Final

Final

Örnek Resim
İbrahim Yücel Reklam

Arion

Malatya Haber -

“Toplumsal Barış Sağlanmalı”

“Toplumsal Barış Sağlanmalı”
  • 28.12.2015

Malatya Barosu Kadın Hakları Komisyonu tarafından 25 Kasım Kadınlara Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günü nedeniyle basın açıklaması yapıldı. 

Kadına yönelik şiddetin tüm alanlarda görüldüğü belirtilen açıklamada, “Toplumsal cinsiyet eşitsizliğine, ayrımcılığa, ataerkil toplumsal şiddete, aile içi şiddete, savaşa, ırkçılığa ve kadınları, kadın haklarını yok sayan sistemlere karşı kadınların eylem günüdür” denildi.

Malatya Barosu’nda yapılan basın açıklamasında konuşan Kadın Hakları Komisyonu Üyesi Esra Genç, siyasal, sosyal ve ekonomik alanda dışlanan kadının, erkek egemen zihniyetin yarattığı sorunların bedelini ödediğini belirterek, şunları söyledi:

“Ortadoğu’da vahim kadın trajedisi yaşanıyor”

“Hemen yanı başımızda, Ortadoğu’da vahim bir kadın trajedisi yaşanmaktadır. Savaşlar, işgaller ve ambargolar nedeniyle yüz binlerce kadın ve çocuk katledilmektedir. Fiziksel olarak yok edilmeyen kadınlar da tecavüze uğrayarak, pazarlarda satılarak, ruhsal ve düşünsel anlamda yok olmanın eşiğine getiriliyor ya da göç etmeye zorlanıyor. İlimiz de dahil olmak üzere mülteci kadın ve çocuklar, çocuk gelin olmaya, mecburi evlilik yapmaya ve fuhuşa zorlanarak, en fazla ayrımcılığa yine maruz kalmaktadır.

Kadınlara yönelik şiddet, erkek egemen sistemin kendini idame ettirdiği tüm alanlarda görülmekte olup, bugün şiddet devlet kurumlarında, cezaevlerinde, sokakta ve her alanda kendini göstermektedir. Aile kurumunda ise kadınlar şiddetin en vahşisine maruz kalmaktadır. Geçtiğimiz Ağustos ayında ilimizde bir kadın, kocası tarafından zıpkınla vahşi bir şekilde dövülerek ve işkence edilerek öldürülmüştür. Buna benzer birçok kadın trajedisi yaşanmaktadır.”

Kadınların eğitimden yoksun bırakılarak şiddete maruz bırakıldığına dikkat çeken Kadın Hakları Komisyonu Üyesi Esra Genç, “İş hayatından uzaklaştırılmaya çalışılmakta, çocuk sayısında artışı teşvik ve kürtaj kısıtlamalarıyla kadın bedenine müdahale edilmektedir. Yine,  namus, töre cinayetleri, koca-baba dayakları ve işkence medyada magazinleştirilerek sunulmaktadır. RTÜK tarafından kadına yönelik şiddete hiçbir sansür uygulanmamakta, kadına şiddet olağanlaştırılmaktadır. Şiddete uğrayan kadının ne yaptığı, ne söylediği, nasıl güldüğü ya da nasıl giyindiği sorgulanarak; fiziksel, sözel ve cinsel şiddete uğrayan kadınların bunu hak edip hak etmediği tartışılarak, kadınlar suçlanmaktadır. Bu da kadına yönelik siyasi ve toplumsal baskının artmasına neden olmaktadır. 

Bizler halk savunucusu kadın avukatlar, şiddete karşı mücadele ederken özellikle son dönemlerde 1136 sayılı Avukatlık Kanunu ve Avukatların Korunması ve Haklarına Dair uluslararası belgeler hiçe sayılarak savunmaya yönelik saldırılara maruz kalmaktayız. Bugüne kadar olduğu gibi, bundan sonra da her türlü şiddet olayının sorumlularının hesap vermesi için sonuna kadar mücadele edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Genç, kadına yönelik şiddetin önlenmesi için yapılması gerekenleri şöyle sıraladı:

Devletin kadınlara yönelik her türlü şiddet eylemini açık bir şekilde kınaması gerekmektedir.

İç hukukumuzun uluslararası sözleşmelere uygun hale getirilmesi  için gerekli çalışmalar yapılmalı ve kadın için pozitif ayrımcılık ile ilgili  kamusal alanda gerekli yasal düzenlemeler hızla hayata geçirilmelidir.

Ayrı bir Kadın Bakanlığı kurulması ve işlevsel olarak çalışması gerekmekte, devlet politikalarının belirlenip uygulanmasında kadının “birey” olduğu gerçeğinin göz ardı edilmemesi gerekmektedir

Şiddete maruz kalan kadınların, kolluk kuvvetlerine başvuru anından itibaren kendisine acil koruma sağlanmalıdır. 

Kadın sığınma evlerinin nitelik ve niceliklerinin iyileştirilmesi  ve sayılarının arttırılması ve yine şiddete uğrayan kadınlar için ücretsiz danışmanlık, psikolojik ve tıbbi destek ve yasal yardım yapılması için gerekli çalışmalar yapılmalıdır.

Cinsiyet ayrımcı politikalar, yasalar ve uygulamaların kaldırılmasını, eylem ve eğitim projelerinin kadın örgütleriyle birlikte hayata geçirilmesi sağlanmalıdır.

Aile içi şiddeti ve genel olarak kadın ve çocuklara yönelik şiddeti önlemek için kampanyalar, ana-baba eğitim programları başlatılması gerekmektedir. 

Kadınların ekonomik özgürlüğü için çalışmasının önündeki engellerin kaldırılması, sosyal güvenlik, parasız eğitim ve parasız sağlık hakkından yararlanılmasının sağlanması gerekmektedir. Ayrıca mevcut eğitim sisteminde okul öncesi dönemden itibaren cinsiyet ayrımcılığına dayanan sistem  değiştirilerek “bilimsel eğitim” verilmelidir.

Medyanın, kadın ve çocuklara yönelik şiddeti teşvik edici yayınlar üzerinde kendi oto-denetim mekanizmasını kurarak kadın ve çocuklara yönelik şiddeti bir malzeme olarak kullanmaktan vazgeçmesi gerekmektedir.

Evde, sokakta, işyerinde, gözaltında, cezaevinde kadına yönelik yaşanan şiddet sorumlularının, yargılanması ve caydırıcı yasal tedbirlerin alınması gerekmektedir. 

Bir an önce toplumsal barışın sağlanması gerekmektedir.  

Malatya Barosu Kadın Hakları Komisyonu olarak bizler, kadının cinsel, fiziksel, psikolojik bütünlüğünün dokunulmaz olduğunu; kadın haklarının, temel insan hakkı olduğunu bir kez daha hatırlatıyor; kadına yönelik her türlü şiddet sonlanıncaya kadar mücadelemizi sürdüreceğimizi yüksek sesle ifade ediyoruz. Kamuoyuna saygıyla sunulur.”

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici, saygısız ifadeler, cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, suçluyu ya da suçu övücü, uygunsuz gönderici adı, 'naylon- uyduruk' mail adresli, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır. Ayrıca, mesajların tüm yasal ve cezai sorumluluğu, mesajlarıyla birlikte IP numaraları da düşen göndericilere aittir."