Final

Final

Örnek Resim
İbrahim Yücel Reklam

Arion

Malatya Haber -

“Milletin Sabrını Zorluyorlar”

“Milletin Sabrını Zorluyorlar”
  • 27.12.2015

Milliyetçi Hareket Partisi ve Ülkü Ocaklılardan, hükümetin “Çözüm Süreci” olarak adlandırdığı sürece ilişkin çalışmalara tepki geldi. MHP il başkanı Avukat Arif Yıldız, PTT önünde yaptığı basın açıklamasında, “AKP’nin hükümet olması ile başlayan ve milletimizin birlik ve beraberliğini ortadan kaldırmaya yönelik çalışmalar hızlanarak devam etmekte, aziz milletimizin sabrını zorlamaktadır.”dedi.

MHP’li grup, basın açıklaması için Atatürk Caddesi’nden PTT önüne toplu olarak sloganlar eşliğinde gitti. Burada hazırlanan basın bültenini MHP il başkanı Yıldız okudu ve sürece ilişkin iddialarını, eleştirilerini dile getirdi.

Polisin geniş güvenlik önlemi aldığı basın açıklaması etkinliğinde konuşan MHP il başkanı özetle şu iddialarda bulundu:

“Bilindiği Üzere, Emperyalist güçler, 2003 Yılında ABD’nin o zamanki Dış İşleri Bakanının ağzından, Devletimizin de içinde bulunduğu, İslam Coğrafyası’nı, bölme, parçalama ve yok etme projesi olan; BOP adıyla anılan, Büyük Ortadoğu veya Genişletilmiş Ortadoğu Projesini uygulamaya koymuştur.

Bulunduğu  ülkelere göre, Arap Baharını Gercekleştirenler, Açılımı Gerçekleştirenler   adları altında kendilerine taşeronlar bulmuşlardır.

Türkiye’deki taşeronlar daha ileri gitmişler, İslam coğrafyasının bölünmesi ve yok edilmesi projesinde Eş başkanlık görevi üstlenmişlerdir.

Büyük Ortadoğu Projesi’nin kapsam ve hedefindeki ülkeler birer birer kağıttan kaleler gibi devrilmiş, yönetimler el değiştirmiş, devletler bölünmeye başlamıştır.

Sözüm ona otoriter rejimler ıslah edilecek, özgürlük talepleri cevap bulacak, barış ve istikrar tohumları her yere ekilecektir.

Tabii olarak, BOP’un Ortadoğu ve Kuzey Afrika’daki totaliter yönetimlerden işe başlaması, hızla sınırlarımıza kadar dayanması şaşırtıcı görülmemelidir.

Nihayetinde hedef Türkiye ve Türk milletidir.

İşte bu kanlı ve insanlık dışı yeni sömürgeciliğin senaristi ABD, Eşbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, paralı lejyonerleri de AKP, PKK, BDP ve teröristbaşından ibaret olmuştur.

Suriye’deki rejimin direnç göstermesi, arzulanan dönüşümün şimdilik engellerle karşılaşması BOP’un hedeflerinde herhangi bir değişiklik veya düzeltme yapmamıştır.

BOP’un en önemli amaçlarından biri bağımsız Kürdistan’ı kurmak, bu kapsamda haritaların yeniden çizilmesini sağlamaktır.

Ve görüldüğü kadarıyla, komşu coğrafyaları Arap Baharı ateşiyle yakan bu plan, ülkemize de PKK baharı olarak sirayet etmiş durumdadır.

Küresel projeler doğrultusunda; Türkiye önce demokratik özerklik, arkasından iki dilli ortak kurucu halkın olduğu bir devlet, ardından federal devlet ve daha sonra da birleşik Kürdistan fikrinin somutlaşacağı bir batağa doğru hızla gitmektedir.

İmralı canisi ve Başbakan küresel rol paylaşımı içerisinde birbirlerine yaklaştırılmış ve tümüyle müşterek bir lisan ve kötü bir niyetin etrafında bir araya getirilmişlerdir.

Açıkça söylemek lazımdır ki, küresel kanlı proje Türkiye’ye çözüm süreci ve barış propagandası adı altında sıçramıştır.

Şam yönetiminin düşmesi için küresel gücün adımlarını hızlandırması, bu ülkenin kuzeyinde PYD ile rejim güçlerinin cebelleşmesi malum ve makus son hakkında hepimize bir fikir vermektedir.

Anlaşıldığı kadarıyla, Irak’tan sonra Suriye’de de yeni bir peşmerge idaresinin kurulması an meselesidir ve AKP buna çanak tutmakta, zımnen destek vermektedir.

Bağımsız Kürdistan’ın kuzey ayağı olgunlaştırılmaktadır.

İmralı canisinin, devletsiz ve dört parçalı “Kürt Demokratik Konfedaralizm” önerisiyle, Başbakan’ın eyalet yönetimi teklifi buna yönelik tehlikeli bir hamledir.

Ayrıca son bir ay içinde ABD Dışişleri Bakanı’nın iki defa gerçekleştirdiği Türkiye ziyaretinin, doğal olarak iç ve dış gelişmelerle yakından bağ ve bağlantısı olduğu şüphesizdir.

ABD’li bakanın üstüne vazifeymiş gibi, “Türk hükümetinin şiddeti barışçı yollarla sona erdirme çalışmasını alkışlıyoruz ve hayranlık duyuyoruz” ifadesi manidardır. 

Şu çelişkiye bakınız ki, Müslüman coğrafyasını şiddet, vahşet ve harabeye çeviren bir ülkenin bakanı, barışı alkışlamaktadır.

Şu cürete bakınız ki, Irak’ta, Afganistan’da milyonlarca masumu katleden, tecavüz eden, yetim bırakan bir ülkenin bakanı, bize sözde insanlık dersi verir bir hale gelmiştir.

Üstelik bu bakan, Anıtkabir Özel Defteri’ne “Türkiye vatandaşları” tabirini yazarak, Türk milletini yok farz etmiş, AKP’nin kimin izinden ve yolundan gittiğini de yeniden açık etmiştir.

Bize göre, ABD’li Dışişleri Bakanı, önce yıktıkları, yaktıkları, öldürdükleri, yok ettikleri, kıydıkları milyonların hesabını vermeli, kaderiyle oynadıkları ülkeler için özürler dilemeli ve arkasından da binlerce kilometreden, ordularıyla niçin geldiklerini izah etmelidir.

Tüm bu gelişmeler AKP’nin çözüm ve barış sözlerinin küresel ve bölgesel projelerin bir parçası olduğunu kanıtlamıştır.

Ve PKK baharı AKP’yle birlikte yaşanmaya başlamış, Türkiye çok tehlikeli bir sürecin içine kıstırılmıştır.

Bu vahim sürecin sonuç alması halinde; ortada ne üniter devlet, ne milli devlet, ne Türk milleti kavramı ve birliği kalacak, Türkiye Cumhuriyeti bütünüyle çökecektir.

Taşeronların, PKK’nın, BDP’nin, küresel zorbalığın ve İmralı canisinin tam da isteği budur.

Milliyetçi Hareket olduğu sürece, buna güçleri yetmeyecek, hain gözünü açamayacak, taşeronlar soluk alamayacak, kanlı emeller Türk milletine zarar veremeyecektir.

Nitekim AKP-PKK arasında tesis edilen ve Türk milletinin bölünmesini amaçlayan kirli ve karanlık işbirliğinin tüm yönleri birer birer gün yüzüne çıkmaktadır.

AKP hükümeti, bir PKK önerisi ve projesi olan sözde “Akil Adamlar Heyeti” teşkil ederek milletimizi, bölücülükle ve terörün hain talepleriyle yüz yüze bırakmıştır.

Başbakan Erdoğan, İmralı canisi ve PKK arasındaki yoğun pazarlıklarla; akademisyenlerden, sanatçılardan, medyadan, sivil toplum kuruluşlarından, iş dünyasından alınan temsilcilerle bir araya gelen 63 kişi, milletimizi PKK tezlerine ikna etmek üzere görevlendirilmiştir. 

Sözde Akil Adamlar Heyeti’nin içinde yer alanlar, büyük bir vebalin altına girmişler, ömürleri boyunca kendilerini takip edecek bir hatanın tarafı olmuşlardır. Zamanı gelince bu hatanın hesabını bu dünyada milletimize, öbür dünyada yüce Yaradan’a vereceklerdir.

Malatya’ya gelen bu güruh; konuşmalarında Bu süreçte tabanın, geniş halk kitlelerinin düşüncelerinin bilinmesi, halkın ve sivil toplum örgütlerinin görüşlerinin öğrenilmesi çok büyük önem taşıyor. Biz bugün burada Malatya’nın akil adamlar heyetini dinlemek üzere buradayız. Demelerine rağmen,           farklı bir fikir beyan eden ve sürecin yanlış olduğunu ifade eden bir katılımcı gazetecinin  ‘Sürece karşı olmak’ gerekçesiyle susturulması gerçek amaçlarını ortaya koymuştur.

Kendini akil zanneden söz konusu isimlerin gerçek amacı; Başbakan Erdoğan’ın çözüm süreci isimli çözülme ve çöküş projesini anlatmaya memur edildikleridir.

Hükümet, aziz milletimizin tümüyle karşı çıktığı ve reddettiği ihanet sürecini kabullendirebilmek için artistleri, dönekleri, bölücüleri, terörist stepnelerini, Soros Ajanlarını, yandaşları, menfaatperestleri, fikirsizleri, vicdansızları ve batı beslemelerini aceleyle seferber etmiştir.

63 karanlık yüz, Türkiye’nin nasıl bölüneceğini, Türk milletinin etnik kamplara nasıl ayrılması gerektiğini, PKK’nın ne şekilde meşrulaştırılacağını ve milli devlet yapısının hangi yollarla çökertileceğini Türkiye genelinde hevesle anlatacaklardır.

Unutulmasın ki, Türk milletinin ihanete kanması, yıkıma ikna olması ve vatanın parçalanmasına onay vermesi hiçbir zaman gerçekleşmeyecek bir hayaldir.

Kendilerini akil ya da akıllı sanıp da Türk milletini aptal yerine koymaya ve topyekûn 76 milyonu küçümsemeye ve hafife almaya hiç kimsenin haddi yoktur.

Türk milleti; Başbakan ve partisinin, İmralı canisi ve PKK terör örgütüyle yürüttüğü müzakereleri ibretle izlerken, bölücülüğün kurulan propaganda mekanizmalarıyla masumane gösterilmeye çalışılmasının farkındadır.

Milliyetçi Hareket Partisi, milli ve manevi değerleri korumaya, milli birlik ve bütünlüğü muhafaza etmeye şevkle, inanmışlıkla ve azimle kararlı ve yeminlidir.

Dün akşam akil olduğu söylenen zevattan biri Malatya’mızın yerel televizyonlarından birinde ‘kendisinin de ülkücü olduğunu’ beyan etti. Şimdi bu zevata sesleniyorum ‘sizin gibi sahte Ülkücü’lerin üreyeceğini biz biliyorduk. Ülkücü Pkk nın karşısında dizlerinin üstüne çökmez sizin gibi. Gerçek Ülkücü görmek istersen bu meydana bak. Bak ki her türlü her türlü melanetin karşısında nasıl ayakta durulacağını öğrenesin.”

Ülkü Ocakları başkanı Göksel Oğuz Tutlu ise, akil adamları tenkit edip, “Akılca fakir olan insanlar bu çözüm sürecinde güya arabulucu olmuşlar. Bunlar, birlik ve kardeşliğe, hak, hakikat ve Allah yoluna çağırıyoruz.  Bu devletin esas taşları olan Kürt kardeşlerimizle kavgamız yoktur. Çözüm ve barış savsatası ile kimse aramızı açamaz.”dedi.

Basın açıklaması sırasında partili grup “Ne mutlu Türküm diyene”, “Alparslan Türkeş’in askerleriyiz” , “Şehitler ölmez vatan bölünmez” sloganlarının yanı sıra “Akil İnsanlar Heyeti”ne tepki içeren sloganlar attılar.

İl Başkanı, basın açıklamasının ardından gruba olay çıkarmadan dağılmalarını söyledi ve bir grup toplu halde parti binası ve Ülkü Ocağı’nın bulunduğu yere kadar yürüdü. Basın açıklaması ve bu yürüyüş sırasında yol kenarında izleyen bazı vatandaşların alkışla destek verdikleri de gözlendi.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici, saygısız ifadeler, cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, suçluyu ya da suçu övücü, uygunsuz gönderici adı, 'naylon- uyduruk' mail adresli, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır. Ayrıca, mesajların tüm yasal ve cezai sorumluluğu, mesajlarıyla birlikte IP numaraları da düşen göndericilere aittir."