İsmet YALVAÇ
Özellikle 1980 ve Malatyalı Turgut Özal'ın liderliğindeki ANAP'ın iktidar olmasının ardından, ilçelerin yanı sıra doğu ve güneydoğu illerinden Malatya'ya yönelen 'niteliksiz' göçe karşın, Malatya'nın ekonomik ve sosyal koşulları nedeniyle il dışına giden şehrin yerlisi, kentli Malatyalılar nedeniyle 'kent kimliği' ciddi bir şekilde erozyona uğramıştı. Bu nedenle bir dönem 'Malatya'da Malatyalılar Derneği' adı altında yerlilerin bir dernek kurma gereği duyduğu, son olarak büyük çoğunluğu Suriyeliler olmak üzere yabancı uyrukluların yerleşimi ile demografik yapısı tamamen değişen Malatya'da, son yıllarda görülmekte olan bir durum, kentin kimliğini muhafaza konusundaki az olan umutları da yok ediyor.
Daha önce, uzun yıllar önce çeşitli nedenlerle Malatya dışına gitmiş ve burada yaşarken, öldüklerinde Malatya toprağına gömülmek isteyen Malatyalılar görülürken, son yıllarda bu durumun tersine döndüğü, seyrek de olsa artık il dışında yaşayan bazı Malatyalı ailelerin Malatya'da vefat eden aile büyüklerinin cenazelerini yaşadıkları illere götürdüklerine tanık olunuyor.
Turgut Özal'ın Başbakanlığı döneminde, Malatya'nın her türlü yatırımı aldığı, iş ve aş olanaklarının çok daha iyi olduğu yolunda izlenim edinen, terör ve çeşitli nedenlerle yaşadıkları bölgelerde sıkıntılı olan doğu ve güneydoğu illerinden vatandaşlar, başta çevre illerden olmak üzere Malatya il merkezine ve yakın ilçelere, köylere göçmeye başladılar. Kent imkânları nedeniyle Malatya'nın ilçelerinden de yoğun göç yaşanırken, Özal döneminin siyasi koşulları nedeniyle birçok Malatyalı memur, daha iyi görevlere atanarak Malatya'dan ayrılmaya başladılar, dönmediler.
Malatya'nın ekonomik koşulları ve iş hacminin belli bir düzeye kadar olması nedeniyle, birçok esnaf, tüccar ve işadamı da İstanbul, Mersin, Antalya, Ankara başta olmak üzere Malatya'dan ayrılmaya başladılar ya da Malatya'da işyeri açsalar dahi merkezini büyük kentlerde kurdular.
Dışarıdan niteliksiz göç alan Malatya'da, ANAP döneminin siyasi gücü ve nüfuzunu yakından hisseden ve bundan büyük çapta yararlanan, özellikle Adıyaman ve Elazığ'dan gelenler, değişen siyasi konjonktürle, dönem iktidarlarında da güçlerini sürdürebilmek için, bu iktidarlara yakın olan memleketlileri siyasilerle yakın olmayı tercih edip, bu illerin siyasilerinin desteğini de alarak Malatya siyasetinde, bürokrasisinde, ticaret ve ekonomisinde giderek güçlerini artırdılar. Malatyalı olmayan müdürlerin görev yaptığı kurumlar, Malatya hafızasının yok edilmesinde önemli rol oynadı. Malatya'yla ilgisi bulunmayan müdürlerin görev yaptığı Malatya'da birçok okul yok edilerek, on binlerin Malatya hafızası, ortak yaşam alanlarına ilişkin anıları ortadan kaldırıldı.
Malatya'nın kent kültürü ve bilincinden yoksun siyasileri, özellikle küçük oy hesapları peşindeki milletvekilleri, her dediklerini emir telakki ettikleri için Malatya’nın bürokratik yönetim kadrosunu adeta çevre illerin siyasilerine teslim ettiler ve Malatya'yı çevre il kökenli bürokratlar yönetir oldu. Doğal olarak bu oluşum ve yarattığı güç, bu illerden çok daha fazla göçü Malatya'ya çekerken, bu durum STK yönetimlerinin oluşturulmasını etkiledi, ihaleler, işe alımlar vs. konusunda Malatyalı olmayanlar çok daha avantajlı ve güçlü duruma geldiler.
AKP döneminde, Malatya'nın, doğu ve güneydoğudan İstanbul başta olmak üzere büyük şehirlere yönelik göçün durdurulması için 'baraj il' olarak konumlandırılmasıyla, Malatya'ya başta Bingöl'den olmak üzere ciddi bir göç yaşandı.
Arkasından, bir grup eski asker tarafından kurulan ve bir ara hükümet içerisinde 'danışman' adı altında çok önemli yer edinen SADAT adlı radikal dinci bir yapının, Türkiye merkezli bir İslam devleti oluşturulması, merkezinin İstanbul, dilinin de Arapça olmasına ilişkin düşünceleri doğrultusunda, Suriye'de patlak veren savaş da gerekçe oluşturularak yaşanan Arap göçü, yine benzer nedenlerle organize edilen Afganlı göçü, Malatya'yı da hedef aldı.
Bugün Malatya'da çok büyük çoğunluğu Suriyeli olan 40 bine kadar yabancı uyruklu yaşıyor. Bu sayının kayıtlı olmayanlarla birlikte 50 binin üzerinde olduğu değerlendiriliyor. Suriyeli göçüyle ilgili tepkiler üzerine, İçişleri Bakanlığı'nın, yabancı uyrukluların nüfusun yüzde 20'den fazlasını oluşturdukları mahallelere yönelik yerleşim yasağı kapsamında, Malatya il merkezinde 15 mahalle yabancıların yerleşimine kapandı. Yabancı nüfusları yerli nüfusun yüzde 20'sinden fazla olduğu için yerleşimleri yasaklanan 15 mahalleden 10'unun, Malatya kent merkezi olan Valilik binasının hemen çevresindeki mahalleler olduğu görüldü.
Dışarıdan gelenleri, memleket- hemşehri dayanışmasıyla, yerel siyasette, muktedir olmayan ve kent bilinciyle ilgili sorunları bulunan belki de öylesi işine gelen yöneticileri, milletvekilleri nedeniyle nüfuslarına oranla pazarlıklarla çok daha büyük güçler elde ettiler.
Mevcut durumda Malatya Büyükşehir Belediyesi ile merkez ilçe konumundaki Yeşilyurt ve Battalgazi belediyelerindeki yönetim ve üst düzey yönetici kadrosu önemli ölçüde Malatyalı olmayanlardan oluştu ve bu durum Malatya kent kimliğinin, bu kesimlerce bilinmemesi nedeniyle ciddi bir 'kent hafızası imhası' durumunu ortaya çıkardı.
Son dönemlerinde adının karıştığı ‘yamuk’ işler nedeniyle sıkıntılı olan bir ilçe belediye başkanının, imaj toparlamaya yönelik çabaları doğrultusunda ilçesine davet edip düzenlediği yemek yarışmasını izleyen Malatyalılar, daha önce hiç duymadıkları yemek adlarıyla karşılaştılar. Belediye Başkanının bu imaj toparlama faaliyetinin Malatya'ya hiçbir katkısı olmadığı gibi, yapımcı televizyona ödenen para nedeniyle belediyesine, daha doğrusu ilçe sakinlerine faturasının 800 bin TL (800 milyar lira) olduğu konuşuldu.
Malatya Halk Oyunları Ekibi olarak ortaya çıkarılan ekipler, 30 yıl öncesine kadar Malatya yöresine ilişkin kıyafetler (ki bu yazarlarımızdan Ertaç Önal'ın bir yazısında bahsettiği gibi, tüm Malatya taranarak belirlenen kıyafetler unutturularak) yerine ‘Malatya’ olmayan kıyafetler kullanılmaya başlandı. Erkek oyuncuların başlarına birer Adıyaman takkesi yerleştirildi ve büyüklü- küçüklü bu ekipler ‘Malatya Halk Oyunları’ ekibi olarak her törende yer alıyorlar. Bu durumu, Malatyalı olmayan yerel yöneticiler neyse de, güya Malatyalı olan yerel yöneticiler ve siyasiler de fark etmiyor, görmüyor. Uzun yıllar önce de, Elazığlı olan bir vatandaş Malatya Halk Oyunları Ekibini çalıştırma işini üstlenmiş, bir anda Malatya halk oyunları kültüründe olmayan, ancak Elazığ kültürünün önemli enstrümanı olan klarneti Malatya ekibine sokmuş, o zaman tepkileri ciddiye alan yöneticiler bulunduğundan bu durum uzun sürmemişti!. Elazığ'dan getirilen klarnetçi de, Halk Oyunları ekibinden ayrıldıktan sonra yer aldığı ‘çalgı’ ekibiyle Malatya düğünlerini şenlendirmeye başlamıştı.
Malatya'yı çocukluğundan itibaren yaşamamış, 'kent hafızası' denilen okullar başta kültürel, sosyal ve siyasal yapıları hızla yıkılan, Ahmet Çakır'ın döneminde bir genelgeyi çarpıtarak yorumlayan bir grup yetersiz belediye görevlisinin, bir anda 3 bine yakın sokak ve cadde ismini, garip, komik, anlamsız ve hatta 'kendi köksüzlüklerini, sorumsuzluklarını, başıboşluklarını ve de dangalaklıklarını ortaya koyan' isimlerle değiştirdiği, buna karşı çıkabilecek bilinçte yerel yönetim yapısı ve meclislerinin olmaması nedeniyle bu yok edişe yenilerinin eklendiği, insanların hafızası olan başta okul binaları ve adları olmak üzere, görsel hafızalarındaki yapılarının yok edildiği kentte, kentin 180 yıllık geçmişinde yer alan ve coğrafi tarif içeren, bu nedenle önem taşıyan bazı isimler de yine hoyratça ve bilinçsizce yok edildi.
Eskimalatya'dan Aspuzu Bağlarının bulunduğu bugünkü il merkezine taşınmanın başladığı 1839'dan bu yana, Malatya'nın coğrafi anlamda yerleşimini de tarif eden isimler, bu kent kültürü ve bilinci olmayanlarca yok edildi. Beydağı eteklerinin Aşağıbağlar, bugünkü Battalgazi (Eskimalatya) kavşağının bulunduğu bölgenin de Ucbağlar (Uçbağlar) olmasına karşın, Malatya'nın kent hafızasını bilinçli bir şekilde yok etmekle kendilerini görevlendirenler, bu köklü mahallenin adını 'Üçbağlar' olarak değiştirdiler. Bu durum haber konusu yapılarak uyarılmalarına rağmen, ne mahalleli olmayan muhtar, ne de Malatya kent coğrafyasından haberdar olmayan Büyükşehir Belediyesi yöneticileri ile meclisi bu duruma duyarlı oldular, mahalleye yeniden Uçbağlar adının verilmesi teklifini reddettiler.
Adıyaman kökenli merkez ilçe belediye başkanlarına karşın Eskimalatyalı olan Büyükşehir Belediye Başkanı Selahattin Gürkan da bu konuda gerekli hassasiyeti göstermediği için Malatya kent kimliğinden her geçen gün daha da uzaklaşmaya başladı.
Malatya'nın yaşadığı tüm bu sorunların yanında gelinen bir nokta, Malatya'nın hızla Malatyalıdan uzaklaştığının, memleket olma konusunda kimi ailelerdeki bağı kopardığının göstergesi oldu.
Yıllar önce Malatya'dan göçmüş, ancak memleket hasreti çeken insanların, öldüklerinde cenazelerinin Malatya'da defnedilmesine ilişkin vasiyetleri nedeniyle il dışından, yurt dışından cenazeler getirilmesine tanık olunurken, son yıllarda bu durum değişti.
Malatya'yı uzun aradan sonra gelip görenlerin tanıdık bir simaya, tanıdık bir ortama rastlayamadıklarına ilişkin yakınmaları sıkça duyulurken, son zamanlarda dışarıda vefat eden Malatyalıların bulundukları yerlerde toprağa verildikleri sıkça görülür oldu.
Ancak, daha da ötesi, Malatya'da vefat eden aile büyüklerinin, dışarıda yaşayan çocukları tarafından kendi yaşadıkları illere götürülmesine tanık olunmaya başlandı. En son, geçtiğimiz hafta Malatya'da vefat eden 61 yaşındaki Ruhi Gürkan'ın cenazesi, çocukları tarafından yaşadıkları Bursa'ya götürülerek, burada toprağa verildi. Malatya'dan götürülen cenazelerin sonuncusuyla ilgili ironi ise, vefat eden kişinin, Malatya kent kültürüne sahip çıkmadığı ve değiştirilen cadde- sokak isimlerinin düzeltilmesi konusunda görevdeki yaklaşık 4 yıllık sürede bir şeyler yapmayan Büyükşehir Belediye Başkanı Selahattin Gürkan'ın amcasının oğlu olması! (Mezarlıklar Müdürlüğü'nün günlük cenaze listesinden söz konusu örnek yukarıdaki görselde)
Yine geçtiğimiz yıllarda, Güney Kuşak Yolu güzergâhında olması nedeniyle 3 bine yakın cenazenin Şehir Mezarlığı'na nakledilmesinin kararlaştırıldığı Kuyuönü Mezarlığı'ndaki bazı cenazelerin, il dışında bulunan yakınları tarafından Malatya Şehir Mezarlığı yerine yaşadıkları kentlere götürüldüğü biliniyor.
Hani, çoğunluğu yine Malatyalı olmayan amigoların stadyumda, yine birçoğu Malatyalı olmayan gruplarına işler kötü gidince bağırttıkları ‘Sahipsiz Malatya’ sloganı var ya, onlar söylese de işte Malatya tam bu durumda…