Malatya'da, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in katılımıyla 50. Yıl Kütüphaneleri deprem bölgesi toplu açılış töreni gerçekleştirildi.
Yeşilyurt ilçesine bağlı Suluköy Mahallesi'nde gerçekleştirilen 50. Yıl Kütüphaneleri deprem bölgesi toplu açılış töreni, Kur'an-ı Kerim tilavetiyle başladı.
Törende konuşan İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan, vakfın 50'nci yılı dolayısıyla planlanan faaliyetlerin 6 Şubat depremlerinin ardından tamamen deprem bölgesine yönelik çalışmalara dönüştürüldüğünü belirtti.
Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023'teki depremlerden etkilenen illerde çalışmalar yaptıklarını aktaran Erdoğan, şöyle devam etti:
"İlk aylarda daha çok insani yardımlara ağırlık verdik. Peşinden de 50 okula 50 kütüphane yapalım dedik. Bunlardan 36'sını Milli Eğitim Bakanlığımızın yönlendirdiği okullara yaptık. 130 binin üzerinde kitabı yani bir okul başına aşağı yukarı 2 bin 500-3 bin kitaplık kütüphane, çalışma alanı hem öğrencilerin çalışabileceği hem kitap okuyabileceği alan olsun hem de okullara kitap kazandıralım dedik. İlkokullarda ilkokul yaşlarına göre, ortaokullarda ortaokula göre, lisede liseye göre kitaplarla bunları şekillendirdik. Tabii ki okullarımızın uygun yerlerinin büyüklüğüne göre yerinde projelerimizi uyguladık. Deprem bölgesinde Malatya'da 4 okulda olmak kaydıyla 36 okulumuza bu kütüphaneleri kazandırmış olduk."
Vakıf olarak Türkiye'de en üst düzey akademisyenlerin yetişmesi, mevcut akademisyenlerin daha büyük projeler yapabilmesi için çalıştıklarını, desteklerini seferber ettiklerini dile getiren Erdoğan, Türkiye'nin en büyük, en prestijli akademik ödülleri olan İlim Yayma Ödülleri'ni 2 yılda bir verdiklerini ifade etti.
- "Düşünce insanları yetiştirmeye ihtiyacımız var"
Öğrencilerin daha yüksek düzeyde yetişmeleri, daha büyük araştırma yapmaları, bilim ve ilim insanlarının dünya çapında çalışmalara imza atmalarını istediklerini vurgulayan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Tüm bunlar aslında Türkiye Yüzyılı iddiamızın altlığını oluşturacak. Türkiye Yüzyılı hedefini gerçekleştirmek için çok güçlü bir akademik araştırma altyapısına ihtiyacımız var. Dünya bunalımlı dönemlerden geçiyor. Bu bunalımlı dönemlerle ilgili fikren ortaya açılımlar getirecek düşünce insanları yetiştirmeye ihtiyacımız var. Türkiye'nin yerli ve milli yeni entellektüel kılıfa çok ciddi ihtiyacı var. Dolayısıyla İlim Yayma Vakfı olarak inşallah bu konuda Sayın Bakanımızı, bakanlığını desteklemeye devam edeceğiz. Çalışmalarından dolayı kendisini takdirle izliyoruz."
"Okullarımızı devletimiz yapıyor. Öğretmenlerimizi görevlendiriyor. Okullarımızın bütün ihtiyaçlarını bütçe imkanları el verdiğince gerçekleştiriyor." diyen Erdoğan, şunları kaydetti:
"Son 23 yılda Türkiye dünyada eğitim alanında müthiş bir hikaye yazdı. Gerçekten eşi benzeri olmayan bir hikaye yazdı. Bunu devletimiz başarırken sivil toplum olarak bizim üzerimize düşen artık eksiklikleri tamamlamak, okullarımızın kalitesini bir sınıf yukarı nasıl çıkarabiliriz diye çalışmak. Biz şunu görüyoruz belli yerlerde bir iş adamı, bir hayırsever bir okula hami olduğu zaman o okulun kaderinin değiştiğini görüyoruz. Bir vakıf, dernek bir okula hami olduğu zaman o okulun seviyesinin çok hızlı yükseldiğini görüyoruz. Devletimiz bu kadar ciddi alt yapıyı başarmışken bizim sivil toplum kuruluşları olarak okul aile birlikleriyle birlikte okullarımızı biraz daha desteklerimize inşallah bu 50. yıl kütüphaneleri örnek olmuştur."
Kütüphanelerin öğrencilerin ders çalışabileceği ve kitap okuyabileceği şekilde tasarlandığını vurgulayan Erdoğan, ilkokul, ortaokul ve lise seviyelerine uygun kitaplarla donatıldığını ifade etti. Sivil toplum kuruluşlarının eğitimde tamamlayıcı rolüne dikkat çeken Erdoğan, "Devletimizin güçlü eğitim altyapısını, sivil toplum olarak bizler desteklemeliyiz. Bu kütüphanelerin örnek olmasını temenni ediyorum" diye konuştu.
"2002 yılında 350 bin civarında olan derslik sayımız bugün 750 bine ulaştı"
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ise Türkiye'nin son yıllarda eğitim alanında büyük bir dönüşüm yaşadığını belirterek, derslik ve öğretmen sayısındaki artışa dikkat çekti.
Malatya'da depremlerden sonra derslik sayısının da artırıldığını anlatan Tekin, şöyle konuştu:
"Sayın Bülent Ecevit'in Başbakan olduğu 2002 yılında Cumhuriyet'in 100. Yılına Mektuplar diye bir mektup projesi başlatılıyor. Orada deniyor ki, '100'ncü yıldaki bakanlara mektup yazın.' Herkes mektup yazıyor. 100'ncü yılda da ben bakan olduğum için Milli Eğitim Bakanlığına yazılan mektuplar bana geldi. Gelen mektupları açtık okuduk. 2002'deki Türkiye'de okullarımızda öğretmenlerimiz, 'inşallah bir gün 45-50 kişilik sınıflarda ders anlatabiliriz.' diye temennilerde bulunmuşlar. Ne demek bu? Yani 70-80 kişilik bir sınıfa ders anlatıyor. Öğretmenimizin hayalini kurduğu Türkiye'de 45-50 kişilik. Peki şu an kaç kişi? Şu an dünyada OECD ortalamasıyla aynı noktadayız. Temel eğitimde ve ortaöğretimde 20 kişilik yaklaşık ortalama olarak söylüyorum sınıflarda derslerimizi yapıyoruz. Bu inanılmaz bir şey. O tarihlerde Türkiye'de yaklaşık olarak ortalamalarımız 35-40 bandında ikiye katlamış durumdayız. Sayısal olarak bakıyoruz. Yaptığımız derslikler o günlerde 350 bin dersliğimiz varmış. Onun yarısının şu anda kullanılamadığını düşünürsek, deprem ve benzeri sebeplerle yıkıldığını düşünürsek, o tarihlerden kalma elimizde 150-200 bin civarında dersliğimiz var. Peki şimdi kaç dersliğimiz var? 750 bin dersliğimiz var."
Türkiye'deki okulların tamamında etkileşimli tahta ve internet erişimi bulunduğunu ifade eden Bakan Tekin, Eğitim Bilişim Ağı'nın da (EBA) öğrenci ve öğretmenlerin hizmetinde olduğunu ifade etti.
Bakan Tekin, şöyle devam etti:
"Türkiye gerçekten 2002'den sonra eğitim öğretimde bir devrim yaşadı. Muhalete bunu anlatırken bütçeler üzerinden konuşuyorlar. Diyorlar ki, 'bütçenin şu kadarı önceden de Milli Eğitime ayrılıyordu, şimdi de ayrılıyor.' Peki ben de şu soruyu sorayım o zaman. Ayrılıyordu da nereye gidiyordu bu kaynak? Nereye harcanıyordu? Çünkü eğitim öğretim altyapımız belli. Demek ki bir problem varmış. Allah razı olsun. Sayın Cumhurbaşkanımız hem Başbakanlığı döneminde hem Cumhurbaşkanlığı döneminde eğitim öğretimle ilgili olarak hangi talebimiz olduysa, ne istediysek karşılığında Sayın Cumhurbaşkanımız 'bu ülkenin geleceği bu ülkenin çocuklarına yapılan yatırımın hesabı tasarrufu olmaz', ne istiyorsak verdi. Kendilerine huzurlarınızda gerçekten teşekkür ediyorum. Sadece bir Milli Eğitim Bakanı olarak değil, bir Türkiye Cumhuriyeti devleti vatandaşı olarak, bir baba olarak, bir akademisyen olarak gerçekten teşekkür ediyorum."
İlim Yayma Vakfı'na teşekkür eden Tekin, Sivil Toplum Örgütleri'nin desteğinin önemli olduğunu aktardı.
Bakan Tekin, şunları kaydetti:
"Maalesef Türkiye'de sivil toplum örgütlerinin birçoğu kenarda duruyorlar. Eleştiri yapıyorlar. Buyurun gelin yapalım beraber diyoruz. 'Yok biz yapmayız, siz yaparsanız eleştiririz.' Şimdi böyle bir mantık, böyle bir sivil toplumculuk yok. Muhalefet açısından bakıyoruz, normal demokratik bir ülkede, demokratik bir siyasal muhalefet niye devlet kendi işlerini yaparken, sivil toplumun katkısını almıyor? 'Katılımcı olun' diye eleştiri yapması gerekirken bizi nasıl eleştiriyor muhalefet? 'Sivil toplum örgütleriyle niye iş birliği yapıyorsunuz.' diye. Burada bir çelişki var. Burada bir tutarsızlık var. Ben İlim Yayma Vakfı'nı bu anlamda örnek bir sivil toplum etkinliği yaptığı eğitim öğretim süreçlerine katkı verdikleri için teşekkür ediyorum."
Deprem bölgesindeki yatırımlara da değinen Tekin, "Malatya'da deprem sonrası bin 149 yeni dersliği eğitim öğretime açtık. Devam eden yatırımlar tamamlandığında derslik sayısı deprem öncesine göre yüzde 25 artmış olacak" dedi. Eğitimde sivil toplum iş birliğinin önemine vurgu yapan Tekin, katkı sunan tüm kurum ve hayırseverlere teşekkür etti.
Tören, açılış kurdelesinin kesilmesi ve kütüphanelerin gezilmesiyle sona erdi.
Törene Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan, protokol üyeleri öğretmenler ve öğrenciler katıldı.
iha- AA







