You are missing some Flash content that should appear here! Perhaps your browser cannot display it, or maybe it did not initialize correctly.


You are missing some Flash content that should appear here! Perhaps your browser cannot display it, or maybe it did not initialize correctly.


İbrahim Yücel Reklam
Örnek Resim
İbrahim Yücel Reklam

Arion

Dugun
Malatya Haber -

‘Çölyak’ Masaya Yatırıldı

‘Çölyak’ Masaya Yatırıldı
  • 27.12.2015

FSM Form Sağlık ve Medikal Ürünleri A.Ş. tarafından, çağımızın en önemli ve sinsi hastalıklarından olan Çölyak hastalığına olan farkındalığı arttırmak için Elazığ Akgün Otel’de uzmanların katılımıyla bir toplantı gerçekleştirildi.

Toplantıda konuşan Prof. Dr. Sema Aydoğdu, vatandaşların eczanelerde bulabilecekleri Biocard hızlı çölyak testi sayesinde 5 dakika içinde ön tanı alınabileceğine dikkat çekerek, “Bu hastalığın tek bir tedavi yolu var, o da ömür boyu glutensiz gıdalarla beslenmektir. Bu hastalara geç tanı konulduğu takdirde ölüme kadar gidebiliriler” dedi.

Toplantıya çok sayıda bilim adamının yanı sıra, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Gastroenteroloji, Hepatoloji ve Beslenme Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sema Aydoğdu, Fırat Üniversitesi Çocuk Gastroenteroloji, Hepatoloji ve Beslenme Bilim Dalı’ndan Doç.Dr. Yaşar Doğan ile Malatya İnönü Üniversitesi Çocuk Gastroenteroloji, Hepatoloji ve Beslenme Bilim Dalı Başkanı Prof.Dr. Ayşe.M. Selimoğlu da katıldı.

Doç.Dr. Yaşar Doğan, Çölyak hastalığının bütün dünyada olduğu gibi Türkiye’de de büyük bir sorun olarak halen devam ettiğini söyledi. Doç.Dr. Doğan, “Çölyak alerjik kaynaklı bir hastalıktır. Öncelikli olarak bu probleme karşı gelişen alerjik reaksiyon sonrası bağırsak epital yapısı bozulmakta ve bağırsaklardan vücut için gerekli olan enerji kaynakları olan besinler emilememekte ve bunun sonucu olarak genelde kişilerde büyüme geriliği ile birlikte karın şişliği, karın ağrısı, İshal, büyüme/gelişme
geriliğinin olduğu bir hastalık şeklinde seyretmektedir. Genellikle bu şekilde bilinen çölyak hastalığının toplumda asemptomatik veya belirsiz olan çok daha fazla şekli olduğu bildirilmektedir” dedi.

Türkiye’de 400 bin ile 500 bin civarında Çölyak hastası olduğunun tahmin edildiğini belirten Doç.Dr. Yaşar Doğan, “Ülkemizde halen çok büyük oranda tanısı konulmamış Çölyak hastası olduğu söylenebilir. İleride bunların alt zemininde gelişebilecek bazı hastalıklar büyüme/gelişme geriliği ve bütün sistemi tutan çeşitli hastalıklar karşımıza çıkabilir. Öncelikli olarak Çölyak hastalığının tanısı konulduktan sonra bunların şu anda bilinen tedavi yöntemi glutensiz bir besin kaynağı olan diyet ürünlerle
kişinin beslenmesi ve bu amaçla da genellikle Buğday, Arpa ve Çavdar gibi ulusumuzun büyük bir tüketim kaynağı olan tahıl ürünlerinden beslenmemesi gerekmektedir. Bunların yerine daha ziyade içerisinde Gluten olmayan özel besin maddeleri; Pirinç, Mısır unu, Soya unu veya diğer tahıl ürünlerinden gerekli olan besin desteği sağlanmalıdır” diye konuştu.

Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Gastroenteroloji, Hepatoloji ve Beslenme Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sema Aydoğdu ise, Çölyak hastalığının, 21. yüzyılın en önemli sağlık sorunlarından biri olduğunun altını çizdi. Aynı zamanda Ege Çölyakla Yaşam Derneği’nin kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı olan Prof.Dr. Aydoğdu, “Hem çocukları hem erişkinleri her yaştan insanları etkileyebilen, temelde ince bağırsak hastalığı fakat problem sadece ince bağırsaktaki bulgularla kalmıyor, tüm sistemi ilgilendirebiliyor. Zorluğu veya önemi buradan kaynaklanıyor. Çölyak hastalığı sadece mide, bağırsak problemleri ile ilgilenen Gastroentolog olarak adlandırdığımız hekimlerin problemi değildir. Günümüzde kalp hastalıkları, karaciğer hastalıkları, fizik tedavi ile ilgilenen uzmanlar, diş hekimleri, kadın doğumcular, genel cerrahlar, çocuk cerrahları gibi pek çok disiplinin üzerinde durması gereken bir hastalık. Bu saydığım sistemlerle ilgili çok farklı bulgularla karşımıza gelmekte. Genellikle çocuklarda durdurulamayan ishaller hemen aklımıza Çölyak hastalığını getiriyor.” ifadelerini kullandı. Prof. Dr. Sema Aydoğdu, orta yaş hanımlarda menopozdan önceki ciddi kemik erimelerinin Çölyak’ın önemli bir göstergesi olduğunu söyledi.

Çölyak’ın hekimlerin sürekli aklında olması gereken bir hastalık olduğuna dikkat çeken Prof.Dr. Aydoğdu, sürekli ishal veya kabızlık atakları, ciltte geçmeyen kaşıntılı döküntüler, tekrarlayan diş çürükleri, dişlerde renk ve şekil değişiklikleri, tekrarlayan eklem ağrıları,
açıklanamayan belirgin kilo kaybı, kilo almada zorluk, kolay kemik kırıkları, bol miktarda, şekilsiz, pis kokulu ve yağlı dışkılama, yorgunluk, halsizlik hali, ayaklarda ve ellerde uyuşma karıncalanma, parmak uçlarında çomaklaşma, ağızda ağrılı aftlar, düzelmeyen kansızlık hali, davranış değişiklikleri, sinirlilik, gerginlik, adet düzensizlikleri durumlarının çölyak kaynaklı olabileceğini belirtmiştir.

‘Tüm saydığım bu çok farklı belirtiler farklı uzmanlık alanlarını ilgilendirdiği için Çölyak tüm hekimlerin sürekli aklında olması gereken bir hastalık. Bu nedenle biz de hekimlerin farkındalığını artırabilmek amacıyla ülkenin Doğusu, Batısı, Kuzeyi ve Güneyinde bir dizi toplantıyla Çölyak’ın çok kolay tanınabileceğini ve tanınmasına yardımcı olabilecek parmak ucundan yapılan Biocard Çölyak testiyle beraber bu hastalığı tanıtmaya çalışıyoruz. Hastalığın bir diğer önemli tarafı da görülme sıklığının çok yüksek olması. Ülkemizde yapılan araştırmalarda ve Batı verilerinde bu hastalığın 100 kişide bir gibi çok yüksek bir sıklıkta olduğunu ortaya koyuyor” açıklamasında bulundu.

Prof.Dr. Aydoğdu, şunları söyledi:

“Burada en önemli sorunumuz ülkemizde böyle bir hesaplamayla 700.000 hasta olduğu tahmin ediliyor. 8 Yıldır bu konuya önderlik etmiş, İlk sivil hareketi kurarak gündemde tutan bir hekim olarak Türkiye’de şu andaki hasta sayısının ne yazık ki 5000’i geçmediğini biliyorum. O zaman geriye 695.000 tanı olmamış Çölyaklı kalıyor. Bunlar aramızda dolaşıyorlar, Bazılarına yetişemiyoruz ve onları kaybediyoruz.Ülkemiz açısından en büyük sorun bu kişilerin bulunması; hem onların Abireysel sağlıklarına hem de ülkemizin ekonomisine çok büyük katkıda bulunacaktır. Bu noktada Sağlık Bakanlıyla da bu kolay tanı yöntemimizin hekimlere kolayca ulaşılabilmesi yönünde çalışmalarımız devam ediyor. Dolayısıyla ülkemiz açısından Çölyak gündeminde biz hekimlerden tanı almayı, teşhis edilmeyi bekleyen pek çok hastamız var. Bunların rakamı nerdeyse 600.000’lere ulaşıyor. Bu hastaları bulabilmek adına Türkiye’deki hekimlerin ve halkımızın farkındalığını artırmak adına bir süredir yollardayız. Çölyak hastalığını hiçbir zaman unutmamamız lazım.”

Türk toplumunun bu hastalığa alışması gerektiğini de belirten Prof.Dr. Aydoğdu, “Batılılar anında sonuç veren Biocard hızlı çölyak testini evlerinde kullanıyor. Biz ise daha doktorlarımıza yeni anlatıyoruz. Bu hastalığın tek bir tedavi yolu var, o da ömür boyu glutensiz gıdalarla beslenmektir. Bu hastalara geç tanı konulduğu takdirde ölüme kadar gidebilirler. Teşhis sonrası artık biz buna çölyak hastalığı değil, Çölyaklı hayat tarzı diyoruz. Çünkü bu insanlar diyetlerine sadık kaldığı müddetçe hiçbir
sorun yaşamadan yaşantılarına devam ediyorlar” diye konuştu.

Yapılan konuşmaların ardından toplantı, öğretim üyelerinin soru cevap şeklinde bilgilendirmeleri ile sona erdi. FSM Form Sağlık ve Medikal Ürünleri A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Ekrem Erzincanlı tarafından Prof.Dr. Sema Aydoğdu, Prof.Dr. Ayşe Selimoğlu ile Doç.Dr. Yaşar Doğan’a birer plaket verildi.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici, saygısız ifadeler, cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, suçluyu ya da suçu övücü, uygunsuz gönderici adı, 'naylon- uyduruk' mail adresli, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır. Ayrıca, mesajların tüm yasal ve cezai sorumluluğu, mesajlarıyla birlikte IP numaraları da düşen göndericilere aittir."