Sosyal Hizmetler İl Müdürü ve olayların meydana geldiği yuvanın müdürü.. “Vahşet” ortaya çıktıktan sonra, bu iki müdür ile iki sorumlu hemşire de açığa alınmışlardı ve Sosyal Hizmetler Çocuk Esirgeme Kurumu müfettişleri, bu kişiler hakkında idari soruşturma yapmışlardı.

 

Biri “kendisi tartışılan” iki kurum müfettişi tarafından yapılan soruşturmanın sonucunda; İl Müdürü ve Yuva müdürü, “tenzili rütbe edilmiş” halde göreve döndürüldüler ve “öğretmen” olarak kurum bünyesinde başka illerdeki görevlere atandılar. Ayrıca, 1/8 maaş tutarında da para cezası uygun görmüş, müfettişler bu iki müdüre. Maaşlarının 1.000 YTL olduğunu düşünürsek, 125 YTL para cezası uygun görülmüş. Merak ettik, Trafikçilere sorduk, kırmızı ışıkta geçmenin cezası 101 YTL’ymiş. Yani, iki müdür, onca olayın ardından, sadece “müdür” makamından olmuşlar, para cezaları ise, “kırmızı ışık ihlali” cezası kadar..

 

Bazı yorumlara göre de, bu eski müdürlere verilen “idari” cezalar neredeyse, ödül gibiymiş!.. Nasıl diye sorduk, bilenler anlattı..”Haklısınız” dedik..

 

Şöyle ki..

 

Açığa alınan ve 40 gün sonra göreve iade edilen müdürlerden; eski Sosyal Hizmet İl Müdürü, Edirne-Uzunköprü Rehabilitasyon Merkezi’ne, yuva müdürü ise Siirt 80. Yıl Çocuk Eğitim Merkezi’ne öğretmen olarak atanmışlar. 125 YTL’lik para cezası alan müdürlerden Edirne’ye tayin edilene 3 bin YTL civarında, Siirt’e tayin edilene 1.200 YTL civarında tayin yolluğu ödenmiş. Dahası atandıkları görev, 3 ayda bir “çift maaş” ödenen statüde bir görevmiş.

 

Tabi iş bunlarla bitmiyor. Bir de Adli Soruşturma var haklarında ve halen devam ediyor.

 

Bu vesileyle, bunlardan da haberiniz olsun dedik.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici, saygısız ifadeler, cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, suçluyu ya da suçu övücü, uygunsuz gönderici adı, 'naylon- uyduruk' mail adresli, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır. Ayrıca, mesajların tüm yasal ve cezai sorumluluğu, mesajlarıyla birlikte IP numaraları da düşen göndericilere aittir."