SON DAKİKA
SON DEPREMLER

"Köpekler Sürü Halinde Gezince Tehlikeliler"

0
Güncellendi - 2021-12-26 01:03:13
A- A+ PAYLAŞ

Kırıkkale Üniversitesi Veteriner Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Ömer Varışlı, "Sokak köpekleri sürü halinde gezmeye başladıklarında tehlikeli oluyorlar. Bu konudaki mücadelenin toplumsal olarak yapılması gerekiyor." dedi.

Ömer Varışlı, AA muhabirine, sokak köpeklerinin sadece Türkiye'de değil dünyada da ciddi bir problem olmaya başladığını ve sayılarının hızla arttığını anlattı.

Türkiye'de şu anda kayıt altına alınmış yaklaşık 800 bin sokak köpeği olduğuna dikkati çeken Varışlı, şöyle konuştu:

"Bu zamana kadar belediyeler 1 milyon 200 bin kısırlaştırma yaparak kontrol etmeye çalışıyorlar ama dünyada en hızlı üreyenler köpek ırkları olduğu için kontrol emek de oldukça zor. Şehirlerin büyümesiyle köpeklerin yaşam alanları da azalıyor. Onlarda gıdaya ulaşabilecekleri yerlere geliyorlar. Özellikle belirli bölgelerde, kalabalık yani sürü halinde dolaşmaları ciddi problemler oluşturmaya başladı. Aslında köpekler içgüdüsel olarak 3 nedenden dolayı saldırabiliyorlar. Birincisi gıdaya ulaşamama, ikincisi yavruları varsa onları koruma, üçüncüsü de güvenlik. Özellikle Kovid-19 sürecinde köpeklerdeki saldırganlığın da arttığı söyleniyor. İnsanların belirli bir süre içeriye kapanması, köpeklerle olan diyaloğu azaltıyor. Köpekler aslında biraz daha yabanileşiyor diyebiliriz."

"Sürü halinde gezmeye başladıklarında tehlikeli oluyorlar"

Varışlı, köpeklerin insanlarla iç içe olduklarında onları dost olarak görmeye başladıklarını ancak insanlardan uzaklaşıp, sürü halinde gezmeye başladıklarında tehlikeli olduklarını aktardı.

Köpeklerin bu şekilde belirli bölgeleri sahiplendiklerini ve oraya giren her şeyi tehlike olarak gördüklerini anlatan Varışlı, şöyle devam etti:

"Sokak hayvanlarıyla mücadele, toplumsal olarak yapılması gerekiyor. Sadece belediyelerin de altından kalkabileceği bir olaydan da çıkmış durumda. Bunların hepsini barınağa alamıyorsunuz. Bunların bir maliyeti var ve barınakta sosyal problemlerle de karşılaşıyorlar. Bu nedenle köpeklerin doğal yaşam bölgelerinde gıdaya rahat ulaşmaları gerekiyor. Bir de bizim evcil hayvan besleme oranlarımız düşük olduğu için çocuklar köpeklerden korkup kaçıyorlar. O da bunları tetikliyor. O yüzden çocuklara hayvan sevgisinin, hayvanlarla iletişimin verilmesi gerekiyor. Yine sokak hayvanlarıyla mücadelede sivil toplum kuruluşları ve veteriner fakültelerine de ciddi görevler düşüyor."

"Sahibinin zannettiği bölgeye giren bütün insanlara saldırıp öldürebilir"

Varışlı, geçen yıl 5199 Sayılı Hayvanları Koruma Kanunu'na bir madde eklenerek bazı köpek ırklarının yasakladığını ve bunun doğru bir karar olduğunu belirtti.

Şu anda Türkiye'de çok fazla kayıt bulunmadığını ancak ABD'de kaynaklı bir web sitedeki kayıtlara göre, ülkedeki köpek saldırılarında ölüm vakalarının yüzde 70'ine pitbull cinsi köpeklerin sebep olduğunu vurguladı.

Bu ırkların bakılması ve barındırılmasının yasak olduğuna, iyi kontrol edilmesi gerektiğine dikkati çeken Varışlı, şunları anlattı:

"Çünkü bunları normal vatandaşlar da beslemiyor. Daha çok gayri meşru işler yapan, mafyavari tipler, korku amacı vermek için barındırıyorlar. O yüzden İçişleri Bakanlığına da büyük işler düşüyor. Eğer siz bu köpekleri düzgün yetiştirmeyip saldırı amaçlı yetiştirirseniz ki böyle oluyor, o zaman da çok tehlikeli hale geliyor. Özellikle sahibinin zannettiği bir bölgeye giren bütün insanlara saldırıp öldürebilir. Çünkü çok öldürücü bir gücü var. Bu kapsamda belki cezaların arttırılması gerekiyor. Gerçekten Gaziantep'teki son saldırı bizleri çok üzdü."

Kırıkkale, AA

UYARI: Sitemizde çoğunlukla muhabir arkadaşlarımızın imzalarıyla ya da mensubu oldukları basın kuruluşları kaynak belirtilerek yayınlanan üstteki haber benzeri araştırmalar, haberler, röportajlar, maalesef “emek hırsızı” –özellikle de biri sürekli olmak üzere- sözde bazı internet yayıncıları tarafından, ya aynen ya da küçük bazı değişiklikler yapılarak, kendi özel araştırmaları ya da haberleriymiş gibi kendi yayın organlarında yayınlanabilmektedir. Haber kaynağıyla ya da araştırmasıyla, istihbaratıyla uzaktan yakından ilgisi olmayan, sadece gerçek gazetecilerin ‘kamuoyunun bilgisine sunulmuş’ emeğinin üzerine ‘çöküp’, gazetecilik- habercilik yaptıklarını zanneden ve böylece kamuoyunu da aldatanların bulunduğuna bir kez daha dikkat çekerken, söz konusu unsurları da ‘gerçek gazetecilerin emeğini çalmamaları’ konusunda uyarıyoruz.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır.

Yorum yazın

İsim yazmalısınız
Doğru bir email yazmalısınız
Yorum yazmalısınız