Araştırmacı, eğitimci, gezgin yazar Fikri Demirtaş Malatya’nın semt pazarlarını kaleme aldığı yazısında sorunları dile getirip, öneriler ortaya koydu.
Demirtaş’ın Deprem Sonrası Malatya: Sokak Arası Keşmekeşten Modern Pazar Yerleşkelerine başlıklı yazısı şöyle:
***
6 Şubat depremleriyle sarsılan ve küllerinden doğmaya çalışan Malatya’yı yeniden inşa ederken, sadece binaları değil, sosyal yaşamın kalbi olan semt pazarlarımızı da "yeni bir şehircilik aklıyla" tasarlamak zorundayız. Semt pazarları; Malatya insanının taze gıdaya ulaştığı bir alışveriş noktası olmanın ötesinde, komşuluğun tazelendiği ve şehrin sosyal dokusunun ilmek ilmek işlendiği birer "açık hava buluşma alanı"dır.
Yıllardır süregelen, sokak aralarına sıkışmış pazar kültürü; artık sadece bir trafik sorunu değil, aynı zamanda bir güvenlik zafiyeti, hijyen eksikliği ve kentsel bir risk alanıdır.
Şehrin Haftalık Ticaret Rotası:
Sokak Sokak Malatya Pazarları
Malatya’da hayat, her sabah şehrin başka bir sokağında yankılanan pazarcı sesleriyle uyanır. Haftanın yedi günü, her semt kendi pazarının bereketiyle nefes alır. Bu pazarlardan bazıları şunlardır:
Pazartesi günü Paşaköşkü’nün dar sokaklarında başlayan hareketlilik; salı günü Zafer Mahallesi Battalgazi Belediyesi’nin hemen arkasına, Başharık Mahallesi Irmak Sokağına taşınır.
Çarşamba’nın bereketi Sarıcaoğlu Mahallesi’nde, perşembe’nin telaşı Sıtmapınarı-Sümerpark civarındadır. Cuma günü Kernek İpek Caddesi’nin maneviyatı pazar sesine karışırken; Cumartesi günü Çöşnük sırtları, Pazar günü ise Niyazi Mısri (Cadde AVM arkası) ve Yeşilyurt Güngör Caddesi bu döngünün finalini yapar.
Ancak bu rotadaki her durak, aynı zamanda bir sabır testidir. Halkımız ve pazar esnafımız; her gün değişen bu sokaklarda çamurla, sıcağın kavurucu etkisiyle, tuvalet ve otopark gibi temel ihtiyaçların yokluğuyla mücadele ederek hizmet vermeye çalışmaktadır. Malatya halkı bu zorluklara rağmen alışverişini yapmaya, esnafımız ise ekmeğini taştan çıkarmaya devam etse de; bu "yaşam mücadelesi" artık yerini modern, hijyenik ve insani şartlarda sürdürülen bir "ticaret konforuna" bırakmalıdır.
Belli başlı sorunları şöyle sıralayabiliriz:
1. Sokak Arasındaki Sessiz Tehlike: Güvenlik Çıkmazı
Deprem yaşamış bir kentte sokakların her an ulaşılabilir olması hayati bir meseledir. Mevcut sokak pazarlarında yaşanan tablo tam bir ulaşım felcidir.
Erişim Engeli
Pazar sokaklarına giren devasa sebze-meyve kamyonları, kamyonetler ve traktör römorkları dar sokakları labirente çevirmektedir.
Acil Durum Bariyerleri
Derme çatma kurulan portatif tezgahlar, alçak gerilen çadır ipleri ve brandalar; yangın, sağlık krizi veya asayiş olaylarında itfaiye ekipleri arabası ve ambulansın geçişini tamamen imkansız kılmaktadır. Saniyelerin hayati önem taşıdığı anlarda, pazar engelini aşamayan ekipler mahalle sakinini kaderine terk etmek zorunda kalmaktadır.
Mağduriyet
O sokakta oturan hastalar, çocuklar, yaşlılar ve engelliler adeta "ev hapsine" mahkum edilmekte, iş yerleri dükkanlar, fırınlar, kuaförler vb. mağdur olmakta iş yapamamakta; kışın kar ve çamur, yazın toz ve kavurucu sıcak altında yapılan alışveriş halk sağlığını tehdit etmektedir.

2. Yapılan Yanlışlar ve Atıl Kalan Yatırımlar
Geçmişin Kentsel Hafızası ve
Eski Hal ve Çevresindeki Karmaşa
6 Şubat depremiyle yıkılan, şehrin merkezindeki eski Kapalı Kasap ve Sebze Pazarı , etrafındaki manavlar aslında Malatya’nın kronikleşmiş şehircilik sorunlarının bir özeti gibiydi.
Deprem öncesinde bu bölge; dükkan kapasitelerinin yetersizliği nedeniyle ürünlerin, kasaların ve tezgahların sokaklara taştığı, adeta adım atılamaz bir keşmekeşin merkeziydi. Alışverişe gelen ailelerin, yaşlıların ve çocukların rahatça yürümesine imkan vermeyen bu düzensiz yapı, hijyen ve konfor standartlarının çok uzağındaydı. Esnafın dükkanından çok sokağı kullandığı bu 'işgal kültürü', hem ticari verimi düşürüyor hem de Malatya’nın kalbinde estetik ve işlevsel bir tıkanıklığa yol açıyordu. Yeni inşa edilecek çarşı projelerinde, geçmişin bu 'dar ve boğucu' yapısından ders çıkarılmalı; geniş yürüyüş yolları ve disiplinli yerleşim planları öncelenmelidir.
Pazar yerlerini sokaktan kurtarma çabaları Malatya’da yeni değildir; ancak saha gerçeklerinden kopuk projeler maalesef büyük kaynak israflarına yol açmıştır. Bunun en acı örnekleri gözümüzün önündedir:
Planlama Hatasının Somut Bedeli:
Esnafın Gözüyle "Kapalı Çıkmaz"
Belediyelerimiz tarafından büyük bütçeler ayrılarak inşa edilen kapalı pazar yerlerinin neden atıl kaldığını anlamak için, pazar tezgahının tozunu yutan esnafın sesine kulak vermek yeterli olacaktır.
Malatya Büyükşehir Belediyesi Vahap Küçük Külliyesi ve Yeşilyurt Semt Pazarı gibi projeler, maalesef sahadaki ticaretin dinamiğinden kopuk planlandıkları için birer "mühendislik hatasına" dönüşmüş durumdadır.

Kernek Örneği:
Kağıt Üstündeki Planın Sahadaki İflası
Kernek İpek Caddesi’ndeki yoğunluğu azaltması hedeflenen külliye projesi; camisi, kütüphanesi, Kadın Kültür- Yaşam Sanat ve Spor Merkezi ve Aile Danışma ve Destek Merkezi kültürel açıdan değerli bir merkez olsa da, alt katı için planlanan Kapalı Pazar Yeri tam bir fiyaskoyla sonuçlanmıştır.
Pazar esnafı, kendilerine tahsis edilen tezgah alanlarının ticaret yapmaya imkan vermeyecek kadar dar ve yetersiz olduğunu belirterek bu alanı kullanmayı reddetmiştir.
Planlama hatası nedeniyle esnaf yeniden cadde üzerine taşınmış; milyonlarca liralık kapalı alan ise pazar yeri olma işlevini yitirerek depremden önce kapalı pazar yeri "Hayır Çarşısı" olarak kullanılmaya başlanmış sonra yaklaşık iki senedir Büyükşehir Belediyesince Kadın Kültür- Yaşam Sanat ve Spor Merkezi olarak kullanılmaktadır.
Belediyelerimiz tarafından büyük kaynaklar ayrılarak inşa edilen kapalı pazar yerlerinin neden atıl kaldığını anlamak için pazar tezgahının tozunu yutan esnafın sesine kulak vermek yeterlidir.
Pazarcı esnafıyla yaptığımız dertleşmede, sorunun "gelenekçilik" değil, tamamen "işlevsizlik" olduğu açıkça görülüyor.
Esnafın haklı isyanı şu teknik gerçekte gizli:
"Biz de isteriz yazın kavurucu sıcağından, kışın dondurucu ayazından korunacağımız; temiz ve modern bir çatının altında hizmet vermeyi. Külliyenin giriş katına yapılan pazar yerinde bize sunulan 9 metrekarelik hücreler, bir pazar tezgahının yükünü çekemez. Bugün bir konteyner alanı bile 21 metrekare iken, devasa ürün çeşitliliğini 9 metrekareye sığdırmamızı beklemek ticaretin doğasına aykırıdır. Yetkililere bu ölçülerin yetersiz olduğunu defalarca söyledik. Başka illerdeki modern ve geniş pazar yerleşkeleri örnek alınabilirdi, ama bizi dinlemediler. Sonuçta ekmeğimizi korumak için boykot etmek zorunda kaldık ve yıllık kira bedellerini ödediğimiz sokaktaki eski yerimize döndük."
Tabelası Var, Kendi Yok:
Yeşilyurt Semt Pazarı’nın Dramı
Yeşilyurt Belediyesi tarafından büyük umutlarla ve ciddi maliyetlerle inşa edilen Semt Pazar Yeri, ne yazık ki amacına hizmet edemeyen atıl projeler zincirinin bir halkası haline geldi. Bugün binanın üzerinde gururla "Yeşilyurt Belediyesi Pazar Yeri" tabelası asılı olsa da, pazarın kapıları halka ve esnafa kilitli durumda.

Modern bir pazar yeri olması beklenen bu devasa yapının üst katları; Çilesiz Halk Kütüphanesi ile Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü birimlerine tahsis edilerek idari bir merkeze dönüştürüldü. Binanın dış cephesindeki dükkanlar ise eczane, kuaför, lokanta ve çiğ köfteci gibi farklı ticari işletmeler tarafından kullanılıyor. Ancak projenin kalbi sayılan, binlerce vatandaşa hizmet etmesi gereken iç kısımdaki pazar alanı sessizliğe gömülmüş vaziyette.
Semt sakinlerinin taze gıdaya uygun fiyatla ulaşma hayali, binanın işlev değişikliğiyle bir kez daha ertelenmiş görünüyor. Edinilen bilgilere göre; kilitli duran o pazar alanı şimdi de "Yeşilyurt Market" projesi için bir depo ve satış noktasına dönüştürülüyor. Halihazırda kamyonlarla malzemelerin içeri taşınmaya başlanması, "pazar yeri" tabelasının artık sadece geçmişin bir hatırası olarak duvarda kalacağını teyit ediyor.
Planlama Eksikliği ve Kamu Zararı
Yeşilyurt Semt Pazarı örneği, bölge halkının ihtiyaçları ve esnafın dinamikleri gözetilmeden yapılan projelerin nasıl birer "işlevsiz anıta" dönüştüğünün somut bir kanıtıdır. Milyonlarca liralık bir pazar yatırımı, bugün kütüphane ve market deposu olarak kullanılıyorsa; burada ciddi bir planlama hatasından ve kamu kaynaklarının verimsiz kullanımından söz etmek kaçınılmazdır.
Ticaretin Sosyolojisi Yok Sayıldı
Bir pazar yerini inşa etmek sadece beton dökmek değildir. Esnafın kamyonunu yanaştıracağı lojistik alan, tezgahın genişliği ve müşterinin akış yönü hesaplanmadan yapılan projeler ölü doğmaya mahkumdur. Yeşilyurt Semt Pazarı'nda da görülen benzer tasarım hataları, modernleşme adı altında esnafın ve halkın mağdur edilmesine, dolayısıyla kamu kaynaklarının verimsiz kullanılmasına neden olmaktadır.
Deprem sonrası inşa edilen yeni rezerv alanlarda (TOKİ Yeşilyurt İkizce, Battalgazi Orduzu Gelinciktepe- Çamurlu) bölgelerinde aynı hataların tekrarlanmaması elzemdir. Pazar yerleri, "yaptık oldu" mantığıyla değil; esnaf odalarıyla istişare edilerek, bölge nüfusunun ihtiyacına ve ticaretin doğasına uygun şekilde tasarlanmalıdır.
3. İdeal Bir "Pazar Yerleşkesi" Nasıl Olmalı?
Yeni Malatya’da tespit edilen semtlerde pazar yerleri, haftanın 7 günü yaşayan birer "Sosyal Yerleşke" formunda tasarlanmalıdır:
İhtisaslaşmış Bölümler: Gıda ve manav alanı ayrı; tekstil ve giyim sokağı (modern deneme kabinleriyle) ayrı; Malatya’nın yerel gücü olan peynir, yoğurt, tereyağı ve sebzeler, meyveler gibi yöresel ürünler ise soğutmalı stantlarda ayrı yer almalıdır.
Aile Konforu ve Sosyal Donatılar: Alışveriş bir çile olmaktan çıkarılmalıdır. Eşlerin, çocukların ve yaşlıların dinlenebileceği nezih oturma alanları, hijyenik tuvaletler ve sıcak bir çay içilebilecek bir çay ocağı bu yerleşkelerin kalbi olmalıdır.
Gelenek ve Kültür Meydanı: Taziye evi, Aş evi ve dini ve milli günlerde hayır için aşure ve lokma dağıtımları, kermesler, folklor gösterileri ve müzik dinletileri için altyapısı hazır bir sosyal meydan bulunmalıdır.
Kurumsal Denetim: Halkın güvenle alışveriş yapması için yerleşke içerisinde kalıcı bir Zabıta Odası ve ürün sağlığını denetleyen bir Gıda ve Ziraat Mühendisi Odası şarttır.
Afet Stratejisi: Bu yapılar, deprem sonrası için stratejik birer "Lojistik Üssü" olarak tasarlanmalı; geniş girişleri ve altyapısıyla afet anında şehrin en güvenli sığınma ve yardım dağıtım alanı olmalıdır.

Temel İhtiyaçlar ve Çözüm Önerileri
Sokak aralarına veya cadde üzerlerine kurulan geçici pazar yerlerinde, hem pazar esnafı hem de alışveriş yapan vatandaşlar en temel insani ihtiyaçları olan hijyenik tuvalet erişimi konusunda ciddi mağduriyetler yaşamaktadır. Mevcut durumda bu ihtiyaç, ancak çevrede bir cami varsa giderilebilmektedir. Fakat camilerin uzaklığı veya tuvaletlerin ücretli (5-10 TL) olması, özellikle dar gelirli vatandaşlar ve tüm gün sahada olan esnaf için ek bir maliyet ve ulaşım zorluğu oluşturmaktadır.
Bu kronik sorunu çözmek ve pazar alanlarını daha çağdaş bir yapıya kavuşturmak adına şu adımların atılması önerilmektedir:
Sosyal Tesis ve Sabit Hijyen Alanları
Pazar kurulması planlanan bölgelerde, imar planlarına uygun boş alanlar varsa buralara belediye tarafından ücretsiz veya cüzi ücretli, bakımı düzenli yapılan sabit bay-bayan ve engelli tuvaletleri inşa edilmelidir.
Mobil/Seyyar Tuvalet Kabinleri
Sabit yapılaşmanın mümkün olmadığı dar sokak veya yoğun cadde pazarlarında, pazarın kurulduğu günlerde hizmet verecek şekilde mobil (tekerlekli/çekilir) tuvalet kabinleri konuşlandırılmalıdır. Bu kabinler pazar sonunda kolayca tahliye edilerek hijyen standartları korunabilir.
Esnaf ve Vatandaş Odaklı Yerel Yönetim Desteği
Pazar yerleri sadece alışveriş mekanı değil, binlerce insanın gün boyu vakit geçirdiği sosyal alanlardır. Cami tuvaletlerine mahkumiyet yerine, El yıkama üniteleri, bebek bakım kabinleri, modern kanalizasyon bağlantılı seyyar sistemler şehircilik anlayışımızın bir parçası olmalıdır.
Sonuç: Malatya İçin Ortak Akıl Çağrısı
Sokaklardaki keşmekeşi bitirmek; esnafa insan onuruna yakışır bir pazar yeri, vatandaşa ise konforlu ve güvenli bir yaşam alanı sunmak demektir. Belediyelerimiz, esnaf odalarıyla el ele vererek, "ben yaptım oldu" mantığından uzak, Malatya’nın sosyal dokusuna uygun projeler geliştirmelidir.
Şehrimizin sadece binaları değil, pazar yerleri de halkımıza huzur, güven ve modernlik vermelidir!
***
Yazı ve fotoğraflarının tamamı için şu linke tıklayınız:
https://fikridemirtas44.blogspot.com/2026/01/deprem-sonras-malatya-sokak-aras.htm
Fikri DEMİRTAŞ





