İstanbul'da 19 Ocak 2007 günü uğradığı silahlı saldırıda katledilen Malatyalı Gazeteci Hrant Dink, ölümünün 19'uncu yıldönümünde bir grup tarafından Malatya'da da anıldı.
Hrant Dink'in doğduğu semtteki Çavuşoğlu Mahallesi'nde bulunan, restöre edildikten sonra Taşhoran Kültür ve Sanat Merkezi adı altında açılan Surp Yerrortutyun Ermeni Kilisesi önünde toplanan bir STK adına İnsan Hakları Derneği'nin açıklaması okundu.
Polisin önlem aldığı anmada okunan açıklamada, özetle şöyle denildi:
"..Türk toplumuna bir Ermeni olarak seslenen ilk kişilerden biri oldu; Ermenilerin tarihsel ve güncel varlığını, yaşadıklarını ve Türkiye’de bir Ermeni olmanın ne anlama geldiğini anlattı. İki halk ve iki ülke arasında diyaloğu savundu, birbirimizi anlamaya çağırdı ve bu çağrıyı yaşamı boyunca sürdürdü. Türkiye’de ilk kez bir Ermeni, televizyon ekranlarında bu açıklıkla konuştu, derdini tüm çıplaklığıyla anlattı. Devletin suç odaklarıyla iç içe geçmiş karanlık yapıları, Ermeni Soykırımı’nı tanımaya yönelik bir talebe değil; yalnızca birbirimizi anlama çağrısına bile tahammül edemedi.
Hrant Dink’in kurduğu ve yönettiği Agos, Ermeni gerçeğinin çoğumuzun hiç bilmediği kılcal damarlarına ulaşmamızı sağlayan bir deniz feneri işlevi gördü. Aydınlattı, öğretti, ruhumuza seslendi ve içimizdeki hakikati anlatma cesaretini büyüttü.
Agos bir çığır açtı. Türkiye’de Ermenilerin tarihini ve bir Ermeni olarak yaşamanın hayal dahi edemeyeceğimiz gerçeklerini görünür kıldı. Yalnızca bilgimizi artırmadı; kalbimize de seslendi, duygularımızı olgunlaştırdı ve hissetme yeteneğimizi keskinleştirdi.
Televizyon kanallarında katıldığı tartışma programlarıyla daha da görünür hale geldi. Pek çok insan, Ermenilerin varlığını ve maruz kaldıkları ayrımcılığı ilk kez ondan duydu. Bu görünürlük, onun hedef haline getirilmesinde de önemli bir rol oynadı.
..Hrant Dink, insan hakları, ırkçılık ve ayrımcılık karşıtı mücadelemizin her zaman doğal bir destekçisi oldu. O, ırkçılığın, nefretin ve önyargının düşmanıydı; gerçekten, haktan ve adaletten yana olanların dostuydu.
Onu, Türkiye’nin en üst kademesinden en alt basamaklarına kadar kimi zaman açıkça, kimi zaman örtük biçimde dile getirilen; halkın önemli bir kesimi tarafından da sahiplenilen Türkçü Ermeni düşmanlığı ve ırkçılık öldürdü.
Biz, o günden bu yana olduğu gibi bundan sonra da Komisyon olarak her ırkçılık örneğinde, her linç girişiminde, her ayrımcılık ve nefret vakasında verdiğimiz mücadelede Hrant Dink’i yanımızda hissedecek ve mücadelemizi onunla birlikte sürdüreceğiz."
Barış içerikli sloganlar atan gruptakiler, Hrant Dink'in kilise bahçe duvarına konulan portresinin önüne kırmızı karanfil bıraktıktan sonra dağıldılar.
Fikri DEMİRTAŞ- malatyahaber.com





