Malatya merkez Battalgazi Hacıabdi Mahallesi Hasanbey Caddesi Nakkaş Sokak üzerinde, geçtiğimiz yıl meydana gelen, 39 yaşındaki Hüseyin Kayış'ın ölümüyle sonuçlanan bıçaklama olayı ile ilgili tutuklu sanık 32 yaşındaki Dilan Karataştan'ın ve tutuksuz bir sanığın yargılanmasına başlandı. 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada Dilan Karataştan 'kasten adam öldürmek'le, tutuksuz Ozan G. ise 'suç delillerini gizlemek'le suçlanıyorlar.
OLAY..
Cinayet sanığı Dilan Karataştan’ın iddianameye yansıyan emniyetteki ifadesinde 17 Haziran 2025 gecesi, Hüseyin’in kendisini araçla farklı noktalara götürdüğünü, darbettiğini ve zorla fiziksel temas kurmaya çalıştığını öne sürüyor. Dilan Karataştan, daha sonra erkek arkadaşı Ozan Genç ile birlikte maktulle karşılaştıklarını, çıkan kavga sırasında maktulün aracında gördüğü bıçağı alarak “korkutmak amacıyla” salladığını, bıçağın isabet ettiğini ise o anda fark etmediğini iddia ediyor.
Karataştan, ifadesinde, olaydan önce maktul Hüseyin ile araçta bulunduklarını, Özgür isimli kişinin Paşaköşkü Mahallesi’nde araçtan indirildiğini, ardından Hüseyin Kayış’ın kendisini Banazı Mahallesi tarafında karanlık ve boş bir alana götürdüğünü, bu süreçte korktuğunu ve eve bırakılmak istediğini belirterek, Hüseyin Kayış’ın kendisine vurduğunu ve kıyafetini çıkarmaya çalıştığını ileri sürdü. Dilan Karataştan, bu sırada Abdurrahman Özgür isimli kişiyi arayarak yardım istediğini, daha sonra Hüseyin Kayış’ın kendisini eve götürmeyi kabul ettiğini anlattı.
Dilan Karataştan evinin yakınına bırakıldıktan sonra erkek arkadaşı Ozan Genç ile mesajlaştığını, yaşadıklarını ona anlattığını belirtti. İfadesine göre Ozan Genç, daha sonra araçla bölgeye geldi ve kadınla birlikte maktul Hüseyin’in bulunduğu yere gitti. Karataştan, Hüseyin ile Ozan arasında burada kavga çıktığını, tarafların birbirlerine yumrukla vurduğunu, kavga sırasında maktulün aracının içinde sarı saplı bir bıçak gördüğünü ve bıçağı eline aldığını ifade etti. Ozan’ın darbedildiğini görünce araya girmek istediğini öne sürdü ve bıçağı Hüseyin Kayış’ın bacağına doğru salladığını anlattı.
Karataştan, “Amacım Hüseyin’i yaralamak değildi. Hüseyin’in aracından aldığım bıçakla Hüseyin’i korkutup Ozan’ı vurmasını ve bana küfür etmesini engellemek istedim. Hatta bıçağın Hüseyin’e isabet ettiğini de görmedim” dedi.
İLK DURUŞMA..
Duruşmada tanık olarak dinlenen G.K., “Dilan benim ablam olur. Hüseyin Kayış’tan ablam çekiniyordu. Hüseyin Kayış’ı 4-5’kez bizim evin önünde görmüştüm.” dedi.
Tanık B.B. ise “Hüseyin Kayış’ı tanımıyorum, ancak kuzenim Dilan’ı sürekli rahatsız ediyordu” dedi.
Tanık A.Ö.D. ise, “Ben olay anını görmedim. Ben İstanbul’da belediyede çalışıyorum. Malatya’ya geldiğimde mahalleden tanıdığım ve yaklaşık 20 yıldır arkadaşım olan Hüseyin Kayış ile karşılaştım. Olaydan önce Hüseyin Kayış beni aradı, bira alıp gittim. Hüseyin Kayış şoför koltuğundaydı, Dilan Karataştan ise ön koltuktaydı, Arabanın içinde bira içmeye başladık. Hüseyin Kayış, bira içerken sürekli kolunu sürekli Dilan’ın boynuna atıyordu, Dilan bundan rahatsız oluyordu. Dilan pas vermedi. Ben o sevgili olmadıklarını anladım. Hüseyin Kayış, Dilan’a sürekli küfür ve hakaretli konuştu. Sonra mahalleden arkadaşım Cansu araca geldi. 2 tane şarap almıştı. Gece saat 12.00’ye doğru Dilan eve gitmek istedi. Hüseyin Kayış, ‘Seni bırakalım, Dilan’ı bırakırım’ diyerek sert yaptı. Beni eve bıraktılar. Bende daha önce Dilan’ın cep telefon numarası yoktu, araçta iken vermişti. Dilan mesaj attı, ‘Senin bu arkadaşın beni karanlık bir yere getirdi, söyle beni geri getirsin’ şeklindeydi mesaj. Bende Hüseyin Kayış’ı aradım, kızı hemen getirmesini söyledim, beni engelledi. Tedirgin oldum. Sonra Dilan’ı aradım. Hüseyin Kayış, Dilan’ı getirip evinin oraya bıkmış. Bende o Dilan’n evinin oraya ticari taksi ile gittim, Dilan’ı aradım, ağlıyordu, “Hüseyin bana tokat attı’ dedi.” ifadelerini kaydetti.
Tanık İ.B. ise “Dilan benim evimde iken Hüseyin Kayış, Dilan’ı arayıp tehdit ve hakaret ediyordu” diyerek, bu olaya cinayetten 1 hafta önce şahit olduğunu ileri sürdü.
Mağdur tarafın avukatı Tuğba Bayhan Yılmaz, tanıkların sanığı kurtarmaya yönelik ifadeler verdiğini söyleyerek, tanık ifadelerini kabul etmediklerini kaydetti.
Sanık avukatı Hüseyin Cem Güney ise, suç tipinin değişme ihtimali bulunduğunu belirterek, sanığın tahliyesini ve beratını talep etti.
Mahkeme Heyeti, uyuşturucu maddenin kanamanın artmasında etken olup olmadığının tespiti için Adli Tıp Kurumu’ndan görüş sorulmasını ve diğer eksikliklerin giderilmesi için duruşmayı ileriki bir tarihe erteledi.
Bu arada, genç kadının sosyal medya hesabında kendisini ‘dijital içerik üreticisi’ olarak tanıttığı belirtiliyor.
malatyahaber.com