You are missing some Flash content that should appear here! Perhaps your browser cannot display it, or maybe it did not initialize correctly.


You are missing some Flash content that should appear here! Perhaps your browser cannot display it, or maybe it did not initialize correctly.


Örnek Resim
Opel Reklam

Dugun
Malatya Haber -

Çipras’ın Ankara Ziyaretleri

Çipras’ın Ankara Ziyaretleri
  • 28.12.2015

Yunanistan Başbakanı Alexis Çipras, Ankara’da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Başbakan Ahmet Davutoğlu ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile görüşmeler yaptı.

ERDOĞAN’LA GÖRÜŞME..

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Yunanistan Başbakanı Alexis Çipras’ı kabul etti. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yunanistan Başbakan Çipras’ı Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde kabul etti ve basına kapalı olarak bir süre görüştü.

DAVUTOĞLU İLE GÖRÜŞTÜ..

Başbakan Ahmet Davutoğlu ile Yunanistan Başbakanı Alexis Çipras, Çankaya Köşkü’nde yaptıkları görüşme sonrası ortak basın toplantısı düzenledi. Düzenlenen ortak basın toplantısında Davutoğlu ve Çipras basın mensuplarının sorularını cevapladı. Bir gazetecinin “Fasılların açılması noktasında Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin blokajı söz konusu. Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ni ikna etme noktasında Yunanistan’ın bir tavrı söz konusu olabilir mi?” sorusuna Çipras, “Türkiye’nin AB yöneliminde Yunanistan her zaman destekçisidir. Çünkü bu süreçte hem Yunanistan’ın hem Türkiye’nin kazançlı çıkacağına inanıyoruz. Tabi ki bu süreçte gerekli olan önlemlerin ve koşulların da yerine getirilmesi gerekiyor. Fasılların açılması ile ilgili olarak biz fasılların açılmasını ancak gereklilikleri yerine getirilmeden kısa bir süre sonra tekrar kapatılmasını istemiyoruz. Bunların kalıcı, uzun süreli olmasını istiyoruz. Bunların ön şartlarının tamamlanması gerekiyor. Karşılıklı olarak komşu ülkemizin AB’ye dahil olabilmesi için karşılıklı olarak bundan yarar elde edebilmemiz açısından bunların olması gerekiyor. Kıbrıs bir AB ülkesidir. Kıbrıs’ın tutumu önümüzdeki Türkiye-AB görüşmesinde ele alınacak, tartışılacak. İstek ve yöntem de var. Karşılıklı adımların atılmasının isteğinin olduğu bir ortamda bunlar mutlaka sonuç verir” yanıtını verdi.

“Yunanistan’da bir cami açılması noktasında, Türkiye’den onlara bir müjde verecek misiz?” sorusu üzerine Çipras, “Trakya ile ilgili şunu söylemek istiyorum; Trakya farklı kültürlerin barışcıl bir şekilde yaşadıkları bölgedir. Trakya’da onlarca cami var. Yunan-Müslüman vatandaşları burada kendi dini ihtiyaçlarını ve inançlarını karşılama imkanına sahipler. Eğer bu konuda pozitif bir cevap almak istiyorsan şunu söyleyebilirim; Yunan hükümetinin almış olduğu karar var. Yunan vatandaşı Müslümanlar ile ilgili, Yunanistan’ı ziyaret eden veya ikamet eden Müslüman göçmenlerle ilgili olarak başkentte Atina’da bir cami açılmasıyla ilgili almış olduğu bir karar var. Yunanistan Müslümanları her türlü dini özgürlük hakkına sahipler” dedi. 

“NORMAL DOĞAL SÜRECİ İÇİNDE İNŞALLAH MİLLETİMİZE HAYIRLI HİZMETLER SUNACAK BİR HÜKÜMETİ KAMUOYUMUZA İLAN EDECEĞİZ”

Başbakan Davutoğlu ise, “64. hükümet ne zaman açıklanacak?” sorusuna, “64. hükümetin kurulması bağlamında Sayın Cumhurbaşkanımızla dün yemin törenine müteakip görevi aldım. İnşallah en kısa sürede hükümeti kurma çalışmalarını tamamlamayı düşünüyorum. Bugün MYK’yı toplantıya çağırdım. Bu görüşmemizden sonra MYK ile istişare edeceğim. İstişarelerimi de sürdüreceğim. Sayın Cumhurbaşkanımızla birlikte tespit edeceğimiz bir zaman dilimi içinde inşallah buluşup hükümetimizi kamuoyu ile paylaşacağız. Normal doğal süreci içinde inşallah milletimize hayırlı hizmetler sunacak bir hükümeti kamuoyumuza ilan edeceğiz” dedi.

“ALINABİLECEK TEDBİRİ ULUSLARARASI KOALİSYON ÇERÇEVESİNDE VE TEK TARAFLI OLARAK GEREKTİĞİ ZAMAN ATARIZ”

“ABD Dışişleri Bakanı Kerry’ın açıklamalarının ardından Türkiye-Suriye sınırı ile ilgili bir kara operasyonu olacak mı tartışması başladı. Kara operasyonu söz konusu mu?” sorusuna Davutoğlu, “Türkiye kendi güvenliğini korumak üzere her türlü tedbiri alır görüşünü en başından itibaren zikrettik. Türkiye sınırında da bugün Türkiye’nin güvenliğine dönük olarak terörist örgütlerin sadece DEAŞ değil, bütün terör örgütlerinin ve Suriye rejiminin oluşturduğu bazı riskler, önemli riskler olduğu aşikar. Bu bağlamda Türkiye bu tedbirleri bazen koalisyonda olduğu gibi koalisyon ülkeleri ve hava harekâtına katılmak şeklinde DEAŞ’a karşı, bazen de tek taraflı bu tedbirleri. Bazen koalisyonda olduğu gibi Suriye krizi çözülmeden dünyanın bu mülteciler sorunu başta olmak üzere meselelerini halletmekte mümkün değil, baş etmekte mümkün değil. Dolayısıyla alınabilecek tedbiri uluslararası koalisyon çerçevesinde ve tek taraflı olarak gerektiği zaman atarız. Bu bağlamda bizden gelecek açıklamalar esas teşkil eder. Şuanda böyle bir adım atıldığı tek taraflı olarak gerektiği zaman atarız” şeklinde konuştu.

“Yunan tarafının son zamanlarda birçok kez Türk toprakları içerisinde bu hotspot denilen göçmen ağırlama merkezlerinin oluşturulmasıyla ilgili ve AB-Türkiye görüşmeleri çerçevesinde sorunun aşılması amacıyla fronteksin güçlendirilmesini önerecek misiniz?” sorusuna Çipras, “Göçmenlerin ilk olarak bu kimlik tespitlerinin yapılması amacıyla bu AB’ye hotspot terimini terminoloji açısından önerenlerden birisiyiz. Biz bu konuda ne demek istiyoruz. Burada bazı insanların tehlikeli, bazı insanların gelip bu ülkeye tehdit oluşturacağını ve dolayısıyla tanımı bu çerçevede almamamız gerekiyor. Hem Türkçe hem Yunanca çok zengindir. Bunu doğru tanımlayacak kelimeler bulabiliriz. İngilizce kullanmak zorunda değiliz. Mesela bunlara ağırlama merkezleri diyebiliriz, kimlik tespit merkezleri diyebiliriz” yanıtını verdi.

Çipras, konuşmasına şöyle devam etti:

“Karşı karşıya olduğumuz sorun yüz milyonlarca insanın evlerinden edilmesi sorunudur. Bunlar sadece emniyet makamlarıyla çözümlenemez. Eğer sadece polisiye önlemlerle bunlarla mücadele etmeye devam edeceksek bu sorunları çözemeyiz. Türkiye’de 2,5 milyona yakın göçmen var. Bir o kadar da Ürdün ve Lübnan’da var. Her şeyden önce bu insanların sadece Türkiye’deki varlıklarına ve Yunanistan’a nakledilmeleri konusuna takılıp kalmamamız gerekiyor. Biz bu insanların neden evlerinden kaçmalarına, neden göç etmelerini tercih ettiklerini anlamamız gerekiyor. Yani Ege’nin sularında neden boğulmayı tercih ettiklerini, neden yabancı ülkelere kaçmayı tercih ettiklerini ve Orta Avrupa’da arzu ettikleri hedefe neden bu kadar ulaşmak istediklerini anlamamız gerekiyor. Bunların nedeni kendilerine yapılan operasyonlar, evlerine düşen bombalardır. Burasını anlamamız gerekiyor. Eğer Suriye sorununa siyasal bir çözüm bulunmazsa fronteks ile ilgili veya başka her neyle ilgili olursa olsun ne yaparsak yapalım herhangi bir çözüme ulaşamayacağız. Biz karşılıklı olarak daimi bir işbirliği komitesi oluşturmamız gerekiyor. Bu soruna bir çözüm bulmamız gerekiyor. Sorunun özünü anlamamız, ona göre çözüm arayışları içinde olmamız gerekiyor. Aksi takdirde bir çözüm bulamayız. Türkiye ile AB arasındaki devam eden müzakereler hususunda ise tabi ki sahil güvenliklerin fronteksin güçlendirilmesi yanında veya kimlik tespit merkezlerinin oluşturulmasıyla beraber özellikle dikkatimizi yoğunlaştırmamız gereken nokta Avrupalıların bu konudaki yükü Türkiye ile paylaşmaları gerektiği konusudur. Çünkü bunların gidecekleri bölgelere yerleştirilebilmeleri amacıyla daha güvenilir ve inanılır göçmenleri de inandıracak bir çözümün ortaya konulması gerekiyor. Onları bu mülteci tacirlerinin elinden kurtarabilmemizin tek yöntemi budur. İşte burada polisiye önlemleri bu insan tacirlerini ortadan kaldırmak amacıyla kullanmamız gerekiyor. Eğer bu konuda iyi bir şekilde işbirliği yapabilirsek bu konunun üzerinden gelebileceğimize inanıyorum.” 

KILIÇDAROĞLU ZİYARETİ..

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras ile bir araya geldi.

Kılıçdaroğlu-Çipras görüşmesi, konuk Başbakan Çipras’ın ikamet ettiği Ankara’daki otelde gerçekleşti. Görüşmeye CHP heyetini oluşturan Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak, Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka, Gençlik Kolları Genel Başkanı İrfan İnanç Yıldız da katıldı. 

Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras ile CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, Sheraton Otel’de yaklaşık 1 saat süren görüşmesinden sonra CHP Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak gazetecilere açıklama yaptı. Öztrak, görüşmede bölgede yaşanan mülteci sorununun, Kıbrıs ve Ege sorunlarının, Türkiye’nin Avrupa Birliği sürecinin ele alındığını kaydetti. “Hem Kıbrıs’ta hem Türkiye’de, Türkiye ile Yunanistan arasında kültürel faaliyetleri daha da geliştirilmesinin iki ülke arasındaki samimi ilişkileri daha da güçlenmesine neden olacağı üzerinde duruldu” diyen Öztrak, şunları kaydetti:

“Avrupa Birliği ile ilişkiler, Yunan hükümetinin Türkiye’ye vereceği destek, Kıbrıs konusu, Kıbrıs konusundaki gelişmeler, çözümü kolaylaştıracak biçimde geliştirilmesi için Genel Başkanımız tarafından ifade edilen iki bölgeli, siyasi eşitliğe dayalı yapının kurulması gibi karşılıklı görüş alışverişinde bulunduk.”

Öztrak, ‘mültecilerle ilgili olarak hangi konularda görüş birliğine varıldı’ sorusuna, “Bu sorunun çözülebilmesi için Suriye’ye bir an barışın gelmesi şart ve Suriye’nin bir an önce yeniden ülkesinden kaçan insanları geri alabilecek güce kavuşması şart. Eğer insanlar Ege Denizi’ni geçerken hayatlarını kaybetmeyi göze alabiliyorlarsa, bunu bir takım Türkiye’de alacağınız önlemlerle, Avrupa’da alacağınız önlemler bu göçü durdurabilmesi mümkün değil. Bu göçü ancak ve ancak kaynağındaki sorunu gidererek durdurmanız mümkün” şeklinde konuştu.

İki ülkenin veya partinin eylem planı olup olmadığına dair soruya Öztrak, “Bizim sahip olduğumuz değerler bu sorunun bir an önce çözülmesini gerektiriyor. Tüm tarafların üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmesi lazım” cevabını verdi.

Öztrak, görüşmede Suriye sınırındaki tehditle ilgili de değerlendirme yapıldığını sözlerine ekledi. 

Öztrak ayrıca kayyuma devredilen şirketlerle ilgili olarak da, “Türkiye’de can ve mal güvenliğini tehdit eden, hukuk dışındaki her türlü uygulamaya karşıyız. Özellikle basın özgürlüğüne yönelen, muhalif iş alemi üzerinde tehdit olduğu izlenimi veren her türlü uygulamanın Cumhuriyet Halk Partisi karşısındadır. Türkiye’de hukuk uygulanmalıdır, hukuk normları evrensel ilkeleri ve Türkiye’nin hukuk sistemi gözetilerek uygulanmalıdır diye düşünüyoruz” dedi.

HDP İLE GÖRÜŞME..

HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras ile görüşmenin verimli geçtiğini belirterek, Çipras’ın ‘mücadelenizi hayranlıkla izliyorum’ ifadelerini kullandığını söyledi.

HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, Sheraton Otel’de Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras ile görüştü. Yaklaşık 1 saat süren görüşmeden sonra Yüksekdağ gazetecilere açıklama yaptı. Çipras ile görüşmesini verimli olarak değerlendiren Yüksekdağ, “Bizler Sriza’yı sınırın ötesindeki kardeş parti olarak değerlendirdik. Gerek muhalefet oldukları dönemde gerekse hükümet görevini aldıkları dönemde karşılıklı dayanışma ve işbirliği içerisinde hareket etmeyi esas aldık. Dayanışma temelli ilişkilerimizden samimi, doğrudan bir görüşme gerçekleştirdiğimizi söyleyebilirim. Gündeme getirilen konular, bölgede Ortadoğu’dan Balkanlara kadar olan alanda bölgesel barış sürecinin geliştirilmesiydi. Sayın Çipras da bölgesel barışın geliştirilmesi noktasındaki dileklerini ve çabalarını dile getirdi. Bizde Türkiye’deki muhalefet partisi olarak gösterdiğimiz çabayı ve barış siyasetimizi kendileriyle paylaştık. İnsanlık trajedisine dönüşen mülteciler ve göç sorununun temel çözümünün bölgede bir barış siyaseti geliştirilmesiyle mümkün olduğunu dile getirdik. Suriye’de ve Türkiye’de bir barış zemininin oluşturulması ne kadar önemli olduğuna vurgu yaptı. Vurguladığı noktalardan birisi de, aynı zamanda Kürt sorununda çözüm ve demokratikleşme sürecinin, müzakere sürecinin yeniden başlatılması vurgusu oldu. Bunun sadece Türkiye’de barış ve siyaset çabası değil, Suriye’de, Ortadoğu’da, Balkanlara kadar uzanan bir bölgede demokratik siyasetin geliştirilmesi ihtiyacı olarak tarif ettik” ifadelerinin kullandı.

Çipras’ın Yüksekdağ’a ‘mücadelenizi hayranlıkla izliyorum’ ifadelerini kullandığını hatırlatan gazeteciye Yüksekdağ, “Sayın Çipras, Türkiye’de çok zorlu bir demokrasi mücadelesi yürütülüyor ve zorlu koşullarda sizlerin bu direnme azmini, çizginizde ısrar etme azminizi göstermeniz bizim ilham aldığımız bir duruş’ diye ifade etti. Biz tabi ki kimsenin gerek Sayın Çipras gerek başka siyasetçinin hayranlığını uyandırma kaygısıyla değil, Türkiye’de gerçek anlamda insanların yaşamından memnun ve hoşnut zemin teşkil edecek demokratik yaşamın oluşturulması ve kurulması amacıyla mücadele ediyoruz. Bir siyasi nezaket ifadesi olarak dile getirilmiş bir ifadeydi. Türkiye halklarının verdiği demokrasi mücadelesine saygının ifadesiydi” şeklinde konuştu.

Bölgede çeşitli evler ve duvarlardaki yazılara ilişkin olarak Yüksekdağ, “Sokağa çıkma yasağının ilan edildiği ilçelerde gladyo yapısı devrede. 90’lı yıllardan çok iyi bildiğimiz hala izlerini silemediğimiz gerçekliktir. Silvan izlenimlerini aktarırken de ifade etmiştim; Özel Harekat ve Özel Harekata yakın duran kesimlerde, bir gladyo hareket tarzıyla davranan güvenlik güçleri var. Aynı zamanda İdil’deki görüntüler medyaya yansıdı. Çok ürkütücü. Bölge halkı artık ürkmüyor, bölge halkı korkma duygusunu aşmış. Sıkıyönetim ve sokağa çıkma yasağının ilan edilmeyen yerlerde yaşayan halkımız açısından çok ürkütücü sözler ve yaklaşımlardır. 5 aylık süre içinde çok karanlık ve kötü gelişme yaşandı. Sadullah timleri ardı altında veya başka isimlerle bir hareket tarzı, sorun hortlatıldı. Bu çok büyük sorundur. Biz defalarca bu soruna dikkat çektik. Gördüğümüz, tanık olduğumuz sorunları paylaştık. Türkiye’de resmi güvenlik güçlerinin üzerinde şiddet uygulayan bir yapı var” dedi.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici, saygısız ifadeler, cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, suçluyu ya da suçu övücü, uygunsuz gönderici adı, 'naylon- uyduruk' mail adresli, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır. Ayrıca, mesajların tüm yasal ve cezai sorumluluğu, mesajlarıyla birlikte IP numaraları da düşen göndericilere aittir."