AKP Malatya Milletvekili Prof. Dr. Abdurrahman Babacan, Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi'nin Ocak 2026 oturumunda yaptığı konuşmada, Gazze’de iki buçuk yılı aşkın süredir devam eden insani krizin derinleştiğini belirterek 13 Ekim barış anlaşmasının İsrail tarafından uygulanmadığını söyledi.
Gazze’deki duruma ilişkin bir değerlendirme yapan Babacan, anlaşmanın otuz devlet tarafından onaylanmasına rağmen İsrail’in bağlayıcı maddelere uymadığını belirtti. Babacan, “Gazze ne yazık ki neredeyse iki buçuk yıldır süren bir trajediyle boğuşmaya devam ediyor.” ifadelerini kullandı.
Barış Anlaşması ve Sistematik İhlaller
Gazze'nin yaklaşık iki buçuk yıldır süren bir trajediyle mücadele ettiğini belirten Babacan, barış anlaşmasının bağlayıcılığına rağmen sahadaki durumun vahametini şu sözlerle aktardı:
"Gazze ne yazık ki neredeyse iki buçuk yıldır süren bir trajediyle boğuşmaya devam ediyor. 13 Ekim'de imzalanan barış anlaşmasının bağlayıcı hükümleri, İsrail Devleti tarafından sistematik olarak ihlal edilmeye devam ediyor. Otuz devletin katılımıyla onaylanan bu anlaşmanın bağlayıcı niteliğine rağmen İsrail temel noktalarda anlaşmaya uymuyor ve bunu dünyayı manipüle ederek sürdürüyor."
Kayıpların %92’si Sivil: Çocuklar ve Kadınlar Hedefte
Milletvekili Babacan, sivil ölümlerinin bireysel hatalar değil, kasıtlı bir politikanın ürünü olduğunu vurgulayarak;
"Sivillerin doğrudan hedef alınarak öldürülmesi kapsamında; anlaşmanın kapsadığı bu dönemde ölü sayısı 483'e ulaştı ve bunların %92'si siviller. Bu sivil ölümlerinin %45'i ise çocuk ve kadınlardan oluşuyor. Ölümlerin %97'si, ateşkes anlaşmasına göre koruma altında olması gereken 'Sarı Hat' bölgesinde gerçekleşti. Bu, bu suçların bireysel olayların veya saha hatalarının sonucu olmadığını; aksine, sivilleri doğrudan hedef alan sistematik ve kasıtlı bir politikanın ürünü olduğunu göstermektedir."
Ayrıca yaralı sayısının 1294'e ulaştığını ve günde ortalama 13 kişinin yaralandığını, bu kişilerin %60'ının yine çocuk ve kadınlardan oluştuğuna dikkat çeken Babac an; sağlık sektörünün operasyonel kapasitesinin kuşatma ile felç edildiğini ekledi.
İnsani Yardım ve Altyapı Engelleri
Anlaşma gereği günlük 600 yardım kamyonunun giriş yapması gerektiğini ancak bunun %43'ünün gerçekleştiğini bildiren Babacan, diğer ihlalleri şöyle sıraladı:
"Anlaşmada günlük 600 yardım kamyonunun girişi açıkça belirtilmiş olmasına rağmen, İsrail bu maddeyi yürürlüğe girdiği ilk günden itibaren ihlal ederek sınır geçişlerinde doğrudan uluslararası kontrolü engellemiştir. Saha belgeleri, günlük ortalama girişin kararlaştırılan miktarın yalnızca %43'ü olduğunu göstermektedir. Bu durum; özellikle hastaneler, fırınlar, ulaşım ve enerji sektörü olmak üzere temel hizmetlerde yaygın bir felce yol açmış ve normale dönüşü engellemiştir."
Babacan, İsrail’in elektrik santralini, güneş panellerini ve prefabrik yapıların girişini engelleyerek insani iyileşmeyi sabote ettiğini belirterek; "Anlaşma yürürlüğe girdiğinden bu yana İsrail, Refah sınır kapısını her iki yönde de tamamen kapalı tutarak anlaşmanın şartlarını ve ruhunu doğrudan ihlal etmektedir" ifadelerini kullandı.
Babacan, gelinen noktada uluslararası toplumun İsrail'e bu hayati konularda sistematik baskı uygulamasının kaçınılmaz bir zorunluluk olduğunu hatırlatarak konuşmasını tamamladı.
malatyahaber.com





