Malatya'da depremin ardından son derece kötü bir imar planlaması ile tamamına yakını beton yapılar olarak inşa edilen Yeni Cami ve Akpınar çevresindeki yeni çarşıda, plan dışı yapılmak istenirken kamuoyuna yansıyan eklentilerin, bazı yetkililerin "söz ve yol vermesi" üzerine yapıldığı öne sürülürken, kendilerini çarşının sahibi zanneden bu yetkililerin kim oldukları, hangi makamları işgal ettikleri merak konusu oldu.
ÖNCE MUHTARLIK KULÜBESİ..
İnşaatların tamamlanması ve işyeri yerleşiminin başlamasının ardından, Akpınar bölgesinde Gastronomi Sokağı'nın arkasında bulunan, planda yeşil alan olarak gözüken yere briketler örülerek bir 'kulübe' yapılmakta olduğu dikkat çekti.
Plan ve program dışı, adeta "gecekondu" olarak inşa edilen bu yapının, Halfettin Mahallesi muhtarlık ofisi olarak kullanılmak üzere yapılmakta olduğu, buna mahalle muhtarının bölgeyi ziyarete gelen bir yetkiliden talep etmesi, onun da Emlak Konuta talimat vererek, buraya bir kulübe inşasını istemesinden kaynaklandığı, hatta çarşı ile ilgili görsellere de bu kulübenin yerleştirildiği (üstteki fotoğrafta) bildirildi. Vatandaşların tamamen keyfi olarak, bazı yetkililerin muhtar talimatı üzerine inşa ettirmeye başladığı kulübe, daha yeni olan çarşının zaten çok tartışmalı olan imar bütünlüğünü ve disiplinini bozmasının yanı sıra, talimatı veren yetkilinin, kendisine biçtiği kamu gücü yetkisi tartışma konusu oldu.
Mahallenin muhtarı da, kendisinin talebi üzerine bu kulübenin yapımına başlandığını doğrularken, olayın kamuoyuna yansımasının ardından yıktırılan 'gecekondu" kulübeye, yapılması talimatını veren yetkililerin sahip çıkmaması da dikkat çekti.
BİR BAŞKA İHLAL..
Bu arada, yine aynı bölgede bir başka ihlal daha aynı günlerde, "ikinci rezalet" olarak kamuoyuna duyuruldu.
Deprem sonrası güya restore edilirken yıkılan Çınarlı Cami'nin bulunduğu alanın karşısında bulunan, projede kaldırım olarak yer alan ana caddeye cepheli hanın girişine denk gelen noktada demir profiller kullanılarak dükkan yapılmaya başlanması, iddiaya göre bunu yapanın da bir milletvekilinin yakını olduğuna dair söylentiler kamuoyunda bir kez daha tepkiye yol açtı.
Daha sonra bu "gecekondu" ile ilgili savunma yapanlar, söz konusu bölgede 19 hak sahibi olmasına rağmen 18 işyeri inşa edildiğini, 19'uncu işyerini ise hak sahibinin kendisinin inşa ettiği ve hakkını aldığı yolunda "gülünç" bir savunma yaparken, vatandaşlar, Malatya'da rezerv alan kapsamına sokularak zorunlu el konulan yerlerde inşa edilen konut ve işyerlerinin bazı bölgelerde hak sahibi sayısından az olmasına rağmen bu vatandaşlara uzak semtlerde başka yerlerin verildiğini, bu büyük haksızlıklarla ilgili etkilenen vatandaşların mahkemelere gittiği, buna karşın rantı yüksek olan bir iş bölgesinde, gecekondu bir işyeri yapılmasının yolu açılarak, bir kez daha daha çok yeni olan çarşı imar bütünlüğünün yine buna izin veren yetkililerce yok edilmeye çalıştığı belirtiliyor.
Vatandaşlar, çarşıda bu tür imar ve proje dışı yapılaşmalara, çarşıyı "babalarının malı" gibi görerek izin ve yol veren yetkililere, Malatya'daki imar ve inşaattan sorumlu STK'lardan, siyasi partilerden tepki gösterilmemesinin, tepkinin sadece kamuoyuna ve basına bırakılmasının bu kişilerin aynı cüretle söz konusu faaliyetlerini sürdüreceği izlenimine yol açtığını belirterek, birçoğu bozukluğun ve çarpıklığın sorumlularına plaket dahi verecek kadar ileriye giden "yetkili-güçlü idareci eyyamcısı" bazı STK'ların artık gerçek işlevlerini yerine getirerek, kente sahip çıkmaları gerektiğini söylediler.
Bu arada, yaptıkları yasadışı iş ve işlemlere rağmen haklarında herhangi bir işlem yapılmayan, ruhsatsız aile işyerlerine yapılan tüm uyarıcı haberlere rağmen dokunulmayan şehrin imar ve inşasıyla ilgili Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Müdür Vekili Cengiz Başer'e dokunulamamasının da, genel olarak yapılan aykırı imar ve inşa işlerine bu kişinin "emir telakki ederek" karşı çıkmayıp, tam destek vermesiyle de ilgili olduğu iddia ediliyor. Ayrıca, bugünlerde yargıya intikal eden deprem sonrası bazı yolsuzluk iddiaları ve usulsüz işlemlerin de geçmişte konuşulurken, yıllar sonra "davaya" dönüştüğü hatırlatılıyor.
malatyahaber.com





