Final

Örnek Resim


Malatyalife Residence

Malatya Haber -

“Ramazan Hoca Bizim Başımızın Tacı” Ama..

“Ramazan Hoca Bizim Başımızın Tacı” Ama..
  • 13.02.2017
  • Rektör Prof.Dr. Kızılay, MGC ziyaretinde üniversiteye ve Prof.Dr. Ramazan Özdemir’in ayrılma kararına ilişkin açıklamalarda bulundu..

İnönü Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Ahmet Kızılay; Malatya Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Haydar Karaduman’ı ziyareti sırasında, üniversiteye ve Tıp Fakültesi öğretim üyesi Prof.Dr. Ramazan Özdemir’in ayrılmasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Ziyarette konuşan Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Haydar Karaduman, “üniversitemiz Malatya olduğu kadar ülkemiz içinde önemli bir kuruluştur. Bünyesinde kurtuluş savaşı kahramanı ve ekonomik savaşı kahramanı Malatyalı iki ismi taşımaktadır. Üniversitemiz Turgut Özal Tıp Merkezi ile, Tıp Merkezi de İnönü Üniversitesi ile anılır olmuştur. Bu yerleşkeyi, bu kampüsü bünyesinde taşıyan Malatya’ya, Malatyalılara ne kutlu. Bu üniversite de rektör seviyesinde görev yapanlara ne şan ne şeref. Bu duygularla hoş geldiniz diyor, saygılar sunuyorum.” dedi.

“Hedefimiz dünya birinciliği…”
Rektör Prof. Dr. Kızılay burada basın mensuplarına yaptığı açıklama da, “Öğrenci sayımız 43 bin 500’ün üzerinde. Üniversitemizin 14 fakültesi, 5 yüksekokulu, 12 tanede meslek yüksekokulu var.” dedi.

Prof. Dr. Kızılay, “Turgut Özal Tıp Merkezi, hem ülkemizde, hem Avrupa’da, hem de dünyada artık ismini duyurmuş, Karaciğer naklinde Avrupa ve Türkiye lideri olan, dünyada da ikinci sırada yer alan bir merkezdir, hastanemizdir. Turgut Özal Tıp Merkezi’ni dünyada birinciliğe taşıyacak bir hedefle bu dönemde çalışıyoruz, devam ediyoruz, birinci sıraya taşıyacağız.” dedi.

“Onkoloji Hastanesi ikinci gurur kaynağımız olacak”
Prof. Dr. Kızılay şöyle devam etti:

“Bu dönemde Onkoloji Hastanesi’nin temelini atacağız. Mimari projesi ve inşaatla ilgili diğer projeleri bitmek üzere. Normalde 25 Ocak’ta bitiyordu. İhaleyi alan mimarlık ofisi 1 ay süre istedi. Şubat ayının sonunda süreleri bitiyor. Onkoloji Hastanesi Projesi benim dönemimin de yıldız projesi olacak. Organ nakli başta karaciğer olduğu gibi, ikinci gurur kaynağımız olacak. Sadece bölgemize değil, ülkemize de kanser konusunda hizmet üretecek.”

“Teknokentte 24 şirket çalışıyor”
Teknokentin faal olması için de bir çalışma yürüteceklerini belirten Rektör Prof. Dr. Ahmet Kızılay, “Bu dönemde üniversitemiz, şehrimizle, sanayimizle beraber bir başka noktada çok görünür hale getireceğiz. Bu da Teknokent. Üniversitemizin başını çıktığı önemli alanını oluşturduğu, sadece üniversitemizin değil, aynı zamanda Ticaret ve sanayi Odası’nın, kamu, özel sektöründe içinde bulunduğu teknokentimiz de bu dönemde üniversitemize çok önemli bir hizmet alanı, ar-ge, inovasyon üreten, şehrimize değer katan, üniversitemizin insan kaynağı, bilgi birikimi, yeni ve büyük gelişmelerini sanayi ile buluşacağı bir merkez olacak. Oraya da bu hafta içerisinde yoğun bir çalışma yapıyoruz. 14 şirket ile devralmıştık, şimdi 24 şirkete çıkarttık.” şeklinde konuştu.

“Ramazan Hoca bizim başımızın tacı, yıldızımız”
Tıp Fakültesi ve TÖTM Kardiyoloji Bölümü Başkanı Prof. Dr. Ramazan Özdemir’in üniversiteden ayrılacak olması ile ilgili konu hakkındaki soruya ise Prof. Dr. Kızılay, “Ramazan Hoca, bizim başımızın tacı, yıldızımız. Emekli olmayı düşünüyor, ayrılmadı. Emekli olmayı düşünüyor. ‘Emekli olduktan sonra da İstanbul’a gideyim’ diyor. Bir karar aşamasında. Ben Ramazan Hoca ile konuştum. Büyük oğlu İstanbul’da, ‘Kızı bu sene bitirecek.’ diyor. O’da İstanbul’a gidecek. Oğlan ile kız İstanbul’da olunca bizde İstanbul’a gidelim diye düşünüyoruz, dedi.

O’nun dışında ayrılan hoca benim bildiğim yok. Ben 25 yıldır İnönü Üniversitesi’nin bir hocasıyım. Şimdiye kadar, son 3-5 yıla kadar üniversitemizden ayrılan insanlar çoktu, üniversitemiz artık değişti. Şimdi üniversitemiz bir çekim üniversitesi haline geldi. Bunu en iyi ben günlük hayatımda görüyorum. Bana çok sayıda hoca geliyor ve ‘Hocam burada çalışmak istiyoruz’ diyor. Kadromuz olsa çok sayıda hocayı alacağız. Ama burada birçok emeği olan, uzun yıllar burada çalışmış, Turgut Özal Tıp Merkezi’nin şu odanın orta kolonu gibi, orta direği gibi olan insanlar var, bunları kaybetmek istemeyiz. Ama onun dışında bir hareketlilik olur. Gidenler, gelenler olur. Bir kişi gider, yerine 5 kişi gelir. Üniversitemizde bugün Tıp Fakültemizde 105 tane profesör var. 25 yıl önce ben buraya geldiğimde sadece dekan profesördü, bir tane profesör vardı, o da dekan, onun da kadrosu burada değildi, dekan olmak için buraya gelmişti. Şimdi Tıp Fakültemizde sadece 105 tane profesörümüz var. Yeni profesör kadrolarımızı ilan ettik, bir 7-8 profesörümüz daha geliyor.

13-14 tane öğretim üyesi ilan edeceğiz bir ay içerisinde, onlar gelecekler. Bu konuda İnönü Üniversitesi bir çekim merkezi. Ama ayrılmak isteyen böyle sütunları ben ikna etmek kaydıyla burada kalmalarını istiyorum. Ramazan Hoca’nın da öyle bir niyeti var; emekli olmak ve İstanbul’a gitmek istiyor. Keşke o niyetini tekrar gözden geçirse. Ben kendisi ile 25 yıldır asistanlığımızdan beri biz arkadaşız.” şeklinde cevap verdi.

Burhan KARADUMAN, Güler HAZAR- Yeni Malatya Gazetesi, malatyahaber.com

Etiketler: /

Yorumlar
  1. Gül Gölge dedi ki:

    Rektör bey çok güzel izah etmişler. Buna rağmen neden bazıları hala olumsuz sorular yazmış anlamak gerçekten zor. Ramazan hoca “EMEKLİ OLUYOR”; yani bu yıl değil de daha önce emekli olabilseymiş daha önce de olup gidermiş. Ne alakası var yönetimle veya üniversite ile. İnönü üniversitesinin çok eski elemanlarında birisi olarak söylüyorum: Bu üniversite hiç bir zaman bu kadar mütevazi ve her insana saygı gösteren bir başka rektör GÖRMEDİ. Gelmiş ve gelecek en çalışkan, candan ve çalışanına değer veren bir rektör bulduk çok şükürler olsun, kendisinden de Allah razı olsun. Lütfen bırakın herkes işini yapsın. Gidenin yolu açık olsun, yaptıkları hizmetler için de Allah onlardan razı olsun. Kimse öküz altında buzağı aramasın, boşuna laf üretmesin. Her şey Allah’ın izniyle çok güzel olacak, çok. Bekleyin ve görün.

    1. Murat Tek dedi ki:

      keske gercek ismini ve soyismini yazmasaydin da bizde rektore sirinlik yaptigini dusunmeseydik…Arkadasim, mutevazilik, saygi sevgi tabiki her insanda olmasi gereken erdemler fakat universitemizin gelismesine katkisi nedir? ona bakarsan bizim bakcedeki kopegimiz de gayet iyi biri simdiye kadar kimseyi isirmadi ama ne faydasi var maalesef hic… 🙂 Yeni hocalar kazandirsin, arastirma yaptirsin, kulturel etkinlikleri arttirsin, universitemizi akademik siralamalarda ust siralara tasisin isterse kimseye selam vermesin, burnundan kil aldirmasin, Bize lazim olan rektor tipi budur…saygilar

  2. vahap dedi ki:

    Sayın Prof. Dr. AHMET KIZILAY göreve geldiğinden bu yana eski rektörler gibi yukardan bakarak değil her zaman vatandaşla üniversite ve hastane personeliyle birebir ilgilenen candan bir abi nidasıyla yaklaşıyor bundan önce hastanede nasıl her zaman herkese kapısı açıksa aynı hizmetini devam ettiriyor makam ve mevki adamı değil ülkesi için bir hizmet adamı bakıyorum birçok kişi sürekli karalama çalışması yapmış yok şu hoca gitti yok bu gidiyor bu üniversite hastane Ahmet KIZILAY’IN değil ülkenin ve milletin Turgut Yılmaz demişsiniz doğru iyi bir hekimdi fakat cemil ÇELİK’in son dönemde getirip seçimlerde kendi kolunu güçlendirmek için yaptığı bir stretejinin eseriydi ve gitmesi ayrılmasıda elzem bir durum değil gerçek bir hekim yönetime değil hastalarına hizmet eder. Şu demekki Ahmet KIZILAY hocaya karşıt olan herkes burda eleştiri yapabilir ama bazı şeyleri tartarak düşünerek yapmak lazım kısa zaman önce Rektörlük makamına gelmiş birisine bu yönlü karalama çalışmaları yapmak zaten karşıt grupların her zamanki alışık olduk hareketleridir. İnşallah onlarda zamanla göreceklerdirki Sayın Ahmet KIZILAY sadece memleketi ülkesi için bu görevi üstlenmiş olduğu görülecektir. Sayın Hocam Yolun açık olsun İnşallah…

  3. Hayri Bozbaş dedi ki:

    Yazık oldu Malatya’ya. Rektör de elbet böyle konuşacak. Kim bilir Ramazan hocaya kimler ne türlü baskı kurdular da bıktırdılar.

  4. Ferhat dedi ki:

    malatya için çok büyük bir kayıp ahmet kızılay içinde çok büyük bir eksi puan oldu ramazan özdemirin gitmesi

  5. ahmet dedi ki:

    üniversitede Yr doc . doc .prof var asistanları derse sokmanın mantığı nerde böyle devam ederse üniversitede Yrd DOC .DOC .PROF kalmayacak hayatı boyunca hicbir çalışmanın başında olmamış bilimsel bir çalışması olmayan bir bayanı labaratuvarların başına müdür olarak atadın işi ehli olan hocalara salça olmaya başladı boş işlerle bilimsel çalışma yapan hocaların şefkini kırmaya devam ediyor .HOCAM BİRAZ DİKKAT kalite azalıyor

    1. Hasan dedi ki:

      İlgili müdüre yıllardır yabancı dili geçememiş, bulunduğu konumdan emekli olacak bir ev hanımı. Siz bilimsel çalışmalardan bahsediyorsunuz. Yapamaz! O kapasite mevcut değil.
      Bütün bilimsel merkezlere yurt dışı bağlantısı olan, yabancı dil bilen, bilimsel çalışmaları üst düzey kişileri atamalısınız. Bu tip yöneticiler ile üniversitenin bir adım ileri gitme şansı yok.

    2. Süleyman dedi ki:

      Bizim Genel Kimya dersime gelmişti. Dönem başladı ailesini ve çocuklarını anlatmaya başladı, dönem bitti ailesini ve çocuklarını anlatıyordu. Sözün kısası kimya öğrenemedik. Şimdi müdür olmuş ha, üstelik Bilim Laboratuvarlarının başına! Yazık olmuş o üniversitede biraz bilim yapmaya çalışan bir kaç öğretim elemanına. Yaptırmaz ve yaptırmamak için elinden ne geliyorsa da yapar. Alet bilmez, deney bilmez, hepsinden önemlisi bilim (kimya) bilmez.

  6. mikail eren dedi ki:

    adam emekli olacaksa .rektör ne yapsın yanı.bu nasıl mantık.sayın rektor bey inşallah güzel çalışmalar yapacak.acele etmeyin.kalbi güzel.insan.biraz sabır.

  7. Ahmet dedi ki:

    Sayın rektörümüze sormadan edemeyeceğim: Ramazan Hocamızdan başka ayrılan hoca olmadığını söylüyor. Peki Türkiye’nin en meşhur göz doktorlarından Prof.Dr.. Turgut Yılmaz’ın sayesinde üniversiteden istifa ettiğini bilmiyorlar mı? Ya da Ramazan Bey kadar şehrimize hizmet veren bu değerli hocamızı küstürüp nasıl okuldan uzaklaştırdığını söyleyecek cesareti kendisinde bulamıyor mu?

    1. Alaattin dedi ki:

      Sayın Ahmet bey Prof.Dr.Turgut Yılmaz’ın Üniversitede ayrılmasında Rektörün ne sucu var. Kesin daha çok para kazanacağı bir yer bulmuştur. Prof Dr.Ramazan Özdemirin ayrılmasına gelince, O da kendi ve çocukları için ayrılmaktadır. Sayın Rektörün yüzünde değil. Bu Üniversiteye nice doktorlar hizmet etmiş ve ayrılmıştır.Bugüne kadar Malatya halkına hizmet edip ayrılan doktorlara teşekkür ederim.Sayın Ramazan haca gittiğinde Turgut Özal Tıp Merkezinin kapısına kilit vurulacak değil herhalde, aynı anabilim dalında bugüne kadar perdenin önünde değilde, arkasında nice hayatlar kurtaran doktorlarımız var.

      1. Özdemir dedi ki:

        Evet para kazanacagı yeri 5 sene önce sosyete anjiosunu ilk yaptığında gelen teklifleri reddederek elinin tersi ile itmişti ! Ne için ayrıldığındanda okadar emin olma derim ben , rekdörünüz hayırlı olur inşallah

      2. mehmet dedi ki:

        bu dediklerinin hiç birini görmedim perde arkasından hayat kurtaran doktorlar varmış sayın rektörün sana hayırlı olsun ramazan hoca giderse kilidin vicdanlara nasıl vurulacağını görecın günler yakındır

  8. Murat dedi ki:

    Üzgünüm Sayın Rektör,
    Gideni bile aratır hale geldiyse bu üniversite, çok acil şapkanızı koyun önünüze ve düşünün. Bu yöntim ile nereye kadar. Çok samimi ve içten bir tavsiyedir bu size.

  9. YERELLİ dedi ki:

    Hocam, Ramazan hoca, Malatya ile bütünleşmiş kalplere taht kurmuş bir bilim adamı. Gitmesi bir kayıptır. Ayrıca fakültelerde derslere girmeyen dersi sallayan öğrencileri adam yerine koymayıp burnunda kıl aldırmayan sözde akademik kişiliklere ve ders programlarını da bir takip edin. Eğitimin ve öğretimin temel göstergeleri hoca ders ve öğrencilerdir. Ne kadar gezdimse amfiler ve sınıflar bom boş. Bu 43. 500 öğrenci nerede? Öğretmenleri nerede? Kapısını kilitleyip arkasında gizlenen akademisyen mi olur? Unutmayalım! İşini güzel yapanları Allah sever.

    1. Murat Tek dedi ki:

      arkadasim, universiteler ile liseleri karistirmayalim lutfen!!

      1. amfilerin bos olmasi normal cunku lise deki gibi sabah 7 aksam 5 ust uste dersler yok universilerde…Eee sizde bos vakitte gittiyseniz tabiki bos gorursunuz siniflari…

      2. Universitler %70 arastirma %30 egitim uzerine kuruludur…Dunyadaki tum universilere bakin en basarili olanlari arastirmayi en iyi yapanlardir…Bunun icinde hocalar haftada 1-2 saat gorusmek isteyen ogrencilerle gorusur diger zamaninda ya kapiyi kitleyip arastirmasini yapar icerde yada laboratuvarina gider…

      3. Fakultelerde derse gitrmeyen hoca olamaz…Yalnizca ozellikle muhendislik veya fen-edebiyat fakultelerinde 4 saat haftalik ders varsa 2-3 saat hoca gelir ders anlatir, diger 1-2 saatte de asistan gelir soru cozer…Mantikli olan da budur cunku cogu hocalar ogrenci seviyesine inip anlatamazlar dersi…

      4. Tabi ki isini iyi yapmayan akademisyenler her yerde mevcut..Ancak sizin hayat dongunuzde 1-2 tane oyle insana denk geldiniz diye hepsi ayni yorumlamaniz hata…

      tamam mi guzel kardesim..bilgi sahibi olmadan, fikir sahibi olmayalim…

      1. vatandaş dedi ki:

        “”””””cunku cogu hocalar ogrenci seviyesine inip anlatamazlar dersi…”””” Asıl Bu nasıl bir mantık o zaman maaşın yarısını asistana versinler. Hoca öğrencinin seviyesine inemezmiş hocanın işi öğrenci seviyesine inmek de değil amaç öğrencinin seviyesini yükseltmek. ee onuda yapmayacaksa adı üstünde öğretim görevlisi neden olmuş…
        Kapısınıda kilitleyemez araştırma yapacaksada ücretsiz izinmi alır istifamı eder gider çalışmasını yapar.Ya da hem araştırmasını yapar aynı zamanda mecburi vazifesi olan dersine girer anlatır.Taş kırdıkları da yok zaten.

        1. Murat Tek dedi ki:

          Degerli vatandes kardesim,
          Yazdiklarindan anlasiliyor ki maalesef universitede okuma sansin olmamis..Bu bir ayip degil, maddi nedenler, manevi kayiplar, tembellik neden olmuş olabilir..Ancak bu sana bilgi sahibi olmadigin bir konu hakkinda atip tutma hakkini vermez…Ustelik bir kuyruk acisi varmis gibi cumleler kurma hakkini hic vermez….

          Universite hocalarimiz, lisedeki hocalarimiz gibi sabah 7 den aksam 5 e kadar ders vermezler..Universite hocalarinin esas yapmasi gereken arastirmadir…Evet hocalar ogrenci seviyesine de inemezler cunku hocalar cok detaya girerler cogu zaman.Bunun icin asistanlar hem dersi ozet geceler hemde soru cozerler..senin anlayacagin sekilde yazayim: ogrenci seviyesini yukseltirler…

          Bugun bir professor 7 bin tl civari maas aliyorsa aldigi para ders vermesi icin degil, aklini kullanip arastirma yapmasi, yeni seyler bulmasi icindir..evet bedenen belki calismiyor olabilirler ancak senin hayal bile edemeyecegin bilmem kacinci derecede differensiyel denklemin cozumuyle ugrasip bilime katki yapmaktadirlar…

          Universitelerin amaci sadece ders vermek degil arastirma yapmaktir…Eger sadece ders vermek olsaydi o zaman milli egitime bagli bir okul olurdu…
          Sen bugun calistigin fabrikada robot kullaniyorsan bu o atip tuttugun muhendislik hocasi sayesinde, bugun karaciger nakli oluyorsa bu da tip fakultesindeki hoca sayesinde..

          Tamam mi benim guzel ulkemin guzel vatandasi..Sevgiler..

          1. vatandaş dedi ki:

            Bırak kendine poz vermeyi muroo.atom profesörü ayağı yapma.ben üniversite bitirmiş birisiyim. Yüzde 70 araştırma yaparmış nerde sonuç. Araştırma yapanların çoğu ünvanını yükseltmek için olmakta. Sen toplumdan öğrenciden yanamısın yoksa değilmisin onu söyle. Müneccim gibide akıl veriyo 🙂 biz öğrencininde öğretmeninde gelişmesinden yanayız. Ama senin teorilerinle bu olmaz. Sen aynı kavalı çalmaya devam et.

        2. Prof ;) dedi ki:

          Vatandaş kardeşim ne desen boş Murat hocaları böyle sanıyorsa polisleri de elinde karton bardakta kahve içip sosisli sandviç yiyor zannediyordur.Sanki biz bilmiyoruz biz hiç üniversitede okumadık.

      2. Prof ;) dedi ki:

        Çoğu insanın üniversite mezunu olduğu bir devirde yaşıyoruz.Murat bey öyle bir anlatmışki sanki biz farklı bir ülkede okumuşuz.Fırat Üniversitesinde makine mühendisliği bölümüne gidinde 3 hocayı arka arkaya odasında bulun.Üniversitelerde çoğu hocayı ancak ders saati ve sınav saati görürsünüz.

      3. bircans dedi ki:

        Murat Tek sussan iyiymiş!
        1. Ders programlarını incelersen 8-5 ders olduğunu görürsün.
        2. Bu %70 araştırma sonuçları nerde? Hocalar zamanlarının %70’ini ayırdıklarını saklıyorlar mı? İ.Ü. den son 8 yılda kaç patent çıktı.
        3. “Çogu hocalar ogrenci seviyesine inip anlatamazlar dersi” BUNA DİYECEK LAFIM YOK MAALESEF.
        4. Şimdi sende bilgi sahibi oldun, artık fikir beyan edebilirsin.

        1. Murat Tek dedi ki:

          Arkadaslar,

          Guzel bir soz vardir: “Anlattiklarin ancak karsidakinin anlayabildigi kadardir” derler…Keske az bucuk anlasilabilseydim ancak maalesef o kadar cok tv programlari “ana beni eversene, kendine yakistir, muge anli benim katilimi bul” gibi bos programlar izliyoruz ki maalesef okuma aliskanligi gitgide azaliyor..Neticesinde de iste okudugunu anlamayan, universitelerde nasil ders verildigini bilmeyen, 2 defa universite kapisindan girdi diye universite okudugunu sanan, bilgisi olmayan ama fikri olan bir topluma donusmusuz…

          Cevap hakkim sakli kalsin arkadaslar..Ben ne kadar universiteleri anlatsamda size, siz hala Hasan Badirikli gibi ya odunum deyip duracaksiniz…Bilirsiniz hikayeyi:
          Hasan Badirikli diye biri ormanda odun kesmis essegine yuklemis pazara satmaya goturuyormus..Bir adamcagiz da pazara yuruyerek gidiyormus ve bizim Hasan Badirikli’yi gormus…Demis ki
          –beni essegine bindir pazara gotur sana parasini vereyim..
          Hasan Badirikli:
          –yok demis odunum ne olacak..
          adam demis ki
          –iste sana para veriyorum ya odunlarinin yerine..
          Hasan Badirikli hala anlamiyormus:
          –yok peki ya benim odunum…
          adam iyice saskina donmus:
          –iste sana odunlarinin parasini veriyorum..beni pazara birak, sonra gel odunlarin buradan al gotur onlari da sat iste..
          Hasa Badirikli hala ayni seyi soyluyormus:
          —peki ya odunum….

          ben ne kadar size anlatsamda bu hikayedeki gibi peki odunum diye yazmaya devam edeceksiniz…son soz olarak:

          Cahil ile etme sohbet
          Her sözü bir baş incidir
          Mürşit ile haşrolmayan
          Dünyasını da ne bilir
          Saraf olmayan ne bilsin
          Zanneder her taş incidir..

          sevgiler

          1. Osman KARAKAŞLI dedi ki:

            Uzun lafın kısası, Makina Mühendisliğini 3 hocayla bitirip Organize sanayi yi dahi görmeyen birisi nasıl mühedis olur. Yazık

          2. Zeki Çakıroğlu dedi ki:

            Türkiye de ÖSS sınavın da ilk 20 – 25 bin e girersen istediğin bölümde okuyabiliyorsun. Bölüme isteyerek, bilerek girdiğinden hocaların seni yönlendirmesine gerek kalmıyor sen zaten gidiyorsun çalışıyorsun vs. Geriye kalanlar puanım boşa gitmesin diye tercih yapıyor gidiyor giriyor bir bölüme. Bitireyim yeter diyor. Kısaca yazdığın sorun üniversite giriş sisteminin getirdiği bir sorundur.

          3. uyuyan adam dedi ki:

            Osman Bey, galiba Inonu makine den bahsediyorsun..ben de oranin mezunuyum…yazdiginiz gibi 4-5 hoca ile egitim vermeye calisiyorlardi. ancak birlikte mezun oldugum yaklasik 10-15 arkadasimdan 5-6 tanesi bugun amerika da ingiltere de ve turkiye de gayet iyi universitelerde yuksek lisans veya doktora yapan insanlardir..geriye kalan arkadaslarinda bir kismi ozel sektorde (dogalgaz degil) calisirken, bir kismi da kpss ile muhendis kadrolarina atanmislardir…bilginize…

YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici, saygısız ifadeler, cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, suçluyu ya da suçu övücü, uygunsuz gönderici adı, 'naylon- uyduruk' mail adresli, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır. Ayrıca, mesajların tüm yasal ve cezai sorumluluğu, mesajlarıyla birlikte IP numaraları da düşen göndericilere aittir."