Final

Final

Örnek Resim


Arion

Arion

Malatya Haber -

‘Fahri Doktora’

‘Fahri Doktora’
  • 28.12.2015

İstanbul Üniversitesi eski rektörü hemşehrimiz Prof.Dr. Mesut Parlak, Nobel Ödülü’nü kazanan bilim adamı Prof.Dr. Aziz Sancar‘ı (fotoğrafta) yazdı.

Prof.Dr. Parlak’ın, Prof.Dr. Sancar’a İstanbul Üniversitesi’nin de fahri doktora verilmesini öneren “Fahri Doktora” başlıklı yazısı şöyle:

“İstanbul Üniversitesi, 1933 üniversite reformu ile, gelecek Türkiye’si için çok değerli insanlar yetiştirdi. Dünyanın en eski ve dokuzuncu büyük üniversitesidir. Bu büyüklük ve saygınlık, ulusal ve uluslararası yetiştirdiği bilim adamlarının kalitesindendir. Bu üniversite hem kendi kurumlarına, hem de yeni kurulan üniversitelerin akademik kadrolarına katkı vererek, Türkiye için çok büyük hizmetler yapmış ve yapmaya da devam etmektedir.

İstanbul Üniversitesi kurulduğundan bugüne, ulusal ve uluslar arası sanata, kültüre, eğitime ve spora büyük destek olmuş kişilere “FAHRİ DOKTORA” ünvanı vermiştir.   

BİLİM ADAMLARI KOLAY YETİŞMİYOR.

Aziz Sancar, Türkiye’mizin tıp alanında “NOBEL” alan ilk ve tek bilim adamıdır. Bu ödülü alan bilim adamının tıp eğitimini yaptığı ve mezun olduğu İstanbul Üniversitesi’nden “fahri doktora” verilmesi, kurum adına büyük bir onur ve gurur olacaktır. Zira Sayın Sancar’ın aldığı ödül, ülkenin içinde bulunduğu sıkıntılı dönemde de insanımız için büyük bir moral olmuştur.

Sayın İstanbul Üniversitesi Rektörü inanıyorum ki; en kısa sürede üniversite senato kararı aldırarak ve kendi “OCAĞINDAN” yetişen değerli bilim insanına, üniversite adına “fahri doktora” vermelidir. Bu olay tüm dünya kamuoyunda da büyük ses getirecektir. Bilim adamları kolay yetişmiyor, gelecek kuşaklara örnek olması açısından, isimleri yaşatılmalıdır. Üniversite içinde büyük bir salona adı verilebileceği gibi, merkez kampüs bahçesine “BÜSTÜ” veya heykeli dikilmelidir. Bu da nereden çıktı demeyin: Dünyanın büyük tarihi ve gelenekleri olan üniversitelerinde bunları görürsünüz. Uzağa gitmeyin, Galatasaray Lisesi bahçesinde de bu büstleri görebilirsiniz. Bu bir kadirşinaslık ve genç kuşaklara örnek bir davranıştır. İnanıyorum ki, yazdıklarım İstanbul Üniversitesi sayın rektörü ve mesai arkadaşlarının da gündemindedir. İnsanlar yaşarken ödüllendirilmelidir. Ulusumuz için çok önemli olan bu olay üzülerek söylemek isterim ki; bir Türk, Nobel ödülü alıyor ve yazılı ve görsel medyanın küçük bir bölümünde haber oluyor. Ama bakıyorsunuz Beştepe’de ki muhtarlar toplantıları günlerce ekranlardan inmiyor. 

SANCAR HOCA İÇİN DEVLET NE YAPACAK?

Aziz Sancar hocamız için, devlet ne düşünür ve neler yapacaktır? Sizler gibi bende merak ediyorum. Hiçbir üst düzey yönetici çıkıp, bu ödülle ilgili konuşma bile yapmadı. Acaba “NOBEL” ödülünü, ülkemizde ulufe gibi Türk büyüklerine dağıtılan fahri doktora ile mi karıştırıyorlar? Bakıyorsunuz fahri doktoralar havalarda uçuşuyor. Fahri doktora vermek için tüm üniversiteler sırada. 

Aziz Hocam: Aldığın dünyanın en büyük ödülü yanında, insanlığın ve yüreğinle de örnek biri olduğunu kanıtladın. Parasal ödülünü “TÜRK EVİNE” bağışlayarak tüm ulusumuzun “YÜREK NOBEL” ini de aldın. Siz örnek bir davranış sergilerken, yetiştiğin ve övündüğündün ülkendeki tüyü bitmemiş yetim haklarının talan edildiği söylenirken, bu yetmiyormuş gibi gelecek kuşakların temiz bir yaşam için gereken yeşil alanları da rant uğruna yok ediliyor. 

Hocam, sen büyük bir gururla “TÜRKÜM” ve cumhuriyetin eseriyim diyorsun, gelin görün ki İstanbul’un tüm üst geçitlerine Atatürk ve silah arkadaşlarının kurduğu cumhuriyetin 92.yılını kutlayan afişler asılırken, Atamızın bu afişler de ne adı ne de resmi var. Atamızın kurduğu cumhuriyet olmasa, demokrasi olur muydu? Bu afişlerin asılması emrini verenler, cumhuriyet sayesinde orada oturmuyorlar mı? 

CUMHURİYETİ KUTLUYORLAR AMA…

Bugün kutladıkları cumhuriyetin Atamızın kurduğu ve emanet ettiği cumhuriyetle benzerliği var mı? Atam, adınızdan, resminizden korkuyor, utanıyor ve asamıyorlar. 

Bir devlet büyüğümüz 28 Şubatta, imam hatiplere kat sayı ve türban yasağı getirilerek şah damarımızı kestiler dedi.

Sorarlar?

Şah damarı iki adettir; sağdakini mi yoksa soldakini mi kestiler? Aslında sanat, kültür, eğitim, TSK ve yargıyı bugünkü hale getirerek ülkenin iki şah damarı birden kesilmedi mi? Osmanlı, Osmanlı diye hep özlemle söylenir, fakat Sultan Abdülaziz kadar aydın olamadılar. Sultan ressamdı, heykelini yaptırdı, sizin deyiminizle “GARİP-GUREBA” çocukları okusun diye Darüşşafaka Lisesini kurdu, dış dünyayı tanısınlar ve iyi eğitim alsınlar diye de “Mekteb-i Sultani” yani Galatasaray Lisesi’ni kurarak aydınlığı çağrıştırmıştır. 

Hocam: Cumhuriyet dimdik ayakta kalacak, zira çok sağlam temeller üzerindedir. Gelecek aydın ve uygar gençler ulusumuzu daha ileri düzeylere taşıyacaklardır. 

Üstat Çetin Altan’a Allah’tan rahmet diliyor ve onun çok önemli bir sözünü unutmuyorum “Enseyi karartmayalım” 

Son söz:

Bir şair dost der ki; 

Gülistan bozulmuş, tarumar olmuş

Yaban otlarını biterken gördüm

Nameler tükenmiş, kargalar konmuş

Bülbülün yerine öterken gördüm. “

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici, saygısız ifadeler, cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, suçluyu ya da suçu övücü, uygunsuz gönderici adı, 'naylon- uyduruk' mail adresli, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır. Ayrıca, mesajların tüm yasal ve cezai sorumluluğu, mesajlarıyla birlikte IP numaraları da düşen göndericilere aittir."