Malatya Turgut Özal Üniversitesi (MTÜ), dünya kayısı başkentinde stratejik bir araştırmaya imza attı. Ziraat Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Hüseyin Karlıdağ’ın kuraklık ve sulama üzerine yürüttüğü çalışma, bitki biliminin en prestijli dergilerinden BMC Plant Biology’de (Q1) yayımlandı.
Üniversitenin Kurumsal İletişim Birimi tarafından, Prof.Dr. Karlıdağ ile yapılan bir söyleşi de, üniversitenin basın bülteni olarak yayınlandı. Bülten şöyle:
"Gelecek Yılın Hasadı, Bu Yazın Sulamasına Bağlı
Soru: Hocam, öncelikle bu çalışmanın Malatya ve ülkemiz için stratejik önemini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Prof. Dr. Hüseyin Karlıdağ: "Malatya, Türkiye kayısı üretiminin %41’ini, dünya kurutmalık kayısı üretiminin ise yaklaşık %21’ini tek başına göğüslüyor. Özellikle ihracatımızın lokomotifi olan 'Hacıhaliloğlu' çeşidimiz, ülkemiz için paha biçilemez bir değer. Ancak iklim değişikliği ve kuraklık, bu stratejik ürünümüzü ciddi bir tehdit altına soktu. Biz bu çalışmada, kuraklığın ağaç üzerindeki tahribatını sadece gözle değil, hücre düzeyinde, yani kimyasal ve fiziksel olarak inceledik."
Soru: Araştırmanızda özellikle 'sulama zamanlaması' üzerine dikkat çekici bir vurgu var. Kayısı üreticisi suyu ne zaman ve nasıl kullanmalı?
Prof. Dr. Hüseyin Karlıdağ: "En kritik nokta burası. Bilimsel verilerimiz şunu net bir şekilde ortaya koydu: Temmuz ve ağustos aylarında yapılan sulama, suyun miktarından çok daha önemlidir. Bu iki ay, ağacın bir sonraki yıl meyve vereceği 'çiçek tomurcuklarını' oluşturduğu dönemdir. Eğer üreticimiz bu dönemde ağacı susuz bırakırsa, çiçeklerin kalbi dediğimiz 'dişicik borusu' gelişimi bozuluyor. İşin en acı tarafı; bu dönemde yapılmayan sulamanın zararı, kışın veya sonbaharda ne kadar su verirseniz verin telafi edilemiyor."
Soru: Kuraklık stresinin ağacın iç dünyasında nasıl bir savaş başlattığını gözlemlediniz?
Prof. Dr. Hüseyin Karlıdağ: "Su stresi altındaki ağaçta adeta kimyasal bir yıkım başlıyor. H₂O₂ (hidrojen peroksit) gibi zararlı maddeler yükselerek hücre zarlarına saldırıyor. Ağaç ise hayatta kalabilmek için tüm enerjisini meyve üretmek yerine 'antioksidan enzimler' üretmeye harcıyor. Yani ağaç verimden vazgeçip can derdine düşüyor. Yaprakların küçüldüğünü ve besin üretme kapasitesinin (klorofil miktarının) düştüğünü tespit ettik. Bu da doğrudan kalite kaybı demek."
Soru: Son olarak, bu başarının uluslararası yankısı ve üreticilerimize mesajınız nedir?
Prof. Dr. Hüseyin Karlıdağ: "TÜBİTAK desteğiyle yürüttüğümüz bu çalışmanın BMC Plant Biology gibi Q1 kategorisindeki bir dergide yer bulması, bulgularımızın bilimsel gücünü tescilliyor. Üreticilerimize mesajım net: Kayısıda gelecek yılın hasadı, bu yazın sulamasına bağlıdır. Bilimin ışığında hareket ederek Malatya kayısısını kuraklığa kurban vermeden geleceğe taşıyabiliriz."
Rektör Prof. Dr. Recep Bentli’den Tebrik Mesajı
Konuyla ilgili bir tebrik mesajı yayımlayan Malatya Turgut Özal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Recep Bentli, üniversitenin bilimsel üretim kapasitesinin arttığını belirterek şunları kaydetti:
“Üniversitemiz Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü öğretim üyelerinden Prof. Dr. Hüseyin Karlıdağ hocamızın, ‘Hacıhaliloğlu’ apricot under simulated drought: morphological, physiological, biochemical, and flower biology responses’ başlıklı çalışmasının BMC Plant Biology dergisinde (2026, 26. cilt) yayımlanması dolayısıyla hocamızı tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum.”
Bülten





