Final

Örnek Resim


Arion

Malatya Haber -

“Bu Film Kürecik Filmi!”

“Bu Film Kürecik Filmi!”
  • 27.12.2015

 
Cumhuriyet Halk Partisi Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, TBMM genel kurulunda Kürecik Radar Üssü ile ilgili bir konuşma yaptı ve buranın acilen kapatılması gerektiğini savundu.
 
Ağbaba’nın konuşması şöyle:
 
“Bugünkü gündem dışı konuşmamda, size bir film anlatacağım. Bu film, başka bir film. Bu film, “Yazılır, yazılır bitmez. Bu film, çekilir çekilir bitmez!” Bu filmde, Oyuncu,  efendisinin elinde oyuncaktır. Efendisi yazdıkça, oyuncusu oynayacaktır. Bu film AKP’nin kürecik filmidir.
 
Bu film, bir ayak oyunudur. Bu filmde ABD’nin kılıcı, İsrail’in kalkanı oldunuz. Kürecik’e yüz karası bir üs kurdunuz. Ayak oyunlarıyla, onurumuzu ayaklar altına serdiniz. 
 
Bu film, bir entrikadır.  20 yıl önceki ABD projesine NATO makyajı yapılarak, AKP eliyle başımıza örülen bir entrikadır. Şimdi makyaj silindi, gerçekler ortaya çıktı. Takke düştü kel göründü. Entrika filmi gösterime girdi.
 
Bu film, bir yalan rüzgârıdır. Lizbon’a uçarken, “Kumanda bizde olacak.” Diyen dillerin,  Lizbon’da dönme dolap gibi dönüp, “Kumanda NATO’da olacak.” dediği filmdir. Bu film, Kediye, kedi diyemeyenlerin yalan rüzgârıdır. 
 
Bu film, iftira filmidir. Malatya’ya füze kalkanı kurulmasına karşı çıkanlara, demediğinizi bırakmadınız. Cazgırlık, yalancılık iftiralarını attınız. Ama gerçek, ortada. Coniler,  gelip çoktan yerleşti. Nihayetinde Obama, itiraf etti.  Onun için bu film iftirayla itirafın kardeşliği filmidir.
 
Bu film, bir komedidir. Kumanda görevi yerine, koruma görevinin alındığı komedi filmdir. 
 
Bu film, bir kumpastır. Türkiye ve Ortadoğu halklarına karşı, emperyalistlerin çıkarları uğruna çevrilmiş bir kumpas filmidir. 
 
Bu film, bir komplodur. Efendisine hayır diyemeyenlerin, geleceğe ve barışa karşı kurduğu bir savaş komplosudur. İsrail kalkanının imzasını, müsteşara attıran bir komplo filmidir. 
 
Bu oyun, bir aksiyondur. Ansızın füze kalkanı kurma, aksiyonudur.  Conileri, gizlice Malatya’ya yerleştirme aksiyonudur. Bu film, at izinin, it izine karıştığı aksiyonların filmidir.
 
AKP’nin çevirdiği Kürecik filmi, Yalan, dolan, iftira, komedi, kumpas, aksiyon ile baş döndürücü değil, mide bulandırıcı sahnelere sahiptir. Bu çirkinlikler,  bu pislikler bir filmin içindeyse o film ancak mide bulandırır, değil mi?
 
Uganda’yla yapılan ikili anlaşmayı bile meclise getiren AKP, Füze kalkanı üssü için, müsteşara imza attırdı. Meclisin iradesine, ABD ipoteği koydurdu. 1 Mart tezkeresi için özür dilemiş oldu, diyet ödemiş oldu. 
 
ABD’li Conilerin Malatya’ya geldiğini bile yabancılardan öğrendik. Ya haberiniz yoktu, ya halktan gizlediniz. Memleketten bu kadar mı bihabersiniz? Yoksa 53. Eyalet olma hayalinde misiniz? Halktan mı korkuyorsunuz? Nedir bu telaşınız? Neden gizli-kapaklı işler çevirdiniz? 
 
Defalarca soru önergesi verdik. Araştırma açılmasını istedik. “ABD üssüne hayır” dedik.  Ama nafile. AKP, bir inkârcılık tutturdu, gitti. Üssün, “NATO’nun üssü” olduğunu söyleyip, göz koymaya çalıştılar. 
 
AKP, Kürecik filmini çevirirken, biz boş durmadık. 2 Ekim’de Kürecik Dağlarına çıktık. 10 Martta 10 CHP’li milletvekili olarak Malatya’ya gittik. 2300 metredeki İsrail Kalkanına yürürken, önümüzü Türk askeri kesti. İçerde Coniler, dışarıda Mehmetçikler. Kürecik’teki üssün kumandasını ABD’ye veren AKP, Ankara’daki meclisin kumandasını da mı verdi?
 
Milli iradeyi dilinden düşürmeyen AKP, Kürecik konusunda Amerikan kumandalı iradeyi tercih etti.  Biz “asker var mı?” diye sorduk. Cevap Almanya’da bir askeri yetkiliden geldi. “Üssün sahibi kim” diye sorduk. Cevap Chicago’dan geldi. Obama, biziz dedi. Kürecik’in fiyatını da sorduk. Cevap bir gazeteciden geldi, 6-7 milyar dolar. 
 
Genelkurmay Genel Sekreterliğinden üsse girmek ve personeli ziyaret etmek için izin istedik. “izin yetkisi biz de değil” denildi. Dışişleri Bakanlığı ve Milli Savunma Bakanlığı da “Yetki biz de değil” dedi. Bizlerin ziyaret talebi 4 kez reddedildi. 5. kez başvurduk.  Cevap alamayınca, Pentagon’a yazdık.  Çünkü sizin, Kürecik’i Pentagona bağladığınızı çok iyi biliyorduk.
 
Gelinen noktada AKP’nin suçu sabitlenmiştir. Anayasanın 92. maddesi, ülke sınırları içerisinde başka bir ülkenin asker bulundurmasını, meclis onayına bağlamıştır. Ama AKP, Anayasanın 92. maddesi çiğnemekle kalmamış, alavere dalavere yapmıştır. Meclisten kaçırmış, halktan gizlemiştir. Bu suçun, ceza kanunundaki yeri de açıktır. AKP patentli mahkemeler buna cesaret edemese de gün gelir, halk adına hesap soracak mahkemeler, gerekeni yapacaktır. Ama ben, buradan, meclisin kürsüsünden, yetkili makamlara sesleniyorum: Kürecik’in satışını araştırın, soruşturun. Bu satışın altında çıkacak organize suça, pisliğe sizin de aklınız şaşacak. Topraklarımızın egemenlik hakkının nasıl ihlal edildiğini, yuvarlak masalarda nasıl pazarlandığını göreceksiniz.
 
Dışişleri bakanlığı ve başbakanlık bu noktadan sonra şeffaf olmak zorundadır. Neye, niye mecbur kaldıysanız bizimle paylaşmalıdır. Nenden “hayır” diyemediklerini veya nenden “evet” dediklerini gelip anlatsınlar. Korkmasınlar. Biz varız. Sizi de koruruz, ülkemizi de koruruz. Geçmişte yaptık, bugünde yaparız. 
 
Kürecik’te , “AKP, kâğıttan delikanlıdır. ABD’nin taşeronudur” dedik, zaman bizi haklı çıkardı. Haklılığımız böbürlenmek yerine, hakkımızı almak için mücadeleye devam edeceğimizi bilmenizi isterim.
 
Gelinen noktada, ülkemizin hem film çevirenlerden, hem de ABD üssünden kurtulması gerektiği oldukça açıktır. Yapılacaklar, bellidir. AKP halka ve meclise hesap vermelidir. Bu utancın sorumluları mevkileri-makamları ne olursa olsun derhal istifa etmelidir. Sıcak ve yumuşak koltuklarını da alıp gitmelidirler. Böylelikle, hiç değilse vicdanlar nezdinde verilmiş cezayı kısmen çekmiş olurlar. Halktan ve meclisten özür dilemelidirler. Çevirdikleri filmden duydukları pişmanlığı dile getirmelidirler.
 
Kürecik’teki Amerikan Üssü derhal kapatılmalıdır. Coniler evlerine gönderilmelidir. Gizli anlaşmalar ve satışlar kamuoyuna açıklanarak iptal edilmelidir.  
 
Kürecik Radar Üssü, yani Amerikan Üssü, yani İsrail kalkanı bu ülkenin sırtında bir kambur olarak kalmamalıdır. O üssün kaldırılması, vatanseverlerin, boynunun borcudur. Filmcileri, kaldırır mı, kaldırabilir mi?  Hayır. Çünkü onlar için esas olan özgür topraklar değildir. Onlar için esas olan pazarlanabilir topraklardır.  Aramızdaki fark da budur. Onun için, bu üssü kaldırılma görevi, bizim omuzlarımızdadır. 
 
Bir ülkede, siyasi iktidar sahipleri, kendi çıkarları uğruna o ülkeye ihanet edebilirler. O ülkenin topraklarlarını, zenginliklerini emperyalizme peşkeş çekebilirler. Kürecik’te radar filmi çevirebilirler. Ama o ülkenin, onurlu evlatları, vatanseverleri hiçbir çıkar gözetmeden yol çıkmak için tereddüt etmeyecektir. Fransız kurşunu,  Amerikan Çuvalını, unutanlar, herkesi kendileri gibi sanmamalıdırlar. Unutmayanlar da vardır. Bir gün karşınıza çıkacaktır. Ömrünüz yetecek, siz de göreceksiniz. 
 
30 Mayısta, ODTÜ’den, Sinan Cemgillerin yola çıktığı yerden hareket edeceğiz. Onların geçtiği yollardan geçeceğiz. Ama onların varamadığı, yere varacağız. Bir kez daha Kürecik dağlarına çıkacağız. Amerikan Üssünün Kapısına dayanacağız. Parti farkı gözetmeksizin, gelebilecek bütün milletvekillerini davet ediyorum. Hep beraber gidelim. Birlikte hakkımızı savunalım. Çocuklarımıza onurlu bir ülke bırakmanın mücadelesini verelim.”

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici, saygısız ifadeler, cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, suçluyu ya da suçu övücü, uygunsuz gönderici adı, 'naylon- uyduruk' mail adresli, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır. Ayrıca, mesajların tüm yasal ve cezai sorumluluğu, mesajlarıyla birlikte IP numaraları da düşen göndericilere aittir."