Skoda-Miram

Final


Malatyalife Residence
Malatya Haber -

Malatya’nın İlk Şehir Planı Süreci (1931- 1936)

Malatya’nın İlk Şehir Planı Süreci (1931- 1936)
  • 08.12.2018

..1838 yılında Hafız Paşa, karargâhını Harput Mezra’dan Malatya’ya taşıyınca..

Nezir KIZILKAYA    
[email protected]

Yüzyıllar boyunca insanlar,  değişen ya da dönüşen biçimlerde kentler inşa etmişler, yaşanan çağın gereklerine uygun kent mekânları tasarlamış ve uygulamışlardır. Kent yaşamı için vazgeçilmez olan yolların, meydanların, ticaret alanlarının ve toplu yaşam alanlarının kent yaşayanları için en etkin biçimde planlanıp, uygulanması, o kentin gelişip büyümesini de etkileyen önemli bir unsurdur.

Şehir planlamasının temel amacı, insanların sağlıklı, düzenli, güvenli ve estetik çevrelerde yaşamalarının sağlanmasıdır. Ayrıca toplumun yapısı, nasıl kentsel unsurlarını etkilemekte, biçimlendirmekte ve dönüştürmekte ise kentlilerin de bu fiziksel çevreden elde ettiği algılar onların davranışlarını, kültürlerini, toplumun bir parçası olma duygularını etkileyeceğinden sosyal yaşam üzerinde de etkilidir. Kısaca şehirde yaşayan insanları bir toplum haline getirecek olan, kentsel mekânlardır.

1838 yılında, Osmanlı Ordusu Komutanı Hafız Paşa, karargâhını Harput Mezra’dan Malatya’ya (bugünkü Eskimalatya) taşıyınca, askerler bağlara göç eden halkın evlerine yerleşmişti. Ordu, 1838-1839 kışını Malatya’da geçirince de kent halkı zorunlu olarak kışı bağlarda geçirmiş, askerler Nizip Savaşı için Eski Malatya’dan ayrıldıktan sonra da halk harap olmuş evlerine dönmemişti. Bağların bulunduğu Asbuzu yöresi (bugünkü Malatya) artık Malatya’nın yeni kent yerleşim alanı olmuştu.

1924 Anayasası ile vilayet olan ve henüz 100 yıllık bir geçmişi bile olmayan şehir, 1930’lara gelindiğinde bağ evlerinden oluşan bir kasaba görünümünde idi. 1930’ların başında demiryolunun gelmesi, 1935’den sonra ise oldukça büyük bir dokuma fabrikasının kurulmasının planlanması, şehrin gelişerek büyüyeceğini, nüfusun ve yapılaşmanın hızla artacağını işaret ediyordu. Bu durum da kentsel gelişim sürecinin planlanmasını zorunlu hale getiriyordu.

Cumhuriyet döneminin şanslı ili Malatya, hem kent planlaması ile çok erken tanışacak hem de bu planlama, uluslararası alanda bu konunun en iyilerinden biri olarak kabul edilen bir bilim adamı eliyle yapılacaktı.

Malatya’da bir şehir imar planı yapılması ile ilgili ilk girişim 1931 yılı Nisan ayı içinde olmuştu. Ankara’da “Şehir Mütehassısı” olarak görev yapan Albert Orley, Malatya Milletvekili M. Nedim ile birlikte Malatya’ya gelerek şehrin imar planı ile ilgili incelemelerde bulunmuş, ancak Malatya’yı çok beğendiğini ve imara çok müsait olduğunu söyleyen Albert Orley’in Ankara’ya dönüşünden sonra herhangi bir gelişme olmadan konu kapanmıştı.

1935 yılına gelindiğinde bu kez daha ciddi bir girişim başlayacaktı. Bu gelişme şehir planı için Ankara’da bayındırlık direktörü olarak görev yapan ve sürecin sonuna kadar şehir planı için çalışacak olan Mimar Semih’in beraberinde bir ekip ile incelemeler yapmak üzere Malatya’ya gelmesi idi ve 15 Haziran 1935 tarihli Fırat Gazetesi’nde “Şarımızın (Şehrimizin) Bayındırlık Planı Hazırlanıyor” başlığı ile şu şekilde duyuruluyordu:

Şarımızın Bayındırlık Planı Hazırlanıyor

Şar Bayındırlık planını hazırlamak üzre Ankara bayındırlık direktörü mimar bay Semih beraberinde inşaat şefi mimar Atfın ve şehir planları muavini Vasfi olduğu halde pazartesi trenile şarımıza gelmiştir.

Bir arkadaşımız dün Başbakanlığın isteği ve İçeri işleri bakanlığının buyruğu üzerine gelen Heyet başkanı mimar Bay Semih ile buluşmuş ve okurlarımıza bildirmek üzre görüşlerini dilemiştir.

Bay Semih arkadaşımıza demiştir ki:

Malatya’yı çok beğendik. Tatlı ve güzel bir şar. Halk ve belediye teşkilatı elbirliği eder ve şimdiki dağınık durumu dar bir alanda toplarlarsa kısa bir zaman sonra Malatya canlı ve çok daha güzel, sevimli bir şekil alacaktır. Geldiğimiz günden beri etüt yapıyoruz.

Şarın umumi planı yapı yollar kanununa ve bugünkü şehirciliğin bütün şartlarına uygun olarak hazırlanacaktır. En önce kadastrol ve topoğrafik durumu inceliyoruz.

Bu arada su, hava ve iklim şartlarını göz önünde tutuyor ve anı zamanda sosyal ve ekonomik bakımdan araştırmalar yapıyoruz. Şar ve çevresinin jeografik durumunu da incelemeği geri bırakmıyoruz.

Bilirsiniz ki bayındırlık planında şarın kara ve hava nakliyat yolları da göz önünde tutulacak en önemli bir konudur. Şarın planı ve yeni çehresi ancak bütün bu inceleme ve araştırmaların sonuçları ve genel verim ile belirtilecektir.

Bayındırlık planı gelecek elli yıl içinde beklenebilen nüfus ve iş artımı üzerine hazırlanacaktır. Etütler bitmeden şarın merkezi sikleti üzerinde kesin bir fikir vermek hem mümkün değildir hem de doğru olamaz. Mıntıka bölümleri, ikamet alanları, resmi kurağlar, okullar, meydanlar, pazar ve çarşılar, hanlar, endüstri mıntıkaları ve gezinti sahaları, spor alanları ve güzel manzaralı kısımların canlandırılması yukarıda söylediğim esas amillerden çıkarılacak duruma göre belli olacaktır.

Şunu da söylemeliyim: Bayındırlık planının mükemmel olması, şehrin şimdiki durumunu anlatan belge, harita, plan, proje ve daha türlü istatistik ve malumatın bir araya toplanması ile elde edilebilir. Bu itibarle, bir köşeye atılmış bu gibi belgeler bizce değerlidir. Her plan ve projenin kendisine göre iyi bir yönü vardır ve biz bu yönden faydalanmaya çalışacağız. Bunlar elde edilirse üç ay içinde Malatya’nın ileri bayındırlık planı hazırlanacaktır.

Yarın arkadaşlarımla birlikte ve otomobille Elazize gideceğiz.

Bu yolculuğumuzda Malatya’nın doğudan gelen karayollarını da gözden geçireceğiz. Elazizde iki gün kalarak ertesi günü trenle döneceğiz. Ben doğruca Malatya’da durmadan Ankara’ya geçeceğim.

Arkadaşlarım bir müddet daha burada kalacaklar ve etütlerine devam edeceklerdir. Planın Ankara’da hazırlanışı sırasında icap ederse ben ve arkadaşların toplu bir halde veyahut yalnızca Malatya’ya gelerek karşılanan güçlükler üzerinde mahalli etütleri derinleştireceğiz.

Arkadaşımız kısa bir dinlenmeden sonra yeni bir etüde çıkmak için hazırlanan Bay Semih ile arkadaşlarını çalışmalarından geri bırakmamak için teşekkür ederek ayrılmıştır.

Şarbayımız Bay Teyfik İnönü de heyetin çalışmalarında beraber bulunmakta ve şarın umumi durumu üzerinde heyete izahat vermektedir.

Belediye bay Semih ve arkadaşları şerefine bugün saat 10 da Halkevinde bir çay şöleni verecektir. Bu şölende daire başkanları ve şarkurumu üyelerile diğer kurumlardan bazı zatlar bulunacaktır.

Haberden de anlaşılacağı gibi şehir planını hazırlamak üzere Malatya’ya gelen heyete bizzat Belediye Başkanı Tevfik Bey refakat etmiş ve şehrin genel durumu ile ilgili bilgiler vermişti. İnceleme bittikten sonra da heyet şerefine 15 Haziran 1935 Cumartesi günü Halkevi (bugünkü Atatürk Evi) binasında, Malatya’nın kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri ile şehrin ileri gelenlerinin katıldığı bir çay şöleni yapılmıştı.

Mimar Semih, incelemelerini bitirerek Malatya’dan ayrılmış, bu arada defterdarlığa, Finans Bakanlığı tarafından Malatya Hükümet Konağı yapımı için 8.000 liralık bir yapı tahsisatı gönderilmiştir. Ancak Hükümet Konağı’nın yerinin şehrin bayındırlık planına bağlı olduğu gerekçesiyle yeni konağın inşaatına plan gelinceye kadar başlamama kararı alınmıştır.

1935 Ağustos ayında,  Bayındırlık Planı Hazırlama Heyeti Başkanı Mimar Semih Bey, Malatya Belediye Başkanlığı’na gönderdiği bir mektup ile şehir planının ana hatlarının belli olduğunu ve Eylül ayı sonlarında bitirileceğini bildirir. Bu mektup üzerine Belediye Başkanı Tevfik Bey şehir sakinlerini, plandan kaynaklanabilecek muhtemel zararlardan korumak amacı ile yeni yapılara izin belgesi verilmesi işlemlerinin durdurulması için ilgililere talimat verir. Ayrıca Belediye ve Hükümet Konağı binalarının yapılacağı yerler için ortaya çıkan söylentilerin asılsız olduğunu, plan kesin olarak düzenlenmeden yerleri ile ilgili öne sürülen fikirlerin kesinlikle doğru olmadığını bir kez daha hatırlatır.

Aynı yılın Eylül ayında artık planın taslağı hazırlanmış ve ana hatları ortaya çıkmıştı. Hükümet Konağı’nın da yerini gösteren ilk bölümü Malatya’ya gönderilmiş, Hükümet Konağı için belirlenen yeri yakından görmek ve incelemek amacı ile Belediye Başkanı, Başmühendis ve bir memur ile alanı gezmişti.  Plana, göre,  Hükümet Konağı ve oturma bölgesi olarak Çukurdere ile İstasyon arasındaki yer ayrılmıştır. Bu bölge; Dernek Arkı, Çukurdere, yeni açılan İsmet İnönü Yolu ve İstasyon yönünde de Koyunoğlu Karakolu’ndan hemen 400 metre batıda yeniden açılacak ikinci derecede bir yol ile çevrilmiştir. Resmi kurumlar bu tepenin tam ortasında tepemsi bir yerde kurulacaktır. Hükümet Konağı da geniş bir bahçe ortasındadır. Bahçenin çevresi de Vaizoğlu Camii’nin bulunduğu Divan Sokağı, Pamuk Sokağı, Hamamcıoğlu Sokağı ve Çukurdere hizasını tutan dereden 200 metre kadar açıklıkta bir çizgidir. Asıl bina Divan Sokağı’nın içindeki çıkmazın tam sonuna gelmektedir. On beş metre genişlikte birinci derecede bir cadde hükümet bölgesini ortadan bölmekte ve şehre bağlamaktadır.

Planda Hükümet kurumları ve oturma bölgesi olarak gösterilen bu alanın yukarıda saydığımız çevreleri, bahçelerle diğer bölgelerden ayrılmıştır. Yeni açılan İsmet İnönü Caddesi de yeni planda gösterilmiştir. Bu cadde ile planda gösterilen 15 metrelik Hükümet Caddesi ikinci derecede yollarla birbirine bağlanmıştır. Ancak planın kesin olmadığı özelikle vurgulanmış, İçişleri Bakanlığı ve Bayındırlık Bakanlığı Yapı İşleri Kurulu tarafından onaylanması gerektiğine dikkat çekilmiştir.

Şehir planı ile ilgili bu gelişmeler üzerine 16 Eylül 1935 tarihinde şehir meclisi yeni gelen şehir planı ile Hükümet Konağı’nın yerinin tartışılması gündemi ile toplanmış ve söz konusu toplantıda Hükümet Konağı’nın şehrin daha merkezi bir yerine yapılması kararı alınmıştır.

1935 Kasım ayında önemli bir gelişme olmuş, başta Berlin olmak üzere Köln, Rendsburg, Halberstadt ve Husum gibi şehirlerin genel veya kısmı şehir planlamaları üzerinde çalışan ve 1928 yılında Başkent Ankara için açılan şehir planlama yarışmasını kazanan Profesör Hermann Jansen’in, Başbakan İsmet İnönü’nün isteği üzerine, Ankara Bayındırlık Direktörü Mimar Semih ile birlikte Malatya’ya geleceği öğrenilmiştir. Profesör Jansen Türkiye’de çalışmalar yapan ilk yabancı şehir plancılarından biridir ve başkentin ilk nazım planlarından birisini (Jansen Planı) hazırlayan kişi olmasından dolayı da önemlidir. Profesör Jansen özellikle yeni Hükümet Konağı için yer seçimi çalışmasını yürütecektir.

20 İkinciteşrin (Kasım) 1935 tarihli Fırat ve gazetesinde bayındırlık planı ile ilgili “Profesör Jansen, Mühendis Semih Şehrin Bayındırlık Planı Üzerinde İncelemeler Yaptılar” başlığı ile konuyu oldukça geniş ele alan bir haber yayınlanmış, planın herkesi memnun edecek durumda olduğu vurgulanmıştır. Habere göre Başbakan İsmet İnönü’nün isteği üzerine asistanı Cuda ve Ankara Bayındırlık Direktörü Mimar Semih ile birlikte Malatya’ya gelen Profosör Jansen, Vali Akıncı ve Belediye Başkanı Temelli ile birlikte şehri gezmiş ve en ince ayrıntısına kadar incelemiştir. Haberin detayları şu şekildedir:

Plan Nereleri İçine Alıyor?

Malatya’nın şehir çevresi pek geniş ve pek dağınıktır. Bu bakımdan bu bakımdan uray işleri çok güçlükle temin edilmektedir. Durumu göz önüne alan bay Semih, Malatya’nın 50-60 yıl sonraki genişliğini ve nüfus çokluğunu da düşünerek mümkün olduğu kadar şehri toplulaştırmaya çalışmıştır. Bunun içinde şehir kuzeyde hıraza caddesi, güneyde Dernek ve İsmetiye Caddeleri, doğuda Dernek ve Kışla etrafı, batıda da İstasyon çevresine teksif etmiştir.  

Ana Cadde ve Yeşil Yollar

“Planda şehrin kan ve can damarı olarak seçilen ana cadde İstasyondan başlayarak şehre doğru uzanan ve yeni açılan İsmet İnönü Caddesi’dir ki bu yol, bugün yapılmamış ve eski yola karıştığı noktadan itibaren cenuba doğru inhiraf ederek arkadan ve lisenin yanı başından parkın önüne çıkmakta ve parkın altındaki yol ile yeni Sivas Caddesi’ne inmektedir. Bu yola sağdan ve soldan gelen küçük yollar mümkün olduğu kadar azaltılmıştır. Bunun sebebi de ana caddenin çok işlemesi ve yan sokaklardan gelecek vesaitle çarpışmak tehlikesinin azaltılmasıdır. Yeşil yollar, yani uzayan parklar, bütün şehir halkının yeşilliğe, saf havaya olan ihtiyacını tatmin edecek bir şekilde belirtilmiştir.

Bugün artık parça parça ve yalnız bir mıntıka halkının istifade edebileceği münferit park terk edilmiştir. Şehrimizin planında da bütün halkın parktan istifade edebilmesi için Derme Kanalı, Gelincik ve Çukurdere uzunluğunca genişliği 10 metreden 70 metreye kadar çıkan parklar yapılmıştır. Bu suretle su kenarlarındaki evler kaldırılmış hem sular pislenmekten kurtarılmış, hem de bu civarda oturan halkın sağlığı korunmuştur.

Ulu cami ve mektepler, lise hep bu yeşil yolun içine alınmıştır. Şehir Hastanesi de bu yeşil yol içinde ve Mücelli Kabristanıdır.

Ticaret ve Endüstri Bölgeleri

Şehrin asıl ticaret bölgesi yine bugünkü çarşıdadır. Yalnız muhtelif noktalarda nüfusun çoğalması ile hâsıl olacak ihtiyaçları karşılayacak Pazar yerleri ayrılmıştır. Hamikoğlu Hanı’ndan Mücelli’ye doğru olan bir sahada da hal yeri ayrılmıştır.

Ağır endüstri ve sanayi bölgesi, depolar, kaysı ve pamuk pazarı istasyon civarındadır. Uçak alanı da istasyon bölgesinde Bay Mustafa Karaköylü’nün bahçesi civarındadır. Amale Mahallesi İstasyon’a yakın bir yerdedir.

Spor Sahası ve Mezbaha

Spor için bol sulu ve toprağının bataklık olması dolayısı ile oturulmaya elverişli olmayan, Yeşilkaynak seçilmiştir. Burada tren yolunun her iki boyunda muhtelif sporlara ait sahalar vardır.

Mezbaha şehir içinden kaldırılmış ve Yeşilkaynak’dan aşağıdaki değirmenden daha ileriye konulmuştur. Mezarlık eski yerindedir.

Hükümet Kurağı ve Uray

Hükümet kurağı için evvelce belirtilen yerin çarşıya uzaklığından ötürü daha yakına alınması Uray tarafından istenmiş ve hükümet için yeniden iki yer gösterilmiştir.

Bunlardan biri ve öğrendiğimize göre İlbaylıkça da (Valilik) hoş görüleni yeni İsmet İnönü Caddesi üzerinde ve çarşıya 800 metre ıraklıkta Tahta Minare Sokağı ile yeni cadde arasındaki adada Arslanbey Camii çıkmazından az ileridedir.

İkinci yer daha beridedir. Urayın yeri bugünkü hükümet konağının bulunduğu yerdir.

Pis Kokulu Sanatlar, Han ve Garajlar

Malatya’da ekseriyetle garp ve cenubi garbi rüzgârları estiğinden dabağlık gibi pis kokulu sanatlar yeri şehrin şimaline ve dışarı bir noktada Han ve Garajlar en uç noktalarda ve şehre girilecek yolların başındadır. Kazancılar gibi gürültülü sanat yerleri de şehrin kenarına alınmıştır.

Plan bütün sosyal ihtiyaçları karşılayacak bir şekilde yapılmıştır.  Tozsuz ve nakil vasıtaları tehlikesinden uzak yeşil yollar şehri dört taraftan çevrelemektedir. Okulların bu yollar üzerine konması da çocukların iyi bir yoldan tehlikesiz gidip gelmeleri içindir. Planın bütün detayları, hatta Malatya için elverişli ev tipleri bile hazırlanmıştır.

Bay Semih, Salı gecesi halk evinde şehir planına ait bir konferans vermiş ve anlaşılmayan bütün noktaları izah etmiştir. Bu toplantıda İlbay (Vali), Şarbay, (Belediye Başkanı) Daire Başkanları, Gazeteciler ve Şehir Kurulu Üyeleri ile halktan birçok kimseler bulunmuştur.

Prof. Jansen’in de görüşleri belirtildikten sonra plan kesinleşecektir. Öğrendiğimize göre Şarbay Tevfik temelli, plan işini Sayın Başbakanımıza arz etmek üzere bu ay içinde Ankara’ya gidecektir” 

27 İkinciteşrin (Kasım) 1935 tarihinde Ünal gazetesinde “Şarımızın Bayındırlık Planı-Bayındırlık Sınırı” başlığı ile yayınlanan haberde şehrin dağınık yapısının yaşamı zorlaştırdığını, ancak Bayındırlık Direktörü Semih’in bu hususu dikkate alarak planı hazırladığı belirtilmiş, aynı gazetenin 4 Birincikanun (Aralık) 1935 tarihli sayısında da plan sınırları ayrıntılı olarak yayınlanmıştır. Habere göre şehir merkezi sınırları şu şekildedir.

“Kuzeyde: Sancaktar mezarlığından başlayarak ve mezarlığı takip ederek eski Sivas Caddesini geçerek Sarıcıoğlu Camiine ve buradan Asari Naim ve elektrik fabrikalarının ortasından ve cephaneliğin arkasından dolaşarak hiristiyan mezarlığına ve buradan değirmenleri geçip Boztepeye gelir.

Batıda: İstasyondan itibaren mezrasını dolaşarak samanlı mahallesine ve oradan yukarı ve aşağı bağlara giden yolların telakki noktasında birleşir.

Güneyde: Mücelli mezarlıklarının arkasından ve horata suyunu takiben durmeye gelir.

Doğuda: Memleket hastanesi ve Haşım oğulları hanelerini arkada bırakarak fenercinin damına gelir.

Yollar: Bir şehrin imarında ikinci derecede düşünülecek yollarıdır.  Bunlardan ana yolları vesaiti nakliyenin geçmesine mahsus olduğundan ve şehrin can damarını teşkil ettiğinden geniş olması lazımdır. Şarımızda bir tane de ana yol kabul edilmiştir. Genişliği 20 metredir. Bu yol istasyondan başlayarak yeni açılan İsmetpaşa Caddesini takip eder. Bu yolun düz olarak uzayıp gitmesi nazara hoş görünmez. İnsan daima önündeki manzaranın değişmesini ister. Bu husus göz önünde tutularak Abaza Camii istikametinden itibaren güneye doğru dönüyor.”

Gazetede ayrıntıları verilen plan içeriğindeki yapı ve alanları 1935 yılında yapılmış olan Malatya Şehir Krokisi (Aşağıdaki görsel- Kaynak: Celal Yalvaç) üzerine yerleştirdiğimizde o zamana göre dengeli, etkin ve kullanışlı bir plan olduğunu da görmekteyiz.

1935 yılı Aralık ayında Profesör Jansen görüşlerini bir mektup ile Malatya Valiliği’ne bildirmiş ve Hükümet Konağı’nın yeri için eski Hükümet Konağı ile Hamikoğlu Hanı arasındaki alanı önermiştir. Jansen mevcut konağın bulunduğu bölgede değer kaybı yaşanmaması, başka bir bölgeye nakledilecek Hükümet Konağı’nın o bölgede haksız kazançlara yol açmaması için konağın yerinin bu şekilde tespit edildiğini de özellikle vurgulamıştır.

1936 yılı Ocak ayı ortalarında, Şehir Kurulu Üyeleri ile beraber Vali Akıncı, Milletvekili Taner ve Belediye Başkanı Tevfik Temelli’nin de katıldığı bir toplantıda, hararetli tartışmaların sonunda plan yapılan tadilatlardan sonra oybirliği ile kabul edilmiştir. Kurulun aldığı kararlar şu şekildedir.

  1. Planda inceleme yapan Prof. Jansen’in İsmetpaşa Caddesi üzerinde yaptığı tadil yeniden incelenecek ve hükümet konağı doğumevi ile Hamikoğlu Han’ı arasındaki alanda ve yolun güneyinde yapılacaktır.
  2. Planda gösterilen şehir sınırları, genişletmeye imkân görülmediği için aynen kalacaktır.
  3. Çarşı ile münasebeti bakımından hallerin yeri çarşıya yakın olacaktır.
  4. Yeşil yollar fenni imkân varsa daraltılacaktır.
  5. Planda okul binaları ve Pazar yerleri olarak gösterilen sahalar, hükümet konağı için kabul edilen yeni mevkiye münasebattar bir şekilde değiştirilecektir.
  6. Planda hükümet konağı olarak gösterilen yerler kabul edilmediği için buralara uzatılan yollar son şekle göre ya kaldırılacak veya daraltılacaktır.

Plan, bu tadiller dairesinde kabul edilmiştir. 

En uygun tabiat verimleri içinde kurulduğu halde yine bir şehir olmaktan uzak görülen Malatya’mızın yakın bir yarında kavuşacağı bayındırlığın verdiği sevinç sonsuzdur. Şehir kurulunun Pazartesi günü aldığı karar, şehrin tarihinde bir dönüm noktasıdır. İyi bir düzen ve candan bir ilgi ile çalışılırsa beş, on yıl içinde Malatya Türk şehirleri içinde layık olduğu mevkii almakta gecikmeyecektir.

Şehir Kurulunda plan üzerinde yapılan bu değişikliklerin onaylanması için Belediye Başkanı Tevfik Temelli ve Milletvekili Osman Taner’in Ankara’ya gidecekleri da ayrıca  duyurulur.

14 Nisan 1936 tarihli Fırat gazetesinin “Hükümet Konağı Nereye Yapılıyor” başlığı ile duyurduğu haberde, Belediye Başkanı Tevfik Temelli gazeteye verdiği demeçte, Konağın Şehir Meclisi kararında kabul edildiği gibi Hamikoğlu Hanı ile Doğumevi arasına, yani bugünkü mevcut yerine yapılacağını, ayrıca modern bir Belediye Binası inşaatına da başlayacaklarını bildirmiştir.

9 Mayıs 1936 tarihli Fırat gazetesinde “Şehir Planı geldi” başlığı ile planın şehre geldiği duyurulmuş, 14 Mayıs 1936 tarihli sayısında da “Şar planı ve Bu Plandan Gelen Yalnız Bir Paftanın İhtiva Ettiği Esaslar” başlıklı haberinde plan ile ilgili şu ayrıntıları yayınlamıştır.

Şimalen Azizoğlu sokağından Gübüroğlu Hanına gelerek Belediye hamamına ve oradan ileriye giden yol garben Antepli sokağından Kozköküne giden yol, cenuben Tekmezar, Arpacı sokakları, şarkan Tandoğan caddesi…

Atmalı sokağı, şarka doğru Ferhadiye caddesi, eski telgrafhane yolu, çarşıyı takiben Atmalı sokağının başı… Bu çevre içindeki saha yeni Hükümet ve Uray (Belediye) kurağlarına tahsis edilmiştir. Hükümet avlusundan geçen suyun şarki Uraya, garbi Hükümet binalarına bırakılıyor. Hamikoğlu hanının şimdi arabaların bekleme yerinin biraz gerisine Hükümet ve şimdiki Hükümet avlusuna da Belediye binaları yapılacaktır. Bu paftada bulunan yollarda ufak tefek tadilattan başka ehemmiyetli bir şey yoktur. İstasyondan gelen yeni İsmetpaşa Caddesi Nasuhi Sokağı ile birleşen yerden itibaren küçük bir kavisle Şira pazarına çıkarılıyor. Otomobillerin durağından Cumhuriyet alanına giden yol genişletiliyor ve Belediye hamamından Akpınara yeni bir yol açılıyor.

Camiin şimal ve cenup kısımlarında birer bahçe yapılacağına göre Nacar ve Demirci pazarları ile etrafındaki binalar ve Hamikoğlu hanına kadar da öndeki dükkânlar kaldırılacaktır. Gelincik suyunun geçtiği yatak üzerinde yeşilyol ve Dermenin yanlarından yirmişer metre olmak şartıyla yeşil bir saha meydana getirilecektir.

Cumhuriyet alanı da beş evlerden Gazi okuluna kadar olan tarla ve bahçe yerleriyle Sinema kaldırılarak genişletilecektir.

Malatya’da oluşan hava şehrin, planın uygulanması ile modern bir görünüm alacağı ve kısa zamanda büyüyeceği yönündedir. Yapımına hızla devam edilen Dokuma Fabrikasının da bitmesi ile şehrin imarının hızlı bir şekilde gelişeceği ve önemli sayıda istihdam yaratacağı düşünülmektedir.

İmar planlaması kavramının toplumsal yaşam alanlarının oluşturulması açısından önem arz ettiği açıktır. Süreç incelendiğinde, Malatya şehir planının oluşturulması öncesi kentte oldukça detaylı araştırmaların yapıldığı, verilerin bilimsel olarak değerlendirildiği ve elde edilen sonuçlar neticesinde belirlenen plan alternatiflerinin tartışılarak en doğru uygulamanın yapılmaya çalışıldığı söylenebilir. Şehir planı için yapılan çalışmalar genel olarak değerlendirildiğinde, kente yeni bir kimlik kazandıracak ve çağdaş bir yapılaşmanın önünü açacak modern bir kent planı için oldukça çaba sarf edildiği de görülmektedir.

Hâlihazırda şehrin ana arteri olarak görev yapan en önemli caddesinin 1935 yılında yapılan bu planlama ile ortaya çıkmış olması, bu planın ne kadar isabetli ve uzun vadeli yapıldığının en iyi göstergesidir. Ayrıca bu caddenin sahip olduğu virajsız ve kavissiz yapısının günümüzde bahçeler yok edilerek açılan yeni yerleşim merkezlerindeki yollarda sağlanamamış olması da oldukça düşündürücüdür.

_____________________

FOTOĞRAF: Malatya Hükümet Konağı İnşaatı (1937)

FOTOĞRAF: 1930’ların sonunda Malatya şehir merkezinin havadan görünümü

Etiketler:

Yorumlar
  1. Mustafa Sülü dedi ki:

    1930 yıllara göre değerlendirmek yaparsak bugünkü yöneticilerden daha ileri görüşlülermiş,hükümet konağının önüne belediye binasına bakın,nüfus ne kadarmış birde bugüne bakalım daha dün yerleşime açılan Fahri Kayahanın durumu nasıl 20 senedir bir çevre yolu yapamadık.inşallah bir gün hükümet konağınıda eski yapı diye yıkmazlar inşallah belediye binasını bir gecede yıktık.İnönü stadını tören ile yıktık.

  2. Levent Aksoy dedi ki:

    Kısacası Malatya’nın anasını ağlatmışlar.

  3. ATTİLA dedi ki:

    çok kötü tasarlanmış bir şehir planlaması. çok dar yollar yamuk yumuk caddeler tasarlanmış maalesef !

  4. Keşke dedi ki:

    Keşke eski zamanlar gibi imar haramı olmaskeşke bir gavur gelip imar planı yapıp gitse,mütahitlerde Ermeni ustalar olsa

  5. Mustafa dedi ki:

    Nezir eline sağlık.Eski dokuya sahip çıkmak lazım.Buda tarih bilinci ile olur.

  6. Ali dedi ki:

    Şimdi ki belediye plan yaparken kime göre yapıyor müteahhide göre mi arsa sahibine göre mi mimarların özgür bilimsel düşüncelerine göre mi..on katlı binalı yerler de 10 metre yol bırakmış yeni imar olan yer ..park yeri yok ..20 metrelik yola 6 metrelik ucube kanallar..

YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici, saygısız ifadeler, cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, suçluyu ya da suçu övücü, uygunsuz gönderici adı, 'naylon- uyduruk' mail adresli, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır. Ayrıca, mesajların tüm yasal ve cezai sorumluluğu, mesajlarıyla birlikte IP numaraları da düşen göndericilere aittir."