Malatya'nın siyasileri ve yerel yöneticilerinin, kentin ve ilin sorunlarına karşı duyarsızlığı, özellikle de 6 Şubat depremlerinden sonra yaşananlarla en çok dile getirilen konulardan biri olmasına karşın, Malatya halkının da yaşadığı kent ve sorunlarına karşı ne kadar duyarlı olduğu ya da duyarsız kaldığı da tartışılıyor.

6 Şubat depremlerinde büyük yıkıma ve kayba uğrayan Malatya'da, onbinlerce insan kenti terkederken, yıkılan onbinlerce konut ve işyeri nedeniyle günlük yaşamda da büyük zorluklar yaşandı. Deprem felaketinden kısa bir süre sonra, 14 Mayıs'ta yapılan Milletvekili ve 28 Mayıs'ta yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde, AKP'nın birinci, Recep Tayyip Erdoğan'ın da Cumhurbaşkanı seçilmesi nedeniyle, depremde yaşanan onca acıya rağmen davullu- zurnalı, halaylı kutlama yapılmasıyla ülkenin gündemine gelen Malatya'da, vatandaşların yaşadığı sorunlara karşı ön planda tepkisiz kalması, buna karşın geri planda kalıp basın, sosyal medya, haberlere yorum yapma gibi daha çok 'naylon kimliklerle' tepki koyma yoluna gitmesi, Malatyalı'nın geçmişte bilinen lider vasıfları ve muhalif duruşuyla öne çıkma özelliğini büyük çapta yitirdiğini ortaya koyuyor.

Malatya'da, 6 Şubat depremleriyle birlikte büyük sıkıntılar yaşayan insanların, sorunlarını en üst perdeden ve her platformda dile getirmek yerine, bunu iktidar partisinin ya da muhalefetin temsilcilerinin yanı sıra basından beklemesi, sosyal medyada çıkardığı ses ile yetinmesi, sorunların çözümü ve kamuoyu oluşturma konusunda çok yetersiz kalmasına yol açıyor.

Malatya halkının, kendi içerisinde bulunduğu koşullar ve karşılaştığı zorluklara karşın tepkisizliği ve duyarsızlığına son çarpıcı örnek, 6 Şubat depremlerinin yıl dönümünde yaşanmıştı. Depremin meydana geldiği başta Hatay olmak üzere diğer illerde halk tepkisi, basın aracılığıyla kamuoyuna yansırken, 6 Şubat'ın yıl dönümünde Hükümet Meydanı'ndan 12 saat canlı yayın yapan ER TV'nin yayınına sadece 3 vatandaş gelerek katıldı. Programın sunucusu Hülya Kaya'nın, evlerinde kalmayı ve deprem programlarını öylece izlemeyi yeğ tutan duyarsızlığa tepki gösterdiği yayına gelme gereği duyan vatandaşlardan Mustafa Saydan ve iki yakını, depremde enkaz altından çıkardıkları bir Türk bayrağıyla birlikte katıldıkları yayında depremde yaşadıklarını anlattılar.

Mustafa Saydan, yayında o kara günde yaşadıklarını, gözyaşları ile “Bu Türk bayrağını enkazın altında çıkartmıştım.  Ayşegül, Mehmet, Irmak,  Elif Yaren ve Mert Halil Dönmez’in enkazın altında bizzat ben çıkarttım ceset torbalarına koydum. Orada Türk Bayrağını da gördüm. Bunlar bizim yeğenlerimiz, bir aile 5 kişi. Şuanda halen yatarken onların gözleri gözlerimin önünden hiç gitmiyor. Son çağrınızdan sonra koşarak geldim, Geldim, ama Malatyalılar burada yoktur. Hatay’da şuanda yürüyüş var, Adıyaman’da dükkanlar kapanmış, bizim Malatyalımız yok, Malatya’nın hepsini burada olması lazım. Ben size sadece bir aileden 5 kişinin ismini saydım" diye konuşurken, Malatya halkının tepkisizliğinı, depremle ilgili kentin meydanında yapılan canlı yayına katılma gereği dahi duymamasını eleştirmişti.

Program sunucusu Hülya Kaya da, Malatya halkının duyarsızlığına tepki göstermiş ve  "Sesimizi çıkartmadığımız müddetçe mümkün değil kimse sesimizi duymaz." demişti.

malatyahaber.com