You are missing some Flash content that should appear here! Perhaps your browser cannot display it, or maybe it did not initialize correctly.


You are missing some Flash content that should appear here! Perhaps your browser cannot display it, or maybe it did not initialize correctly.


Örnek Resim
Opel Reklam

Dugun
Malatya Haber -

“Adını Bile Duymamıştım”

“Adını Bile Duymamıştım”
  • 27.12.2015

 
MUĞLA- Leyla ile Mecnun ve Aslı ile Kerem’ın aşkı kadar Kürtçe edebiyatında ünlü olan Mem-u Zin aşk destanının ilk defa uzun metrajlı drama dizisi çekimleri Malatya Arapgir’de başladı. TRT-6’da Kürtçe dilinde yayınlanacak olan dizi, aynı zamanda en uzun metrajlı Kürt dizisi olma özelliğini de taşıyor.
 
Dizi’nin çekimleri Malatya Arapgir’de devam ederken, hikâyenin ana kahramanı Mem rolünü Muğlalı genç yetenek Bilal Yörük canlandırıyor. 1987 yılında Muğla’da dünyaya gelen Bilal Yörük, İşletme Yüksek Okulu mezunu. Mezuniyet sonrası İstanbul’da Sadri Alışık Kültür Merkezi’nde üç yıl tiyatro eğitimi aldı. Bilal Yörük, aynı merkezde değişik oyunlarda rol aldıktan sonra başta “Baba Ocağı” olmak üzere birçok TV dizisinde rol aldı.
 
ÇEVİRMEN İLE BAŞROL OYUNCUSU BULUŞTU
Yapımcı Aytekin Mert tarafından kendisine TRT-6’da yayınlanacak ilk Kürtçe dizi teklifi yapıldığında çok şaşırdığını belirten Bilal Yörük, role evet dedikten sonra Mem-u Zin destanını baştan sona okuduğunu belirterek, “Ben Muğlalıyım ve Kürtçeye çok yabancıydım. Bu destanın adını bile duymamıştım. Ama senaryoyu elime aldım, baştan sonra okudum. Leyla ile Mecnun neyse, Mem-u Zin de aynısı. Dizi çekimleri öncesi dersime çok çalıştım. Mem-u Zin ile ilgili daha önce çekilen filmi, tiyatroyu izledim. Dizi günümüz koşullarına uyarlanarak çekiliyor. Türkiye’de ilk defa bir devlet televizyonunda Kürtçe dizi çekimi yapılıyor. Dizinin de en önemli rollerinden birisi bana verildi. İlk etapta 13 bölüm çekilecekti. Fakat ardından 26 bölüm daha çekilmesi yönünde çalışma var. Arapgir ilçesi yüksek bir rakıma sahip ve sürekli kar var. Fakat dizi çekimleri o kadar sıcak geçiyor ki, tüm ekip işimizi severek yapıyoruz. Eserin Kürtçeden Türkçeye çevirisini ilk defa Muğla’da Namık Hocamdan gördüm. Dizi, eserin içeriğine büyük oranda benzerlik taşıyor” dedi.
 
DEVLETİN YAYINLADIĞI İLK KÜRTÇE ESER
Devletin yayınladığı ilk Kürtçe eser olan, Ahmed-i Hani’nin yazdığı ‘Mem u Zin’ isimli eseri derleyip kitaplaştıran Muğla Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Namık Açıkgöz, kendisini bu konuda Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün açıklamalarının yüreklendirdiğini söyledi. Muğla Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Namık Açıkgöz, Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’ın açıkladığı ve kamuoyunda oldukça ses getiren esere ilişkin yaptığı açıklamada, siyaset ve ideolojik yorumlardan uzak, objektif bir derleme yaptığını belirterek şöyle dedi:
 
“İlk ‘Mem u Zin’ yazımı 1990 yılında yayınladım. Bu eserle ilgili daha sonra iki yazı daha yayımladım. 20 yıldır üzerinde çalıştığım ve incelediğim bir eser. Geçen yıl Sayın Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül’ün ‘Mem u Zin’ de bizimdir’ demesi üzerine, araştırmalarımı kitap haline getirmeye karar verdim. Çalışmalarımı tamamlayarak kitabı Kültür ve Turizm Bakanlığı’na teslim ettim. Bakanlık kitabımı yayınlamaya uygun gördü. Kitap, devlet tarafından yayınlanan ilk Kürtçe eser olma özelliği taşıyor. Devlet keşke yıllar önce bu kitabı yayınlamış olsaydı. Kitabın çevirisini Muğlalı olarak ben yaptım. Ne tesadüf ki, dizisi çekiliyor ve o dizinin başrol oyuncusu olan Mem karakterini canlandıran kardeşimiz de Muğlalı. Muğlalı iki kişinin Kürtçe bir kitabın çevirisini yapması ve dizisinde oynaması coğrafyamızda barış ve huzurun gelmesine de inşallah katkısı olur”
 
DİZİDEKİ OYUNCULAR
Yönetmenliğini Yusuf Güven’in yaptığı dizide Cem Kurtoğlu, Bilal Yörük, Süleyman Karadağ, Yaprak Durmaz, Özlem Maden, Cengiz Toprak, Aysun Güven, Asuman Yolcu, Hakan Kara gibi isimler yer alıyor.
 
MEM-U ZİN
Mem û Zîn, Ahmed Hani’nin 17. yüzyılda yazdığı ünlü manzum eser. Kürtçenin Kurmanci Lehçesi ile yazılmıştır. Birbirine aşık olan, ancak kavuşamayan iki gencin trajik öyküsünü anlatır. Bu hikâye milattan çok önceden bu yana halk arasında söylenen ve mitolojik nitelik kazanan bir destandır. Ozan, bu destandan ilham alarak o hikâyeyi kendi çağının yaşantısına göre somut bir kalıba dökmüş, çağdaş bir üslupla yazmıştır. Bu suretle hem destanı kaybolmaktan kurtarmış, hem de insanlığa ölmez bir eser armağan etmiştir. Bu eserde Mem ve Zîn’in aşkı etrafında çağının yaşantısını, o zamanın sosyal, kültürel ve idari durumunu da güçlü bir maharetle tasvir etmiştir.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici, saygısız ifadeler, cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, suçluyu ya da suçu övücü, uygunsuz gönderici adı, 'naylon- uyduruk' mail adresli, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır. Ayrıca, mesajların tüm yasal ve cezai sorumluluğu, mesajlarıyla birlikte IP numaraları da düşen göndericilere aittir."