Mustafa Bahadır ALTAŞ
Yeminli Mali Müşavir
mailto:mba@mbaymm.com
Bugün 6 Şubat… Geride kalan 1.095 gün öncesinde, sabaha karşı saat 04.17’de yaşadıklarımızdan sonra dönüp geriye baktığımızda; ezgisi ve sözleri Türk halk ozanı Âşık Davut Sulari’ye ait olan “Battal Gazi diyarına uğradım” deyişinde söylendiği gibi:
Diyar aynı diyar da, eller değişmiş,
Evler aynı evler de, kullar değişmiş,
Ağız aynı ağız da, diller değişmiş...!
Kimine göre asrın felaketi, kimine göre ise asrın rezaletinin yaşandığı bu süreçte; depremin yaralarını sarmak adına yapılan haksızlık ve hukuksuzlukları görmek bizleri bir kez daha derin bir üzüntüye sevk etti.
Depremde yakınlarını kaybetmenin acısıyla, bir asırlık mahallesinden yoksun bırakılan insanların; haksız uygulamalara itiraz ettiklerinde yalnız bırakılmalarının yanı sıra bir de mülksüzleştirme ile gözdağı verilmesine şahit olduk. Özellikle politik atmosferin bu süreçte toplumda bir korku iklimi yarattığını söylemek yanlış olmaz. Çünkü dün depremin yıkıcı artçılarını yaşarken, bugün enkaz altında kalan bir şehrin yeniden inşa sürecinin yarattığı hayal kırıklığı artçılarının korkusunu yaşıyoruz.
Birileri için Malatya şehir merkezi eski ve hantal bir yapı olarak tanımlansa da bu bölge; şehrin geleneksel kültürünü oluşturan duygusu ve ruhuyla, kentin kendine özgü sosyal yapısını yaşatan her yapının kurgusu ve hikâyesiyle farklı bir alandı. Burayı betona teslim ederek o duygu ve ruhu öldürmenin kime ne faydası olacak?
Unutmayalım ki doğru planlanmış yapılar, yıllar geçse de şehrin değerini koruyan yaşam alanlarının ve yaşam alışkanlıklarının geleceğe taşınmasında en önemli göstergedir. Birilerinin dediği gibi geçmiş, geçmişte kalmaz! Sağlıklı bir gelecek ancak geçmişin tecrübesinin üzerine inşa edilebilir.
Bizler, yöneticilerin beceriksizliği ve yetersizliğinin şehrin kaderi olmaması için çaba sarf ederken, “ihale dosyaları arasında şekillenen bir imar planı şehrimizin kaderi oldu.”
Hiç kimse deprem sonrası Malatya’nın aslına uygun olarak yeniden inşa edildiğini söyleyerek bizleri aldatmaya kalkmasın (çarşı örneğinde olduğu gibi). Çünkü bu şehirde deprem sonrası yapılanlar, Malatya’nın geçmişine uygun olmadığı gibi; fiziki gerçekleşmeler şekillendikçe şehir estetiği olarak gördüklerimiz, ihale dosyasına sıkışmış bir TOKİ projesinden başka bir şey değildir. Başka bir ifadeyle, ihale dosyaları arasında şekillenen bir imar planı şehrimize layık görüldü!
Depremin acısını yaşadığımız o günden bugüne gelinen süreçte bizler kaybettik. TOKİ kazandı. Emlak Konut kazandı. İhaleciler ve taşeronlar kazandı… Tuğlaya harç dökenlerle, tuğladan haraç devşirenler arasında sıkıştık kaldık! Depremin izlerini değil, şehrin hafızasını sildiler.
Ve bir kez daha anladık ki giden yalan oldu, kalan ise ziyan! Gidenleri geri getirmek artık mümkün değil. O gün yaşadığımız yürek yakan, dinmeyen acılarımızı ve anılarımızı şimdi toprağa gömdük. Acının izlerini silmek için onları güzel anılarda yaşatarak anmayı bir görev kabul ediyor; 6 Şubat 2023 günü aramızdan ayrılan tüm kaybettiklerimizi rahmet ve saygıyla anıyoruz. Ruhları şad, mekânları cennet olsun. Allah bizlere bir daha böyle bir acı yaşatmasın.
Yaşadığımız bu kayıplar ve üzüntüler sonrasında bizlere de depremin acısı ve öfkesini içimize atarak, Davut Sulari’nin ezgilerinde yer alan sözlerle kendimizi teselli etmekten gayri bir şey kalmadı.
Battal gazi diyarına uğradım
Diyar aynı diyar da eller değişmiş
Kılıç aldım çalı çalı çırpı doğradım
Evler aynı evler de kullar değişmiş
Kılıç aldım çalı çalı çırpı doğradım
Evler aynı evler de kullar değişmiş
Hü dost hü dost hü dost da kullar değişmiş
Duydunuz mu dostlar da kullar değişmiş
—
Malatya kaysısı da şekerparesi
Bilinmez münkirin de kalbi karası
Eyolur mu her hastanın yarası
İlaç aynı ilaç da eller değişmiş
Eyolur mu her hastanın yarası
İlaç aynı ilaç da eller değişmiş
Hü dost hü dost hü dost da eller değişmiş
Duydunuz mu dostlar da eller değişmiş
—
Aldığın yazıyı da katibe yazdır
Elimde çöğürdür de tamburdur sazdır
Söylenen makamdır da güzel avazdır
Ağız aynı ağız da diller değişmiş
Söylenen makamdır da güzel avazdır
Ağız aynı ağız da diller değişmiş
Hü dost hü dost hü dost da diller değişmiş
Duydunuz mu dostlar da diller değişmiş
—
Davut sulariyle de olsan aşina
Bu bir alemdir ki başlı başına
Nasıl dostum gidiyor mu hoşuna
Sazım emektar saz da teller değişmiş
Nasıl dostum gidiyor mu hoşuna
Sazım emektar saz da teller değişmiş
Hü dost hü dost hü dost da teller değişmiş
Duydunuz mu dostlar da teller değişmiş







