Final

Örnek Resim
İbrahim Yücel Reklam

Arion

Dugun
Malatya Haber -

Sultansuyu’nda Değişim Rüzgârı

Sultansuyu’nda Değişim Rüzgârı
  • 27.12.2015

Uzun aralıklarla da olsa, çok dar bir alanda da gerçekleşse, tüm olumsuzluklara karşın Malatya’da güzel şeyler de yaşanıyor. 

Biliyoruz bir çiçekle bahar gelmiyor, ama, son 10 yıldan bu yana, başta Malatya Belediyesi’nin beton aşkıyla donanmış yöneticileri olmak üzere, yerel yöneticilerin rant politikaları uğrunda adım adım yok edilen ve artık neredeyse maziye gömülen ‘Yeşil Malatya’ kimliğinin sembolik de olsa yeniden hayat bulacağı Sultansuyu Tarım İşletmeleri’nde  pozitif yöndeki değişim rüzgarları yeni bir umut yaratıyor. 

Birkaç yıl öncesine kadar, bazı çevreler tarafından özelleştirilerek arazi rantına konu edilmek istenen, o dönemin Malatya’daki yöneticileri tarafından kapıları Malatyalılara kapatılan ve bünyesindeki sığırları Eskişehir’e gönderilmek istenen, çevresine elektrikli tel diken çekilerek halktan soyutlanan, yıllarca yetiştirdiği ve sattığı safkan yarış atları yerine köpek katliamı ile medyaya malzeme olan, yedi düvele nam salan atlarının artık Bursa’ya götürülerek satılmaya başlandığı Sultansuyu Tarım İşletmesi şimdilerde güçlü bir geri dönüş hamlesi içinde…

Osmanlı İmparatorluğu’na uzanan, tarihi ve geleneksel misyonunu tarım ve hayvancılık ekonomisinin gerektirdiği çağdaş yaklaşımlarla yeniden yapılanan Sultansuyu Tarım İşletmesi, son bir yıldan bu yana, geleneksel kimliğini ve mimari dokusunu koruyarak yenilenme, modernizasyon sürecine girdi. 

Malatya halkı tarafından Sultansuyu Harası olarak bilinen Sultansuyu Tarım İşletmesi Müdürlüğü’ne yaklaşık bir yıl önce atanan Murat Durmaz’ın yönetiminde başlatılan değişim sürecinde, sadece modernizasyon çalışmaları yapılmadı, eş zamanlı olarak uzun yıllardır atıl vaziyette bırakılan ve yaban hayvanlarına barınak olan yüzlerce dekar arazi yeniden tarımsal faaliyet alanına dönüştürüldü. 

Oldukça geniş bir alana yayılan çevre düzenlemesiyle Sultansuyu Harası, adı gibi su kaynaklarına kavuşturuldu, doğal doku ile uyumlu göletler, çevresel peyzaj düzenlemeleri yapıldı.

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehmet Mehdi Eker’in özel bir önem verdiği Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü (TİGEM)’ne bağlı olan Sultansuyu Tarım İşletmesi’ndeki değişimin, modernizasyon çalışmalarının ve kapasitesinin geliştirilmesi yönündeki çalışmaların en büyük destekçisinin TİGEM Genel Müdürü Halis Bilden olduğu belirtiliyor. 

TİGEM Genel Müdürü Halis Bilden’in özellikle Malatya medyasının Sultansuyu hassasiyetini takdire değer gördüğü ve bu hassasiyet doğrultusunda işletmenin kapasitesinin ve üretim gücünün büyütülmesi için gereken maddi ve manevi desteği sağladığı vurgulanıyor. 

Sultansuyu Tarım İşletmeleri’ndeki değişimi yerinden gözlemek amacıyla yaptığımız ziyaret sırasında işletmenin eski parlak günlerine dönüşünün işaretlerini görmek memnuniyet vericiydi. 

Fakat, Sultansuyu Harası için özelleştirme düşüncesinin gerçekte hiçbir zaman olmadığı, bugün de böyle bir konunun kesin biçimde gündemde olmadığını öğrenmek Malatya adına çok daha sevindirici bir durumdu. 

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehmet Mehdi Eker, 3 Nisan’da Malatya’ya yaptığı ziyaret sırasında Sultansuyu Harası’nın özelleştirilmesinin gündemde olmadığını kesin bir dille ifade etmişti. Ancak buraya gelip, daha 2 yıl önce Eskişehir’deki işletmeye götürülmek istenen ancak AK Parti Malatya Milletvekili Ömer Faruk Öz’ün devreye girmesi ile yüklendikleri kamyonlardan indirilen sığır sayısının 250’den 1000’e çıkarılması için çalışma başlatıldığını öğrenmek içimize su serpti doğrusu. 

Sultansuyu Tarım İşletmesi’ndeki tüm departmanlarda ve uçsuz bucaksız işletme arazisinde hummalı bir çalışma yürütülüyor. At tavlaları, yarış sahalarının gözdesi atların ve yeni doğan tayların sağlıklı yaşaması için hijyenik bir ortama dönüştürülmüş. Sadece atların tavlalarına değil, sığırların barındıkları alana bile ancak ayakkabılarımıza galoş geçirerek girebiliyoruz. At tavlalarında ve sığır barınaklarında kötü kokular yok edecek sistem kurulmuş. 

Sultansuyu Tarım İşletmeleri’ni TİGEM’e bağlı diğer işletmelerden farklılaştıran en önemli özellik üstün vasıflı damızlık üretimi için kurulan sperm bankası. Bu departman, modern bir hastanenin teknolojik görünümüne ve hijyenik donanımına sahip. 

At tavlaları, sığır barınakları ve vasıflı damızlık sperm bankasının (Döl Kontrol Laboratuarı)  yanısıra, Sultansuyu Tarım İşletmeleri’nde yeniden hayat bulan bir başka faaliyet alanı da sertifikalık tohum yetiştiriciliği. 

Murat Durmaz yönetimindeki Sultansuyu Tarım İşletmeleri’ndeki en önemli yenilik ise, binlerce dekarlık tarım arazisinin sulanması için geliştirilen son derece modern sulama sistemi. 

Sulama sistemleri alanında özgün, yenilikçi bir model olan ve Center Pivot SULAMA olarak adlandırılan bu sistemde, yağmurlama ve yüzey sulama yapılabiliyor. Betonarme bir platformun üzerinde dairesel dönüş yaparak hareket eden sistem sulamayı otomatik olarak el değmeden yapıyor. Uzaktan erişim sistemi ile internet üzerinden de kontrol edilebilen Center Pivotlar 135 metreden 1100 metreye kadar ulaşabiliyor. Sultansuyu Harası’ndaki Center Pivotların uzunluğu ise 225 metre.

Atçılık – binicilik kulübü ve otistik çocukların atlarla tedavisi anlamına gelen hipoterapi projeleri de Sultansuyu Tarım İşletmesi’nin en yeni projeleri. Bu projeler sayesinde Malatya ve Türkiye’de atçılık kültürünün daha da geliştirilmesi ve bu kültürün sosyal sorumluluk projelerine de destek sağlaması hedefleniyor…

Sultansuyu Tarım İşletmesi’nde yaşanan ve yukarıda özetlediğimiz yenilik ve gelişmeleri şimdi adım adım mercek altına alalım şimdi: 

‘Sultansuyu’nun sığır varlığı 1000 başa çıkarılacak’

Sultansuyu Tarım İşletmesi’ndeki değişim rüzgârlarının pratiğini yerinde görmek üzere ilk olarak Sultansuyu Tarım İşletmesi Müdürü Murat Durmaz ile birlikte Süt Sığırcılığı Bölümü’nü geziyoruz. 

Sultansuyu Tarım İşletmesi’nin devasa arazisi içinde Yeniköy olarak adlandırılan mevkide yerleşen Süt Sığırcılığı Bölümü’nde şu anda 250 baş esmer ırkı 50 baş da Limuzin ( Limousin) ırkı olmak üzere toplam 300 baş sığır bulunuyor. 

Sultansuyu Harası Müdürü Murat Durmaz işletmenin sığır varlığını anlatırken teknik deyimle ‘300 baş ana kadro sığırımız var’ diyor. Esmer cinsi sığırlar süt sığırcılığının, Limuzin sığırlar ise et sığırcılığının kadrolarını oluşturuyor. Murat Durmaz ‘  Esmer ırkı kombine bir ırk. Yani hem süt ve hem et bakımından verimli bir ırk. Limuzin cinsi ise süt verimi olmayan bir ırk ve sadece et için üretiyoruz’ bilgisini veriyor. İşletmedeki toplam sığır varlığı ise buzağı ve düvelerle birlikte 500’ü aşmış durumda. 

İşletme Müdürü Murat Durmaz, Sultansuyu’nun sığır varlığı konusunda bilgi verirken, belki de Sultansuyu’nun geleceğini kurtaracak kadar önemli bir bilgi veriyor. Daha 3 yıl öncesine kadar Sultansuyu Harası’ndaki tüm sığır varlığının Eskişehir Anadolu Tarım İşletmesi’ne gönderilmesine karar verilmiş, hatta sığırlar Eskişehir’e gönderilmek üzere bir gece yarısı kamyonlara yüklenmişti bile. İşte tam da sığırların yüklendiği o kamyonların hareket edeceği sırada, Malatya medyası olaydan haberdar olmuş, medya da AKP Malatya Milletvekili Ömer Faruk Öz’ü bilgilendirmiş, Milletvekili Öz TİGEM nezdinde gece yarısı yaptığı görüşmeler neticesinde bir bakıma Sultansuyu Harası’nın kapatılmasına yol açacak gelişmeleri engellemişti. 

İşte yakın tarihte böyle bir tehlike yaşayan Sultansuyu Harası’nda, şimdi 300 olan toplam sığır sayısının, işletmenin daha etkin ve verimli çalışması ve hayvansal üretimin arttırılması için 1000’e çıkarılacağını öğreniyoruz İşletme Müdürü Murat Durmaz’dan. 

Bu bilgi aslında Malatya için bir müjde niteliğinde. Tüm olumsuzluklara karşın Malatya’da çok az sayıda da olsa güzel işlerin olduğunu göstermesi bakımından umut verici bir haber. 

Sultansuyu Tarım İşletmesi Müdürü Murat Durmaz, işletmedeki sığır sayısının 300’den 1000’e çıkarılmasına yönelik proje konusunda şu bilgileri veriyor: “Süt sığırcılığının geliştirilmesi için Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü’nün (TİGEM) çok önemli bir projesi var.  Hatırlayacaksınız, süt sığırlarının taşınması ile ilgili bir proje gündeme gelmişti birkaç yıl önce. Şimdi artık öyle bir şey yok. Bir dönem gündeme geldi ama şu anda gündemde öyle bir durum yok. Tam tersine 300 baş sığır, sığırcılık faaliyeti için rantabl değil. Bunun 1000 başa yükseltilmesi gerekiyor. Genel Müdürlüğümüz tarafından bu yönde bir çalışma var. Geliştirilen bir takım projeler var. 

‘Tarımsal arazinin sulanması için 8 milyon TL’lik yatırım yapılıyor’

Sultansuyu Tarım İşletmeleri Müdürü Murat Durmaz ile işletmedeki gezimizin ikinci durağı, işletmenin devasa tarım arazisini modern yöntemlerle sulayacak olan yeni kurulan Center Pivot Sulama Sistemi’nin kurulduğu mekân oldu. 

Center Pivot Sulama Sistemi Türkiye’de iki tarım işletmesinde kurulmuş. Bu işletmelerden biri Malatya Sultansuyu Tarım İşletmesi diğeri ise Şanlıurfa Ceylanpınar Tarım İşletmesi…

Sultansuyu Tarım İşletmesi’nde yeni dönemin en büyük hedefleri arasında, işletmenin sınırları içindeki yaklaşık 25 bin dekar tarım arazisinin tümüyle tarımsal faaliyetler için kullanılması. Uzun yıllar yabani hayvanların barınağı haline geldiği için işletme çalışanlarının bile girmeye korktuğu binlerce dekar arazi şimdi yeniden elden geçiriliyor, temizleniyor, düzenleniyor ve arazinin altyapısı tarımsal faaliyete hazır hale getiriliyor. 

‘İki yılda bir üründen, bir yılda iki ürüne geçiş yapacağız’

Sultansuyu Harası’nda halen sulanabilir tarım arazisi yaklaşık 9 bin dekar. Yeni kurulan Center Pivot Sulama Sistemi ile sulanabilir tarım arazi oranının % 80’lere çıkarılması hedefleniyor. 

Sultansuyu Harası Müdürü Murat Durmaz, tarım arazilerinin Center Pivot Sistemi sayesinde artık toprağın nadasa bırakılması uygulamasının da terk edileceğini belirterek yeni sulama sisteminin işletme arazisine ve Malatya ekonomisine kazandıracaklarını şu şekilde ifade ediyor: “ Center Pivot Sulama Sistemi konusunda çok önemli yatırımlarımız oldu. Bu yatırım işletmemizdeki tarımsal faaliyet alanımızı bir hayli büyütecek. Adeta Sultansuyu’na yeniden hayat verecek. Verimliliği çok yükseltecek. Bundan hem işletme, hem Malatya hem de Türkiye ekonomisi önemli kazanımlar elde edecek. Center Pivot Sulama Sistemi ile ayrıca Malatya çiftçisine örnek olacağız. Sulama yatırımlarından sonra nadas sistemini tamamen terk edeceğiz, iki senede bir üründen ziyade, senede iki ürüne geçme çalışmalarımız var.  Center Pivot Sulama Sistemi tamamlandığında, toplamda 8 milyon TL’lik bir yatırım yapmış olacağız. Bu yatırım miktarının 5 milyonluk kısmı gerçekleşmiş durumda”. 

‘İnternetten kumanda ile sulama yapılacak’

İşletme Müdürü Murat Durmaz, Sultansuyu’nda sulanabilir tarım arazisini iki kattan daha fazla bir orana ulaştıracak olan ve internet üzerinden uzaktan erişim yolu ile de yönetilebilen Center Pivot Sulama Sistemi’nin çalışma yöntemini ise şöyle anlatıyor: “Center Pivot, betonarme bir platformun üzerinden dairesel dönüşler yaparak hareket eden ve sulamayı el değmeden yapabilen, 135 metreden 1100 metreye ulaşabilen bir sistem.  Uzaktan erişim sistemi ile (otomasyon) internet üzerinden de kumanda edilebiliyor. Bu sistem ile yağmurlama ve yüzey sulama yapabileceğiz. Sistem dış etkenlere karşı galvanizle kaplı çelik borulardan suyun temas ettiği yüzeylerde polietilen kaplama ve çelik konstrüksiyondan oluşan betonarme platform üzerine dairesel hareket eden, otomatik olarak çalışan bir sistemdir”. 

Center Pivot Sistemi’nin en önemli özelliklerini, arazi yapısı nedeniyle ulaşılamayan noktalara kadar sulama yapabilmesi, suyu arazi yüzeyine homojen biçimde dağıtabilmesi, üründe verim artışı sağlaması, buharlaşma nedeniyle doğan su kaybının minimum düzeye düşürülmesi ve toprakta tuz birikmesini önlemesi olarak açıklayan Murat Durmaz, Sulatnsuyu’na kurulan sistemin spesifik özellikleri hakkında da şunları söyledi: “Sultansuyu Yeniköy mevkiinde şu an itibariyle 5 spanlı, her biri 256 dekar sulama kapasitesi olan 15 adet Center Pivot kuruldu. Şu ana kadar kurulan sistem ile 3852 dekar arazi sulanmaya başlandı. Ayrıca 8 adet Center Pivot Sistemi’nin de kurulması çalışması devam ediyor. Toplamda kurulacak Center Pivot Sistemi’nin sayısı ise 23 olacak ve 6344 dekar tarımsal arazi son derece modern yöntemlerle sulanacak” 

‘Center Pivot’un ulaşamadığı yerlerde yağmurlama sistemi kuruluyor’

Center Pivot sulama sisteminin ulaşamadığı arazi için bu yıl 3 Milyon TL’lik yağmurlama sulama yatırımı olacağını belirten Murat Durmaz, sulama sistemlerinin bitiminden sonraki gelişmelerin ise  şöyle öngörüyor: “Böylece işletmemizin arazilerinin yüzde 80’i sulanabilir hale gelecek. Sulanabilir arazi miktarımız arttıkça bizim 1000 baş sığırı rahatlıkla besleyebilecek yem bitkisi üretimi ve silajlık mısır üretimimiz olacak. Bu gerçekleştikten sonra da 1000 baş sığırın olması kaçınılmaz bir durum olacak.  Bütün bu alt yapı çalışmalar olursa sanırım önümüzdeki yıldan itibaren sığır kapasitesinin 1000 başa çıkartılmasına yönelik projeler geliştirilip hayata geçirilecek.  Esmer sığırlarımızın kalitesi çok iyi. Günlük yaklaşık 20 litre süt verimleri var”. 

‘Sultansuyu Harası’nı atçılıktaki eski şaşalı günlerine döndüreceğiz’ 

Sultansuyu Tarım İşletmesi’nde bir sonraki durağımız, Sultansuyu’nun kuruluş ve varlık amacının temel taşı olan ve Malatya’nın ulusal ve uluslar arası çapta tanıtımına katkı yaparak Malatya kent kültürünün sembollerinden biri olan safkan Arap atlarının yetiştirildiği at tavlarıydı. 

Malatya’ya büyük ekonomik getiri de sağlayan at tavlaları Sultansuyu Harası’nın en önemli yapı taşlarından biri durumunda. İşletme zaten Sultan Abdulaziz döneminde, 1865 yılında “Sultansuyu Çiftlikat-ı Hümayun” adı ile kurulmuş ve ordunun binek atı ihtiyacını karşılamak üzere yapılandırılmış. Ordunun binek atı ihtiyacının yanısıra ordunun diğer hayvansal ürün ihtiyaçlarını da karşılayan işletme, 1915 yılında 500 dekarlık alanda tay deposu kurulması ile birlikte ilk defa ‘Sultansuyu Harası’ ismini alıyor. Sultansuyu Harası’nın bu yapısı 1924 yılında feshedilerek, yerine Topçu Alayı kuruluyor. 1928 yılına kadar hizmetini sürdüren topçu alayı kaldırıldıktan sonra, çöl karakterine sahip safkan Arap atı yetiştirerek memleket atlarının kan değişikliğini sağlamak ve orduya hafif süvari bineği atı yetiştirmek amacıyla Yüksek Vekiller Heyetinin 29.7.1928 tarih ve 6943 sayılı kararnamesi ile “Sultansuyu Harası” bir bakıma yeniden ihya ediliyor. 

İşte bu kadar önemli tarihsel birikimi olan Sultansuyu Harası’nın at tavlalarındayız. Sultansuyu Tarım İşletmesi Müdürü Murat Durmaz her şeyden önce “Bir kere şunu özellikle söylemeliyim: Burası bakanımız Sayın Mehmet Mehdi Eker’in de dediği gibi Türkiye’nin ve Malatya’nın bir markası olarak kalmaya devam edecek” vurgusunu yapıyor. Durmaz, Sultansuyu Harasında atçılık faaliyetlerinin giderek çapının büyütüleceğinin göstergesi olarak da 3 yeni aygır alınmasını gösteriyor. Toplam 1 milyon 550 bin TL’ye alınan Onur Kaan, Özduran ve Alp Yürek’in Sultansuyu Harası’ndaki mevcut at varlığının genetik eksikliğini tamamlayarak buraya büyük kazanımlar sağlayacağını ifade ediyor. 

Veteriner hekim olan ve TİGEM Bursa Karacabey Tarım İşletmesi’nde 13 yıl boyunca atçılık uzmanı olarak görev yapan Sultansuyu Tarım İşletmesi Müdürü Murat Durmaz bu vurgudan sonra ise, Sultansuyu’nun geride kalan muhteşem günlerine yeniden dönmesinin mücadelesini vereceklerinin altını çiziyor. 

Murat Durmaz, bundan sonra ise hayatını adadığı atçılığın Sultansuyu’ndaki yeni gelişmelerini anlatmaya başlıyor bize: “Mevcut faaliyetlerimize ilave olarak, piknik alanı dediğimiz alanda bir Atçılık Kulübü oluşturmayı düşünüyoruz. Ama bu daha proje aşamasında. Yine bu Atçılık ve Binicilik Kulübü’nde otistik çocukların tedavisinde dünyada kabul gören hipoterapi (Atla tedavi) faaliyeti de yer alacak. Ben veteriner hekimim,  Karacabey’de Atçılıkla ilgili çeşitli birimlerde veteriner hekim ve şef olarak çalıştım. Sultansuyu 2000’li yıllarda başa güreşen bir yerdi.  Şu anda Sultansuyu’nun  atları biraz daha geri  planda kalmış durumda. Biz bunu eski şaşalı dönemine geri döndürmek için geldik. Buna göre yatırım planlarımızı yaptık.  Mesela geçen yıl 3 tane yeni aygır aldık. Bunlar Onur Kaan, Özduran ve Alp Yürek isimli aygırlar.  Onur Kaan’ı 750 bin TL’yi, Özduran’ı 500 bin TL’ye, Alp Yürek’i 300 bin TL’ye satın aldık.  Özgün Han’ın, Kafkas Şahı’nın Ateş Topu’nun yanına bunları da kattığımız zaman en azından genetik olarak oluşan eksikliği kapatacağız. Özgün Han mesela, şu anda Türkiye genelinde marka olmuş bir aygırımız. Damızlık kısrak kadromuzu güçlendirdik. Başarılı yarış hayatı olan 7 tane kısrağı Nedimem gibi, Kamuran gibi, Kenan Aycan gibi kısrakları işletmemize kazandırdık. Yine Anadolu ve Karacabey Tarım İşletmesi’nden yaklaşık olarak 15 adet damızlık kadromuza katmak üzere dişi tay kattık. Bunlarla beraber işletmemizin kısrak kadrosunun 5’te biri yenilenmiş olacaktır.  Birgin ve Cash tayları gibi başa güreşen taylar üretiyor. Sultansuyu Tarım İşletmesi Sultan Abdülaziz döneminde kurulmuş bir çiftlik ve çok köklü bir atçılık geçmişi var. Yer olarak mera ve hava kalitesi açısından çok önemli bir konumda. Burada yetişen atların başarılı olmaması için hiçbir neden yok”

Atçılığa bilimsel yaklaşım…

Göreve başladıktan sonra işletme sınırları içindeki meraların toprak yapısını, toprak kalitesini analiz ettiren Murat Durmaz,  toprakta mineral eksikliği tespit ettiklerini, bunun sonucunda da atlara gerekli olan vitamin ve mineral takviyesi yaptıklarını ifade ediyor.

Atların meraya salınması sisteminde de değişiklikler yaptıklarını belirten İşletme Müdürü Murat Durmaz atların gelişim sürecine yönelik yapılan çalışmalardaki yenilikleri ise şöyle aktardı: “Yine bizim atçılıkla ilgili buraya geldiğimizde atların meralarının toprak kalitesini araştırdık. Hem atlardaki hem de meralardaki iz minareleri araştırdık. Eksikliklerini tespit ettik. Buna göre meralara gübreleme ve atlara gerekli vitamin ve mineral takviyesi yaptık. Ayrıca atlarımızın meraya salım sistemlerinde bir değişikliğe gittik. Daha önceden çok fazla içeride tutulan atlarımızın akciğer kapasiteleri ve kemik –kas sistemlerinin gelişimi ve mera performans sistemlerini geliştirici tedbirler aldık. Orman Müdürlüğü ile görüştük, atlarımızın meralarının birçok yerlerini ağaçlandırarak oksijen kalitesini yükseltip, atların akciğer kapasitesini geliştirip yarışlarda birkaç saniye daha başarılı olmalarını sağlayacağız. Hijyen takibi ile ilgili çok sıkı uygulamalar getirdik. Sağlık takipleri ile ilgili bir takım yeni yöntemleri devreye soktuk. Atların kilo takipleri için iki tane otomatik hassas kantar aldık. Dişi ve erkek taylar ın kilolarını aylık takip edip buna göre gerekli besin düzenlemeleri yapıyoruz. Ama atçılıktaki başarı uzun soluklu bir iş. Bu senenin doğan tayları 2017 yılında yarışa başlayacaklar. Atçılıkta başarının gelmesi için biraz sabır gerekiyor. Bu yaptıklarımızın meyvesini ancak o zaman alacağız”. 

Sultansuyu Harası’nda yılda iki dönem tay satışı yapıldığını belirten Murat Durmaz, bu yıl Haziran ve Ekim ayında yapılacak tay satışlarından yaklaşık 4 milyon TL, yaklaşık 2 milyon TL de yetiştiricilik primi beklediklerini kaydediyor. 

Sultansuyu Harası’nda şu anda 13 aygır, 120 kısrak bulunuyor. Sultansuyu Harası Atçılık Bölümü’nde toplamda 410 kadro bulunuyor. 2014 yılında doğan tay sayısı ise 95. Bu yıl atçılık bölümünün ana kadro sayısında % 20’lik bir artış sağlanmış. 

Murat Durmaz, Sultansuyu Harası’nda atçılık bölümünün kâr ettiğini, ancak diğer departmanlarla birlikte değerlendirildiğinde toplamda mali sıkıntıların varlığına da dikkat çekiyor. Durmaz Sultansuyu Harası’nın mali portresi ve işletmenin mali durumunun iyileştirilmesi alanındaki çalışmalarıyla ilgili olarak da şu bilgileri veriyor: “Bizim yılda iki tane satışımız var. Birisi koşu tayları diğeri elit tay satışı. Koşu tay satışımız bu sene 24 Haziran’da, elit tay satışımız da  Ekim ayı içerisinde olacak. 15 tane elit tayımız, yaklaşık 70-80 arasında da koşu tayı satışımız olacak. Bu satışlardan 3,5 – 4 milyon TL arasında gelir bekliyoruz. Yine yaklaşık olarak 1,5-2 milyon TL civarında da yetiştiricilik pirimi bekliyoruz. Atçılığımız kar eden bir bölüm. Atçılık yılda buraya yaklaşık 1-2 milyon TL arasında kar sağlayan bir kuruluş, fakat diğer birimlerle birlikte totalde sıkıntımız var. Fakat tüm projelerimiz bittiğinde bu sıkıntıları da aşacağız. Hem tarımsal alanda hem sığırcılıkta yürüteceğimiz projelerle mali sorunlarımızı aşacağız.. Şöyle söyleyeyim, Sultansuyu’nun kaderi açısında 2017 yılı önemli bir yıl olacak. İnşallah 2017 yılından itibaren kar eden bir işletme haline geleceğiz. 

‘Atıl vaziyetteki 450 dönüm arazi tarıma kazandırıldı’

Sultansuyu Harası’ndaki değişim sadece içerikle sınırlı kalmamış. İşletmenin çevre düzenlemesi yeniden ele alınmış. Haranın tarihi kimliği ve geleneksel mimarisi korunarak modern ile geçmişin uyumu içinde yeni bir peyzaj düzenlemesi yapılarak çevresel düzen ve görünüm doğal zenginlikle bütünleştirilmiş. En önemlisi de çevre düzen ve temizliği kapsamında yürütülen çalışmalar sonucunda. Daha önce sazlık, çalılıkla kaplanan, atıl durumda olan ve yabani hayvanların yuva yaptığı 450 dönümlük arazi temizlenerek tarımsal faaliyete hazır hale getirilmiş. 

Sultansuyu’nun çevre düzeniyle ilgili olarak da konuşan İşletme Müdürü Murat Dönmez yapılan düzenlemeleri şöyle anlattı: “Bizim Sultansuyu çayının etrafında yaklaşık olarak merkez arazisinde kullanamadığımız drenajının yetersiz olduğu, sazlık ve çalılığın kapattığı 450 dönümlük bir arazimiz var. Burada temizlik ve drenaj yaparak bu bölgenin tamamını 1. Sınıf tarım arazisi olarak tarıma kazandırdık. 450 dönümlük alanda yem bitkisi olan yoncamızı ektik. Hepsinde yağmurlama sulama sistemi yaptık. Bu yeni oluşturduğumuz yerlerimizi sulamak için de 1500 tonluk iki havuz oluşturduk. Bu havuzların suyu da kendi kaynak sularımızdan geliyor. Yolun alt tarafında 600 dönümlük yine böyle bir yöntemle kazanacağımız arazilerimiz var. Onları da birinci sınıf tarım arazisi yapmak için çalışmalarımız devam ediyor. İnşallah yıl bitmeden onu da gerçekleştirmiş olacağız. Onun dışında işletmenin etrafında ağaçlandırma, çalışmaları yaptık ve burada bir takım peyzaj düzenlemesi yaptık”. 

‘Döl Kontrol Merkezi Türkiye’nin dışa bağımlılığını bitirecek’ 

Sultansuyu Tarım İşletmesi’ni özel ve vazgeçilmez noktaya taşıyacak projelerden biri de bir süre önce hayata geçirilen ‘Döl Kontrol Merkezi’. Türkiye’nin her yıl yurtdışından satın aldığı ve yaklaşık 50 Milyon TL ödediği ‘damızlık boğa spermi’ konusunda Türkiye’nin dışa bağımlılığını ilk aşamada azaltacağı sonraki aşamalarda ise tamamen bitireceği belirtilen ‘Döl Kontrol Merkezi’ aynı zamanda et ve süt sığırcılığında hayvan başına verimin yükseltilmesinin de anahtarı niteliğinde. 

Döl Kontrol Merkezi’nin Malatya ve Türkiye için önemini, hayvancılık ve ekonomik değerini ve merkezin işlevlerini Sultansuyu Tarım İşletmesi Müdür Yardımcısı ve Döl Kontrol Laboratuarı Veteriner Hekimi Üzeyir Önder Akyel anlattı. 

“Hayvan ıslahında hedefe ulaşmak, gelecek kuşakların ebeveynlerinin seçimi ile sağlanır” diyen Sultansuyu Tarım İşletmesi Müdür Yardımcısı Üzeyir Önder Akyel, ‘Döl Kontrol Merkezi’nin işlevlerini şöyle anlattı: “Döl kontrolü, damızlık sığırlarda yavruların verimleri üzerinde babaların değerlendirilmesidir. Dünya üzerinde sığırcılıkta ve koyunculukta kullanılıyor bu yöntem. Gıda,Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, bu konuya ilişkin çalışma görevini TİGEM Genel Müdürlüğü’ne verdikten sonra, Sultansuyu buraya bu laboratuvar kuruldu. Bu sayede Türkiye’nin elindeki yüksek kalitede damızlık boğaların tespiti ve yurt dışına bağımlılığının azaltılması için biz sperm üretimlerine başladık. Burası 2011 yılında kuruldu. Sadece Sultansuyu için değil bütün yurt için önemli. Damızlık değerini çıkardığımız her boğanın spermini biz yurt dışına satabiliriz. Burası Türkiye’nin hayvansal üretimde verimin arttırılması için kurulmuş bir laboratuar. 90 damızlık hayvan barındırma kapasitesi var. 3 bloktan oluşuyor”. 

Veteriner hekim kimliği ile ‘Sultansuyu Döl Kontrol Merkezi’ni yöneten Üzeyir Önder Akyel, merkezin 6 milyon TL’lik bir yatırımla kurulduğunu ifade etti Akyel’e göre, bu merkez bir süre sonra Türkiye’nin boğa spermi satın almak için ödediği 50 Milyon TL’nin en az yarısının yurt dışına gidişini engelleyecek düzeye gelecek. Akyel ‘bunun nasıl gerçekleşeceği?’ sorusunu ise şöyle cevaplandırdı: “Şöyle ki, Türkiye, 2012 rakamlarına göre yılda 6 milyon doz sperma kullanıyor. Bunun 4.5 milyon dozu yurt dışında geliyor. Bu, kullanılan spermanın yaklaşık yüzde 80’nine tekabül ediyor. Bunun parasal karşılığı ise yaklaşık 50 milyon dolar. TİGEM’in Sultansuyu Tarım İşletmesi’ndeki döl kontrol çalışmalarının sonuçlarına göre biz buradaki 50 milyon doların en az yarısının yurt dışına gidişini engelleyeceğiz. Hedefimiz bu. Türkiye’deki bu işin cirosu yaklaşık 50 milyon dolar. Biz bu paranın ülkemizde kalmasını hedefliyoruz bu çalışmalarımızla. Ne kadarını yurt içinde tutabilirsek ülkemizin hayvancılığına katkı sağlamış olacağız”

Sultansuyu Harası’nda yılda 1 milyon doz sperm üretebileceklerini belirten Üzeyir Önder Akyel, “Şu anda elimizde damızlık sığırlarımız var. 39 tane. Bunların 20 tanesi yetişkin ve onlardan sperma üretebiliyoruz. 700 bin doz da sperma stokumuz var. Bu TİGEM’e bağlı işletmelerin şu anda ihtiyacı olan spermi şu anda tamamını biz karşılıyoruz. Bu laboratuvarın şu anda TİGEM’e katkısı 1 milyon TL. Kapasitenin biraz daha büyütülmesi durumunda, yılda 3 milyon doz sperma üretebileceğiz. Bu da Türkiye’nin kullandığı sperma dozunun yarısı ve dışa bağımlılığımızın yarı yarıya azaltılması demektir” sözleri ile Sultansuyu’nun Türkiye ekonomisine bu alanda yaptığı ve yapacağı katkıyı özetledi. .

HABER-FOTO: Güler HAZAR, Yeni Malatya Gazetesi

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici, saygısız ifadeler, cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, suçluyu ya da suçu övücü, uygunsuz gönderici adı, 'naylon- uyduruk' mail adresli, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır. Ayrıca, mesajların tüm yasal ve cezai sorumluluğu, mesajlarıyla birlikte IP numaraları da düşen göndericilere aittir."