Afyon Kocatepe Üniversitesi ve Türk Seramik Derneği tarafından organize edilen, TÜBİTAK tarafından da desteklenen Seramik Sempozyumu gerçekleştirildi. Ulusal ve uluslar arası alandan birçok bilim adamı ve Sanatçının da bildirileriyle katıldığı Uluslar arası katılımlı sempozyum da İnönü Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi elemanlarından Akademisyen-Sanatçı Fazıl Ercan, Arslantepe Höyük Mühür Baskı Desenlerinin Sanatsal Yorumlamaları konulu bilimsel ve sanatsal bildirisini sunarak Arslantepe Höyük Kil Mühür Baskı desenlerinin tarihsel ve sanatsal önemine dikkat çekti.
Ercan, ayrıca Seramik Sektörü alanında üretim yapan ulusal ve uluslar arası firmaların ve sanatçıların estetik anlamda önem taşıyan bu mühür baskıları üzerindeki desenleri tasarımlarında kullanılabileceğini belirtti.
Ercan, bildirisinde Mühür Baskıları Arslantepe höyük kazı başkanı Prof.Dr. Marcella Frangipane ve Ekibi tarafından M.Ö 3300-3000 yıllarına arasını kapsayan ilk Tunç Çağı IA evresi olarak belirtilen VIA tabakasındaki saray kompleksinde A tapınağı, güneydeki depo odası ve bu depo odalarının karşısındaki arşivde bulundu.Yaklaşık ikibin adet mühür baskısı arşiv şeklinde ortaya çıkarılmış. Yazının ve tabletlerin olmadığı bir dönemde, bu mühürlere rastlanılması Arslantepenin konumu itibariyle önemlidir. Çoğunlukla damga mühür şeklinde olan Arslantepe höyük mühür baskıları kullanım amacı olarak yazının olmadığı dönemlerde bugünkü anlatım dili ile kayıt tutma, kayıt altına alma, ve koruma işlemini gerçekleştirmek için kullanılmış.
Arslantepe mühür baskıları üzerindeki zengin tasvirler, Arslantepenin ekonomik, sosyal, dini, bölgenin hayvan çeşitliliği, bitki örtüsü hakkında bilgi edinmemizi sağlamakta.
Bu mühür desenleri incelendiğinde işleyen kişilerin alanlarındaki profesyonellikleri, yetenekleri, estetik kurgulama güçleri de anlaşılmaktadır.
Kompozisyonlarda denge, estetik ve hareketlilik gibi sanatsal kavramların dikkate alınarak figürlerin işlendiği gözlenmektedir."dedi.
Akademisyen -Sanatçı Fazıl Ercan, Malatya'nın sanatsal açıdan büyük önem taşıyan bu tür çok sayıda arkeolojik ve etnoğrafik değerlere sahip olduğunu ve bu değerlerin bilim adamları sanatçılar ve araştırmacılar tarafından çalışılarak ulusal ve uluslar arası alanda ki bilimsel etkinliklerde anlatılması ve yayımlanması gerektiğini belirtti.
Bu tür çalışmalar Malatyanın tanıtımında da önemli etken olduğunu vurguladı.