CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, il başkanlığında düzenlediği basın toplantısında kentin güncel sorunlarını değerlendirdi. Altyapı eksikliklerinden ulaşım yatırımlarına kadar birçok konuya değinen Ağbaba, yerel siyasetçileri ve sivil toplum kuruluşlarını sessiz kalmakla eleştirdi.
Ağbaba, kentte yaşanan sorunlara karşı diğer siyasi aktörlerin ve meslek örgütlerinin duyarsız kaldığını öne sürdü. PTT Başmüdürlüğü’nün taşınma iddiaları ve kamu kurumlarının şehirden gitmesi üzerine tepki gösteren Ağbaba, ortak hareket etme çağrısında bulundu.
Ağbaba şunları söyledi:
"Konuşan tek bir kişi var. Ben buradan biraz zülfüyare dokunmak istiyorum. Bakın, Malatya'nın birçok meselesi var. Ama yukarıdakiler üzülmesin diye sivil toplumu suskun, sendikası suskun, meslek örgütleri suskun, esnaf odası suskun.
Bakın şimdi Malatya'da PTT baş müdürlüğünün taşınması gündeminde. Malatya'da PTT Başmüdürlüğünün taşınması gündemde. Kimseden tıs çıktığı yok. Buradan çağrı yapıyorum. Milletvekillerine, beş milletvekiline. Gelin birlikte hep beraber el ele kol kola verelim. Yiğitlerse götürsünler bakalım. Ben hazırım. Ben hazırım. Antep'e götürüyorlar. Bakın PTT Başmüdürlüğünün gitmesi demek, araçların gitmesi demek, çalışanların gitmesi demek, memurun gitmesi demek. Ama çıt çıkmıyor, tıs çıkmıyor. Buradan sesleniyorum. Sivil toplum örgütlerine sendikalara. Kalkın ayağa kardeşim. Kalkın ayağa.
CHP konuşsun. E siz de duruyorsunuz. Ya da yapamıyorsanız bırakın bu işleri. Yapamıyorsanız bırakın bu işleri. Korkuyorsanız yapanlar gelsin. Buradan tüm Malatya'ya çağrı yapıyorum. Bakın meteoroloji bölge müdürlüğü gitti. Devletin birçok bölge müdürlükleri gitti. Malatya çıt çıkmadı. Sen suskun olduğun sürece Malatya daha daha çok dayak yersin. Daha çok dayak yersin.
Değerli arkadaşlar, bakın para karşılığı belediye meclis üyelerimiz gündemine getirdi. Para karşılığı karne yükseltilen müteahhitler var. Depremi yaşamışız, hala ders almamışız. Hala hile hurdayla müteahhitlerin karnesini yükselterek insanlara ihale veriyorlar. Maalesef bu konuda arkadaşlarımız suç duyurusunda bulunacak. Hala yapılabilmiş bir şey yok.
Şimdi deprem bölgesinde biliyorsunuz 80 bin ev teslim edildiği söyleniyor. Ama hala arkadaşlar kentlerde sorun Toki'de sorun devam ediyor. Altyapı eksikleri var. İş yeri eksikleri var. Hala fırın yok, eczane yok, bakkal yok. Su satacak, su alacak. İnsanlar soğuk su alacak. Bakkal bakkalı yok. Maalesef Toki'ler bitmiş. İçerideki insanlar eziyet görmeye devam ediyor. Hala değerli arkadaşlar 62 bin konut teslim edilmesine rağmen hala konteynerlerde yaşayan binlerce insanımızın mevcudiyeti olduğunu söylemek istiyorum. Altyapı yok, cami yok, cemevi yok, okul yok, market yok, kültür merkezi yok. Yani daha doğrusu maalesef hiçbir şey yok.
Yine bir kaosa karşı karşıya değerli arkadaşlar sanayi esnafı sanayi esnafı yeni sanayi dediğimiz esnaf bir kaosa karşı karşıya bir ne yapılacağı belli değil. Esnaflara doğru dürüst bilgi verilmemiş. Ayrıca OSB'deki fabrikalarımız taşınmaya devam ediyor. 45 bin olan istihdamımız düşmüş 30 bine. Sanayiciler teker teker fabrikaları kapatmaya devam ediyor. Tepeköy'de, Suluköy'de, Sütlüçe'de, Şanlıurfa'da, Topraktepe mahalleleri hala OSB'nin atık suyuyla yaşamaya çalışıyor.
Esnafı perişan bir memleketteyiz. Değerli arkadaşlar, hala 21 metrekare konteynerda yaşam sürdürmeye çalışan esnafımız var. Hala esnafımızın iş yerleri teslim edilebilmiş değil. Sanayi sitesi kaosa dönüşmüş durumda değerli arkadaşlar. Sanayi sitesi kaosa dönüşmüş durumda. Maalesef sanayi sitesi ile ilgili de bir adım atılabilmiş değil.
Şimdi mücbir sebep süresi bitti. Defalarca söyledik, mücbir sebep süresi uzatılmadı. Küçük sanayi sitesinde el ele vererek yeni ve içinden çıkılmaz bir kriz yaratıldı. Kurada iş yeri çıkan esnafın 15 günde dükkanının boşaltılması isteniyor. Bir kısmı İkizce TOKİ'ye 30 metre, bir kısmı Altay Kışlasınaa iş yerleri çıktı. Esnaf dertli. Tüm esnaf taşınmadan kendisinin mağdur olacağını söylüyor. Bu karda kışta dükkanı yıkmak yerine taşınmasını beklemek bir vicdansızlık örneğidir.
Çevre yolumuz bitirilemedi. Maalesef 2017'de temeli atılan, 2020'de açılacağı ilan edilen, 2025 yılı da bittiği halde bitirilemeyen Kuzey Çevre yolumuz var. 14 yıldır iktidar vekilleri müjde aracı olup son fiyat koyarak bir hızlı trenimiz var. Bu hızla hızlı trenin gelmesi mümkün değil. Diyorlar ya hedef 2023, hedef 2053. Bu giderse hedef 2071'de bile hızlı tren bitirilemez.
Yapımın yalan hikayesine dönen Malatya Havalimanı terminali devam ediyor.
100 binin üzerinde insanın yaşayacağı yer yapıp söz verildiği halde ilerleme olmayan Beylerderesi ve 2. viyadük. Malatya'nın en temel probleminden birisi biliyorsunuz trafik. Trafikte bir adım adım atılmalı bir değil değerli arkadaşlar. Bakın belediye ne ile övünüyor? Belediye ne ile övünüyor? Barınmayı kim yapıyor? Konutu kim yapıyor? Turşu yapıyor. Sulamayı kim yapıyor? Devlet dönüşleri yapıyor. Dükkanları kim yapıyor? Evlat konutu yapıyor. Bizim belediyeler ne yapıyor? Bunların reklamını yapıyor. Spor salonları Gençlik Spor Bakanlığı yapıyor. Bizim belediyeler reklam yapmaya sanki kendileri yapıyormuş gibi yapmaya devam ediyorlar.
Malesef değerli arkadaşlar yerinde dönüşüm adeta kaosa dönüşmüş durumda. Yerinde dönüşümde müteahhitler 40 günde paralarını alamıyor. Bir Adıyaman'a bakın diyorlar ya Vela Baba gelirse bu işlerimi Bir Adıyaman'da yerinde dönüşüme bakın. Bir de Malatya'daki yerinde dönüşüme bakın. Malatya'nın ne hale geldiğini görebilirsiniz."
Bülten





