İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Karaciğer Nakli Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Sezai Yılmaz, İstanbul’da düzenlenen 12. Türk Tıp Dünyası Kurultayı ve TÜSEB (Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı) Aziz Sancar Bilim, Hizmet ve Teşvik Ödülleri Töreni’nde TÜSEB Özel Hizmet Ödülü’nü aldı.
TÜRK TIP DÜNYASI KURULTAYI VE TÜSEB ÖDÜL TÖRENİNE ERDOĞAN DA KATILDI..
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Erdoğan, Sağlık Bakanlığı ve TÜSEB işbirliğinde Rixos Tersane İstanbul'da gerçekleştirilen, 12. Türk Tıp Dünyası Kurultayı ve TÜSEB Aziz Sancar Bilim, Hizmet ve Teşvik Ödülleri Töreni'ne katıldı. Erdoğan, burada yaptığı konuşmada, dünyanın dört bir yanından gelen katılımcıları selamlarken, program vesilesiyle sağlık çalışanlarıyla bir arada bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
Dün Ankara'da Türk Devletleri Teşkilatının 13'üncü Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'ni başarıyla gerçekleştirdiklerini belirten Erdoğan, şöyle devam etti:
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sağlık Bakanlığı ve Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) işbirliğinde Rixos Tersane İstanbul'da gerçekleştirilen 12. Türk Tıp Dünyası Kurultayı ve TÜSEB Aziz Sancar Bilim, Hizmet ve Teşvik Ödülleri Töreni'ndeki konuşmasında, başarılarıyla milletçe iftihar ettikleri Nobel ödüllü bilim insanı Prof. Dr. Aziz Sancar'ın da programda bulunduğunu söyledi.
Sancar'ın "Ben bilim yapmayı ondan öğrendim." diyerek kendisinden sitayişle söz ettiği merhum Prof. Dr. Muzaffer Aksoy'un bazı sözlerini katılımcılarla paylaşmak istediğini ifade eden Erdoğan, tıbba nasıl baktıklarını, hekimlerin insanlık için ne kadar önemli olduğunu, ülkenin yetiştirdiği en önemli bilim insanlarından Aksoy'un cümlelerinde çok net görebildiklerini kaydederek, söz konusu cümleleri şöyle aktardı:
"Tıp, öyle bir bilim dalı ki konusu insanın maddi ve manevi acılarını dindirmek ve ona çare bulmaktır. Tıbbın bu asil amacına yaklaşabilmek ve hatta erişebilmek için onun evlatları olan doktorlar yalnız akıllarıyla değil, hayatları pahasına çalıştılar. Bu uğurda vatan ve hürriyet için ölenler kadar takdis edilmeye layık şehitler verdiler. Fakat asil olduğu kadar çok tehlikeli olan bu yoldan vazgeçmediler. İşte bu vasıfta binlerce kahraman, yüzlerce yıl zekadan, akıldan, azimden ve iradeden yoğrulmuş çekiçlerini bu uğurda salladılar. İnsan zekasının hayret verici ürünlerinden biri olan tıp ilmini meydana getirdiler. Acılı insanlığın ona minnet ve şükranlarından örnekler mi istiyorsunuz? Git biraz önce ızdırap ve ağrıların en can alıcısından kıvranan anneyi dinle. Git serumuyla çocuğunu kurtaran köy hekimine duygusunu ilkel fakat içli sözlerle anlatırken dinle. Git yarım saat önce ameliyat masasına yarı ölü terk ettiği babasının, operatörün ameliyatıyla tekrar hayata döndüğünü görerek saadetlerin en yücesini duymakta olan oğulun sözlerini dinle."
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Aksoy'un sözlerine atıfta bulunmasının ardından şu değerlendirmeyi yaptı:
"Tıp ve hekimlik, bizim için işte bu kadar hayati bir öneme sahiptir. Her şeyden önce bizim inanç değerlerimiz yaşamak ve yaşatmak üzerine kuruludur. Bir fidana can suyu vermek, kanadı kırık bir serçeyi şefkatle tedavi etmek, yalnızca bedene değil ruha da sağlık ve sekinet temin etmek, tarihimizin ve kimliğimizin özünü teşkil etmektedir. Bir insanı öldürmenin tüm insanlığı öldürmek, bir insanı yaşatmanın da tüm insanlığı yaşatmak olarak görülmesi, şifa medeniyetimizin inanç ve iman temelleridir."
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 19. asırdan itibaren Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane ve diğer eğitim kurumlarının dünyaca ünlü hekimler yetiştirdiğini, Cumhuriyet'le birlikte tıptaki bu birikimin üniversitelerin ve hocaların katkılarıyla daha da geliştirildiğini belirterek, şunları söyledi:
"Şunu da ayrıca dikkatlerinize sunmak isterim. Tıpta bilgi, maharet, yetenek ve kabiliyet şüphesiz önemlidir. Fakat bizde tüm bunlar aynı zamanda hekimlik ahlakıyla teçhiz edilmiştir. Hekimin halden anlaması, vicdan ve sorumluluk sahibi olması, hastaya ve hayata mütekemmil bir nazarla bakması beklenmiştir. Yani bugün tıp etiği olarak adlandırılan kural ve normlar, bizde zaten bir hekimin taşıması gereken hasletler olarak ele alınmıştır. Hamdolsun bugün de bilim insanlarımız oldukça nitelikli, deyim yerindeyse çığır açan işlere imza atmayı sürdürüyor."
TÜSEB ödüllerini tevcih ettikleri hocaların ve kuruluşların farklı alanlarda çok önemli çalışmalar icra ettiğini aktaran Erdoğan, geçmişteki başarıların yeni buluşlarla, eserlerle devam ettirilmesini bu açıdan çok kıymetli bulduğunu, gençlerin de hocaları örnek alarak ileride çok daha büyük işler başaracağından hiçbir şüphe duymadığını dile getirdi.
“Yatırımlarımızla, teşviklerimizle sağlık altyapımızı güçlendirmek için yoğun gayret sarf ediyoruz”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 12. Türk Tıp Dünyası Kurultayı ve TÜSEB Aziz Sancar Bilim, Hizmet ve Teşvik Ödülleri Töreni'nde yaptığı konuşmada, bugün diğer alanlar gibi tıpta da devrim niteliğinde gelişmeler yaşandığını söyledi.
Özellikle yapay zeka ve dijital teknolojilerinin devreye girmesiyle araştırma, geliştirme çalışmalarından üretim metotlarına sürecin her aşamasında önemli kazanımlar elde edildiğini belirten Erdoğan, artık cerrahi operasyonların yüzlerce kilometre mesafeden makineler yardımıyla gerçekleştirildiğini ve hastaların durumunun uzaktan takip edildiğini dile getirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, burada odaklanılması gereken temel hususun bu yeniliklere adapte olabilmenin ötesinde akışa yön verebilmek olduğuna dikkati çekerek, "Geliştirdiğimiz ürün ve projelerle, yaptığımız bilimsel araştırmalarla sürekli daha iyinin peşinde olabilmektir. Bizler, devlet ve hükümet olarak 24 yıldır bunun mücadelesini veriyoruz. Yatırımlarımızla, desteklerimizle, teşviklerimizle sağlık altyapımızı güçlendirmek için yoğun gayret sarf ediyoruz. Bilhassa sağlıkta yerli üretim modeliyle tıbbi cihaz ve ekipmanlarımızı dışarıdan almak yerine artık biz üretiyoruz." diye konuştu.
Batman'da kendi imkanlarıyla üretilen solunum cihazlarının hem hastanelerde kullanıldığını hem de 45 ülkeye ihraç edildiğini dile getiren Erdoğan, "Sağlık Bakanlığımızın ASELSAN işbirliğiyle geliştirdiği otomatik şok cihazlarımızı 16 ülkeye gönderiyor, mobil dijital röntgen cihazlarımızı kamu hastanelerimizde vatandaşlarımızın hizmetine sunuyoruz. Dünyada çok az ülkenin üretebildiği kalp akciğer makinesini tamamen öz kaynaklarımızla geliştirdik ve kullanıma sunduk. İleri teknolojiyle donatılan yapay zeka destekli yerli yoğun bakım monitörlerimizi kliniklerimizde kullanmaya başladık." şeklinde konuştu.
"Son bir yılda kamu alımlarındaki yerlilik oranını 7 puan artırdık"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kanserle mücadelede kişiselleştirilmiş tedavinin zirvesi olan CAR-T hücre tedavileri ve üretim teknolojisini Türkiye'nin mühendislik kabiliyetleriyle üretip başarıyla uyguladıklarını vurguladı.
Erdoğan, "Şimdi hedefimiz kendi ultrason cihazımızı geliştirmek. İnşallah önümüzdeki iki senenin sonunda en az yüzde 71 yerlilik oranına sahip yıllık 700 ultrason cihazı üreteceğiz. Tıbbi cihaz tedarikinde de yerli ürünlere artık daha fazla ağırlık veriyoruz. Son bir yılda kamu alımlarındaki yerlilik oranını 7 puan artırdık. Bütün bunları birer başlangıç olarak görüyoruz. İnşallah çok daha güzel, çok daha verimli işler yapacağız. Sağlık mimarimizi tüm bileşenleriyle çok daha verimli, nitelikli, dayanıklı hale getireceğiz." ifadelerini kullandı.
Savunma sanayisinde elde edilen başarıların sağlık sektöründe de tekrarlanacağını belirten Erdoğan, "Bu süreçte varsa eksiklerimiz, gidereceğiz. Şayet varsa ihmallerimiz, telafi edeceğiz. Sizlerin de güçlü desteğiyle sağlıkta zirveye oynamayı sürdüreceğiz." dedi.
PROF.DR. YILMAZ'A DA ÖDÜL..
Törende, İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Karaciğer Nakli Enstitüsü Müdürü Prof.Dr. Sezai Yılmaz'a da TÜSEB Aziz Sancar Bilim, Hizmet ve Teşvik Ödülü verildi.
İnönü Üniversitesi Karaciğer Nakli Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Sezai Yılmaz, dünyada ilk kez gerçekleştirilen eş zamanlı sekizli çapraz karaciğer nakli operasyonunu gerçekleştiren ekibe liderlik etmesi ve organ nakli alanındaki öncü çalışmaları dolayısıyla TÜSEB Özel Hizmet Ödülü’ne layık görüldü.
Malatya'daki Karaciğer Nakli Enstitüsü'ne kuruluşundan itibaren öncülük eden, ekibiyle birlikte Malatya'yı karaciğer naklinde dünyanın en önemli merkezlerinden biri haline getiren Prof.Dr. Yılmaz, ödülünü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın elinden aldı.
Bilgi birikimleri, öncü çalışmaları ve toplum yararına sundukları kalıcı hizmetlerle iz bırakanlara verilen TÜSEB Özel Hizmet Ödülü'ne, Prof.Dr. Sezai Yılmaz'ın yanı sıra Prof. Dr. Serap Aykut Aka, Prof. Dr. Utkan Demirci, Dr. Ejder Sözen ve Dr. Şükran Yılmaz da layık görüldüler.
Bu arada, BioNTech SE kurucu ortakları Prof. Dr. Uğur Şahinve Prof. Dr. Özlem Türeci, kanser tedavisi ve mRNA teknolojileri alanındaki öncü araştırmaları, COVID-19 mRNA aşısının bilimsel ve klinik geliştirme süreçlerindeki liderlikleri ve kişiselleştirilmiş kanser tedavilerine yönelik yenilikçi çalışmalarıyla küresel sağlığa sundukları katkılar dolayısıyla, TÜSEB Aziz Sancar Bilim Ödülü’nü aldı.
Özgün araştırmalarıyla yeni tanı ve tedavi yöntemlerinin geliştirilmesine katkı sunan Doç. Dr. Fatih Kar, Dr. Öğr. Üyesi Aktan Alpsoy ve Dr. Öğr. Üyesi Aktan Alpsoy TÜSEB Teşvik Ödülleri'nin sahibi oldu.
Dünya genelinde sağlık politikalarının geliştirilmesine ve sağlık sistemlerinin güçlendirilmesine katkı sunan Prof. Dr. Enis Barış, TÜSEB Hizmet Ödülü'nü aldı.
Abdi İbrahim İlaç Sanayi ve Ticaret A.Ş., Yerlika İlaç Sanayi ve Ticaret A.Ş. ve ASELSAN Elektronik Sanayi ve Ticaret A.Ş. TÜSEB Sağlık Teknolojileri Prestij Ödülleri'ne layık görüldü.
malatyahaber.com- İstanbul, AA





