Final

Fuat


Lab


Malatya Haber -

Bir Yıldız Daha Kaydı Malatya Semalarından

Bir Yıldız Daha Kaydı Malatya Semalarından
  • 27.12.2020

.. Gönülleri zengin, toprak gibi engin bu insanlar hiçbir karşılık beklemeden..

Hasan DEMİRBAĞ    

Muhterem Ağabeyimiz Adnan Işık’ın vefatını derin bir teessürle öğrendik. Malatya semalarını süsleyen bir yıldız daha ışığını söndürdü. Maalesef son zamanlarda, adeta bir hazan mevsimi yaşıyoruz.

Malatya’nın yetiştirdiği kıymetli insanları, birer birer ebedi yurtlarına yolcu ediyoruz. Bu kervanın son yolcularından Adnan Işık ağabeyimizi rahmetle anarken, bu vesile ile yakın zamanlarda yetirdiğimiz diğer büyüklerimizi de kısaca hatırlayıp, onları da anmak istiyorum. Zira bu kuşağın muhterem insanları yağmurların yağmadığı kurak mevsimlerde, kendi olağanüstü çabalarıyla susuz topraklarda yeşermeyi başarmış birer çınar gibiydiler. Bizim kuşağımız onlara göre şanslıydı. Zira gölgesine sığınacak bu ulu çınarlar her daim etrafını yeşertmeyi başardılar. Onlar, Huda’dan geldi, Huda’ya yürüdüler. Gönülleri zengin, toprak gibi engin bu insanlar hiç karşılık beklemeden sevdiler memleketlerini. Çıktıkları bu ebediyet yolculuğunun ilk durağında, derin uykularında, kendilerine Allahtan rahmet ve diliyorum.

Geçtiğimiz yıllarda Malatya Valiliği tarafından yürütülen Malatya Kitaplığı Projesi kapsamında, yayınlanmak üzere hazırladığım, “Zaman Siyah Beyaz Akarken Malatya” adlı eserin çalışmaları vesilesi ile çok değerli insanlarla yolum kesişti. Bir kısmını evvelden tanıdığım bu kıymetli insanların aile albümlerinden ve arşivlerinden derlediğim, Malatya’nın son yüzyılına ait eşsiz fotoğrafları, söz konusu kitapta, gelecek kuşakların istifadesine sunmak bendenize nasip oldu. Çalışmalarım vesilesiyle tanıştığım ve yakın zamanlarda kaybettiğimiz bu müstesna insanlarla ilgili birkaç anımı paylaşmak istiyorum.

Adnan Işık

Kitap çalışmalarım sebebiyle zaman zaman İstanbul’da ziyaret ettiğim Adnan Işık, Mustafa Kuşçuoğlu ve Sami Fenercioğlu ile Malatya’nın yakın tarihi ve eski fotoğrafları üzerinde istişarelerde bulundum. Adnan Işık Galatasaray Müzesi’nde kendisine tahsis edilen mekânda çalışmalarını yürütürken, bir taraftan da benim bitmek bilmeyen sorularıma cevap verirdi. Kendisini ilk ziyaretimde, fotoğraf arşivini olduğu gibi önüme serdi ve şahsına münhasır şivesiyle, “istediğini alıp kullanabilirsin, aklına takılan ne varsa sorabilirsin” dedi.

Malatya hakkında yazılmış en önemli eserlerden birisi olan, “Malatya 1830-1919” adlı kitabı ile, takdire şayan bir miras bıraktı gelecek kuşaklara. Kendisini her ziyaret ettiğimde gerek çalışmalarını yürüttüğü Galatasaray Müzesi’nde gerekse İstiklal Caddesi’ndeki sinema salonları ve kitapçılarda Adnan Bey’e gösterilen ilgi ve saygı kendisine olan hürmetimi daha da pekiştirmiştir. Çeşitli vesilelerle Malatya’ya gelen Adnan Işık ile her karşılaşmamda, kendisinden eskilere ait kıymetli anılar dinledim, yeni şeyler öğrendim. Kendisini rahmetle ve minnetle anıyorum.

Sami Fenercioğlu

Sami Fenercioğlu ile ilk olarak telefonda konuştuğumda karşımda, bir delikanlının ses tonu ve enerjisini hissettim. Yüz yüzü görüştüğümüzde, yaşı seksene gelmiş bu muhterem ağabeyimizin sevgi dolu yüreğinin ve Malatya sevgisinin yansımalarını pek çok kere müşahede ettim. Her hafta salı ve perşembe günleri, bir araya gelen bir grupları olduğunu, yıllardır bu geleneği sürdürdüklerini ifade etti. Grubun değişmez gündeminin Malatya olduğunu söylemeye gerek yok sanırım. Ayrıca Malatya anılarını yayınladıkları bir de web sayfası kurduklarını öğrenince, kendilerine hayranlığım ve saygım arttı. Uzunca bir zaman bu web sayfasını takip ettim. İstanbul’a her gittiğimde özellikle salı veya perşembe günlerinin gelişini adeta iple çektim. Zaman zaman dışarıdan katılanlar olsa da Adnan Işık, Sami Fenercioğlu, Mustafa Kuşçuoğlu ve Mahmut Taner hemen hemen her toplantının değişmez müdavimleri idi. Sami Fenercioğlu Malatya konulu eski fotoğraflar bakımından iyi bir arşive sahipti ve bu hazineyi tereddütsüz olarak istifademe sundu. 1944 yılında yanan Malatya Lisesi’nin hüzünlü hikayesini kendisinden dinledim. Yakın zamanda vefat haberini Adnan Işık’tan öğrenmiştim. Kendisini rahmetle ve minnetle yad ediyorum. 

Azmi Fenercioğlu

Malatya ile ilgili araştırma yapan, yazan, çizen ve fotoğraf çeken pek çok insanın yolu, bu işlerin duayeni Celal Yalvaç’ın yazıhanesinden geçmiştir. Kendisi “yazıhane” dese de bendeniz “Malatya Mektebi “diyorum. Bu mektepte dersler gönül diliyle işlenir, hayat boyu sürer. Ankara’da yapılacak Malatya tanıtım günlerinde, açacağım resim sergisinin hazırlıklarını yaptığım günlerde, Celal Amca’yı ziyaret ettim. “Ankara’ya gidince hocam Azmi Fenercioğlu’na uğrayıp Malatya hakkında size anlatacaklarını dinleyin not alın.” dedi. Azmi Hoca’yı aradı ve benim için bir randevu aldı. Hoca o tarihte 94 yaşında ve biraz da rahatsızdı. Hazırlıklarımı yaptım ve ziyaretine gittim. Odaya girdiğimde Azmi Hoca ayakta, bir şiir okuyarak karşıladı beni. Adeta törende bir ilk mektep öğrencisinin heyecanı ile okuduğu şiir bitince, karşımdaki bu asırlık çınarın elini öptüm, yanına oturdum. Okuduğu şiiri Malatya’da öğretmenlik yapan hocası Nihal Atsız’dan öğrendiğini söyledi. Şaşkınlığım bir kat daha arttı. Kendisi ile konuştukça kafamdaki cevapsız soruların cevabı oldu Azmi Fenercioğlu. Koca bir ömür üzerine birkaç saatte neyi ne kadar konuşabilirdik ki. Daha sonra birkaç kez kendisini ziyaret ettim. Siyah beyaz fotoğraflar başta olmak üzere, Malatya’nın 1930’lu yıllarını, çarşısını, hanlarını, sinemalarını, okullarını konuştuk.

Kendisi aynı zamanda kardeşi Sami Fenercioğlu’nun web sayfasında “Emine Bacının Rüyası” adıyla bir dizi yazı yayınlıyordu. Emine Bacı dediği kişi aslında merhum büyükannesi Emine Karacabey idi. Emine Bacının Rüyası; Azizler Sokağı’nın ve bir dönemin yaşam hikayesidir. Bu hikâyede; her geçen gün biraz daha unuttuğumuz, yardımlaşmanın, dayanışmanın, vefanın ve iyi komşuların günlük yaşamından bahsedilmektedir. Merhum Azmi Fenercioğlu’nu da rahmetle ve minnetle anıyorum.

Hasan Basri Tuncel

2020 yılının hazanında kaybettik; şair ve fotoğraf sanatçısı, naif insan, Hasan Basri Tuncel ağabeyi. Kendi dünyası içinde mütevazı kişiliğiyle pek ön plana çıkmasa da Malatya’nın çok önemli bazı anları O’nun çektiği fotoğraf karelerinde ölümsüzleşti. 1960 ve 1970’li yıllarda çektiği fotoğrafların bir kısmı Malatya Kartpostalı oldu. Eski Tekke Camii yıkılırken, Tüccar Pazarı’nda faytonlar dolaşırken, Saman Pazarı’nda İstasyon Treni son seferlerini yaparken onun objektifine yakalandı. Kömürhan Köprüsü ve Hanı sular altında kalırken Hasan Basri Tuncel oradaydı hepimizin yerine. Cenab-ı Hak rahmet eylesin. 

Süleyman Sırrı Bey-İlhan Aksoy- Fahrettin Aksoy

Malatya şehri bu günkü yerinde kurulurken zaman zaman sakin günler, zaman zaman da baş döndürücü anlar yaşandı. O anların bahtiyar tanıklarından biri de eskilerin “Müfettiş Süleyman Bey” olarak tanıdığı, Süleyman Sırrı Aksoy’dur. Süleyman Bey 1927 yılında Malatya Belediyesi’nde görevlendirilmiş, tenvirat, tanzifat (Aydınlatma, Temizlik) itfaiye ve zabıta teşkilatlarını kurmuştur. Malatya’nın ana caddeleri açılırken, şehir meydanı düzenlenirken, belediye ve hükümet binaları yapılırken, o anların ölümsüzleştiği fotoğrafları çektirmiştir. Kendisini rahmetle anıyorum.

Oğullarından merhum İlhan Aksoy aynı zamanda çok mahir bir oyma ve hat sanatçısı idi. Merhum Fahrettin Aksoy hazine avukatlığından emekli olmuştu. Yakın zamanda vefat etti. Aksoy ailesinin albümlerinden çok sayıda kıymetli fotoğrafı, Zaman Siyah Beyaz Akarken adlı kitapta yayınlamak bendenize nasip oldu.

Bu çalışmaların yapıldığı yıllarda İlhan Aksoy rahmetli olmuş, Fahrettin Aksoy hayatta idi. Fahrettin Bey ileri yaşına ve rahatsızlıklarına rağmen defalarca bizleri misafir etti. Malatya’nın yakın döneminde olan biten her şeye; olağan üstü hafızası ve derin vukufiyeti ile yaptığı analiz, yorum ve tespitlerini saatlerce hayranlıkla dinledim. Siyah beyaz günlerin silik hatıraları onun zihninde son derece berraktı.

Malatya fotoğraflarının hikayelerini, olaylarla ilgisini kendisinden öğrendim. Eski fotoğraflara dair zihnimizde yarım kalan parçalar O’nun yardımıyla birleşti. Malatya Lisesindeki öğrencilik yıllarını anlatırken sıra Edebiyat Öğretmeni Arif Nihat Asya’ya gelince sesi değişir ve hürmetle, ah çekerek anlatırdı hocasını. Kalbindeki imanı ve erdemi yüzüne ve sözlerine akseden bu mütevazı, sevgi dolu insanı hürmetle ve minnetle yad ediyorum.

Bu vesile ile Bir kez daha bu yazıda isimleri zikredilen ve zikredilmeyenlerden hayatta olanlara sağlık sıhhat dolu günler, ahirete irtihal edenlere de Cenabı Allah’tan rahmet ve mağfiret diliyorum.

_____________

ARŞİVDEN MALATYA FOTOĞRAFLARI

Fotoğraf 1: 1925’li yıllar, Gazi İlkokulu inşaatı önünden; Kazmalı Baba Tekkesi (Tekke Camii) ve Kışla Caddesi’nin girişi görülmektedir. (Adnan Işık arşivi)

Fotoğraf 2 :1928 yılında Hastane ve Elâzığ (bugünkü Mehmet Buyruk Caddesi) caddelerinin ayrıldığı noktadan Kışla Caddesi istikametine doğru çekilen fotoğrafta; sağda yeni kurulan İsmet Paşa (Hürriyet) Parkı, Türk Ocağı (Atatürk Evi) solda o yıllardaki Malatya Orta Mektep binası (yerinde bugün Milli Eğitim Müdürlüğü var) görülüyor. (Adnan Işık arşivi).

Fotoğraf 3: 05 Ekim1932’de Malatya’yı ziyaret eden İsmet Paşa’yı karşılama hazırlıkları için Süleyman Sırrı Bey tarafından şehrin muhtelif yerlerine kurulan taklardan biri.  (İlhan Aksoy arşivi)

Fotoğraf 4: 05 Ekim 1932. Başbakan İsmet İnönü tarafından hizmete açılan İsmet Paşa Köprüsü açılış töreni. (Kömürhan Köprüsü). (İlhan Aksoy arşivi)

Fotoğraf 5: 1932 yılı, Süleyman Sırrı Bey, itfaiye ve zabıta görevlileri (İlhan Aksoy arşivi).

Fotoğraf 6: 1939 tarihli fotoğrafta Vilayet binasının temel inşaatı, ilerde Mücelli Caddesi’nin girişi, sağ tarafta İnönü Caddesi’nin eski hali görünüyor (Fahrettin Aksoy arşivi)

Fotoğraf 7: 01 Kasım 1949, yangından sonra yenilenen Malatya Lisesi’nin (bugünkü İl Milli Eğitim Müdürlüğü binası) arka bahçesinde öğrenciler (Sami Fenercioğlu arşivi)

Fotoğraf 8: 1950 yılı, Gazi İlkokulu önünde 23 Nisan töreninde Öğretmen Azmi Fenercioğlu ve öğrencileri (Azmi Fenercioğlu arşivi).

Fotoğraf 9: Hasan Basri Tuncel’in objektifinden şehir merkezi 1970 yılı (solda kapalı çarşının yapımından önce Hükümet Meydanı)

Fotoğraf 10: 1970 yılında Hasan Basri Tuncel tarafından çekilen fotoğrafta; Saman Pazarı’nda  (bugünkü Turgut Temelli Caddesi- Çevre Yolu kavşağı, Adliye civarı) at arabaları, arka planda İstasyon ile şehir merkezi arasında çalışan banliyö treni görünüyor. Bu bölgeye halk arasında ‘Küçük İstasyon’ da deniliyordu.

Etiketler: /

Yorumlar
  1. Abdulkadir Çolak dedi ki:

    Hasan Hocam eline sağlık. Anıtlarımızın anılarını dile getirmişsin. Senin de emeklerin unutulmayacaktır.. Allah razı olsun.

  2. Şefik Erşan dedi ki:

    Elinize, emeğinize sağlık olsun değerli hocam.Çalışmalarınızla malatyamızın geçmişi ve gemişindekilerden bir kesit sunarak bizlere, Malatya’nın bugüne nereden geldiğini ve buna katkısı olanları hatırlattınız.Onlara bende rahmetler diliyorum.Sizlerinde gelecek Malatya’ya katkı sağlamak yolundaki çabalarınızda kolaylık, ,çalışmalarınızda başarılar dilerim .

  3. Yunus ERTAN dedi ki:

    Hasan Hocam kalemine sağlık.

  4. orhan tuğrulca dedi ki:

    Hasan hocam elinize yüreğinize sağlık. Güzel bir vefa yazısı olmuş. Hepsine Allah rahmet eylesin mekanları cennet olsun.

  5. Derviş Kaçmaz dedi ki:

    Malatya sevdalısı bir insandı arkasında eserler bırakıp gitti, Rabbim rahmetiyle muamele etsin inşallah.

  6. Ke dedi ki:

    Her biri hazine değerindeki koca çınarlardan istifade edebilmek temennisiyle çalışmalarınızın devamını bekliyoruz. Kültür yaşam hikâye değer dolu koca çınarlar her nerede olsa yanına biraz oturup konuşturmak engin zenginliğinden birşeyler kazanmak isterim. Paylaşımlarınız için çok teşekkürler

  7. Emir Ömer Macit dedi ki:

    Hasan Hocam yüreğine, eline sağlık. Malatya kültürüne katkısı olan değerli insanlarımızı hatırlattın. Hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet dilerim. Mekanları cennet olsun. Onlarca sene sonra senin kültürümüze olan katkılarını yazan birileri olacaktır.

  8. Hamit dedi ki:

    Ebediyete göç eden büyüklerimizden Allah razı olsun. Mekanları cennet olsun. Allah bizleri onların bıraktığı mirası sahip çıkmayı ve ortak paydamız olan ülkemizi ve Malatya’mıza daha güzel eserler kazandırmayı nasip etsin. Sizede ebediyete göç eden değerli büyüklerimizi gündeme getirdiğiniz için teşekkür ederiz.

  9. Ali Kaya dedi ki:

    Malatyayı aydınlatan ışığı bol bir yıldızdı. Işığın hiç sönmesin Adnan Işık. Mekanın ferah olsun. Ailesine başsağlığı diliyorum.

  10. Fevzi KIRIK dedi ki:

    Hasan hocam kalemine sağlık.Bahsettigin değerli insanların çektiği fotoğraflardan ve sızın değerli katkilarinizla Malatya lisesinde kurduğumuz İEgitim Tarihi Müzesini sevenlerin gezmesi gerek.Allah hepsine rahmet eylesin.Sizlerede sağlıklı bir ömür diliyorum.

  11. Salih KAYHAN dedi ki:

    Geçmişlerimize Allah rahmet eylesin; Fotoğraf üstadları ve bizler fotoğrafa gönül vermiş insanlarız, zamanında hatıra olarak çekiliyor ancak bir süre sonra belge niteliği taşımaya başlıyor, Ocak ayındaki Malatya- Elazığ depreminde şehir dışındaydım. Bir süre sonra döndüğümde hasar gören binaların yıkılacağı kararı alınmış ve yıkılmaya başlamıştı. Bende yıkılacak binaların fotoğrafını (belge) çekmek için Malatya Valiliği havalesi ile Şehircilik İl Müdürlüğüne elden dilekçe verdim. Maalesef geri dönüş bile olmadı (Diğer taraftan havale eden V. Yardımcısı acaba imzalarken ne imzaladığını farkına vardı mı … ) işte bizler böyle sahip çıkıyoruz…

  12. Mahmut Tektaş dedi ki:

    Malatya, yaşayan tarihlerini kaybetti. Başınız sağolsun Malatya. Allah hepsine rahmet eylesin. Mekanları cennet olsun.

YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici, saygısız ifadeler, cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, suçluyu ya da suçu övücü, uygunsuz gönderici adı, 'naylon- uyduruk' mail adresli, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır. Ayrıca, mesajların tüm yasal ve cezai sorumluluğu, mesajlarıyla birlikte IP numaraları da düşen göndericilere aittir."