You are missing some Flash content that should appear here! Perhaps your browser cannot display it, or maybe it did not initialize correctly.


You are missing some Flash content that should appear here! Perhaps your browser cannot display it, or maybe it did not initialize correctly.


İbrahim Yücel Reklam
Örnek Resim
İbrahim Yücel Reklam

Arion

Dugun
Malatya Haber -

”Toplumsal Zayıflık Bugün de Sürüyor..”

”Toplumsal Zayıflık Bugün de Sürüyor..”
  • 26.12.2015

Dil Bayramı’nın 74. yıldönümü dolayısıyla bir açıklama yapan Atatürkçü Düşünce Derneği Malatya Şube Başkanı Ali Ekber Tunçdemir, Türkçeye sahip çıkılmasının bağımsızlık onuruna, cumhuriyete, ulusa ve ülkeye sahip çıkmakla eş anlamlı olduğunu bildirdi.

Tunçdemir, Dil Bayramı’nın 74. yıldönümü dolayısıyla yaptığı açıklamada şöyle dedi:

” Bugün Eylül’ün 26’sı. Dil Bayramı. Türkçe’ye ve Türk halkına gönül verenlerin bayramı. Hepimize kutlu olsun .

Atatürk kendi öz dilimizi güçlendirmek amacı ile yazı devrimini gerçekleştirmiş. 12 Temmuz 1932’de Türk dil kurumunu kurmuştur. 26 Eylül 1932’de Dolma bahçe Sarayı’nda da ilk dil kurultayını yaptırarak 26 Eylül’ü resmi Dil Bayramı ilan etmiştir. Atatürk 9 gün süren kurultayı başından sonuna dek izlemiş‚ ölümüne değin de dil çalışmalarının yalnızca izleyicisi olarak kalmamış‚ tam içinde olmuştur. Atatürk, “ ulus olmanın şartı tarih ve dilden geçer. Tarihine ve diline dayanarak kendi kültürünü yaratmayan bir ulus asla bağımsız olamaz” demiştir.

Karşıdevrim‚ Atatürk’ün ulusa armağan ettiği değerleri‚ ilkeleri tersyüz etmek için aklı‚ bilimi‚ sanatı yadsıyan türlü yollar bulmaktan geri durmamıştır. İlk Dil Kurultayında Atatürk’e övgü düzenlerden kimisi‚ Atatürk’ün ölümünden sonra Dil Devriminin olduğu gibi Türk Devriminin de karşısına geçmişlerdir. Dün kalabalık önünde söylediğini bugün başka kalabalıklar önünde yadsıyan çoktur. Sorun‚ bu kişilerin ikiyüzlülüğünün yüzlerine vurulamamasıdır. Ne yazık ki bu toplumsal zayıflık‚ bugün de sürmektedir. Türkiye‚ 1950’den bu yana bu ikiyüzlülüğün bedelini ödemektedir. İşine gelince Atatürkçü olan‚ gelmeyince Atatürk’ü açıkça yeremediği için devrimlere saldıranlar‚ ne yazık ki ya iktidar olmuş‚ ya da iktidarlardan destek almışlardır. İşte bu nedenle Dil Bayramları ulusça ve coşkuyla kutlanamamaktadır.

Türkiye Cumhuriyeti’nin 1923’ten önceki geçmişini tarihsel‚ kültürel değerlerimiz olarak görüyoruz. Cumhuriyetle başlayan devrimler‚ tüm yenilikler‚ karşıdevrimcilerin söylediği gibi geçmişi silmek için değil‚ köklü bir tarihi‚ zengin bir dili olan Türk ulusunun çağdaş dünya içinde kendi değerleriyle yer alması için yapılmıştır. Türk Devrimi bize olumsuzluklardan ders çıkarma‚ akılcı‚ bilimsel sanatsal ve halk için olan her şeyi çoğaltma bilinci vermiştir. Bunun için de tek aracımız dildir. Dil Devrimi bu nedenle önemlidir‚ Dil Bayramını bu nedenle sıradan bir günmüş gibi algılanmamasını diliyoruz. 74. Dil Bayramı‚ Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlarının ortak dili‚ ulusal kimliği olan Türkçe ye Mustafa Kemal gibi sahip çıkma günü olarak algılanmalı ve öyle kutlanmalı. Çocuklarımızın dünyayı algılaması, yaratıcılığının ayrımına varıp üretici olması ana dil bilinci ile olanaklıdır. Onlara bu bilinci verecek eğitim kurumlarının, dizgilerinin, politikalarının bir an önce çağdaşlaştırılmasını, yaygınlaşan yabancı dille eğitime bir an önce son verilerek herkes için sağlıklı bir yabancı dil öğretimine geçilmesi gerekmektedir.Talim ve terbiye kurulunun çağdaş eğitimcilik anlayışı ile yeniden yapılandırılması, Atatürk’ün kalıtına sürülen hukuk lekesinin silinip Türk Dil Kurumu’nun bir an önce eski tüzel kişiliğine kavuşturulmasını istiyoruz.Tüm bireylerin, Türkçe’mizin doğru ve etkili kullanımı konusunda duyarlı olması, yabancı sözcüklerden arınmış konuşma ve yazı dilini yeğlemeleri birbirimizi daha doğru anlamak ve iyi tanımak yönünden büyük önem taşımaktadır. Toplumu bilgilendirme, eğitime eğlendirme gibi işlevi olan tüm kitle iletişim araçlarında, dil kullanımına özen gösterilmesi, toplumun dil sevgisine saygı gösterilmesi, “Türkçe’yi sevmek ulusalcılıktır” savını pekiştirmek için her kurum ve kuruluşta hizmet içi eğitime öncelik verilmesi gerekmektedir

Unutulmamalıdır ki, kültürümüzün evrensel niteliğinin ve Ulusumuzun saygınlığının artması, Türkçe’nin yaşayan bir dil olarak gelişimini sürdürmesiyle olanaklıdır. Bir ulusun ekonomik, siyasal, kültürel bağımsızlığını ve dünyadaki onurlu yerini korumasını benliğine, kendisine ve ulusal diline sahip çıkmakla gerçekleştirilecektir.Ulusal bağımsızlığımızdan, ulusal kimliğimizden uzaklaştıkça dilimizdeki yozlaşma da aynı ölçüde artmakta; Öz Türkçe’nin kullanımına gereken duyarlılık ve özenin gösterilmemesi dilimizi bozmakta ve dilin gelişimini istenmeyen yöne sürüklemektedir.Kendi kültürünü, kendi dilini, dışlayan uluslar , ulusal kimlik ve bilinçlerini de yitirerek yok olmuşlardır. Türkiye hızla bu yola itilmektedir.

Türkçe’ye sahip çıkmak ; Bağımsızlık onuruna, cumhuriyet aydınlığına, ulusa, ülkeye sahip çıkmaktır. Türk olmanın onur ve gururunu taşıyanları “TÜRKÇEYE SAHİP ÇIKMAYA” çağırıyor, Ulusumuzun“74. Dil Bayramını” kutluyoruz. “

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici, saygısız ifadeler, cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, suçluyu ya da suçu övücü, uygunsuz gönderici adı, 'naylon- uyduruk' mail adresli, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır. Ayrıca, mesajların tüm yasal ve cezai sorumluluğu, mesajlarıyla birlikte IP numaraları da düşen göndericilere aittir."