You are missing some Flash content that should appear here! Perhaps your browser cannot display it, or maybe it did not initialize correctly.


You are missing some Flash content that should appear here! Perhaps your browser cannot display it, or maybe it did not initialize correctly.


Örnek Resim
Opel Reklam
Malatya Haber -

“Her Türlü İhlalin Takipçisiyiz”

“Her Türlü İhlalin Takipçisiyiz”
  • 28.12.2015

Malatya Barosu İnsan Hakları Komisyonu Başkanı Esra Genç, “Her türlü hak ihlalinin takipçisi olacağız” dedi.

İnsan Hakları Günü nedeniyle Baro’da meslektaşlarıyla birlikte yaptığı basın açıklamasında, insan hakkının önemine temas eden Avukat Esra Genç, kötü tablonun değişmesi için bir kısım taleplerini özetle şöyle sıraladı:

“Temel hak ve özgürlüklerin geliştirilmesi yönündeki çalışmalar, uyum süreçlerinin gereği ve bir “ev ödevi’’nin yerine getirilmesi anlayışı ile değil, aksine hak ve özgürlüklerin bu ülke insanının istemi, ihtiyacı ve demokrasinin gereği olduğu için yapılmalıdır. Bu bakımdan temel hak ve özgürlüklerin geliştirilmesi esas olmalı, özgürlük-güvenlik ikilemi oluşturularak bu gelişim engellenmemeli, var olan hak ve özgürlüklerden geri adım atılmamalıdır.

İnsan haklarına saygının güçlenmesi için Türkiye’nin, her türlü ayrımcılığı yasaklayan, yurttaşların temel hak ve özgürlüklerini, çalışanların ekonomik ve sosyal haklarını, doğal ve kültürel çevre ve varlıkların korunmasını güvence altına alan yeni bir anayasaya ihtiyacı vardır. Yeni anayasa çalışmalarına hiçbir koşulda son verilmemelidir. 

Adil yargılanma hakkı ve savunma hakkı önündeki engeller kaldırılmalı, savunma dokunulmazlığı etkin olarak uygulanmalı, uzun tutukluluk süreleri düşürülerek, hızlı ve adil bir yargılamanın koşulları oluşturulmalıdır. Adil yargılanma ve masumiyet karinesini ortadan kaldıran her türlü uygulama, birey ve dava gözetmeksizin terkedilmelidir

Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu değiştirilmeli, kolluğun üst arama, kimlik sorma, silah ve zor kullanma yetkileri daraltılarak yasa, bir bütün olarak kişi özgürlüğünü esas alan bir niteliğe büründürülmelidir. Makul şüphe yasası geri çekilmelidir.

Gözaltı birimleri ve cezaevleri “Bağımsız İzleme Kurulları”nın denetimine açılmalı, ağır hasta hükümlülerin ceza infazları, yeniden sağlıklarına kavuşuncaya kadar ertelenmelidir.

Çocuk ve engellilerin haklarının korunmasına, onların daha güvenli, sağlıklı ve onurlu bir sosyal ortamda gelişmelerine ve yaşam sürdürebilmelerine yönelik idari önlemler ivedilikle alınmalı, gerekli yasal değişiklikler derhal gerçekleştirilmelidir.

İşçilerin ve diğer çalışanların grevli-toplu sözleşmeli sendikal haklarının önündeki engeller ortadan kaldırılmalı, tüm çalışanlar için iş güvencesi, istihdam olanakları, sosyal güvenlik hakkı ve örgütlenme özgürlüğü güvence altına alınmalıdır.

Çevre ve doğaya zarar verme riski olan yatırımlardan vazgeçilmeli, alternatif enerji kaynakları genişletilmeli, çevre ve doğa koruma ile ilgili idare mahkemesi kararları süratle uygulanmalıdır.

Malatya Barosu İnsan Hakları Komisyonu olarak, 10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü vesilesiyle ilimizde, ülkemizde ve dünyada yaşanan her türlü hak ihlalinin takipçisi olacağımızı kamuoyuna beyan ederiz.“

İHD’DEN AÇIKLAMA..

İnsan Hakları Derneği (İHD) Malatya Şube Başkanı Servet Akbudak, “İnsanın hak araması haktır” dedi. 

İnsan Hakları Günü nedeniyle, dernek binasında dernek yöneticileriyle birlikte yaptığı basın açıklamasında, insan haklarının önemine temas eden İHD Malatya Şube Başkanı Servet Akbudak, “İnsan Hakları Evrensel Bildirge’sinin kabul edilişinin 66. yıl dönümünde Birleşmiş Miletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği İnsan Hakları 365 gün yani her gün İnsan Hakları sloganını benimsedi.

Biz İHD olarak bu yıl İnsan Hakları haftası ana konusu olarak Rojava/Kobani Direnişi, sığınmacılar, İşçi sağlığı ve İş güvenliği Hakkı ile kadına yönelik şiddeti esas aldık.

Zulme karşı direnmek haktır. Arap baharı olarak tanımlanan ve ılımlı İslam projesine uygun siyasal yapıların orta doğuya hakim olması hedefiyle başlayan hareketin son durağı Suriye olmuştur.

Hükümet Sivil Toplum Örgütlerinin denetimi dışında bu sorunu yönetmeye çalışmıştır. Bu kapsamda AFAD ve KIZILAY bünyesinde kurulan 23 AFAD Kampında 220 bin Suriyeli mülteci olumlu sayılabilecek koşularda yaşamını sürdürürken bunların dışında yaklaşık 1 milyon 300 bin Suriyeli kendi imkanları ve halkın dayanışmasıyla kaderlerine terk edilmiştir.

Yaklaşık 100 bin Rojavalı Mülteci Belediyelerin, sivil toplum örgütleri ve halkın yardımlarıyla hayata tutunma mücadelesi vermektedir.

Bu kapsamda Malatya’da AFAD Kampında 8 bin civarında Suriyeli Sığınmacı barınırken yaklaşık 3 binden fazla Kobani ve Rojavalı Mülteci kentimizin muhtelif semtlerinde zor sayılabilecek koşullarda yaşamını sürdürmektedir” ifadelerini kullandı.

“İnsanın hak araması haktır” diyen Akbudak, daha sonra özetle şunları söyledi:

“İşçi ölümleri kaza/ kader değil cinayettir. Sosyal haklar insan haklarıdır. Herkesin işçi sağlığı ve iş güvenliği hakkı vardır. Sosyal ve ekonomik haklar Birleşmiş Miletler İnsan Hakları Evrensel Bildirisinin 21-29 maddelerinde yer almaktadır. BM ekonomik,sosyal ve kültürel haklar uluslar arası sözleşmesi gözden geçirilmiş Avrupa sosyal şartı da ekonomik ve sosyal haklar olarak düzenlenmiştir. BM İLO tarafından kabul edilen “İLO “ sözleşmeleri olarak bilinen sözleşmelerden 155.167,176, ve 187 no’lu sözleşmeleri Türkiye tarafından yürürlüğe konmuş ancak şu ana kadar uygulanmamıştır en son maden sektöründe yaşanan ölümler nedeniyle bu yasaların uygulanması dilendirilmeye başlamıştır.

İşçi Sağlığı İş güvenliği meclisinin raporuna göre son 12 yılda 14 bin55 işçinin işçi sağlığı ve iş güvenliği hakkının ihlali nedeniyle yaşamını yitirmiştir. Nerede ise her gün ortama 4-5 ayda 120 ile 150 arasında işçi hayatını kaybetmektedir.

Soma ve Ermenek Madenlerinde meydana gelen kitlesel ölümler, İstanbul’daki asansör faciası önlenebilir olmasına rağmen özelleştirme ve taşaronlaştırma politikaları sonucunda yaşanmıştır.”

CHP’NİN AÇIKLAMASI..

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı ve Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, İnsan Hakları Günü nedeniyle yaptığı açıklamada, “Daha güzel ve özgür bir Türkiye özlemlerini dile getiren gençlerin üzerine kurşunlarla karşılık veren polisleri ‘kahraman ilan edenler’in yönettiği bir ülkede insan haklarından söz etmek mümkün değildir” dedi.

Türkiye’nin unutmak istediği, darbe dönemlerinde yaşanılan insan hakları ihlallerinin AKP ile birlikte tekrar hortladığını kaydeden CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba, “AKP Hükumetinin uygulamalarıyla darbeci generalleri geride bırakması ülkemizin insan hakları ve demokrasisi açısından düşündürücüdür” dedi.

CHP İl Başkanı Enver Kiraz da, İnsan Hakları Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, “Bugün 10 Aralık 1948’de kabul edilen “İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi ”nin 66. yıldönümü. 

Türkiye bildirgeyi kabul eden ülkelerin başında gelmektedir. Aradan 66 yıl geçmesine rağmen ülkemizde hala insan hakları ihlalleri devam etmektedir. 

İnsan hakları demek, demokrasi demektir. İnsanlara; din, dil, ırk, cinsiyet, siyasal ve inanış farkı, toplumsal köken, zengin-fakir ayrımı yapmaksızın eşit davranmak demektir.

Hiç kimse kölelik ve kulluk altında bulundurulamaz. Kimseye insanlık dışı, onur kırıcı ceza verilemez.

Ancak yaşadığımız şu günlerde ülkemizde alt kimlik – üst kimlik tartışmalarıyla, toplum içinde etnik köken ayrımı yapılmakta ve ülke içinde kargaşa ortamı yaratılarak suni gündem oluşturulmaktadır. 

Nüfusunun % 52’si kadın olan ülkemizde, hala kız çocukları okutulmamakta, kadının siyasete girmesi engellenmekte ve kadınlarımız şiddete maruz kalmaktadır. Çocuklara verilecek eğitimin türünü seçmek ana babanın hakkı olduğu halde, bugünkü eğitim sistemi, istenmeyen bazı eğitim branşlarını zorla dayatmaktadır. 

Çocuklar ekonomik yetersizliklerden dolayı sokaklara itilmektedir. Devletimiz kendi koruması altındaki çocukları koruyamamaktadır.Mevcut hükümet bunlara karşı yapmış olduğu göstermelik uygulamalarla halkın gözünü boyamaya çalışmaktadır. Vatandaşının yaşam ve sosyal  haklarını elinden alan bu hükümet, dış ülkelere yapmış olduğu keyfi gezilerle gündeme gelmektedir. Bunların hepsi insan hakları ihlallerinin en bariz göstergesidir.

Günümüzde çağdaşlığın ölçütü insan haklarıdır. Çünkü çağdaş uygarlık anlayışına göre çağımızın en yüce değeri İNSAN’dır. 

İnsana insan olduğu için değer verilen, hak ve özgürlüklerin korunduğu daha güzel bir dünya ve Türkiye dileklerimizle tüm Malatyalıların İnsan Hakları Gününü kutlarız.”dedi.

MEMUR SEN’İN AÇIKLAMASI..

Bu arada Memur-Sen Malatya İl Temsilciliği Kadın Komisyonu Başkanı Özgül Coşkun, “Kadınları siyasi, sosyal, ekonomik hayatın dışına itmek isteyen anlayışa karşı her zaman örgütlü mücadelemizi sürdüreceğiz” dedi. 

Sendika binasında sendika yöneticileriyle birlikte İnsan Hakları Günü nedeniyle yaptığı basın açıklamasında, kadının kadın değil insan olarak görülmesini istediklerini bildiren Memur-Sen Malatya İl Temsilciliği Kadın Komisyonu Başkanı Özgül Coşkun, yapılan anketi de açıkladı.

Coşkun, “Malatya Memur-Sen Kadın Komisyonu olarak’’Çalışan kadınların sorunlarıyla ilgili yaptığımız anketi de sizlerle paylaşmak istiyorum. Anketimiz, federasyonumuza bağlı 11 işkolunda 20-50 yaş arasında çalışan kadınlarımıza yapıldı. Deneklerimizin yüzde 80’ i evli, yüzde 94 ü ön lisans, lisans, yüksek lisans ve doktora yapan çalışanlardan oluşmuştur. Veriler aslında Malatya’nın Türkiye’nin küçük bir versiyonu olduğunu göstermektedir. Anketimizde, “Kadınların anne ve eş olma sorumluluklarından dolayı ev işlerini, çocuk bakımını iş ve çalışma saatlerinden dolayı ihmal etme ve yüzden suçluluk hissetmesi, kadınların eğitim ve istihdam gibi fırsatlardan faydalanabilmesi için esnek çalışma saatlerine dayalı bir sistem getirilmesi, ev ve iş hayatının yoruculuğundan kendisini psikolojik ve fiziksel olarak yıpranmış hissetmesi, çocuğunu bırakacağı kreş hizmetlerinin her kurumda bulunmadığı, zaten az sayıdaki kadın yöneticilere geleneksel rolleri ihmal ettiği gerekçesiyle pek de sıcak bakılmadığını yaşanılan tecrübelerle ve anketimizle tespit etmiş bulunmaktayız. Bütün bu sorunlara kalıcı ve gerçek çözümler üretmenin yolu, kadın erkek herkes için fırsat ve imkanları eşitleyerek adaleti sağlamaktır.

Ayrıca anketimizde; Üst düzey bir pozisyon alabilecek bilgi ve donanıma sahip olma inancı, çalıştığı kurumda mobinge maruz kalmadığı, çalıştığı kurumda bir kadın olarak karar mekanizmalarına katılabildiği, kadına olan önyargı fırsatları değerlendirmede cesaretini kırmadığı, çalışan kadınların eşlerinin ev ve çocuk bakımında yardımcı oldukları da anketimizin tespit ettiği olumlu sonuçlardır” ifadelerini kullandı.

Coşkun, “Bu vesileyle , kadınları siyasi, sosyal, ekonomik hayatın dışına itmek isteyen anlayışa karşı her zaman örgütlü mücadelemizi sürdüreceğimize ve değerlerimizden aldığımız güçle kendi sorunlarımızı kendimizin çözeceğimize olan inancımız tamdır. Dünya İnsan Hakları Günü’nde kadınlarımızın geleceğimizi inşa eden emeğine duyduğumuz saygı ve şükranımızı ifade etmek isteriz. İnanıyoruz ki kadınların, inşa eden, birleştiren gücü; tüm dünyada eşitlik, adalet ve özgürlüğün temininde öncü rol alacaktır” dedi.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici, saygısız ifadeler, cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, suçluyu ya da suçu övücü, uygunsuz gönderici adı, 'naylon- uyduruk' mail adresli, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır. Ayrıca, mesajların tüm yasal ve cezai sorumluluğu, mesajlarıyla birlikte IP numaraları da düşen göndericilere aittir."