You are missing some Flash content that should appear here! Perhaps your browser cannot display it, or maybe it did not initialize correctly.


You are missing some Flash content that should appear here! Perhaps your browser cannot display it, or maybe it did not initialize correctly.


Örnek Resim
Opel Reklam
Malatya Haber -

Devlet El Atmış da!..

Devlet El Atmış da!..
  • 27.12.2015

Bu yılın Ocak ayının sonlarıydı. Hekimhan ilçesinin Hasançelebi Kasabası Belediye Başkanı Mehmet Şerif Yıldırım, öğle yemeği için evine giderken, kamyonun altına sığınmış küçük bir kız öğrenci görmüştü.. Küçük kız elinde bir şey saklamaktaydı.. Başkan şüphelenmişti. Elinde ne sakladığını sordu. Küçük öğrencinin elinde sakladığı, arasına da bakkaldan alıp koyduğu bir havucu koyduğu ekmeği, yani öğle yemeğiydi. “Haydi Kızlar Okula” kampanyaları kapsamında değildi. Okutma bilincindeki köylü ailenin kendi olanaklarıyla her türlü zorluğa karşı okula gönderdiği çocuklardandı, o küçük kız. Başkan bu durumdan çok etkilenmişti. Hekimhan’ın o dönemki kaymakamına konuyu iletti, çözüm için. Sonra eline kalemi aldı, köylerden kasabaya gelen bu öğrencilere sıcak yemek verebilmek için hayırseverlere mektup yazdı. “Bir öğrenci de siz doyurabilir misiniz?” diyordu. Mektubu alanlar harekete geçti, öğrencilerin sorunu bir dönem için halloldu.

Peki sonra ne oldu? Sonra ne olduğunu, Hasançelebi Belediyesi’nin resmi internet sitesinde yeralan şu yazıdan öğreniyoruz. Devlet el atmış, bu mevzuya. Atmış da ne yapmış? Sıcak yemeğe kavuşan öğrencilere, devlet neyi reva görmüş, çözüm sorumluluğunu hatırlayınca.. Hep beraber okuyalım bu yazıyı:

“Yaratılanların en kutsalı olan insanın en değerli varlığı çocuğudur. Ona iyi bir gelecek hazırlamanın temel şartlarından birisi de, sağlıklı yaşam için gerekli olan, düzenli beslenme ve iyi bir eğitimdir. Ancak; çeşitli nedenlerle, her zaman ve her yerde kişinin imkanları buna elvermeyebiliyor. İhtiyaç duyulan yardımlar, ya toplumsal dayanışma ile yada devletimizin kurumlarınca karşılanıyor.

Yıllardır yaşana gelen bir sıkıntıyı, kaleme aldığımız bir mektupla yardım edeceklerine inandığımız birkaç dostumuzla paylaşmış; ve Köylerinden Hasançelebi’ye okumaya gelen öğrencilerimizin açlık sorununu kısa zamanda çözerek, o duyarlı ve yürekli insanlara ettiğimiz teşekkürümüz de bir şekilde basına yansımıştı. İşte ne olduysa ondan sonra oldu. Türkiye’nin her yerinden, her kesimden, herkesin verdiği tepki ve insani duygular bizleri mutlu kılarken, çözüm üretemeyen makamları da utandırmanın ötesinde adeta rezil etmişlerdi. Bundandır ki; yıllardır yapılmayan öğrenci taşıması tekrar başlatıldı ve öğrencilere yemek verilmesi işi için ihale ilana çıkartıldı. Ama ne ilan!

Öğrencinin boğazından geçecek birkaç sıcak lokmanın ihale şartları, boğaz köprüsü yapımı ihalesi şartlarından da ağırdı. Sanki kimse bu işi yapmasın, ama biz ihaleye çıktık daha ne yapalım demek için hazırlanmıştı. Olayın insani boyutu yok sayılarak hazırlanan şartnamede neler yoktu ki? Tam 27 sayfa idi. Ve planlanan gibi de oldu. İhale şartlarını taşıyamadıkları için kimse ihaleye katılamadı. Hasançelebi Belediye Başkanı olacakları tahmin ettiği için devreye girdi. Ticari bir beklentimiz yok, bu hizmeti biz yaparız teklifini sundu. Sizden de aynı koşulları isteriz cevabına karşı, “Çocuklar mağdur olmasın”, onu da hazırlayalım. Ankara’da Lokanta ve yeterli dosyaya sahip hemşehrilerimiz var, bir dosya sunalım diye Ankara ya giderek telefonla dosyanın tamam olduğunu bildirdi. Aldığı cevap: “Biz işi değiştirdik, Kuru gıda vereceğiz “ oldu. Öyle olsun. Daha iyi ya. Biz zaten sizden para istemiyoruz. Gıda malzemelerini siz verirsiniz., biz pişirir, öğrenciler için hazırladığımız yemekhanede öğrencilerimizi doyururuz. Eti ile ekmeği de bizden olsun dedi. Dedi de anlatamadı dediğini, anlamak istemeyenlere. Belki art niyetleri yok ama; “Yarımı Yeme, Bütünü Bölme. Ye Kurban Olduğum Karnın Doysun” zihniyetine bir şey anlatamazsın.

Onlar; kafalarını sorun çözmek yerine, beceriksizliklerine mevzuat kılıfı aramaya yorarlar. Devletin parasını daha ekonomik kullanalım. Her öğrenci için ayrılan ödenek miktarı 1.92 YTL ( Bir milyon dokuz yüz yirmi Türk Lirası). Ne gerek var sıcak yemeğe. Bir Bisküvi, bir Meyve Suyu yeter onlara. Yoksa yine; köyünden getireceği yufkanın arasına manavdan aldığı havucu dürmeç etsin yesin. Ve öylede yaptılar. Üç bakkala dağıttıkları teklifle işi bitirdiler. İhalemiz sonuçlanmıştır. İtiraz süresi bitmiştir. Devletimiz kazançlıdır! 1.92 YTL yerine 0.51 YTL bedelle; Bisküvinin ucuzuyla, meyve suyu yerinede aromalı vişne içeceği aldık, buyurun bir yıllık ihtiyaçlarını diyerek okul idaresine teslim ettiler.

Bu ne manaya geliyor? Sabah 07.00 de Köyünden kalkıp Hasançelebi İlköğretim Okuluna Okumaya gelen, ve saat 15.00 e kadar okulda kalacak olan 5 yaşındaki Ana Sınıfı öğrencisinden başlamak üzere; 8. Sınıfa kadar tüm öğrencilerin değişmez öğlen yemekleri her gün bir bisküvi ve bir küçük boyalı içecek olacak.

Eğitim camiası bunu nasıl kabul edecek? Bunun adı beslenmemi? Doktorların yasak dediği ve adı abur-cubur olan bu tür bir beslenme sağlıklı mı? Bu tür gıdaların Okul kantinlerinde ve okul civarlarında satışı bile uygun görülmezken hangi gerekçeyle çocukların sağlığı ile oynanıyor? Hangi beslenme uzmanı önerdi bu çözümü? Siz hayır kurumu değilsiniz, siz dernek veya cemiyet değilsiniz. Siz Milli Eğitimsiniz. Babanızın değil, Devletin öğrenciler için hesaplayarak ayırdığı ödeneği kullanıyorsunuz. Doğrusu bu mu ? Ve vicdanınızla baş başa kalarak, samimice cevaplayınız. Bu çocuklar sizin olsalardı; ‘Siz Çocuklarınıza Bu İçeceği İçirir, Böyle mi Beslerdiniz ?’..”

Evet, durum bu. Hayırseverlerin katkısıyla 3 çeşit sıcak yemeğe kavuşan çocuklar, devlet el atınca, onca ödeneğe karşın, nasıl niçin böyle yapıldığı anlaşılmayan bir ihaleyle, yazıya göre “boyalı su” ile “bisküi”ye mahkum edilmişler. Yani devlet el atınca, sıcak yemek de kesilmiş!..

Hasançelebi’nin Belediye Başkanı Mehmet Şerif Yıldırım, belediye sitesindeki bu yazının altına şöyle bir not düşmüş:

“Bu çocuklar bizim. Ve biz duyarsız kalmayacağız. Gelişmeleri takip edeceğiz ve sağlıklı bir sonuç alamadığımız takdirde geçen yıl yaptığımız gibi; “Bir Öğrenci Doyurabilir misiniz?” projemizden öğrencilerimize bedelsiz üç kap sıcak yemek yedireceğiz. İlgililere ve kamuya duyurulur..”

Hasançelebi’de son ahval bu..

Hani, lisesinde, biri Tarih, diğeri Felsefe öğretmeni olmak üzere hepi topu 2 öğretmen bulunan, her niyeyse Milli Eğitim’in tayin ve öğretmen eksikli yer listesinde olmayan Hasançelebi’de.. Liseyi geçen yıl bitiren 11 öğrencisinden 8’inin ÖSS’ye girdiği, bunlardan 3’ünün üniversiteyi, 2 öğretmenli lise öğretimine rağmen kazandığı Hasançelebi’de..

Hasançelebi’deki vatandaş, çocuğunu okula gönderiyor, herşeye rağmen. Başka yerlerde de “Haydi Kızlar Okula” gibi cafcaflı sloganlarla, okullara kız öğrenciler getirilmeye çalışılıyor.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici, saygısız ifadeler, cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, suçluyu ya da suçu övücü, uygunsuz gönderici adı, 'naylon- uyduruk' mail adresli, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır. Ayrıca, mesajların tüm yasal ve cezai sorumluluğu, mesajlarıyla birlikte IP numaraları da düşen göndericilere aittir."