You are missing some Flash content that should appear here! Perhaps your browser cannot display it, or maybe it did not initialize correctly.


You are missing some Flash content that should appear here! Perhaps your browser cannot display it, or maybe it did not initialize correctly.


Örnek Resim
Opel Reklam

Dugun
Malatya Haber -

‘O Anlamaz, Benden Kaçmaz..’

‘O Anlamaz, Benden Kaçmaz..’
  • 27.12.2015

GAZETEPORT (gazeteport.com.tr) internet sitesi yazarlarından Gazeteci hemşehrimiz Sevilay Yükselir, İstanbul Üniversitesi Rektörü hemşehrimiz Prof.Dr. Mesut Parlak hakkında daha önce de “Bekçi Mesut” diye yazı yazan Sabah Gazetesi genel yayın yönetmeni Ergun Babahan hakkında, bu gazetede son olarak “Parlak Dönüş!” başlığıyla çıkan haber nedeniyle ağır bir eleştiri kaleme aldı.

İşte o yazı..

….

Ergün Babahan’ın ‘Parlak’ Zekası..

Evvelki gün Sabah Gazetesi’nde şöyle bir haber: “İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Mesut Parlak 2001’de rektör adaylığı sırasında gazeteci Alper Uruç’un türban konusundaki sorusunu, “Türbana izin yok. Böyle bir konu gündeme bile gelmemeli” diye yanıtladı. Şubat ayı başında da İÜ Senatosu’nda başörtüsü karşıtı bir açıklama yapan Prof. Parlak, Kanal 1’de de türbanı “pimi çekilmiş bomba” olarak tanımladı. Parlak aynı programda “Bu gerginlik bizi bile etkileyecek” dedi. Prof. Parlak önceki gün İHA’ya yaptığı açıklamada ise “Bizim kimsenin başına ne örteceği gibi bir işle ilgimiz yok” dedi. Prof. Parlak şöyle devam etti: “Bu kadar yıl, sağlık konusunda hizmet verdim. Hiç kimseye ‘Senin başın kapalı, sen ne arıyorsun burada’ diye sormadım. Onlar da bizim çocuklarımız. Parlamentodan da çıktı. Hayırlı uğurlu olsun. Hukuk devleti neyi gerektiriyorsa, yaparız.”

Sabah’ı aynı şeyleri yazdığı, evirip-çevirip türban propagandası yaptığı için pek okumuyorum artık. Ama Malatya’dan arayan çok sevgili ağabeyim Hasan Özhan, “Sevilay. Bir bak Allahaşkına bacım şu Sabah’a. Ne etmiş bu gazete bizim Mesut Hoca’ya” deyince, ister istemez okudum tabi.

Tek telefon açan Hasan Ağabey olmadı. Ardı arkası kesilmez bizim hemşerilerin. Özetle Malatya ayakta. Haber infial yaratmış Malatya Camiası’nda.

Haksız da değiller.

Sabah Gazetesi, Malatya’nın medar-ı iftiharı, tescilli markası, canı, ciğeri Mesut Hoca’ya bindirme yapmış resmen!

Açık ve seçik, Prof. Mesut Parlak’ın, aynı pozlu fotoğrafını çift taraflı kullanarak orta sayfada vermiş ve üzerine de “Parlak Dönüş!” başlığı yazılarak manalı bir mesaj iletilmiş…

Telefonum susmuyor. Arayan her Malatyalı bana Sabah’ı şikâyet edip kapatıyor. Sanki Sabah’ın ombudsmanı benim!

Benzer durumu, Sabah Gazetesi’nde çalıştığım yıllarda yaşamıştım. O tarihlerde sadece bir protest köşe yazarı görüntüsü veren Ergun Babahan’ın bir yazısı nedeniyle.

“Bekçi Mesut” 30 Ocak 2007…

Yine Malatyalı hemşerilerim telefonumu kilitlemişti.

Ne gariptir ki, o tarihlerde arayanlar arasında yine Malatyalı olan Çalık Holding Yönetim Kurulu Üyesi, aynı zamanda Ahmet Çalık’ın eniştesi Kadir Taçyıldız’da vardı.

“Bacım ne zırvalıyor bu adam. Kimdir bu herif?” diyerek bana çıkışmış, “Senden bir Malatyalı olarak bu adama haddini bildirmeni rica ediyorum. Mesut Ağabey bizim bir değerimizdir. Ona hakaret, bütün Malatya’ya hakarettir” demişti.

Ne gariptir ki, aylar sonra Sudan’da sıtma mikrobuna yakalanan Taçyıldız’ı İstanbul Tıp Fakültesi’nde hayata döndüren adam yine Mesut Parlak olmuştu.

Şimdi…

Yavaş yavaş sadede gelelim…

Kimdir Mesut Parlak?

İstanbul Üniversitesi Rektörü’dür. Türbanın üniversitede yasallaştırılmasına karşıdır. İyi bir Malatyalıdır. Aynı zamanda Sabah-atv’nin yeni patronu Ahmet Çalık’ın akrabası, ondan öte can dostu, biricik ağabeyidir…

Güzeell…

Peki, haberle kamuoyuna verilmek istenen mesaj ne?

Ben çok hin miyim neyim bilemiyorum ama şöyle anladım:

“Bu Mesut Parlak var ya. Çok dönek! İkiyüzlü…”

Hem de, “Parlak dönek!”

Argoda “Parlak” ne anlama gelir bilirsiniz. Bunu burada yazmam mümkün değil. Ama o haberde, Mesut Parlak’la ilgili verilmek istenen mesaj gayet net.

Haberi okuyunca gayri ihtiyari şöyle bir cümle çıktı ağzımdan sesli sesli:

“Vay anam vay!”

Demek, sen, Sabah’ın Yayın Yönetmeni Ergun Babahan, göğsünü gere gere, yeni patronunun kıymet verdiği, sevip-saydığı hemşerisine, ağabeyine, ağır bir üslupla, “Dönek! Hem de parlak dönek!” diyorsun…

Hakaret ediyorsun.

Bile bile.

Göz göre göre.

Peki, amacın ne?

Şaşırtıcı değil aslında.

Hani derler ya, “Aç adam elini kora sokar!”

Sabah’ın TMSF’li yöneticisi Babahan’ın durumu da bu!

Bileti kesildi ya…

Kendi üslubu ile saldırarak, sözüm ona savaşarak gitme gayesinde.

Hızlandırıyor vaycağızım durumunu.

Uyarıldı çünkü Mesut Parlak konusunda. “Bak, filanca tarihte sen Mesut Hoca için böyle böyle yazmışsın. Hoş olmamış. Dikkat et! Çalık için Mesut Hoca özel bir adam, farklı bir bağlam” deyip, birileri kulağını çekmiş ya…

O da aklınca gemileri yakıyor.

Bilirsiniz Babahan İzmir kökenli. O nedenle bizim tarafların âdetini, örfünü, duygusallığını pek bilmez.

Bilmez, bir Malatyalı eğer dostsa, eğer adamsa, eğer vefalı ise bu işin sağına, soluna, örtüsüne, dürtüsüne, laik olmuşuna, olmamışına bakmaz.

Adam satmaz.

Bilmez ki, “Parlak Dönüş” diyerek verdiği haber yeni patronunun ailesinde kriz yaratmaz.

O anlamaz. Ama benden kaçmaz..”

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici, saygısız ifadeler, cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, suçluyu ya da suçu övücü, uygunsuz gönderici adı, 'naylon- uyduruk' mail adresli, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır. Ayrıca, mesajların tüm yasal ve cezai sorumluluğu, mesajlarıyla birlikte IP numaraları da düşen göndericilere aittir."