Malatya eski milletvekillerinden Talat Zengin, Gazeteci Bülent Yalvaç'ın genel yayın yönetmenliğini yaptığı Bİ'KENT Dergisi'ne röportaj verdi. İşte o röportaj..
***
1980’li yıllarda Anavatan Partisi’nin Malatya Milletvekili olarak o dönem Malatya’da gerçekleşen hizmetlerde büyük katkısı bulunan Talat Zengin, 6 Şubat 2023 deprem felaketinde ağır yıkım yaşayan Malatya’nın yeniden ayağa kalkış sürecini değerlendirirken, milletvekillerinin şehrin sorunlarını Ankara’ya doğru ve etkili bir şekilde ulaştıramadıklarını ifade etti. Zengin, Malatya’nın güçlü AKP iktidarına verdiği desteğin karşılığında arzu edilen hizmeti alamadığına dikkat çekerken, “Malatya’da gönül ister ki milletvekilleri gitsin tuttuğunu koparsın. Malatya’nın kayıpları var, sosyal kayıpları var, ekonomik kayıpları var. Malatya deprem bölgesi ama ses yok.” dedi.
Merhum Cumhurbaşkanımız Turgut Özal’ın Malatya’ya olan bakışını ve hassasiyetini de yaşadığı anılarla anlatan 17. ve 18. dönem ANAP Malatya Milletvekili Talat Zengin, ““Özal’lı yıllarda ülke çağ atlamıştı. Malatya’lı olmak bir gururdu. Malatya’lı olmak bir öncelikti, Malatya’lı olmak her yerde her kapının açılması demekti. Malatya’lı olmak her bürokratının vali olması, genel müdür olması daire başkanı olması demekti. Malatya’lı olmak bir avantajdı. O yıllardan sonra Malatya aynı şeyleri yaşadı mı? Yaşamadı. “ şeklinde konuştu.
Türk halkının her zaman mağdurun yanında olduğunu da vurgulayan Zengin, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nu da Silivri Cezaevi’nde ziyaret ettiğini belirterek İmamoğlu’nun Malatya’lılara selamını iletti. Zengin, Bi’Kent Dergisi’nin sorularını cevaplarken Özal’lı yıllarla günümüzün Malatya’sını da değerlendirdi.
Malatya’nın yaşadığı 6 Şubat felaketi sonrasında Malatya’yı sık sık ziyaret ettiniz. Deprem sonrası ve Malatya’nın yeniden inşası sürecini nasıl değerlendiriyorsunuz? Sizce süreçte neler doğru, neler yanlış?
Talat Zengin; “Deprem sonrası vakit geçirmeden Malatya’ya gittim. Malatya gerçekten talihsiz bir dönem yaşadı. Sadece Malatya değil Adıyaman, Hatay, Maraş gibi birçok bölgemizde 50 bine yakın insanımızı kaybettik. Binlerce insan yaralandı. Maalesef bu felaket, deprem bölgesindeki yapıların sağlıklı olmadığı gerçeğini ortaya çıkardı. Tarım alanlarına ruhsatlar verildi imara açıldı, bunun neticesinde birçok insanımızı kaybettik. Malatya binalar açısından da büyük yıkım yaşadı. Malatya neredeyse yerle bir oldu. Malatya’nın doğası, geçmişi ve tarihi yok oldu. Son birkaç ay önce yeğenimi kaybetmiştim, cenaze nedeniyle gittim. Kışla caddesini göremedim, şehir merkezini göremedim. Bu alanlar ve yolları kapalı idi. Çalışmalar devam ediyor. Ne zaman biter hangi tarih de Malatya’nın eski dokusu kayboldu gitti. Bir saman pazarını, bir ayakkabıcı pazarını, bir hal pazarını bulamazsın. Yeni bir Malatya, yeni bir proje uygulanıyor. Bunun Malatya’ya ne kazandıracağını zaman içerisinde görebileceğiz. Şu anda yapılan işlerin hangi zaman içerisinde yapılacağını takip ediyoruz. Malatya’da ailemiz var, dostlarımız var, tarihimiz var. Onları devamlı iletişim halindeyiz gelişmeleri takip ediyorum. Malatya inşallah önümüzdeki günlerde toparlanır da bizde huzur içerisinde gideriz.”
Malatya yeniden inşa ediliyor. Bu sürecin sevk ve idaresini yöneten yerel yöneticilere tavsiyeleriniz nedir?
Talat Zengin; “Yerel yöneticilerle çok fazla bir irtibatım yok. Bir Malatyalı olarak yeşil alan konusuna dikkat etmelerini istiyorum. Malatya kuru binalarla, inşaatlarla donatılmamalı. Park alanları, yeşil alanları mesire alanları olmalı. Malatya’ya yeni bir proje uygulanıyor. Burada eş dost ahbap işi olmamalı. Çok ciddi projelerle yeniden yapılanmalı. Malatya artık Yeni Malatya olacak.”
Özal’lı yıllarda doğunun Paris’i olarak ifade edilirdi Malatya için, bugünkü tablo üzüyor. Nasıl bir Malatya bizi bekliyor herkes merakla bekliyor?
Talat Zengin; “Özal’lı yıllarda ülke çağ atlamıştı. Malatya’lı olmak bir gururdu. Malatya’lı olmak bir öncelikti, Malatya’lı olmak her yerde her kapının açılması demekti. Malatya’lı olmak her bürokratının vali olması, genel müdür olması daire başkanı olması demekti. Malatya’lı olmak bir avantajdı. O yıllarda sonra Malatya aynı şeyleri yaşadı mı? Yaşamadı. Bugün 25 yıldır tek başına iktidar olan siyasi partide Malatya’ya elbette ki bir takım hizmetler götürmüş olabilirler ama Malatya o psikolojik durumunu kaybetti. Yani Malatya’nın temel meselelerine sahip çıkacak siyasiler pek ortalıkta görülmüyor. İsimleri duyulmuyor. Yok zaten. Bizlerden sonra ortaya çıkıp da falan milletvekili, falan bakan şu memlekete şu hizmetleri getirdi diye konuşulan bir durum yok. Bir proje yok.”
Malatya Özal’lı yıllarda önemli bir süreç yaşadı. Özal ile bugünkü kadar uzun süreli iktidarı yaşasa idi Türkiye, Malatya’da neler olurdu sizce ?
Talat Zengin; “ Özal ile 10 yıl yaşadık bu süreci. Bugünkü iktidarın yaşadığı süreci Özal ile yaşasa idik bugün Malatya gerçekten Paris olur idi. Allah sağlık verse, Özal dönemi bir 20 yıl devam etseydi, Türkiye kalkınma içerisinde olurdu. Sanayileşme, yatırım, ticaret Özal ile başladı. Piyasa ekonomisi Özal ile başladı. Savunma sanayi Özal ile başladı. Oto yollar Özal ile başladı. Köprüler Özal ile başladı.”

Türk siyasi hayatında 1980’li yıllardan sonra birçok partide üst düzeylerde Malatyalılar oldu. Ancak Özal’ın Malatya’ya bakışına yakın bir bakış hiç yaşanmadı. Malatya Özal için ne ifade ediyordu. Sizin o dönem ki gözlemleriniz nedir?
Talat Zengin; “Malatya politikalarında Özal, güvendiği insanlara sorumluluk vermiş, teslim etmişti. Hükümetine, bürokrasiye falan isim benim adıma Malatya ile ilgili konuları takip ediyor diye mesaj verdiğini biliyorum. O zaman Malatya’dan gelen her mesele çözülüyordu. Bugün Malatya Tıp Merkezi Özal döneminde ve o projeyi hizmete alan benim, planlamaya aldıran benim. Bu bir mücadele işidir. Malatya’nın temel meselelerinin hepsinde o zamanki milletvekillerimizin, bakanlarımızın hepimizin katkısıyla meseleleri Özal’a taşıma insiyatifini kullanabiliyorduk. Malatya’nın meselelerini lidere, başbakana, cumhurbaşkanına milletvekilleri taşıyamıyorsa oraya hizmet gitmez. Liderin binlerce işi var hem ülke içerisinde hem uluslararası siyasette zamanı yok. Bir ilin meselelerine zaman ayırma şansları yok. Şehrin sorunlarını ona taşıyacak o şehrin milletvekilleridir. Milletvekili ‘bana dokunmayan bin yaşasın, kimse ile kötü olmayayım, karışmayayım’ der el indir el kaldır milletvekilliği yaparsa memlekete hizmet edemez.”
Bir dönem Özal ile yaşadığınız farklı diyaloglar olmuş idi. Hatta bir kirvelik süreci yaşandı. O günkü gündem Malatya sorunları mıydı ?
Talat Zengin; “Kişisel hiçbir hesabımız olmadı. Malatya’nın temel meselelerine koşturan, her gününü her saatine ayıran bir milletvekili olarak çalışıyordum. Özal’da milletvekilleri arasında en fazla bana yaptırırdı. Yani Malatya’nın meselesi benimle özdeşleşmiş hale gelmişti. O gücü ben Özal’dan aldım. O benim şahsi gücüm değil. Liderin bana sağladığı itimattan dolayı benim Malatya dışında kişisel olarak başka işlere bulaşmadığımı, memleket hizmeti ile uğraştığımı bildiği, gördüğü için o yetkiyi de bana verdi.”
Özal’ın bu bakışından dolayı kabinede bakanlardan ve bürokrasiden talepte bulunurken çok zorlanmıyordunuz sanıyorum?
Talat Zengin; “Kabine, bürokrasi biz ne istersek onu anında yapardı. Çünkü Özal’ın talimatı idi. Güç benim gücüm değildi, Özal’ın vermiş olduğu güçtü. Malatya’nın temel meselelerinde çalışan, koşturan bendim, takibi ben yapıyordum.”
Uzun yıllar siyasetten uzak durdunuz. Ancak 6 Şubat felaketinden sonraki süreçte tekrar siyasetle ilgili süreciniz başladı ve aday adaylığı dönemi yaşadınız. Zor bir dönemde Malatya’ya hizmete talip oldunuz. Sahada neyi eksik gördünüz böyle bir sürece girerken?
Talat Zengin; “Ben o dönem Malatya’nın bu deprem kaosundan kurtulabilmesi için siyasete dönmeye karar verdim. Bir siyasi partiden aday adayı oldum ve o parti tercih etmedi beni. Bugün mebusluğun bana kazandıracağı birşey yok. Bu dönem kritik bir dönemdi daha önemli bir dönemdi. Yıkılmış Malatya’nın tekrar toparlanması, ayağa kalkması için benim tecrübem, benim cesaretim, benim bilgimle memleketime yardımcı olabilmek için müraacat ettim. Ben zaten 2 dönem milletvekilliği yapmışım, devlet görevinde bulunmuşum. Zor bir döneme talip oldum. Ancak siyasi liderler kendi kontrolündekileri tercih ederler. Doğruyu söyleyecek, hakkı hakikatı isteyecek adamlarla fazla çalışmazlar. Genel tablo bu.”
Anladığım kadarıyla Ankara’da tablo bu..
Talat Zengin; “Malatya’da gönül ister ki milletvekilleri gitsin tuttuğunu koparsın. Malatya’nın kayıpları var. Sosyal kayıpları var, ekonomik kayıpları var. Malatya deprem bölgesi ama ses yok.”
Bugünün sessizliği ilerideki yıllarda önümüze ağır faturalar koyar mı?
Talat Zengin; “40-50 sene sonra çocuklarımız, torunlarımız çekecek. Bu kolay bir iş değil. Yeni bir şehir yapılanıyor. Doğru yönetilmesi lazım.”
Malatya yeniden ayağa kalkma sürecini doğru yönetiyor mu? Derdini Ankara’ya anlatabiliyor mu?
Talat Zengin; “ Derdini anlatacak, Ankara’ya taşıyacak kimse yok. Malatya’nın hakkını hukukunu Ankara’ya kim taşıyacak? Seçilmişler taşıyacak. Ben onlardan bir şey duymuyorum. Duyan var mı? Basın olarak siz söyleyin. ‘Falan milletvekili bu işleri iyi takip ediyor, gidip liderlerden, bakanlardan şunları koparıp alıyor. Yapılacak işleri kolaylaştırıyor, öncülük yapıyor.’ diyen var mı birisi?
Geçmişte bir Mevlüt Aslanoğlu vardı. Allah rahmet eylesin. Muhalefet partisinde olmasına rağmen ismi duyuluyordu. Şimdi Veli Ağbaba ismi duyuluyor. Ama memlekete hizmet etmesi gereken iktidar veya iktidar ortağının milletvekillerinde ses yok.”
Malatya yeniden ayağa kalkma sürecini tamamlayacak. Yani yıkılan binaların yerine yenileri yapılacak. Peki Malatya bulunduğu konumu sosyal ve kültürel açıdan daha ileriye taşıyabilmesi için nelere dikkat etmeli, neleri hayata geçirmeli ?
Talat Zengin; “Devlet bütün imkanlarını seferber ediyor. Etmiyor diyemeyiz. Ancak yerelden yeni projeler devreye girebilmeli. Mahalli idareler güçlü olmalı. Etkili isimlerle etkili projeler yapmalı. İşi sadece TOKİ’ye bırakarak bu işler olmaz. Belediye başkanı kendine çok iyi bir ekip oluşturmalı imardan anlayan iyi bir ekip kurması lazım. İstanbul’da, yurt dışında iyi eğitim almış mimarlar, mühendisler var. Bunları getirmek ve değerlendirmek lazım.
Bu bölgede yerel yöneticilerin aktif olması lazım, STK’ların aktif olması lazım, milletvekillerinin tuttuğunu koparan bir yapıya sahip olması, meselelere sahip olması lazım. Medyanın şehre sahip çıkıp, kamuoyu oluşturması lazım. Bir takım konuların sahiplenmesinde siyasiler kadar medyanın da sorumluluğu var. Bunlar yapılabilir ise belli bir ekipte ciddi bir şekilde çalışırsa yeni kurulan şehir daha modern olur, daha güzel olur. Projeler daha düzgün olur. Ankara merkezi hükümet Malatya’nın sorunlarını takip edemez, kim taşıyacak bunları. Mahalli yöneticiler taşıyacak. Belediye başkanları, milletvekilleri, STK’lar, meclis üyeleri taşıyacak.”
2 Dönem Malatya milletvekilliği yapmış, şehire hizmet etmiş bir isimsiniz. Talat Zengin olarak nasıl bir Malatya özleminiz var. Malatya’nın hangi sorunlarından arınmış olmasını isterdiniz?
Talat Zengin; “ Malatya’nın geçmiş dönemde de eksikleri vardı, bu dönemde de var. Talat Zengin olarak isterim ki benim ilim dünyanın yaşanabilir en güzel şehri olsun. Nasıl 44 plakamıza özel bir sevgimiz var ise her yerde Malatya’lı plakasına 44’ü yansıtmaya çalıyorsa. Telefon numarasında 44’ü bulundurmaya çalışıyorsa şehrinin de dört dörtlük bir şehir olmasını ister. Bulunduğu konumu, tarihi ve kültürü ile Malatya bu potansiyele sahiptir. Battalgazi’nin şehridir Malatya. Ayrıca Battalgazi ismini de ben koydum.”
Eski Malatya’dan Battalgazi’ye geçiş sürecinde mi?
Talat Zengin; “ O zaman orayı ilçe yaptığımızda rahmetli Özal’a gittim. ‘Eski Malatya’nın ismini aşağlıyorlar’ dedim. ‘Peki ne koyalım’ dedi. ‘Battalgazi ismini koyalım’ deyince bana döndü dedi ki ‘Kenan Paşa karşı çıkar. Battalgazi arap komutanı’. Dedim ki ‘’çıkarsa çıksın’. O ismi verende benim. Biz tutuğumuzu koparırdık. Orayı ilçe yaptık. Önce ‘yok’ dedi. Merkeze 8 kilometre olmaz dedi. Milletvekili istemezse olmaz. Özal Malatya’nın her şeyini takip edemezdi. Kale’de oldu, Doğanyol’da oldu, Yazıhan’da oldu. İlçe yaptık bunları.”
Milletvekilliği döneminizde Malatyaspor konusunda da hassasiyetinizi biliyoruz. Sıkıntılı dönemde önemli katkılar sağlanmıştı. Şimdilerde Malatyaspor’u takip edebiliyor musunuz? Şehir yeniden ayağa kalkarken moral ve motivasyon açısından güçlü bir Malatyaspor’a sizce ihtiyacı var mı?
Talat Zengin; “Ben o dönem milletvekilliğini 3. sırada kaybedince, beni Mesut Yılmaz o zaman çağırdı Sağlık Bakanlığı müsteşarlığı teklif etti ben kabul etmedim. Ben kendisine söyledim ‘benim arkadaşım bakan olsa dahi ben onun karşısında elimde dosya ile durmam, ben o işi yapmam.’ dedim . Bana ‘Vakıflar Bankası Yönetim Kurulunu’ kabul eder misin diye teklifte bulundu,’ kabul ederim ancak bir şartla’ dedim. Partide başbakanlık danışmanlığını da verirseniz dedim. Bana hem genel başkan baş danışmanlığını hem Vakıflar Bankası yönetim kurulu üyeliği görevini verdi. Yani benim partide de odam vardı.
O zaman tabi Malatyaspor ile ilgili bizim o zamanki Turizm Müdürümüz Ali Cengiz, Malatyaspor başkanı da o zaman genç kardeşimiz Mahmut kardeşimiz ile birlikte geldiler. Ben o zaman banka yönetimindeydim. Başbakana gittim. Başbakan Mesut Yılmaz’a ‘ Efendim siz Rizespor’a 60 bin lira verdiniz yardım ettiniz ,bende Malatyaspor’a 60 bin lira açıklayacağım’ dedim. Kendisi ‘tamam açıklayabilirsiniz’ dedi. O dönem banka yönetimini Malatya’da topladım. Yatırımlara kredi sağlamak amaçlı bir toplantı gerçekleştirdik. Yani yönetimi Malatya’nın ayağına götürdüm. Malatya’ya ve iş insanlarına ne yapabilirizi nasıl destek verebilirizi anlattık. Bu arada Malatyaspor’a ve Pütürgespor’a da yardım yaptık. Siyasette ayak oyunları olur, bazıları benim vereceğim para miktarına karşı çıktılar. İsmini söylemek istemiyorum, sizler bilirsiniz. O zaman ki siyasiler. Buna rağmen ciddi bir para desteğinde bulunduk. Vereceğimiz parayı da biraz aşağıya çektiler maalesef. Malatyaspor o dönem alması gerektiğini aldı. Ben Malatyalıyım bunu değerlendirdim.”
Malatyaspor Malatyalılar için önemlidir. Güçlü bir Malatyaspor’u herkes ister. Şehir içinde önemli bir moral kaynağı olur.
Talat Zengin; “Siyasette siyasetçi yeri geldiği zaman onu değerlendirmez ise ben onu siyasetçi saymam. Hem memleket hizmetinde hem Malatyalıların bürokrasi de bir yerlere gelmesinde söz sahibi ise ve bunu yerine getiremiyorsa ben onu iyi bir siyasetçi saymam. Ben o dönem bir çok Malatyalının bürokraside önemli yerlere gelmesinde etkili oldum.”
Malatyalılara dergimiz aracılığıyla iletmek istediğiniz son bir mesajınız var ise onu alalım.
Talat Zengin; “Malatyalılara sağlık ve huzur içerisinde yaşamayı diliyor. Bu arada da Ekrem İmamoğlu kardeşimi ziyarete gittim. Ekrem İmamoğlu ‘Malatyalılara selamımı, saygımı ilet’ dedi. Bu da benim boynumda bir borç idi sizin aracılığınızla Malatyalılara iletmenizi istiyorum. ‘Neden gittiniz’ derseniz, Ekrem İmamoğlu’nun babası Hasan İmamoğlu bizim Anavatan Partisi’nin Trabzon Merkez İlçe Başkanı idi. Ekrem beyde onun evladıdır. Mağdur durumda olduğu için gittim. Türk halkı her zaman mağdurun yanındadır, bende Ekrem İmamoğlu’nun mağdur olduğunu düşünüyorum ve destekliyorum.”
Teşekkürler.
________
KAYNAK: Bİ'KENT DERGİSİ





