Final

Final

Örnek Resim
İbrahim Yücel Reklam

Arion

Malatya Haber -

“Değişim Zihniyette Olmalı”

“Değişim Zihniyette Olmalı”
  • 27.12.2015

AKP Malatya Milletvekili Öznur Çalık, “25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günü” dolayısıyla yaptığı açıklamada, kadına şiddet konusunda esas değişimin zihniyetlerde olması gerektiğini savundu.
 
“DEĞİŞİM ZİHNİYETTE OLMALI..”
Çalık’ın konuya ilişkin açıklaması şöyle:
 
“25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günü tüm dünyada kadınlara karşı şiddetin kınandığı ve protesto edildiği bir gündür. Bütün dünya bugün dolayısıyla kadına yönelik şiddeti şu ya da bu şekilde yeniden, bir kez daha gözler önüne sermekte, gündeme getirmekte ve çözüm yolları bulmaya çalışmaktadır.
 
Hayatın tüm alanlarına nüfuz eden şiddet, sadece kadınlarda değil, bu şiddete tanık olan çocuklarda, şiddeti uygulayanlarda, kısaca toplumun tümünde onarılmaz yaralar açmaktadır.  Toplumumuzda kadına yönelik şiddet ve töre cinayetleri tüm çabalara rağmen ne yazık ki hâlen devam etmekte, 21’inci yüzyıla girmiş olmamıza rağmen şiddetin çeşitleri ve boyutları da değişmektedir. Birçok şiddet eylemi, töre cinayetleri, küçük yaşta evlilik, berdel ve beşik kertmesi de dâhil zorla evlendirme gibi geleneksel uygulamalardan da kaynaklanmaktadır. Tahminlere göre tüm dünyada 3 kadından 1’i yaşam süresi içinde bir kez de olsa dövülmekte ve diğer yollarla taciz edilmektedir. Tacizi yapan kişi ise genellikle kendi ailesinden biri ya da tanıdığı bir kişidir. 
 
Kadına yönelik şiddetin yok edilmesi için öncelikle ortada bir şiddet sorunu olduğunu kabul etmek, kamuoyunun farkındalığını arttırmak gerekmektedir. Yasal düzenlemeler yaşanan somut sorunlar ışığında şekillendirilmelidir. Türkiye bu meseleyi her vesileyle tartışmaya devam etmektedir ve son 10 yıldır çok büyük mesafeler almıştır. Tartışmanın boyutları her geçen gün daha makul bir çizgiye gelmektedir. Çünkü, bütün insan hak ve hürriyetlerine, adalete ve merhamete öncelik veren bir iktidarımız ve hükümetimiz var.   
 
Bu anlayışla tarihi adımlar atan hükümetimiz anayasada, Türk Ceza Kanununda, İş kanununda, Aile Mahkemelerinin kurulmasında, çalışan kadınların annelik haklarında, Belediyeler Kanununda, Devlet memurları kanununda kadın haklarını önceleyen, ailenin sağlığını, mutluluğunu esas alan devrim niteliğinde yenilikler getirmiştir. 24. Dönemde inşallah yasalaştıracağımız kadına karşı şiddetin önlenmesine dair yasa taslağı ile; 1 ayı geçen koruma kararları için getirilen belgelendirme zorunluluğunu kaldırıyoruz. Böylece şiddete maruz kalma tehdidi altında olanların da korumadan yararlanabilmesini sağlayacağız. Aile hâkimlerine, durumun özelliğine göre, 6 aydan uzun ya da süresiz koruma kararı verme hakkı sağlıyoruz. Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu ve Dışişleri Komisyonumuzdan bu hafta geçen “İstanbul Sözleşmesi” nde yer alan “Şiddet olaylarında uzlaşma ve arabuluculuk  yapılamaz” maddesi ile “Kadına yönelik şiddet, toplumsal güç eşitsizliklerinden kaynaklanan bir insan hakkı ihlali ve ayrımcılıktır” maddesinin yasada yer almasını sağlayacağız. 
 
Ancak ne olursa olsun; yasal düzenlemelerin kadınları şiddete karşı korumada gerekli ama yeterli olmadığı, esas değişimin zihniyetlerde olması gerektiği açıktır. Nereden gelirse gelsin kadına uygulanan her türlü şiddet ve ayrımcılığa karşı toplumumuzu mücadele ve dayanışmaya davet ediyor, tüm kadınlarımızı şiddetsiz yaşayacağımız günlerin de geleceğine dair taşıdığım ümitle selamlıyorum.”
 
“ŞİDDET SÜRDÜKÇE..”
Cumhuriyet Kadınları Derneği Malatya Şube Başkanı Nesrin Yıldırım da yaptığı açıklamada “Kadına yönelik şiddet sürdükçe demokrasi gelmez” diye konuştu.
 
Yıldırım’ın açıklaması şöyle:
 
“Dünyanın her tarafında kadınlar, savaşın ve işgalin içinde, tacizler, tecavüzler ve ölümler yaşanmaktadır. Kadınlar namus sebebiyle sokak ortasında öldürülmekte adaletine sığındığımız yargı ise katilimizi iyi halden serbest bırakıyor. Şiddetin ortasında tükenen hayatlarımız krizin yarattığı ekonomik zorluklarla çekilmez dayanılmaz hal almakta. Zaten eşit işe eşit ücret alamamaktayken birde esnek uzun saatler ve güvencesiz çalışmak boynumuzu bükerken buna birde işsizlik eklenmiştir. Evde ana eş, dışarıda işçi memur, olan biz kadınlar kazananı belirsiz ama kaybedeni mutlaka kadın olan, savaşlara, intihar ve namus kisvesi altında kadın ölümlerine, her türlü ayrımcılığa, krizin yükünü üstümüzde taşımaya, yoksullaşmaya, yok sayılmaya, bize uzanan her türlü şiddete dur diyoruz. Emperyalizm her zaman kadın ve çocuk üzerinden prim kazanır, sömürünün ve şiddetin yakıcılığı üzerimizdedir. İslam’ın olduğu yerde nefret ve kavga olmaz, fakat  % 90 ‘ı Müslüman olan Türkiye’mizde Türk kültürü değil Arap kültürü hâkim sürmektedir, kadına şiddetin çoğalmasında Arap kültürü özentisidir.
 
Kadına yönelik şiddet sürdükçe demokrasi gelmez. Kamusal ve özel alanda kadına yönelik şiddeti kovmak için kadın –erkek birlikte mücadele edeceğiz. Kadına yönelik şiddetin son bulduğu ve 25 Kasımların sadece, acı bir anıydı,  diye anımsanacağı günlerde buluşmak dileğiyle.”

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici, saygısız ifadeler, cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, suçluyu ya da suçu övücü, uygunsuz gönderici adı, 'naylon- uyduruk' mail adresli, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır. Ayrıca, mesajların tüm yasal ve cezai sorumluluğu, mesajlarıyla birlikte IP numaraları da düşen göndericilere aittir."