You are missing some Flash content that should appear here! Perhaps your browser cannot display it, or maybe it did not initialize correctly.


You are missing some Flash content that should appear here! Perhaps your browser cannot display it, or maybe it did not initialize correctly.


İbrahim Yücel Reklam
Örnek Resim
İbrahim Yücel Reklam

Arion

Dugun
Malatya Haber -

İmam Nikahına AİHM’den Red

İmam Nikahına AİHM’den Red
  • 26.12.2015

‘Devlet, dini nikâhı tanımak zorunda değil’
 
Arife Tekin, korucu olan eşi Hüseyin Altun ile kaçarak, imam nikâhıyla evlendi. Altun, 21 Ocak 1994’te 11’i çocuk 21 kişinin ölümüyle sonuçlanan terör saldırısında hayatını kaybetti. Tekin ise 25 yaşında en küçüğü 20 günlük, en büyüğü 6 yaşında üç çocukla dul kaldı. Eşinin maaşını alabilmek için çocuklarını nüfusa kaydettirdi. Sonradan yapılan nüfus kaydı ve açılan davanın sonucunda çocuklarına maaş bağlatabildi. Arife Tekin, imam nikâhıyla evli olması nedeniyle ne banka tarafından tanındı ne de maaş alabildi.
 
‘DEVLET DİNİ NİKÂHI TANIMAYABİLİR’
Habertürk’ün haberine göre; Bakırköy 1. Sulh Hukuk Mahkemesi, 1996’da anne Tekin’i öz çocuklarına vasi tayin etti. 2000 yılında çalışamaz duruma gelince, resmi nikâhlı sayılarak dul maaşı bağlanması için mahkemeye başvurdu. Emekli Sandığı, resmi nikâh olmadan maaş bağlanamayacağını bildirdi. Mahkeme talebi reddetti, Yargıtay da kararı onadı. Tekin avukatı kanalıyla AİHM’ye başvurdu. AİHM, 26 Şubat 2011’de, “Devlet otoritesinin, dini nikâhı tanımaya mecbur olmadığına” hükmetti ancak “dava sürecinin gereksiz yere uzatılıp uzatılmadığı konusunun ayrıca incelenip değerlendirileceğini” bildirdi. AİHM, “Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin aile hayatına saygıya ilişkin 8’nci Maddesi’nin, devlete, dini nikâhı tanıma zorunluluğunu empoze ettiği şeklinde yorumlanamayacağına” dikkat çekti. AİHM kararının ulaştığı Tekin ise “İmam nikâhıyla evlenmek suç ise devletin bunda suçu yok mu?” diye tepki gösterdi.
 
‘Devlet, çok eşliliği kabul etmiş olur’
AİHM eski yargıcı ve CHP İzmir Milletvekili Rıza Türmen konunun hukuki boyutunu şöyle değerlendirdi: “Türkiye’de daha önce açılan Şerife Yiğit davasında da benzer karar verilmişti. İnsani açıdan değerlendirir, özel koşulları göz önünde bulundurursanız elbette ki bir mağduriyet söz konusu ama hukuk objektif statülere dayanır, kurallar, kanunlarla işler. AİHM’nin bu davayı kabul etmesi için devletin, ‘Ben çok eşliliği kabul ediyorum’ demesi gerekiyor. Ama devletin kusuru yokmu açısından bakarsak, evet devletin pozitif sorumluluğu varki o da aile hayatını sağlama sorumluluğudur.”

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici, saygısız ifadeler, cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, suçluyu ya da suçu övücü, uygunsuz gönderici adı, 'naylon- uyduruk' mail adresli, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır. Ayrıca, mesajların tüm yasal ve cezai sorumluluğu, mesajlarıyla birlikte IP numaraları da düşen göndericilere aittir."