Genel

Baro Genel Kurula Hazırlanıyor.. Şimdiden 2 Aday Var..

Malatya Barosu'nun olağan genel kurulunun Ekim ayının ilk haftasında yapılacağı belirtilirken, mevcut başkan Avukat Onur Demez'in yeniden aday olmayacağı öğrenildi. Baro başkanlığı için şimdiden Avukat Çiğdem Ağdağ Baydoğan (üstteki fotoğrafta sağdan 3.)  ve Avukat Murat Görgeç adaylıklarını açıkladılar.

BARONUN İLK KADIN BAŞKANI OLMAYI HEDEFLİYOR..
Avukat Çiğdem Ağdağ Baydoğan, Malatya Barosu Başkanlığına adaylığını açıkladı. Basın mensupları ve meslektaşlarına seslenen Baydoğan, yıllardır görev aldığı Malatya Barosu’nun geleceği için aday olduğunu belirterek, “Bugün burada yalnızca bir adaylık açıklaması için değil, yıllardır emek verdiğim ve sorunlarını bildiğim, Cumhuriyet ile eşdeğer köklü Malatya Barosu’nun geleceği için buradayım. Malatya Barosu Başkanlığına adayım.” dedi.

Başkan adaylığının uzun yıllara dayanan deneyiminin sonucu olduğunu belirten Baydoğan, görev sürecinin Çocuk Hakları Komisyonu Başkanlığı ile başladığını; ardından Yönetim Kurulu, Genel Sekreterlik, Avukat Hakları Merkezi, CMK Komisyonu ve üst kurullardaki görevlerle devam ettiğini söyledi.

Baydoğan, “Başkan adaylığım Çocuk Hakları Komisyonu Başkanlığı ile başlayan; meslektaşlarımın takdirleriyle Yönetim Kurulu, Genel Sekreterlik, Avukat Hakları Merkezi, CMK Komisyonu ve üst kurullardaki görevlerle devam eden uzun bir baroculuk deneyiminin bugün ulaştığı noktadır. Bu tecrübeyle baromuzu daha güçlü bir geleceğe taşımak için yola çıkıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Mesleğin, savunma hakkının ve yargı bağımsızlığının zor bir dönemden geçtiğini ifade eden Baydoğan, 6 Şubat 2023 depremlerinin Malatya’da yalnızca fiziki değil, psikolojik ve hukuki sonuçlar da ortaya çıkardığını söyledi.

Depremler nedeniyle adliye binalarının kullanılamaz hâle gelmesinin ardından adalet hizmetlerinin farklı binalara bölünerek yürütüldüğüne işaret eden Baydoğan, yargının farklı birimlerinin hâlen farklı yapılarda hizmet verdiğini kaydetti.

Baydoğan, “Malatyamız 6 Şubat 2023 Asrın Felâketi olarak anılan depremlerden bu yana hem fiziki, hem psikolojik hem de hukukî olarak çok ağır şartlardan geçiyor. Şehrimiz yalnızca binalarını değil, hayatını, hayallerini ve geleceğini yeniden inşa etmeye çalışıyor. Adliye binalarımızın deprem nedeniyle kullanılamaz hale gelmesinin ardından adalet hizmetleri farklı hizmet binalarına bölünerek yürütülüyor. Bugün hâlâ yargının farklı birimlerinin farklı yapılarda hizmet verdiği bir düzenden söz ediyoruz. Bölünmüş adliyelerde, zor şartlarda görevimizi ifa ediyoruz.” dedi.

Deprem sonrasında avukatların vatandaşların haklarına ve adalete ulaşabilmesi için çoğu zaman kendi imkânlarıyla çalıştığını belirten Baydoğan, bölünmüş adliye düzeninin hem meslektaşları hem de vatandaşlar açısından çeşitli güçlükler doğurduğunu dile getirdi.

Bir avukatın duruşmasına yetişmek için şehir içinde farklı adliye binaları arasında dolaşmak zorunda kaldığını, vatandaşların da hangi adliye binasına gitmeleri gerektiğini anlamaya çalıştığını belirten Baydoğan, mesleğin olağan işleyişinin olağanüstü şartlara dönüştüğü bir süreç yaşandığını ifade etti.

Yeni adliye binasına adli tatilin sona ermesiyle geçileceğinin söylendiğini aktaran Baydoğan, bu tarihin daha sonra başka bir tarihe ötelendiğinin görüldüğünü söyledi.

Deprem sonrasında yaşananların Malatya Barosu’nun şehir açısından üstlenmesi gereken sorumluluğu yeniden ortaya koyduğunu savunan Baydoğan, baronun yalnızca avukatların meslek örgütü olarak görülmemesi gerektiğini ifade etti.

Baydoğan, “Bütün bunlar bize çok önemli bir şeyi gösterdi: Bir şehir yeniden ayağa kalkarken, adalet de ayağa kalkmak zorundadır. İşte tam da bu nedenle bugün Malatya’nın baroya her zamankinden daha fazla ihtiyacı olduğunu görüyoruz. Baro yalnızca avukatların meslek örgütü değildir. Baro, bir şehrin hukuk güvencesidir. Hafızasıdır. Vicdanıdır. Ve gerektiğinde halkın sesidir.” diye konuştu.

Deprem sonrasında mülkiyet sorunları ve hak kayıplarının yanı sıra kadınların ve çocukların korunması ile vatandaşların adalete erişiminin daha fazla önem kazandığını belirten Baydoğan, baronun kentin içinde ve vatandaşların yanında olması gerektiğini söyledi.

Baydoğan, “Deprem sonrasında ortaya çıkan mülkiyet sorunlarından hak kayıplarına, kadınların ve çocukların korunmasından vatandaşın adalete erişimine kadar hukukun hayatın her alanında daha fazla hissedildiği bir dönemden geçiyoruz. Baro her daim şehrin içinde olmalıdır. Halkın yanında olmalıdır. Hukuksuzluğun karşısında olmalıdır.” ifadelerini kullandı.

Başkanlık hedeflerini de açıklayan Baydoğan; liyakatin esas alındığı, şeffaflığın yönetim biçimine dönüştüğü ve hem meslektaşların hem de vatandaşların kendilerini güvende hissedebileceği bir baro yönetimi hedeflediğini kaydetti.

CMK ve adli yardım alanında meslektaşlarının yıllardır yaşadığı sorunlara kalıcı çözümler üretilmesi gerektiğini belirten Baydoğan, genç avukatların desteklenmesini, teknolojinin daha etkin kullanılmasını ve mesleğin geleceğine yönelik hazırlık yapılmasını da öncelikleri arasında sıraladı.

Baydoğan, hedeflediği baroyu şu sözlerle anlattı:

“Benim hayalim; liyakatın esas alındığı, şeffaflığın bir söylem değil yönetim biçimi olduğu, meslektaşının ve vatandaşın kendisini güvende hissettiği bir baro… Elbette meslektaşlarımızın yıllardır çözülemeyen CMK ve adli yardım sorunlarına da kalıcı çözümler üreten; genç meslektaşlarımızın önünü açan, teknolojiyi kullanan ve geleceğin mesleğine bugünden hazırlanan bir baro… Kadınların ve çocukların hakları ihlal edildiğinde sesini yükselten, mağdurun yanında duran, hukukun üstünlüğünü kimden geldiğine bakmaksızın savunan, gücünü meslektaşından alan, sözünü meslektaşıyla söyleyen, yönünü hukuk ve adaletten ayırmayan yan yana, omuz omuza bir baro…”

Adaylığının kendisi açısından ayrıca özel bir anlam taşıdığını belirten Baydoğan, Malatya Barosu’nun ilk kadın başkanı olmak için yola çıktığını açıkladı.

Bu hedefi yalnızca bir “ilk” olarak değerlendirmediğini belirten Baydoğan, kadınların, gençlerin ve mesleğin geleceğine inananların baroda daha fazla söz sahibi olacağı bir dönemin başlangıcı olarak gördüğünü söyledi.

Baydoğan, “Malatya Barosu’nun ilk kadın başkanı olmak üzere yola çıkıyorum. Bunu yalnızca bir ‘ilk’ olarak değil, kadınların, gençlerin ve bu mesleğin geleceğine inanan herkesin daha fazla söz sahibi olacağı yeni bir dönemin başlangıcı olarak görüyorum. Ben bu göreve bir makam için değil, bir emaneti daha ileri taşımak için talibim.” dedi.

Malatya’nın yeniden yapılanma sürecinde hukukun ve adaletin de güçlendirilmesi gerektiğini ifade eden Baydoğan, baronun şehrin yeniden ayağa kalkma sürecinin etkili kurumlarından biri olması gerektiğini savundu.

Baydoğan, “Çünkü artık Malatya’da; baronun yalnızca adı değil, ağırlığı da hissedilmeli. Şehrimiz yeniden kurulurken hukuk da yeniden güçlenmeli. Adalet yeniden güçlenmeli. Ve baro, bu şehrin yeniden ayağa kalkma mücadelesinin en güçlü kurumlarından biri olmalıdır.” ifadelerini kullandı.

Adaylık açıklamasının sonunda kararını bir kez daha dile getiren Baydoğan, “Bu inançla bugün huzurlarınızda açıkça ifade ediyorum: Malatya Barosu Başkanlığına adayım. Bu şehirde bir baro olduğunu yeniden hatırlayacağımız bir baro için yola çıkıyoruz. Hepinizi saygıyla selamlıyor, bu önemli günde yanımızda olduğunuz için teşekkür ediyorum.” dedi.

ESKİ BAŞKANIN OĞLU DA ADAY
Malatya Barosu'nin bir diğer Başkan Adayı Avukat Murat Görgeç, başkanlık seçimlerine ilişkin hedeflerini ve yönetim anlayışını ve listesini kamuoyuyla paylaştı. Adaylık sürecini yalnızca bir seçim kazanma hedefiyle değerlendirmediklerini belirten Görgeç, Malatya Barosunu daha güçlü ve saygın bir konuma taşımak istediklerini söyledi.

Malatya Barosu'nun 3 dönem görev yapan eski başkanlarından Avukat Mehmet Görgeç'in oğlu olan Murat Görgeç, “Biz bu yola yalnızca bir seçim kazanmak için değil, Malatya Barosunu hak ettiği güçlü ve saygın konuma taşımak için çıkıyoruz.” dedi.

Meslektaşların haklarının korunmasını ve sorunlara çözüm üreten bir yönetim anlayışını öncelediklerini belirten Görgeç, baronun avukatların yanında duran, taleplerini takip eden ve sonuç odaklı çalışan bir yapıya kavuşması gerektiğini ifade etti.

Görgeç, “Meslektaşının yanında duran, hakkını kararlılıkla savunan; sorunlara seyirci kalmayan, çözüm üreten ve sonuç alan bir Baro istiyoruz.” ifadelerini kullandı.

Yönetim anlayışlarının temelinde şeffaflık, katılımcılık ve ortak aklın bulunacağını kaydeden Görgeç, mesleğin onurunu korumayı ve avukatların haklarını her platformda savunmayı hedeflediklerini söyledi.

Görgeç, “Yönetimde şeffaflığı, katılımcılığı ve ortak aklı esas alacağız. Mesleğimizin onurunu koruyacak, meslektaşımızın hakkını her platformda kararlılıkla savunacağız.” dedi.

Savunma makamının güçlendirilmesinin güçlü bir baro yapısıyla mümkün olacağını belirten Görgeç, seçim sürecindeki temel yaklaşımlarını, “Güçlü savunma, güçlü baro ile mümkündür.” sözleriyle ifade etti.

Görgeç, bu anlayış doğrultusunda Yönetim Kurulu, Denetleme Kurulu, Disiplin Kurulu ve Üst Kurul Delegelerinden oluşan kadroyla seçim sürecinde yer aldıklarını açıkladı.

Açıklamasının sonunda meslektaşlarına birlikte hareket etme çağrısında bulunan Görgeç, “Gelin, hep birlikte daha etkin, daha güçlü ve daha saygın bir Malatya Barosu inşa edelim.” dedi.

Malatya Barosu Başkanlığı için seçim süreci devam ederken Görgeç, yönetim anlayışını şeffaflık, katılımcılık, ortak akıl ve meslektaş haklarının savunulması üzerine kurduklarını belirtti.

malatyahaber.com