Malatyaspor’u 1980’li yıllarda çalıştıran efsane teknik direktör Nihat Atacan hayatını kaybetti.
Futbolculuğundaki başarılarıyla Eskişehirspor adıyla özdeşleşmiş Atacan’ın vefatını kulübü duyurdu.
Eskişehirspor’dan yapılan duyuruda “Şanlı tarihimizin unutulmaz ismi, efsane futbolcumuz ve antrenörümüz Nihat Atacan'ı kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşıyoruz. Nihat Hocamıza Allah'tan rahmet; ailesine, sevenlerine ve tüm taraftarlarımıza başsağlığı dileriz." İfadeleri kullanıldı.
Nihat Atacan'ın naaşı, 10 Mayıs 2026 Pazar günü öğle namazını müteakip Mahmut Sami Ramazanoğlu Camii’nde kılınacak cenaze namazının ardından son yolculuğuna uğurlanacak.
Nihat-Fethi-Ender; Filelere Gönder
1960lı yılların sonu ile 1970li yılların ortalarında Türkiye 1. Liginde (şimdiki Süper Lig) fırtına gibi esen Eskişehirspor’un sloganlaşmış 3 efsane ismi vardı. Eskişehirspor, lig ve kupada hatta dönem dönem Avrupa’da başarılara imza atarken Es-Es taraftarları “Nihat-Fethi-Ender/Filelere Gönder” diye yeri göğü inletiyordu. Bu futbolcular, Ender Konca, sonradan “futbol profesörlüğünü” yeterli görmeyip okuyarak Maliye Profesörü olan Fethi Heper ve Nihat Atacan’dı.
O Nihat Atacan, sonraki yıllarda, antrenör olarak da “efsane” olacaktı. Futbolu bıraktıktan sonra çalıştırıcılığa soyunan Atacan, 1981 yılında Cengiz Turcan’ın yerine Malatyaspor Teknik Direktörlüğüne getirildi. Yardımcısı ise sonradan Malatyaspor başta olmak üzere birçok takımda teknik direktörlük yapacak İsmail Tekin idi.
Atacan’lı 2. lig takımı Malatyaspor o sezon kümede kaldı. Ertesi sezon 13 sporcu transfer edildi. Futbolda fizik kapasitenin şimdiki kadar yüksek olmadığı, maç sayılarının az olduğu, dolayısıyla takımların daha düşük sayıda oyuncudan kurulu kadrolara ihtiyaç duyduğu bir dönemde “takımın yeni baştan kurulması” demekti. Malatyaspor, hiç hesapta yokken, bir anda şampiyonluk potasına yaklaşır gibi oldu ama kapasitesi yeterli değildi. Nitekim rakipleri İskenderunspor ve Orduspor’a kritik maçlarda kaybetti ve ligi 3. sırada tamamladı.
Ama oynanan futbol, o tarihe kadar 2. ligin sıradan bir takımı olmaktan öteye geçemeyen Malatyaspor’u ve Malatya’yı ümitlendirdi. 1983-84 sezonu Malatyalıların kolay kolay unutamayacağı bir dönemdi. Sezon başında tüm şehir gelin arabası gibi süslenmiş, deyim yerindeyse “yer sarı, gök kırmızı” olmuştu. Malatyaspor, bir sezon önceki iskeleti bozmadı ve kilit noktalara 3 büyük futbolcuyu transfer etti: savunmaya Fuat, orta sahaya Muzaffer (Nihat Atacan’ın kardeşi) ve forvete Feridun Özütok (şampiyonluğa giden yolda tüm kritik maçların gollerini atacak ve sonrasında 36 yaşına kadar Malatyaspor’a “aslanlar gibi” hizmet edecek, Malatya futbolunun gördüğü en büyük isimlerden biri) alınacaktı.
Malatyaspor, lige fırtına gibi girdi. Rakip tanımadı. Rize Rize’de, Kayseri Kayseri’de vuruldu, İskenderun ve Gaziantep deplasmanlarından puanla dönüldü, ikinci yarının başında en yakın takipçi İskenderun Feridun’la avlandı ve resmen değilse de “mantıken” lig bitti. O saatten sonra Malatyaspor, futbolda eşine pek rastlanmayan türden bir hedefin peşindeydi: Yenilgisiz şampiyonluk. Malatyaspor, bunu da başardı. Hatta Kırşehir’de, küme düşmemek için oynayan rakibi karşısında, 2-0 yenik duruma düşüp 3-2 kazanarak, üstelik 1 de penaltı kaçırarak bunu başardı. Oynanan 30 maçta sadece 7 maç berabere bitmiş, 23 maç galibiyetle tamamlanmıştı.
O günleri bilenler, o kadroyu gözleri dolarak ezbere sayıyorlar: Kaleciler (merhum) Çetin, Osman, savunmada Melih, Fuat, İbrahim, Cengiz, Tümer, orta alanda Muzaffer, İhsan, Selim, Kader, ileride Feridun, Oktay, (merhum) Ali Rıza, Necmettin, Deniz…
Nihat Atacan işte bu yenilmek nedir bilmeyen takımın teknik direktörüydü.
Sonrasında Malatyaspor Atacan’la, Süper Ligdeki ilk sezonunda, 1 yıl daha devam etti. Kümede kaldı. Atacan, Malatyaspor’un Carlos, Serginho, Eder gibi Brezilya yıldızlarını transfer ettiği 1988/89 sezonu başında da teknik patrondu. Ancak yönetim sorunları ve İstanbul’da oynanan bir Galatasaray maçı sonrası (maç 6-0 yenilgiyle bitmişti) görevinden ayrıldı.
Uyum Başarı Getirdi
Bir Eskişehir deplasmanı öncesi 2008 yılında Malatyaspor yönetiminin ziyaret ettiği Nihat Hoca, 1980’li yılların Malatyaspor’un da başarının anahtarını şöyle açıklamıştı:
“Küme düşme potasında aldığımız Malatyaspor, 2 sezon sonra şampiyon olup 1. Lige (Süper Lig) yükseldi. 13 sporcu almıştık. Bunlar ekonomik hem bölgeye uyumlu kaliteli bir ekipti. O yıl yenilgisiz şampiyon olduk. Takım ve şehir kenetlenmişti, hedefi yakaladık. Malatya’da 3,5 yıl süreyle çalıştım. O günleri asla unutamıyorum.
Sahada başarı gelirken kulübün tesisleşmesi gerektiğini düşündük ve İsmail Hoca (Tekin) ile birlikte Sayın Başkan Nurettin Soykan’a bu talebimizi ilettik. Takım, misafirhanelerde kalıyordu. Başkan bunu uygun gördü ve tesisleşmeyi başlattı.
Bizim en büyük avantajımız seyirci ve futbolculardaki forma aşkı ve takım ruhu idi. Nurettin Soykan başkanlığında Cahit Kurdal, Nurhan Taştepe, Harut Sözkes gibi büyüklerimiz takımı şehirle bütünleştirdiler ve başarı geldi.”
Para Yoksa Başarı Yok
“Günümüz futbolunda artık para yoksa başarı yok. Bunun için kulübe sabit gelir getirecek düzeni sağlayan sistem gerekir. Malatyaspor kulübü bizden sonra da ekonomik durumu çok iyi dönemlerde yaşadı. Ama o dönem bu fırsat değerlendirilemedi (Atacan, Turan Çevik’in başkanlığı dönemini kast ediyor. Malatyaspor o dönem 1. ligi Galatasaray ve Beşiktaş’ın ardından 3. bitirmişti) Şu andaki borçla Malatyaspor bu hale geldi. Takip ettiğim kadarıyla iyi de bir yönetim kurulu var. Bu işe gönül vermiş insanlardan oluşan bir yönetimi var. Malatyaspor’un düzlüğe çıkması için acizane önerim, Malatya’da görev yapan sporcu, antrenör, hakem ve yöneticilerle ilişkiler arttırılarak Malatyaspor’a olan sevginin arttırılması amaçlanmalı.
Nasıl ki 26 sene sonra beni burada buldunuz ve hayatımın en mutlu gününü yaşıyorum, diğer insanların da Malatyaspor’a olan sevgisi arttırılmalı. Hep büyük paralar vererek geleceği olmayan sporcularla kadroyu doldurarak hiçbir yatırım yapmamış olursun. İyi bir yönetim tarzı istişare neticesinde ortaya çıkar. Kendi teknik heyetiyle ortak karar neticesinde, genç ve yetenekli sporcularla uzun vadeli mukavele yaparak olur. Takımlar bu şekilde akıllıca yönetilir. Gençlerbirliği ve Gaziantepspor buna örnektir. Pilot takımları ile birçok futbolcu çıkardılar.
Belediyespor Önerisi
“Gördüğüm kadarıyla Malatya’nın 3. ligde bir takımı var: Malatya Belediyespor. Birlikte çalıştığım yardımcı antrenörüm İsmail Tekin çalıştırıyor. Söylediğim pilot takım uygulaması Malatya Belediyespor üzerinden geliştirilerek, buradan yetenekli futbolcular aktarılabilir. Ama nasıl ki olgun meyveyi dalında fazla tutmak çürümeye yol açarsa, kulübe ekonomik kazanç sağlayacak rakamları bulan futbolcuyu değerlendirip bu çarkı döndürmek gerekir. Bu şekilde elde edilecek gelirin yarısı tekrar altyapıya harcanarak bu sistem devam ettirilebilir.
Yöneticilik Gönül İşi
“Yöneticilik gönül işi, sevgi işi. Malatya spor kamuoyunda yıllarca hizmet etmiş insanlar bu sistemin oluşması için katkı sağlamalı. Malatya’da bizlerin başarılı olmasında, Türk futbolu adına büyük bir şans olarak nitelendirdiğim Nurettin Soykan’ın başkanlığı asıl sebep. Ayrıca Cahit Kurdal, Nurhan Taştepe, Harut Sözkes gibi yöneticilerle çalışmanın benim üzerimdeki mutluluğu halen o günkü gibi duruyor. Bu insanlar Allah uzun ömürler versin hayatta. Ekonomik olarak olmasa bile manevi olarak Malatyaspor’a çok şey verebilirler. Öncelikle bunlarla istişare yapın.
Eskişehir’de Futbolcu, Malatya’da Antrenör
“Malatya’da 3, 5 yıl çalıştım. Aradan yıllar geçmesine rağmen daha dünkü gibi oradaki sohbetleri anlatıyorum. Malatya’nın Malatyalının bizim ailemizin yanında ayrı bir yeri var. Eğer Nihat Atacan futbolcu olarak kendisini Eskişehirspor’da kanıtladı ise antrenör olarak da Malatyaspor’da namağlup şampiyon olarak kanıtladı. Tüm Malatyalılara selam ve sevgilerimi yolluyorum”.
Muzaffer Atacan’ın Söyledikleri
Nihat Hoca’nın kardeşi olan ve 1983-87 arası Malatyaspor formasını giyen Muzaffer Atacan ise o ziyarette Malatyaspor yönetiminin konuğu oldu
Muzaffer Atacan, şampiyon oldukları senenin formasını halen evinde sakladığını belirterek şunları söylemişti:
“Malatyaspor’un yıllar sonra bize gösterdiği ilgiye teşekkür ediyorum. Malatyaspor Türk futbolu adına bir şeyler yapmak istiyorsa altyapıya önem vermeli. Bir bakıyorum Malatyaspor ve Eskişehirspor halen yıllar önceki başarılarıyla konuşuluyor. Bunun devamı için altyapıda sporcunun gıdasından barınmasına eğitimine okuluna kadar her ihtiyacını karşılayacak sistemi oturtmak gerekir. Profesyonel yöneticiliğin gereği bu olmalı.”
Atacan, Malatyaspor’un zamanında bölgedeki yıldız isimlerin tercih ettiği takım olduğunu, Şifo Mehmet haricinde Ünal, Şeyhmuz, Feyzullah gibi oyuncuların Malatyaspor’u tercih ettiğini anımsattı.
Oktay Çevik’in Mesajı
Malatya futbol tarihinin gelmiş geçmiş en büyük ismi olarak kabul edilen Oktay Çevik ise Atacan’ın vefatı sebebiyle sosyal medya hesabında bir paylaşım yaparak şunları yazdı:
“3 yıl Malatyaspor da beraber çalıştık. Büyük çekişmeler yaşadık. Ona kendimi kabul ettirmek için büyük mücadele verdim. Günün sonunda hem o,hem ben, hem de Malatyaspor kazandı. Kendi mütevazi ölçülerimizde, tarihi başarılar kazandık. Namağlup şampiyonluk gibi. Yıllar sonra, Nurettin Güven’nin başkanlığı döneminde, o büyük kadroya teknik adam olarak gelmesine büyük katkım oldu. Herkes onu desteklememe şaşırmıştı. Oysa ben her şeyi geçmişte bırakmıştım. Nihayet 1999 yılında, o Eyüpspor’u bende Göztepe’yi çalıştırıyordum. Maçka da bir otelde karşılaştık. İkimizin de maçı kritikti. Lobide oturduk. Neden diye sordum. Bana, senden öyle davranarak verim alacağıma inandım, dedi. Ve haklı çıktım dedi. Artık bende teknik adamdım, söylediklerini anlamıştım. Ezeli ebedi dost olduk. Şimdi vefat haberini aldım. Benim de bir dönemimi aldı gitti.
Sevgili hocam, nurlar içinde uyu. Sahada olanlar sahada kaldı. Mekanın cennet olsun. Meğer “NİHAT ATACAN “da ölümlü imiş”
Kırçuval’a da Söylemişti
Oktay Çevik’in paylaşımında belirttiği konuyu gazeteci merhum Erhan Kırçuval’a aktardığı biliniyor. Kırçuval, Atacan’ın Oktay’ı arada yedekte oturtarak hırslandırdığını, efsane kaptanın daha çok çalışarak kadroya girdiğini ve goller attığını anlatmıştı.
Fotoğrafta, Malatyaspor yönetiminin 2008 ziyaretinden. Malatyaspor eski yöneticileri Ali Cengiz ile Kaan Kodaman Nihat Atacan ve Muzaffer Atacan’la görülüyor.
Atacan’ın efsaneleştiği, Eskişehirspor’un o güzel yıllarını anlatan, Socrates Dergi’de yayınlanan röportajında, Malatyaspor’dan bahisle, “Ben sakatlığım nedeniyle futbolu erken bıraktım. Bana “Antrenör olursun” dediler. Kurslara falan gittim, antrenörlüğü öğrendim ama [Abdullah] Gegiç’in çalışma programını uygulayarak özellikle Malatyaspor'da başarılar elde ettim.” diyor. Bu röportaja şu linkten ulaşabilirsiniz:
https://socratesdergi.com/yazi/asgari-mustereklerde-birlesen-takim
DERLEYEN: Bülent KORKMAZ