You are missing some Flash content that should appear here! Perhaps your browser cannot display it, or maybe it did not initialize correctly.


You are missing some Flash content that should appear here! Perhaps your browser cannot display it, or maybe it did not initialize correctly.


İbrahim Yücel Reklam
Örnek Resim
İbrahim Yücel Reklam

Arion

Dugun
Malatya Haber -

‘Tropikal İklime Gidiyoruz’

‘Tropikal İklime Gidiyoruz’
  • 27.12.2015

Meteoroloji Mühendisi Prof. Dr. Orhan Şen’den Bloomberg HT’de Gülin Yıldırımkaya’ya çarpıcı açıklamalar

Bilim adamları tarafından bizim 2030 yılında beklediğimiz değişiklikleri şimdiden görmeye başladığımız saptandı. Küresel ısınma bu, atmosferde belli bir sıcaklık artışı meydana geliyor. Sıcaklık artıyor da ne oluyor? Bir, bir buçuk derece hatta iki dereceye kadar yaklaştı atmosferdeki sıcaklık bu da iklim değişikliğine etki ediyor. Dünya üzerinde bazı bölgelerde iklimler değişiyor. Hangi bölgelerde iklimin değiştiği çok önemli, bu değişiklikte bizi ilgilendiren Akdeniz Bölgesi’dir. Akdeniz çukuru dediğimiz Türkiye’nin, Yunanistan’ın Akdeniz’e komşu olan ülkelerin olduğu bölgede bu küresel ısınmanın meydana getirdiği iklim değişikliği en fazla hissedilecek bölge olarak kanıtlandı. Bu seneki duruma baktığımız zaman esasında yüz, yüz elli yıllık geçmişe gittiğimiz zaman ilk defa bu kadar uzun süreli sıcaklıklar görülüyor. Üstelik sadece temmuz-ağustosta değil şubat ve martta da sıcaklıklar oldu. Nereden çıktı bu sıcaklar, böyle kavrulduk, nem oranı arttı, Rusya’da orman yangınları meydana geldi, Pakistan’da seller meydana geldi Çekoslovakya, Almanya ve Polonya’da seller meydana geldi tüm bunlar nasıl oldu? Bunların tek bir nedeni var yani günlük nedeni var bu da muson alçak basıncıdır. Muson alçak basıncıda Hint Okyanusunda oluşan bir alçak basınçtır, meteorolojik bir olaydır her sene oluşur. Muson alçak basıncı olduğu zaman o bölgede yağışları meydana getirir. Bu alçak basınç ilkbahardan itibaren bize sokulmaya başlar. Arabistan üzerinden geçerken nemini bırakır, kuru olarak gelir. Güneydoğu Anadolu’nun çöl iklimine doğru gitmesinin nedeni muson alçak basıncıdır. Mezopotamya denilen bölge bundan çok uzun zaman önce tarım açısından dünyanın en verimli bölgesiydi, ekvatordaki ormanlar buradaydı ki yok olmasından, bitki örtüsünün toprak altında kalmasından dolayı da burada petrol meydana geldi. Burada petrol olmasının sebebi de odur. Eskiden burası çok güzel yeşillik, ormanlık ve bitki zenginliği açısından dünyanın en önemli yerlerinden bir tanesiydi. Mezopotamya’yı da, Güneydoğu’yu da muson alçak basıncı çöl haline getirdi.

Şimdi sırada Türkiye’mi var?
Kesinlikle. Zaten Güneydoğu Anadolu çöl olmaya başladı şimdi İç Anadolu’ya doğru yöneliyor. Kuru ve tozlu bir hava kütlesi yani hem kurutuyor hem de toz getiriyor ki bu önemli bir iklim problemidir.

O halde Akdeniz, Ege Bölgeleri tüm Anadolu benzer bir risk altında, Türkiye ileride bir çöle dönüşebilir öyle mi?
Bütün Anadolu risk altında ama en büyük ihtimal şu anda on sene, yirmi sene değil yüz sene, bin sene gibi süreçlerde meydana gelen olaylardır. Bu durum Anadolu’yu senelerdir etkisi altına aldı ve Güneydoğu’da çölleşme başladı. Çölleşme Konya’ya doğru geliyor.

Özellikle Antalya ve Akdeniz civarı artık tropik iklime doğru kaymaya başladı. Tropik iklim otuz derece enlemlerde görülüyordu o biraz daha yukarı kaymaya başladı. Şu anda bir iki derece yukarı kaymaya başladı, bizim Antalya’da otuz altı derece enlem yani çok yaklaştı.

O halde konuşulan şu senaryo doğru; Yerli yabancı pek çok müteahhit yavaş yavaş turizm yatırımlarını kuzeye kaydırmaya başladı. Karadeniz sahilleri satın alınıyor, bir şekilde Rusya’ya doğru turizmin kayacağı ve Antalya’da yaz aylarında tatil yapmanın mümkün olmayacağı bir sıcaklık olacağı konuşuluyordu.

Tabii kesinlikle doğru, turizm mevsimi değişecek. Turizm mevsiminin Antalya’da artık temmuz ağustos aylarında olması biraz güç, ya büyük klimalar çalıştıracaksınız ki o enerjiyi nereden bulacaksınız? O açıdan Antalya ve Akdeniz civarında turizm mevsimini iki parça halinde yapmak lazım mart – haziran ya da eylül, ekimden sonra yapmak lazım. İleride Karadeniz sahillerimiz Türkiye’de mevsimsel olarak en iyi konumda olacak ve ön plana çıkacak. Şu ana kadar Karadeniz sahillerinin deniz turizmi açısından çok fazla rağbet görmemesinin nedeni güneşli sezonun az olmasıdır. Bundan sonra güneşli sezon uzayacak, o açıdan bundan sonra kim turizme yatırım yapacaksa Karadeniz’e yatırım yapmasında fayda var.Akdeniz Bölgesi’nde turizm yatırımı çok fazla şu anda, aşırı fırtınalarda ve sellerde çok zarar görüyorlar. Bilhassa denize sıfır olan otellerde ben çok şahit oldum fırtına arttığı zaman dalga yüksekliği de artıyor 5-6m yüksekliğindeki dalgalar deniz kenarındaki turizme de çok etki ediyor. O açıdan oralarda ileride tabi afet konusunda sıkıntı çekecekler gibi görünüyor. Çünkü tropik iklim Akdeniz’e doğru yaklaşmaya başladı.

SICAK HAVADA BANYO YAPIP YATMAYIN, SU İÇMEYİN
Bana sıcaklarla ilgili ‘Ne yapacağız? Gece yatamıyoruz, gündüz yatamıyoruz…’ diye çok soruyorlar. insanlar banyo yapıp yatıyorlar en büyük hatayı da orada yapıyorlar. Saçlar ıslak uyununca ıslak bölge tekrar nemleniyor saçı kurutup yatmak gerekir. Bir de gece çok fazla su içmemek gerekir, ne kadar su içerseniz o kadar terlersiniz, eğer terleyemiyor duruma düşerseniz bunalırsınız o açıdan gece yatarken fazla su içmenin anlamı yok gündüz bol su içmek yeterlidir. Eğer gece çarşafınız terden dolayı ıslandıysa çünkü her defasında etrafınız %95lere varan nemle kaplanıyor. O açıdan bunlara dikkat etmek lazım.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici, saygısız ifadeler, cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, suçluyu ya da suçu övücü, uygunsuz gönderici adı, 'naylon- uyduruk' mail adresli, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır. Ayrıca, mesajların tüm yasal ve cezai sorumluluğu, mesajlarıyla birlikte IP numaraları da düşen göndericilere aittir."