Final

Final

Örnek Resim
İbrahim Yücel Reklam

Arion

Malatya Haber -

‘Biliyorduk Ama Konuşmuyorduk’

‘Biliyorduk Ama Konuşmuyorduk’
  • 28.12.2015

AKP İl Danışma Kurulu toplandı. Belediye konferans Salonu’nda yapılan toplantıya AKP Genel Başkan Yardımcısı ve Malatya Milletvekili Öznur Çalık, Malatya Milletvekilleri Mustafa Şahin ve Cemal Akın, Büyükşehir belediye Başkanı Ahmet Çakır, AKP İl Başkanı Bülent Tüfenkçi, ilçe belediye başkanları, ilçe ve büyükşehir belediye meclis üyeleri, partinin il ve ilçe yöneticileri ile Gençlik ve Kadın Kolları yöneticileri katıldılar.

“MİLLETTEN YANA OLDUK”

AKP Genel Başkan Yardımcısı ve Malatya Milletvekili Öznur Çalık, “Çok önemli bir yoldan geçiyoruz, çok önemli bir güzergahtan geçiyoruz. 13 yılık bir parti, 12 yıldır iktidarda. Geldiğimiz andan itibaren de hep haklıdan yana olduk, hep milletten yana olduk. Bundan sonrada böyle olmaya devam edeceğiz. 13 yıllık süre haktan ve haklıdan yana olmaktan, mağdurun ve mazlumun yanında yer almaktan geçti. İstişare için bizim için çok önemli bir kavramdır. İstişare, inanç ve ihlasla yolumuza devam ettik. Çıktığımız ilk günden itibaren istişareyi, inancı ve ihlası hiç bırakmadık.  İl Başkanımız Bülent Tüfenkçi ve ekibine çok teşekkür ediyorum. Teşkilatımız çok önemli. Teşkilatımız kurulduğumuz günden beri hep bizim omurgamız oldu. Partimiz kurulduğu günden beri teşkilatımızın her kademesinde görev alan herkese çok teşekkür ediyorum” diye konuştu.

“17-25 ARALIK BİR DARBE SÜRECİDİR” 

Çalık şunları söyledi:  

“Türkiye Cumhuriyeti tarihine baktığımız zaman, hepiniz dönüp baktığınızda ulaşımda, eğitimde, sağlıkta, demokratikleşmede, çözüm sürecinde nerelere geldiğimizi çok iyi biliyorsunuz. Bu 12 yıllık süreci, Türkiye’nin en parlak dönemidir. Eğer bir gün Türkiye Cumhuriyetinin tarihi dönemlere ayrılacak olursa AK Parti iktidarı Türkiye’nin yükselme dönemi olarak tarihe geçecektir. Sizin sayenizde Türkiye’nin yükselme tarihi 12 yıllık süreç olacaktır. Biz bu yükselme dönemini arttırarak devam ettirmek istiyoruz. Demokratikleşmeden asla taviz vermeden, insan hak ve özgürlüklerinden asla taviz vermeden, vesayetlere asla rıza göstermeden, milletin iradesini kurullar aracılığı ile değil, kendi iradesini bizatihi sandığa yansıtarak uygulamaya devam edeceğiz. Ekonomide çok önemli yollar kat ettik. Bizler diyoruzki, demokratikleşen Türkiye’de geçmişimizi asla unutmadan geleceğimize ışık tutacağız. Köksüzlerin kök saldığı bir ülke değil, köklerini tanıyan bir nesil yetiştirmek üzere hepimiz çok emin adımlarla yolumuza devam edeceğiz. ‘Sahipsiz vatanın batması haktır’ diyor İstiklal Şairimiz. Biz sahip çıkacağız, bu vatan asla batmayacak. Bu vatanı batırmak isteyen, darbe yapmak isteyen çok fazla insanlar oldu. 27 Mayıs’ları, 71 Muhtıralarını, 12 Eylülleri, 27 Nisanları, 28 Şubatları hepsini çok iyi biliyorsunuz. Bir şeyi daha hepiniz çok iyi biliyorsunuz, 17-25 Aralık süreci bu ülkeye, bu millete yapılmak istenen bir darbedir, bir darbe sürecidir.”

“KOMİSYONUN KARARINA SAYGI GÖSTERİN”

Çalık, “Geçen hafta Meclis’te komisyonun yapmış olduğu bir oylama vardı. Bu oylamalarla ilgili bakanların Yüce Divan süreci çok önemli bir süreçti. 17-25 Aralık bir darbeydi ve bunu herkesin görmesi gerekiyordu. Bu darbe sürecini yürütmek isteyenler, geçmiş dönemlerde yapmış oldukları vesayete kılıf bulurken, her defasında başka bir kılıfla darbeyi milletin iradesinin üzerine koyuyorlardı. İşte buna engel olan milletimiz her şeyi çok net biliyor. Ama buna rağmen Meclis’te bunun araştırılması, yolsuzluk varsa bunun araştırılması için bir komisyon kurulmasını AK Parti olarak biz talep ettik. Muhalefetin talebi ile değil, biz kendi talebimiz ile bu komisyonun kurulmasını Meclis’ten istedik. AK Parti ile birlikte diğer muhalefet partileri de o komisyona üyelerini verdiler. O komisyonun yapmış olduğu sonuca ne olursa olsun hepimiz evet demek ve inanmak beraberce onaylamak zorundaydık. Şimdi komisyon kararını verdi ve Yüce Divana göndermekten reddetti. ‘Yüce Divana göndermiyoruz’ dedi. ‘Ha o zaman komisyonun kararı muteber değil’ Eer Yüce Divana gönderseydi, o zaman muteber olacak mıydı? Bu nasıl bir inançtır ki, bu nasıl hukuka, bu nasıl yargıya inançtır ki siz komisyonun sadece kabul kararı verdiğinde ‘Evet komisyon adaletle karar vermiştir’ diyeceksiniz. Komisyonun kararı, geçmişte adli yargı nasıl takipsizlik kararı vermişse, komisyonun verdiği Yüce Divana göndermeme kararı da aynen adli bir karardır ve herkesinde buna çok net bir şekilde saygı göstermesi gerekir.  Milletimiz bu sürecin nereye götürülmek istendiğini çok iyi biliyor. Milli iradeye darbe vurulmak istendiğini bütün milletimiz görmüştü. Komisyonun verdiği karara muhalefet partileri de, paralel yapı da saygı göstermek zorunda. Milletin iradesine engel olmak isteyenler geçmiş dönemde yaptıklarını bugün yine yapmak istiyorlar” diye konuştu.

ŞAHİN’DEN PARALEL İTİRAFLARI: “BİLİYORDUK AMA KONUŞMUYORDUK!”

AKP  Malatya Milletvekili Mustafa Şahin ise, il kongresi sürecinin başarılı geçmesini dileyerek, AKP İl Başkanlığında 6. İl başkanının seçileceğini belirtti.

Fransa’daki 12 kişinin ölümü ile ilgili saldırı hakkında yaptığı değerlendirmede, “Milyonlarca Müslümanın kanı akıtılıyor, hiçbir Batılı medeni toplum dediğimiz Avrupa’nın gıkı dahi çıkmıyor. Akan Müslüman kanı olduğu sürece, akan onca kana rağmen tekrar oradaki yerli işbirlikçileri vasıtasıyla kanın akmasına vesile olacak destekleri onlara veriyorlar. Ama ‘Alma mazlumun ahını, çıkar aheste aheste.’  Siz bu bölgenin genleriyle oynadığınız sürece, size hiçbir zaman rahat olmaz. Şiddetin terörün her türlüsünü lanetliyoruz. Eğer insanlarımız nefsi müdafaa haklarını kullanıyorlarsa sonuna kadar destekliyorum. Fransa’da bakıyorsunuz, 12 Fransız vatandaşımı daha büyük, onların kanlarımı daha çok kıymetli, yoksa milyonlarca Müslümanın kanı akarken, onları görmezden gelen bu zihniyete bir sormak lazım; milyonlarca insanın kanının hiçbir kıymeti harbiyesinin olmayışı sizi ilgilendirmiyormu? İlahi adalet mutlaka bir gün tecelli ediyor. Bu coğrafya da bu güçlerin artık ellerini eteklerini çekmesi gerektiğini biliyoruz. Filistin devletinin tanınması noktasında Fransa Filistin’i tanıdığı için eminim oradaki şuanda ortaya çıkan terör olayının arkasında kimlerin olduğu zaten  iyi kötü gözüküyor” ifadelerini kaydetti.

Şahin, “Sayın Cumhurbaşkanımız Başbakan iken bu topraklarda İslam coğrafyasındaki piyonlarının benzerleini maalesef Türkiye’mizde de geçmişten bugüne kadar onlarca kez devreye koymaya çalıştılar. En son işte biliyorsunuz, malum bir illet yapıyı artık kendi içlerinde gözleri kesmeyince içimizden beslendiklerini veya beslenmelerine vesile olan ve her geçen gün AK Parti ile beraber büyüdüğünü gördüğümüz bir paralel yapı maalesef bizi yine arkadan hançerlemeye çalıştı. Tıpki Mursi’nin başına gelenler, Ortadoğu’da akan kanın benzerinin burada akması için bu yapıyı karşımıza çıkardılar. Ve bugün, şuanda bakıyorsunuz, düne kadar bunların İslami bir çizgisi oldukları için hiçbir zaman için onlarla bir arada olmamaya özen gösteren başta ana muhalefet, yavru muhalefeti, diğer Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da yine kandan beslenen bir takım örgütler bu paralel yapı ile bir arada yürümenin onurunu ve gururunu yaşamaya başladılar. Niye? Çünkü ‘AK Parti’nin düşmanı bizimde düşmanımızdır’ düşüncesiyle, şuanda bakıyorsunuz Cumhurbaşkanlığı seçimi başta olmak üzere, bunu da artık gizleyemediler, çatı aday ile birlikte hep birlikte AK parti’nin önünü kesmek için ellerinden gelen bütün melaneti gösterdiler. Bu paralel yapı bir bakıyorsunuz dün sol bir hükümet döneminde gidip onların önünde el pençe durup diz çöktüler,  ‘Eğer gerekirse bu okullar zaten devletin. Okullarımızı, yurtlarımızı devletimize her an için vermeye hazırız’ dediler. Peki biz dershaneleri kapatmaya çalışırken, ülkede eğitim ve öğretim alanında ciddi bir çalışma yaparken adamlar ne dediler, bizzati bana geldiler, buradaki başlarında bulunan zat, ‘Bununla oynamayın’ dediler. ‘Dershaneleri kapatamazsınız.’ Niçin dedim. ‘Dershaneler bizim amiral gemilerimizdir’ dediler. ‘Dershaneler bizim amiral gemimiz. Dershaneleri kapatırsanız, bu amiral gemimiz batar’ dediler. Peki ne yapıyordunuz dershanelerde bugüne kadar? Bende dershaneciyim. Bana gelen en iyi öğrenciyi, diğer Malatya’daki 20-30’dan fazla olan dershanelerdeki en iyi öğrencileri ya tehditle, ya şantajla o dershanelere yapmış oldukları tercihi, o öğrencileri tekrar velileri ve yakınları vasıtasıyla alıp, kendi dershanelerine yönlendirmenin gayreti içinde oldular. Peki bu nedir? Bir esnafın dükkanına giren bir müşteriyi, komşu esnafın gidip de kolundan çekerek alması ne kadar aşağılıksa, ne kadar şerefsizlikse, bunların yaptığı hırsızlıktan da öte gerçekten en büyük ahlaksızlıktır. Özür dilerim. Bu ülkede beytülmal olarak addedeceğimiz devletin malının bir kurunu dahi hakkını, hesabını en iyi koruyan hükümet olma özelliğine haiz olan AK Parti hükümetlerini hırsızlıkla suçluyorlar. En büyük hırsız sizsiniz. Çünkü bana gelen öğrencinin yapmış olduğu netler, senin dershanendeki öğrencilerinin netlerinden çok daha fazla iken, bir bakıyorsunuz üniversite sınavındaki bütün birinciler onlardan çıkıyorlar. Eşyanın tabiatına aykırı. KPSS sınavlarında, devlet memurları sınavında bir bakıyorsunuz, karı-koca ful çekmiş. Bunlara gökten ilham mı geliyor veya Pensilvanya’dan ilham mı geliyor. Nereden geliyor bu? İşte ÖSYM gibi bir yapıyı kendilerine devşirdikleri gibi, kendi yandaşlarını oraya yerleştirmişler ve en büyük hırsızlığı, soruları çalarak hırsızlığın en alasını, en danıskasını yapıyorsunuz. Fakir-fukarının, evindeki ineğini satarak çocuğunun geleceği için bir yatırım için düşünen bu ailelerimizi heder ettiniz. Onlarında üzerinizde ahları var. Bizi Suriye ve Filistin gibi olmaya zorlayanlar maalesef içimizdeki bu piyonları, devletinde imkanlarını vererek karşımıza dikmeye çalıştılar. Arkadaşlarımız diyorki, ‘Bunlara çok vuruyorsunuz.’ Hayır, ben malumu ilan ediyorum. Bu insanların bilinmeyen yönlerini benim köydeki Fatma teyzem, benim köydeki Hüseyin amcam, Ahmet amcam, genç nesiller görsünler diye, bunların samimiyetini sorgulamamız lazım. İnfaklarımızı verdik, Allah’a hamd olsun ben kuruş vermedim, Rabbim şahit bunlara hiç bir şey vermedim. Dün de biliyorduk ama konuşmuyorduk. Ama maalesef insanlarımız infaklarını verdiler, nafakalarını verdiler. Himmet adı altında yani yine üçkağıtçılık yapıyorlar, topluyorlar insanları bir salona, özenle bezenmiş bir yerlere, insanlara diyorlarki, ‘Efendim şuraya bir okul-yurt yapacağız. Bunlar kimler himmet edecek.’ Ben diyorumki, her halde bir 10 bin lira veririm. Ama oradaki gariban bir çocuk veya bir vatandaş, bir amca diyorki, ‘Ben iki evimi birden bağışladım’ ufacık. Minnacık ekonomik bir bütçeye sahip Ahmet amca iki evini verince, sanayici, işadamları ne yapıyor, diyorlarki, ‘bu arkadaş bunu vermişse, ben herhalde 2 daireden aşağı verirsem biraz kınanırım. Bende 5 tane vereyim’ diyor. Sonra diyorlar ki, ‘Senin 2 evin var mı?’, O da ‘Yok, ben teşvik ediyorum’ diyor. Peki yapılan bu şey ahlaki mi, insani mi, İslami mi? Yani bunu nasıl izah edeceksiniz. Bunların yapmış oldukları bu eserlerin hiç birinde Allah rızasını göremiyorsunuz maalesef” iddialarını ileri sürdü.

“TEŞKİLATIMIZ KAN TAZELEME SÜRECİNDE”

Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Çakır ise şunları söyledi: 

“Partimizde bir kongre sürecine giriyoruz. Geleceğimiz için, çocuklarımız için İslam coğrafyası için, dünya barışı için önümüzde yaklaşık 6 aylık bir sürecimiz var. Teşkilatımız bir kan tazeleme sürecinde. İlçe kongrelerimizi tamamladık. İl kongremiz için çok kısa bir süre kaldı. Hakan Kahtalı kardeşime başarılar diliyorum. Buralarda biz kan tazeleyeceğiz, daha güçlü çalışmak için. Birliğimizi, beraberliğimizi daha da pekiştirmek için bunlar birer fırsat.”

TÜFENKÇİ HELALLEŞTİ

Toplantının açılışında konuşan AKP İl Başkanı Bülent Tüfenkçi, başkanlığındaki yönetimin son kez genişletilmiş il divan toplantısına katıldığını hatırlatarak, “AK Parti kurulduğundan beri adeta iyi ile kötünün mücadelesi şeklinde geçti. AK Parti’nin ak kadrolarının tek amacı ve tek hedefi insana hizmet, insana nasıl daha güzel bir gelecek sağlarız diye bir siyaset yürüttük. Milletle beraber yola çıkarken, tek amacımız vardı, insanı yüceltmek. AK Parti kurulduğundan hemen 1 yıl sonra bu millet bizlere iktidarı nasip etti. O günden beride milletin yetkisini asla ve asla kötüye kullanmadık. Hiçbir yerde hiçbir kimse ile de pazarlık konusu yapmadık. Bundan sonrada bu minvalde hareket edeceğiz. Yeni bir kongre arifesindeyiz. Bu kongrede bizlerde görevimizi devredeceğiz. Genel Merkez’de istişareler neticesinde, sizlerinde görüşleri neticesinde, milletvekillerimizin, belediye başkanlarımızın ilçe başkanlarımızın, meclis üyelerimizin görüşlerini alarak ön elemeleri yaptı, en sonda sayın başbakanımızın da başkanlığında teşkilat başkanımızın da hazır bulunduğu bir ortamda 5 arkadaşımızla ilgili değerlendirmeler yapıldı ve 18 Ocak’ta yapılacak olan kongremizde bu davaya emek sarf etmiş olan Hakan Kahtalı üzerinde karar kılındı. Sürekli istiareyi, birlik ve beraberliği önemsedik. İl başkanı olarak İl Danışma Toplantısında son konuşmam. Hepinizden helallik diliyorum” diye konuştu.

Tüfenkçi’ye konuşmasının ardından tablo ve el dokuması küçük halı hediye edildi.

Açılış konuşmalarının ardından toplantı basına kapalı olarak devam etti.

HABER-FOTO: Burhan KARADUMAN, Yeni Malatya Gazetesi- malatyahaber.com

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici, saygısız ifadeler, cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, suçluyu ya da suçu övücü, uygunsuz gönderici adı, 'naylon- uyduruk' mail adresli, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır. Ayrıca, mesajların tüm yasal ve cezai sorumluluğu, mesajlarıyla birlikte IP numaraları da düşen göndericilere aittir."