You are missing some Flash content that should appear here! Perhaps your browser cannot display it, or maybe it did not initialize correctly.


You are missing some Flash content that should appear here! Perhaps your browser cannot display it, or maybe it did not initialize correctly.


Örnek Resim


Opel Reklam
Malatya Haber -

Ehliyet Sistemine Öneriler

Ehliyet Sistemine Öneriler
  • 27.12.2015

Trafik kazalarında en büyük sürücüdür diyen  Malatya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (MESOB) Başkanı Şevket Keskin, ehliyet sisteminin yeniden ele alınması gerektiğini söyledi. 
 
“ACİL İHTİYAÇ HALİNE GELMİŞTİR”
 
Keskin, “Trafik kazalarında en büyük unsur sürücüdür ve sürücünün sahip olduğu eğitim donanımıdır. Kuralları ve saygıyı kaybeden bir sürücü her şeyi kaybeder ve kaybettirir. Ülke olarak geldiğimiz noktada sürücü eğitimin ve ehliyet sisteminin yeniden ele alınıp trafikte açılım yapılması acil bir ihtiyaç haline gelmiştir. Trafikteki düzen bir ülkenin gelişmişlik düzeyinin en önemli göstergelerinden biridir. Türkiye son 11 yılda olay yerinde yaklaşık 50 bin, sonradan yaklaşık 70 bin olmak üzere 120 bin kişinin trafik kazalarında hayatını kaybettiği ifade edilmektedir. Yine kazalarda yaklaşık 1 milyon 800 bin kişi yaralanmış ve yaklaşık 9 bin kişi ise daima sakat kalmıştır. Rakamlara göre, Türkiye’de günlük 29 kişi trafik kazalarında hayatı kaybediyor. Türkiye’nin, trafik kazalarının en fazla yaşandığı ilk 10 ülke arasında 3. sırada yer aldığı belirtilmektedir. Yine kazalara sürücülerin yüzde 80 oranında neden olduğu kaydedilmektedir. Bu korkunç rakamlar, Türkiye’de trafik sorununun artık çözülmesini ve işin çözümüne de sürücü eğitiminden ve ehliyet yönetmenliğinden başlanılmasını kaçınılmaz bir gerçek olarak ortaya koymaktadır” dedi. 
 
“MEVCUT DURUM İYİ DEĞİL”
 
Sürücü eğitimindeki mevcut durumun iyi olmadığını belirten Keskin, “Ülkemizdeki sürücü eğitiminin mevcut durumu hem 10 binlerce insanımızın hayatına ve hem de kazalar sonucu araçlardaki hasarlar nedeniyle milli servetimizin heba olmasına yol açmaktadır. Türkiye’de mevcut haliyle yola radar koymakla, trafik ışıkları sistemini arttırmakla, ekipleri yol güzergahlarına yerleştirmekle, trafik cezalarını arttırmakla, mahkemelerin hapis cezası vermesiyle, sürücüleri trafikten men etmekle, ehliyet puanlarını yükseltmekle trafik kazalarının önlenemediği ve kaza sonucu ölümlerin engellenemediği ortadadır. Son yıllarda özelliklede şehir içlerinde ölümlü trafik kazalarının artması dikkate ve incelenmeye değer acı bir durumdur. Bu durumu kendi haline bırakmanın ve seyretmenin kabul edilir bir yanı yoktur. Trafik kazalarında en büyük unsur sürücüdür ve sürücünün sahip olduğu eğitim donanımıdır. Kuralları ve saygıyı kaybeden bir sürücü her şeyi kaybeder ve kaybettirir. Ülke olarak geldiğimiz noktada sürücü eğitimin ve ehliyet sisteminin yeniden ele alınıp trafikte açılım yapılması acil bir ihtiyaç haline gelmiştir” diye konuştu. 
 
MESOB’UN ÇÖZÜM ÖNERİLERİ
 
Keskin, MESOB’un sürücü kursları ve ehliyet sistemine yönelik getirdiği çözüm önerileri şu şekilde: 
 
1-Türkiye’nin bir trafik politikası olmalı. Bu konuda kurum ve kuruluşların trafikteki etkinlik sınırları yeniden ele alınmalı. 
 
2-Trafik sorununu çözümü için kanun ve yönetmeliklerde günümüz şartlarına ve yaşanan sıkıntıların bitirilmesine yönelik yeni düzenlemeler yapılmalı. 
 
3-Trafik sorununun belki de başlangıç noktası olan Sürücü Kurslarının açılmasına yönelik izin ve yönetmenlikler yeniden gözden geçirilmeli. İllerin Nüfus oranlarına göre, Sürücü Kursu sayısı belirlenmeli, bir kota getirilmeli ve ciddi bir disiplin altına alınmalı. Sürücü Kurslarındaki eğitimci kadroları, “yan meslek” yada “Ek iş” düşüncesinden kurtarılarak, tamamen profesyonel, alanında uzman olan eğiticilerden oluşması sağlanmalı. Sürücü kurs kayıt ücretleri yılık belirlenmeli ve sürücü kursları arasındaki haksız rekabet engellenmeli. Kurum sahipleri masraflarını çıkarabilmek için fiyatta rekabete gitmekte ve fiyatlar hizmet verilemeyecek noktalara çekebilmektedir. Böylesi durumda, hem vatandaşa, trafik içinde rahat araç kullanacak konuma gelmeden belge verilmesine sebep olunmakta, hem de sürücü kursları amacı dışına çıkmaktadır. Motorlu Taşıt Sürücü Kursları için etkin bir şekilde denetim, kontrol ve gözetim sistemi de hayata geçirilmeli. Kurallara uymayanlara kapatma cezası verilmeli, ceza alanlara bir daha sürücü kursa açma hakkı tanınmamalı. 
 
4-Motorlu Taşıt Sürücü Kurslarını tamamlayan kursiyerlerin aldıkları eğitim, trafikte güvenli birer sürücü olarak yer almalarına yetmemektedir. Sürücü belgesi verilen kişiler, trafik kurallarını bilen, uygulayan ve araç sürme becerisi kazanmış, refleksleri gelişmiş kişiler olmak zorundadır. Mevcut sistemde sürücü kurslarının böyle donanımlı kişiler yetiştirmesi mümkün değildir. Sürücü kurslarında verilen derslerin yeniden incelenmesi, direksiyon eğitiminin süresinin arttırılması için derslerin önem
derecelerine göre yeni düzenlemeler yapılmalı, günümüz şartlarına uymayan tüm uygulamalar kaldırılmalı. 
 
5- Motor ve Araç Tekniği Dersi müfredattan çıkartılmalı. Günümüzde, bir çok Avrupa ülkesinde Motor ve Araç Tekniği Bilgisi dersi ya kısıtlı verilmekte yada hiç verilmemektedir. Çünkü araç firmaları müşterilerine sundukları sigorta hizmetlerinde arıza veya kaza durumlarında araç donanımlarına her hangi bir şekilde müdahalede bulunulmamasını zorunlu kılmaktadır. Motor ve Araç Tekniği Bilgisi dersine B sınıfı için 16, C, D ve E sınıfları için 20 ders saati ayrılıyor. Bu ders müfredattın çıkartılarak, eğitim müfredatı içinde önemle yer alması gereken diğer yol kullanıcılarına saygılı davranma, trafikte nezaket, alkollü araç kullanmanın zararları ve benzeri konulara da ağırlık verilmeli. 
 
6- İlk yardım dersi, ortalama 80 saatlik sürücü eğitimi içinde 12 saatte verilmektedir. Zorunlu eğitiminin bütün süreçlerinde öğrencilere verilmesi gereken ilk yardım dersinin sürücü eğitimi içinde de verilmesi gerekmektedir. Ancak, sürücüleri pek de ilgilendirmeyen güneş yanıkları ve yılan sokmalarına karşı yapılacak müdahaleleri de kapsayan ilk yardım eğitimi sürücü eğitiminin içeriğine uymamaktadır. Sürücülere, kaza sonrası yapılması gereken davranış ile hareketlerle ilgili konular sadece verilmeli.Bu eğitimi de sadece 112 Acil Servis eğitim uzmanları pratik ve teorik olarak göstermeli. 
 
7-Yazılı sınavlar mutlaka, teorik bilgilerden çok, pratik bilgilere dayanmalı. Sınavlarda sorulan sorular neredeyse ezberlenmiş durumda. 3 ay önce sorulan sorular, 3 ay sonra tekrarlanmaktadır. Sınav sorularının güvenliği üniversiteye giriş sınav soruları gibi güvenlik önlemleri altında tutulmalı,yazılı sınavlara gereken ciddiyet gösterilmeli. 
 
8- Sürücü adaylarına yeterli direksiyon eğitimi verilmemektedir. Sürücü adaylarının araç kullanma kabiliyetleri direksiyon sınavlarında tam olarak ölçülmemektedir. Bu yanlışlık hem direksiyon eğitimlerinin, hem de sınavların şehir merkezlerinin dışında boş, geniş ve tenha yollarda ve çok kısa süreli yapılıyor olmasıdır. Sınavların çoğu 10 dakikayı geçmiyor. Sürücü adaylarına, aracı yerinden kaldırıp 50 metre düz gidiş yaptıktan sonra bir U dönüşü yaptırılarak,direksiyon sınavı yapılması başlı başına bir
hatadır. Uygulamalı eğitimlerin süresi uzun tutulmalı, sürücü adayları önce trafik yoğunluğunun az olduğu sokaklarda, sonra şehir trafiğinde ve daha sonra da otoyollarda gece ve gündüz şartlarında ayrı ayrı verilmelidir. Sınavlar şehir içi, şehirler arası yollar ve oto yolda, gündüz ve gece şartlarında yapılma. Direksiyon sınavında sürücü kurslarına ait çift depraj ve çift frenli araçlar kullanılmamalı. 
 
9-Direksiyon sınavı Milli Eğitim, Karayolları, Emniyet Trafik Denetim ve Tescil, Jandarma ve Meslek Kuruluşu kurumlarından oluşan bir komisyon tarafından yapılmalı. 
 
10- Sürücü kursu eğiticiliği ve direksiyon öğretmenliği müstakil bir meslek olarak kabul edilmeli. YÖK tarafından fakültelerde veya Meslek Yüksek Okullarında, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından ise Meslek Liselerinde “Trafik ve direksiyon öğretmenliği ve teknisyenliği” alanında bölümler açılmalı. Burada yetişecek uzman trafik eğitimcileri hem okullarda öğrencilere trafik dersi vermeli ve hem de Sürücü Kurslarında istihdamı sağlanmalı. Mevcut hali ile kurslardaki sürücü eğiticileri ve aynı zamanda
direksiyon sınavı değerlendirme komisyon üyeleri 21 günlük kurs sonucu yetiştiriliyor ve büyük bir kısmı da bu konuda yeterli eğitime ve yetkinliğe sahip değillerdir. 
 
11- Türkiye’de sürücü belgesi almaya hak kazanmış yeni sürücüler için her hangi bir düzenleme yapılmamıştır. Sınavları başararak sürücü belgesini alanlara, 2 yıl süre ile stajyer sürücü uygulaması şartı getirilmeli. Stajyer sürücü belgesi sistemi, yeni sürücülerin sürücülük yaptıkları ilk yıllarında sürüş yeteneklerini geliştirmeleri sağlamalı. Yeni sürücülerin trafik ortamındaki risk oranlarını azaltacak uygulamalar olmalı. Bu süre içerisinde (Alkol, aşırı hız, trafik sudçu, kural ihlali) gibi bazı
kuralara uymadıkları tespit edildiğinde stajerlik süreleri uzatılmalı, ya gelişim eğitimlerine tabi tutulmalı yada yeniden sürücü kursana gitmeleri zorunlu hale getirilmeli. 
 
12-Sürücü adaylarının, kursa başlamadan önceki sağlık durumları ciddiyetle gözlenmeli, bu konudaki raporlar dikkatle takip edilmeli. Sürücü Olur Raporları, Devlet Hastaneleri veya üniversite hastanelerinin oluşturduğu uzman heyetçe verilmeli. 
 
13- Mevcut Sürücü Kurslarındaki eğiticiler ve öğretmenler, yeni düzenlemeden önce tamamen uzman ekiplerce sınavdan geçirilmeli, uzun süreli bir kursa tabi tutulmalı. 
 
14-8 yıllık ilköğretim ve lise sürecinde trafik eğitimine ağırlık verilmeli. Liseyi bitiren bir öğrenci, sürücü kursuna gittiğinde daha çok direksiyon becerisi kazanacağı bir eğitim alt yapısına hazır vaziyette olmalı. 
 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici, saygısız ifadeler, cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, suçluyu ya da suçu övücü, uygunsuz gönderici adı, 'naylon- uyduruk' mail adresli, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır. Ayrıca, mesajların tüm yasal ve cezai sorumluluğu, mesajlarıyla birlikte IP numaraları da düşen göndericilere aittir."