"BAKIN İÇERİYE KAPANDIK KALDIK İŞTE..!" Büyükşehir Belediye Başkanı Selahattin Gürkan, Koronavirüs salgını konusunda Malatya’da alınan tedbirleri anlatmak üzere konuk olduğu televizyon programında, Şubat ayının ortalarında kent genelinde etkili olan yoğun kar yağışı sonrası, Büyükşehir Belediyesi’ne, kar nedeniyle gündelik hayatı zorlaştıran koşulları ortadan kaldıramadığı ve insanların evden dışarı çıkamadıkları yolunda eleştirileri yöneltildiğini hatırlatarak, bu eleştiriler sonrası, Koronavirüs nedeniyle insanların evlere kapanmak zorunda kalınmasının  ibret verici olduğunu vurguladı. Koronavirüs nedeniye evde kalma zorunluluğunu kar yağışı sonrası Büyükşehir Belediyesi’ne yöneltilen eleştirilerle ilişkilendirdi... Kar yağışı sonrası Malatya kent merkezinde yaşanan sorunlar nedeniyle, “Büyükşehir sınıfta kaldı” şeklinde eleştiriler yapıldığını söyleyen Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Selahattin Gürkan, eleştiriyi yapanların art niyetli olduğunu ve eleştirilerin “Cenab-ı Allah'ın gönlüne hoş gelmeyeceğini” belirterek, “Ve bakın içeriye kapandık kaldık işte…Yani bu bir ibrettir; eğer kişi ibret alırsa…” diye konuştu.  “(Yollar) Velev ki kapalı kalsa nolur yani...” Geçtiğimiz günlerde ERTV’de Hülya Kaya’nın hazırlayıp sunduğu Gündem Özel programına konuk olan Selahattin Gürkan, coronavirüs konusunda Malatya’da alınan tedbirlere ilişkin konuşurken, Şubat ayı ortalarındaki yoğun kar yağışı nedeniyle muhatap olduğu eleştirilere sert cevap verdi Eleştirilerin, “Art niyetli ve dolduruşa getirilenlerin” eseri olduğunu vurgulayan Gürkan, “ (Yollar) Kaldı ki velev ki de kapalı kalsın… N'olur yani… N'olur yani bir gün kapalı kalsa…” ifadelerini kullandı.... Avrupa ülkelerinde kar yağışı sonrası temizliğin özel şirketler tarafından yapıldığını, bu hizmet için yapılan masrafların da kent sakinlerinden tahsil edildiğini ifade eden Büyükşehir Belediye Başkanı Selahattin Gürkan, “Avrupa’da herkes evinin, dükkanının önünü süpürmek zorundadır. Kaldı ki kar temizliğini de özel şirketler yapar, o şirketlerin yaptığı masraflar da bütün o şehirde yaşayanlardan da alınır” dedi. “Millet öyle bir şey ki...Rahatlığın rahatlığını istiyor ki” Almanya'nın Berlin kenti üzerinden Avrupa ile Türk insanının kamu kurumlarından hizmet beklentisini kıyaslayan Selahattin Gürkan, “Bakınız size şunu söyleyem: Türkiye kadar demokratik ikinci bir dünya ülkesi yoktur. Türkiye kadar kişisel hak ve hürriyetlerin özgürce kullanıldığı ikinci bir dünya ülkesi yoktur; yani Avrupa falan değil... Millet öyle bir şey ki...Rahatlığın rahatlığını istiyor ki… Öyle bir dünya yoktur… Fedakarlık etmeden muhterem olunmaz arkadaşlar...Her şey bedava, her şey bedava, öyle bir dünya yoktur. Her şey bedava olmaz ki…” diye konuştu. “Gel okulu temizle, gel hastaneyi temizle...” Belediyeye temizlik konusunda çeşitli talepler geldiğini belirten Gürkan, Koronavirüs konusunda belediyenin çalışmalarını anlattığı programda,  “Gel okulu temizle, gel hastaneyi temizle, kurumu temizle, yolu temizle… Temizlemekten çok temiz tutmanın yollarını öğrenmemiz lazım...” şeklinde konuştu. ERTV’de Hülya Kaya’nın hazırlayıp sunduğu Gündem Özel programına konuk olan Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Selhattin Gürkan, sunucu Hülya Kaya’nın belediye personelinin coronavirüs tedbirleri kapsamındaki çalışma ve çabalarına ilişkin sorusunu cevaplandırırken, geriye dönerek Şubat ortalarındaki kar yağışı sonrası Malatya Büyükşehir Belediyesi’ne yöneltilen eleştirilenler ile Koronavirüs nedeniyle insanların evde kalma zorunluluğu arasında ilginç bir ilişki kurdu. Başkan Selahattin Gürkan’ın programdaki sözleri özetle şöyle: “Belediye personelimizin hakkaten gece-gündüz demeden, bugün mesela Arapgir’de, Doğanşehir’de Arguvan’da, Pütürge’de, Doğanyol’da karla mücadele ettiğini gördünüz. Dört metre yükseklikte karla mücadele ettiğini... Şimdi geçtiğimiz günlerde bir kar yağdı; esasında insanların şükretmeyi bilmesi lazım. Bu çok önemli bir hadise… Akşamdan “Efendim, büyükşehir kardan sınıfta kaldı” denildi. Oysa ki biz sabahleyin Valimizle beraber bunun, bu şekilde speküle edileceğini… Bu tür art düşünceli insanların, bu düşüncelerden vazgeçmeleri lazım. Yazık, yazık, yazık… Bu kimseyi etkilemez ama Cenab-ı Allah'ın gönlüne hoş gelmez bu işler. Ve bakın içeriye kapandık kaldık işte…Yani bu bir ibrettir; eğer kişi ibret alırsa… Ve akşamdan şey...Oysa ki Malatya tarihinin en hızlı karla mücadelesinin en hızlı süreci yaşandı. Ve Türkiye’de de, bunun altını çizerek söylüyorum, düşünün, 717 mahalleniz var. O dönemde, bu ekranda bizi izleyenlerin gözlerine bakarak söylüyorum 717 mahalle aynı gün bütün arteller açılmış mıydı? Açılmıştı. Şehrimizin bütün artelleri açık mıydı? Açıktı. Ama insanımız nasıl bir şey bulacak diye bu tür spekülasyonlar… Kaldı ki velevki de kapalı kalsın… N'olur yani… N'olur yani bir gün kapalı kalsa… Bakınız, şimdi kendi elimiz… Allah’ın rahmetine şükretmemiz lazım. Ha bu bizi şundan alıkoyma anlamına da gelmez. Şimdi aynı adamlar “Efendim modern çağda…” Bakınız size şunu söyleyem: Türkiye kadar demokratik ikinci bir dünya ülkesi yoktur. Türkiye kadar kişisel hak ve hürriyetlerin özgürce kullanıldığı ikinci bir dünya ülkesi yoktur; yani Avrupa falan değil. Avrupa’da herkes evinin, dükkanının önünü süpürmek zorundadır. Kaldı ki kar temizliğini de özel şirketler yapar, o şirketlerin yaptığı masraflar da bütün o şehirde yaşayanlardan da alınır. Nerden biliyorsunuz? Berlin’in kar temizliğini yapan Ali Uçbağlar diye bir hemşehrimiz var. Ben ziyaret ettiğimde, ‘Burda görevin nedir?’... Ben bunları yaparım, bu şeyden de alırım ücretleri… Millet öyle bir şey ki...Rahatlığın rahatlığını istiyor ki… Öyle bir dünya yoktur… Fedakarlık etmeden muhterem olunmaz arkadaşlar...Her şey bedava, her şey bedava, öyle bir dünya yoktur. Her şey bedava olmaz ki… Gel okulu temizle, gel hastaneyi temizle, kurumu temizle, yolu temizle… Temizlemekten çok temiz tutmanın yollarını öğrenmemiz lazım. Onun bilincinde olmamız lazım. Siz ne kadar temizlerseniz temizleyin, ama o vatandaşlar temiz tutmanın yollarını öğrenememiş ise, bir dakika öce temizlersiniz, bir dakika sonra peçetesini atar, pet şişesini atar… Dolayısıyla, temizliği kendimize şiar edinmemiz lazım diye düşünüyorum. Hadiseleri de değerlendirirken objektif ve berrak bir şekilde hissi duygularla değil, objektif duygularla değerlendirmek daha uygun olur diye düşünüyorum. Hissiyat olmayan, böyle dolduruşa gelenler de vardır ama biz ona takılıp kalmamışız ama biz toplumun huzur ve ahengi, gelecekte bu toplumun maddi anlamda da manevi anlamda da huzurlu olması için, ahlaki değerlerin, ahlakın norumların olması gerekeni herkesin ve her toplumun taşıması noktasında ifadelerimi sunuyorum. Tabi ki belediye olarak da şu andaki günümüz belediyesi bizim görevlerimiz var. Vatandaşın suyunu götüreceğiz, yolunu götüreceğiz, ulaşımını götüreceğiz. Toplum sağlığı ile ilgili bunların sosyal devlet ilkesi içerisinde olan sorumluluğumuzla ilgili görevlerimizi yerine getireceğiz”. malatyahaber.com- ER TV