İsmet YALVAÇ
6 Şubat tarihinde merkezi Kahramanmaraş il sınırlarında (Pazarcık ve Elbistan) olan 7,7 ile 7,6 büyüklüklerinde iki depremin çok yıkıcı etkisinin yaşandığı Malatya'da, binlerce binanın yıkılması ve yüzlerce insanın ölümü ardından, depreme dayanıksız 'çürük' binalar, Bostanbaşı gibi zemini uygun olmamasına rağmen imara açılmış alanlar, deprem bölgesi olan Malatya'da 'rant' hırsıyla bir anda en fazla 7 katlardan 15-16 katlara kadar verilen imar izinlerinin sorumluları çok tartışılıyor. Henüz bunlar hakkında bir yasal işlem başlatılmış değil ama, Vali Hulusi Şahin'in de 'Adı Bostanbaşı!' diyerek, imara açılan bahçe ve bostanlık alanlara dikkat çektiğini Gazeteci Vahap Munyar'ın yazısından okuduk.
Malatya'nın ciddi bir yerel yönetici sorunu olduğu herkesin kabulü. Ama öyle bir dönem var ki, bu yerel yönetici niteliksizliği açısından adeta dibe vurulan bir dönem. Bu da, 2004- 2009 yılları arasında AKP'den Malatya Belediye Başkanlığı'na seçilen Cemal Akın'ın dönemi.. Hani 2009'da yeniden aday gösterilemeyeceğini öğrenince, bir gecede şehir merkezindeki belediye binasını yerle bir eden Cemal Akın.. Bazı istisnalar dışında son derece niteliksiz bir kadro ile çalışma özel tercihi olan Cemal Akın'ın, başkanlık vekaletini bıraktığı ortaokul mezunu Köy Hizmetleri İl Müdürlüğü bekçisi meclis üyesi arkadaşı, ilkokul mezunu bir esnaf.. Bunların hepsini yaşadı Malatya. (Bununla ilgili bir arşiv haberi, haberin sonundaki İlgili Haberler'de okuyabilirsiniz)
Bu yazının son bölümünde, 2008 yılında malatyahaber.com'da 'Marka Şehir (miş)!..' başlığıyla yazdığımız, Akın döneminin Malatya Belediyesi İmar Komisyonu ve o dönemi anlatan bir arşiv yazısını, bugün yaşananların ışığında bir kez daha değerlendirilmesi için dikkatinize sunuyoruz.
Sadece o yazıda yazılan mı?
Hayır, mesela 2007'de yine Akın döneminde İmar Komisyonu için mecliste seçim yapılıyor. İmar Komisyonu için; AKP'den Ahmet Ergül, Atilla Kantarcı, Nurettin Karaaslan ve Muharrem Çamurlu'nun, MHP'den de Latif Yıldırım'ın isimleri ‘aday’ olarak tahtaya yazılmıştı. Yapılan gizli oylama sonucunda Atilla Kantarcı ve Nurettin Karaaslan 23'er oy, Ahmet Ergül 18 oy, adaylar arasında yeralmayan AKP'li Vahap Ergün 18 oy, MHP'li Latif Yıldırım da 15 oyla İmar Komisyonu'na seçilmiş, Belediye Başkanı Akın'ın yakın arkadaşı olan Muharrem Çamurlu ise 10 oy alarak seçilememiş. Bunlardan sadece Atilla Kantarcı ile Vahap Ergün mühendis.. Ötekiler bildiğiniz gibi.. Meclis, Cemal Akın'ın kuyumcu esnafı olan yakın arkadaşı Muharrem Çamurlu'yu seçmediği için sıkıntı çıkmış, 3 gün sonra Çevre Mühendisi olan AKP'li üye Vahap Ergün istifa ettirilmiş, bir üyelik için yapılan seçimde Muharrem Çamurlu İmar Komisyonu üyesi olmuş.
Ayrıca, üstteki hariç her imar komisyonunda yer alan bir isim var. Lise mezunu, emekli belediye işçisi, eski sendikacı Metin Mandal. İmar konusuna herhangi bir eğitimi, birikimi yok. Ama ‘rant’ alanlarının ‘çok iyi bilirkişi’si kendisi.. AKP geldiğinden bu yana, bazı AKP'lilerin 'Malatya'nın imar hafızası' dedikleri, Malatya'ya dair her türlü imar kararında 'yetkin' kişi olarak söz sahibi yapılan Mandal, Malatya'nın sonra, büyükşehir statüsüyle Battalgazi'nin ve Büyükşehir'in neredeyse her komisyonda yer almış. Halen de, bakir ve müstakbel imar alanları ile iştahları kabartan Battalgazi'nin İmar Komisyonu üyesi!. AKP neredeyse Mandal'sız bir İmar Komisyonu kurmamış!. Malatya imarının bu vazgeçilmez Mandal'ı, depremin ilk günü Malatya'yı terketmiş!.
Malatya'da 4 katlı yerleri 7 kat, 7 katlı yerlere 10-15 kat imar izni veren bunlar işte.
2009- 2018 arasında Malatya Belediye Başkanlığı yapan, bunun 2014'ten sonraki bölümünü Büyükşehir Başkanı olarak sürdüren mevcut AKP Milletvekili Ahmet Çakır'ın döneminin de, uygunsuz yerlere imar ve çok kata müsaade verilmesi konusunda çok ciddi sorumluluğunun bulunduğunu, yine Büyükşehir statüsü döneminde Yeşilyurt ilçesinin tüm sınırlarında söz sahibi olan Yeşilyurt ve Çakır'ın milletvekili adaylığından sonra bir süre de Malatya Büyükşehir Belediye Başkanlığı yapan Hacı Uğur Polat'ı, Yeşilyurt'un mevcut belediye başkanı Mehmet Çınar'ı da unutmamak lazım. Önümüze ağır fatura koyan, ranta dayalı 'Vahşi İmar' politikalarının önde gelen isimleri bunlar da.
Arşiv fotoğrafta, bordo ceketli Yeşilyurt'un mevcut Belediye Başkanı Çınar ve arkasındaki kareli ceketli zat, Bostanbaşı'nı imara açan Yahya Akın deprem tehlike haritasının önündeler!.
Bir de, son depremlerde binalarında büyük hasar meydana gelen Bostanbaşı'nın imara açılması konusunun ‘baş faili’ konusunda bir düzeltme yapalım. Bu bölgeyi imara açan, Cemal Akın'ın bizzat kendisi değil, çünkü o dönem ki belediye statüsüyle, ayrı bir belediyelik olan Bostanbaşı'yla ilgili karar alması söz konusu değil. Ama, o dönemin Bostanbaşı Belediye Başkanı Cemal Akın'ın amcasının oğlu AKP'li Yahya Akın. Kasabanın arazilerini imara açma kararıyla, sahibi olduğu araziler nedeniyle 200 dolayında daire kazandığı konuşuluyordu. Tabi Cemal Akın da, bu karardan hayli yararlanmış. İmara açılan Bostanbaşı'nda arazisi bulunan Cemal Akın'ın da 40'ın üzerinde dairenin sahibi olduğu belirtiliyor.
Büyük deprem, büyük yıkım ve kayıplar daha çok konuşulacak. Sadece sebeplerinden bazılarıyla ilgili hatırlatmalar yukarıda yazdıklarımız.
Peki, 2008 yılında Malatya, belediye ve dönemin 'İmar Komisyonu' ile ilgili neler yazmışız. Bir kez daha okurlarımızın dikkatine sunmak istiyoruz:
***
"Malatya Marka Şehir (miş)!..
İsmet YALVAÇ
İki komşu kentten, iki komisyon..
Birincisi; Celal Tanrıverdi (Yüksek Mimar), Hakkı Debgici (İnşaat Yüksek Mühendisi), Yusuf Ziya Erdoğan (İnşaat Mühendisi), Ergün Dalyan (Mimar) ve Sıddık Sezal (Mimar).
İkincisi; Metin Mandal (Emekli, Lise Mezunu), Basri Akatay (Çiftçi, Ortaokul mezunu), Yusuf Geleri (Emekli, Lise Mezunu), Sedat Alpkıray (Esnaf, Lise Mezunu) ve Recep Ülkü (Esnaf, Yüksek Okul Mezunu).
İkisi de, İmar Komisyonu.. Hani şu kentleriyle ilgili her türlü imar konusunu görüşen, ona dair kararları Belediye Meclisi'nde yol gösterici olan.
Birincisi, yani mimar ve mühendislerin yeraldığı komisyon, Kahramanmaraş Belediye Meclisi bünyesinden çıkan İmar Komisyonu. O kentte de belediye yönetimi ve meclisin büyük bölümü AKP'li..
İkincisi ise, başkanı ve üyelerinin çoğunluğunun AKP'li olduğu, birilerinin ‘Marka Şehir’ diye moral gazladığı, avuttukları Malatya'nın belediye meclisinin bağrından çıkardığı İmar Komisyonu. Bir ortaokul, 3 lise ve 1 yüksek okul mezunundan oluşmuş imar komisyonu. Hiçbirinin, imarla ilgisi- alakası yok!. Hatırları kalmasın diye sıraya bindirilmiş bir görev sürecinin son temsilcileri!. Bir önceki dönemde hiç değilse bir makine mühendisi vardı, geçtiğimiz Cuma günü yapılan imar komisyonunun seçiminde, bunlar aday gösterilmiş ve seçilmiş!. Hoş zaten bu mecliste pek mühendis de yok. ‘İlkokul Mezunu’ başkan vekilinin yönettiği meclisten, bu komisyon çıkmış. Lise mezunlarından birinin de dışarıdan bitirdiği iddia ediliyor. Komisyonun tek yüksek okul mezunu olan MHP'li üyesinin elektrikçi olduğu belirtiliyor.
Bizim donanımlı, işbilir insanların siyasette olmaması, yeralamamasıaçısından sürekli kaybettiğimizi, her geçen seçimde biraz daha gerilediğimizi düşündüğümüz Malatya'dan bir siyasi kadro görüntüsü.
Bu kadroyla, bir de ‘Büyükşehir’ hayalleri yaşıyoruz, kendi kendimize!..
Bu kadrolarla mı, bu kentin ufku açılacak, gelecek on yılları planlanacak?
44 üyesinden 27'si ilkokul ve ortaokul mezunu olan İl Genel Meclisi'nde durum farklı mı ki, sanki?
Tabi, bu kadrolarla ilgili tüm sorumluluk, tüm vebal; 2004 yılında Malatya'da meclise üye sokan partilerin o zamanki yerel yöneticilerinin, onları yönlendiren milletvekillerinin, etkili- yetkili partililerin..
O kadrolar için ‘nitelik’ açısından bir kaygı duymadan; onun yakını, bunun akrabası, ötekinin hatırlısı diye sıraladılar listeleri. Memlekete hizmet edebilecek kadrolar yerine siyaseten yeri geldiğinde birbirlerini kollayacak kadroları tercih ettiler. Sonra bu zavallı görüntü çıktı ortaya.
6 ay sonra yapılacak olan yerel seçimlerde, meclise üye sokabilecek partilerin daha dikkatli olacaklarına, daha nitelikli insanların gerek belediye meclisinde, gerekse il genel meclisinde yeralabilmesini sağlayacaklarına inanıyor musunuz?
Şahsen bizim inancımız yok!.
Çünkü, bulundukları siyasi konum açısından önümüzdeki dönemi kurgulayacak insanların da bir öncekilerden daha farklı düşüneceklerini sanmıyoruz.. Kente, memlekete hizmet edecekler değil, kendilerine tabi olacaklar elbette daha evla, onlar için!
* * *
Ha.. Böyle ‘nitelik’ açısından tartışılan meclisin olduğu, yazımıza konu belediyede, bu açığı kapatabilecek nitelik ve yetenekte memur kadrosu var mı?
Nerde?!..
Teknik açıdan belediyenin her düzeyde memur kadrolarına istediğiniz isimleri alamadığınız için, mevcutlarla yetinmek zorunda kalırsınız.
5 yılda bir seçim yapılan kuruma, yeni bir yönetici geldiğinde, bir önceki yönetimin, siyasi duruşundan ve yakınlığından çok, nitelik ve yetenekleri nedeniyle bir kenara attığı, haklarında çeşitli usulsüzlük, yolsuzluk iddiası bulunan, yetenekleri tartışılan isimler, ‘mağdur edilmiş’ havasında yeni yönetimin önüne konur, pazarlanır.
Bazıları da uyanıktır. Bir önceki yönetim döneminde getirildikleri görevde sıkıntısız mesai sarfederken, siyasi rüzgarı değişen bir seçim öncesinde, ‘eften-püften’ bir görevden ayrılma nedeni bulup, ayrılırlar. Sonra yeni yönetimin önüne mağdur olmuş havasıyla bir kez daha adları konulur, eften-püftennedenleri aynen devam etmesine rağmen, yeni dönem için görev almaktan kendilerini alamazlar..
Bugün, 'Belediyeyi Cemal Akın değil, o yönetiyor!..' diye ifade edilen, son dönemde adı sıkça gündeme gelen bir üst düzey memur, bir önceki dönemin hakkındaki bazı iddialar nedeniyle daha alt bir görevde dahi tutmayı uygun görmediği bir isimdi. Elini attığı birçok iş, bize göre tartışılır şimdi de.. Bir başkası kendi adına hayırlı olacak şekilde bir başka ile nakletmişti, tanıyanı dostu ahbabı bilinen nedenlerle ‘hakkına hayırlısı oldu’ demişti; ama o geri geldi, getirildi!. Duyabildiğimiz en önemli yeteneği, gerçekte belediyenin önünü açabilecek projelere ilk önce karşı çıkmak!.. Bir başkası, eski yönetimin kara listesine girmiş, onlara kinlenmişti. O da geri getirildi.. Belediyedeki herşeyden haberdar ve birçoğunda da dahli olmasına rağmen, argoda ‘kerize yatmak’ denilen, bir şeyden haberi yokmuş tavırları ile bildiğimiz bir başkası keza öyle!..
Malatya Belediyesi'nde bazı istisnalar dışında, yapı budur.
O belediye meclisinin ‘yüzüne gözüne sürttüğü’ çoğu işleri toparlayacak, memur taifesi de meclisten geri kalan değildir.
Eski gücüyle, potansiyeliyle ‘Marka Şehir’ olan, halen bu sermayeyi tüketen Malatya, şimdi bu durumdadır.
Malatyaspor'da yaşanan onca sıkıntı da, bu durumdan bağımsız mı, sanki? Sorunun kaynağı nerede ve sebebi ne, sizce?
* * *
Belediye Başkanı, 4-5 dergi tarafından "Yılın Belediye Başkanı" seçilen, bu arada, pahalı fiyatlarla "topluca" gönderilen o dergilerin paralarının defaten ödenmesi zamanı geldiği için sıkıntılar yaşanan, faturanın yine doğru düzgün memurlara kesilmek istendiği bir kentin gerçek ve maalesef "zavallı" görüntüsüdür; aslında o köy ihtiyar heyeti, "pardon", o imar komisyonu!.." (NOT: malatyahaber.com'un Ocak 2016'daki alt yapı değişikliği sırasında önceki yıllara ait tüm haberlerin Aralık 2015 olarak tarihlenmesi nedeniyle bu yazı da 27 Aralık 2015 tarihli olarak arşivde yer almaktadır.)
malatyahaber.com
GÖRSEL: Bostanbaşı'nda yüksek kat imarı verilen ve depremde çöken Asur Sitesi'ndeki blokun projedeki ve sonraki hali..