Malatya kent merkezinde bir bölümü park olarak da kullanılan Hükümet Meydanı'nın da devamı niteliğindeki alanın, deprem sonrası yapılan 'garabet' şehir merkezi imar projesiyle ilgili tartışmaların ardından, yerinden edilen Söğütlü Cami'nin yeniden inşası için tepkilere rağmen tahsis edilmesinden sonra, Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er'in görev döneminde, kentin çeşitli etkinlikler için kullandığı ikinci bir alan daha 'cami' için hükümet nezdinde güçlü bir işadamının babası adına cami yaptırmak üzere talep edilmesi nedeniyle yok edilme tehlikesiyle karşı karşıya bulunuyor. Büyükşehir Belediyesi ile MalatyaPark AVM arasında, ön tarafında Sümer Camisi'nin bulunduğu alanda, iş adamı Ahmet Çalık'ın, bir süre önce vefat eden babası Mahmut Çalık adına cami yaptırmak istediği, bunun için ısrarlı takibini sürdürdüğü ve bu süreçte, Er döneminde Malatya'nın kentte çeşitli etkinlikler için kamuya açık bir alanı kaybetme sürecine girildiği belirtiliyor.

DAHA ÖNCE DE AYNI ALANA 2 CAMİ PROJESİ YAPILDI, İPTAL EDİLDİ..
Malatya Büyükşehir Belediye binası ile AVM arasında kalan, kentin uzun yıllardın açık hava toplantıları, konser ve diğer etkinlikler için kullanılan, deprem sonrası da deprem toplanma alanı olarak önemli işlev gören alana, daha önce de siyaseten ve parasal güçleri nedeniyle etkili gruplar tarafından iki kez cami inşa girişiminde bulunulmuş, gerek kamuoyundan gelen tepkiler üzerine iptal edilmişti.

GÖRSEL: Sümerbank'ı satın alan Malatya Girişim Grubu'nun, AVM ile Belediye arasındaki alana yapmayı planladığı camiyle ilgili maket görseli

Bölgede ilk olarak, MalatyaPark AVM'yi yaptıran Malatya Girişim Grubu tarafından bir cami inşa edilmesi gündeme gelmiş, Sümerbank Fabrikası'nı özelleştirme adı altında sadece içindeki makinelerinin değerinin altında olan 5,5 milyon dolar bedelle çok değerli arazisiyle, fabrikayı 5 yıl işletmek üzere alanbu grup, kendi ellerindeki arazilere rantı yüksek binalar planlarken alamadığı fabrika arazisine de 'hayır hasenat' olarak bir cami yaptırmaya karar vermiş, bunun için de belediyenin o dönemki yönetimini ikna etmiş, hafriyat çalışmalarına başlanmıştı. İslam mabedinden çok 'Aztek Tapınağı' görünümündeki mimari projesine de büyük tepki gösterilen caminin inşaatından, meydanın sosyal etkinlikler fonksiyonunun devam ettirilmesi gerektiği itirazlarının da etkisiyle vazgeçilmişti.

GÖRSEL: Kavuk ailesinin, meydana cami için ilk çizdirdiği projeyi dönemin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul'daki Paşabahçe Şişe Cam Fabrikasına benzetince, bu proje iptal edilmişti.

Bir süre sonra, 2016 yılında bu kez aynı grubun ortaklarından 'Kavuk Grubu' tarafından bölgeye büyük bir cami yapılması gündeme gelmiş, bu da kamuoyundan tepki görmesine rağmen, inşaata başlanma noktasına gelinmiş, ancak o dönem Malatya ziyareti sırasında kendisine proje gösterilen Recep Tayyip Erdoğan, projeyi 'Paşabahçe Şişe Cam Fabrikası'na benzeterek beğenmeyince, bu projenin de uygulanmasından vaz geçilmişti.

Karşıdan Karşıya Geçen Yaşlı Adama Araç Çarptı
Karşıdan Karşıya Geçen Yaşlı Adama Araç Çarptı
İçeriği Görüntüle

GÖRSEL: Malatya Girişim Grubu ortaklarından Kavuk ailesi, grubun ilk cami projesinin tahakkuk etmemesi üzerine aile büyüğü Mehmet Kavuk adına aynı alana bir cami yaptırmayı planlamış, ancak bu proje de tamamlanamamıştı.

GÜRKAN GERİ KALIR MI?
Söz konusu alan, Selahattin Gürkan'ın belediye başkanlığı döneminde bir kez daha cami için gündeme geldi.

Malatya'da bazı grupların, büyük bir cami olmadığı, Cuma namazlarında cemaatin camiye sığmadığı, bu nedenle büyük bir cami yaptırılması gerektiği yolundaki düşüncelerinin ardından, Büyükşehir Belediye Başkanı Selahattin Gürkan'a da bu fikrin benimsetildiği haber alınmıştı. Buna ilişkin tartışmalar, Malatya'da radikal gruplara yakınlığıyla bilinen ve Ahmet Çakır'ın milletvekili adayı gösterilmesi üzerine, Yeşilyurt Belediye Başkanı iken Büyükşehir Belediye Başkanlığına getirilen Hacı Uğur Polat'ın döneminde belediyeye atanan üst düzey bürokratı gündeme getirdi

O dönem  yaklaşan seçimlerde Büyükşehir Belediye Başkan adayı olmayı düşünen, o dönemdeki konjonktürde bazı parti üst düzey yöneticilerinin Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucu isimlerine yönelik tepkilerden de 'rüzgar almak' için akılda kalan en büyük icraatı da İnönü Stadı ve Atatürk Spor Salonu'nun bulunduğu alanı, özel ilgiyle, millet bahçesi yapılması için 'törenle' yıktırmak olan Hacı Uğur Polat'ın, Büyükşehir Belediyesi'ne getirttiği ve Gürkan'ın da, getiren gücün siyasi etkisi nedeniyle göreve devam ettirmek zorunda kaldığı bir üst düzey belediye yetkilisinin tavsiyeleriyle, iddiaya göre bu cami projenin yapılacağı yeri uygun gördüğü kulislerde konuşuluyordu.

Sümerbank Fabrikası'ndan kalan tek tesis olan, fabrika çalışanlarının topladıkları parayla 1970'li yıllarda fabrika alanı içerisinde inşa ettirdikleri, Cuma dışnda vakit namazlarında ancak 2-3 saf cemaati bulunan Sümer Camisi'nin, cemaate yetmediği, vatandaşların Cuma namazlarını dışarıda kılmak zorunda kaldıkları, bu nedenle bu bölgeye büyük bir cami gerektiği diye de gerekçelendirilen cami projesi, uzunca süredir kamuoyuna duyurulmadan, bazı dar gruplarla yapılan toplantılarda ele alınırken, siyasi görüşleri ve ideolojik yakınlıkları 'muhazakar ve çok muhafazakar' çizgiye yakın olan bu grupların projeye destek verdikleri öne sürüldü.

GÖRSEL: Gürkan döneminde Mimar Kevork Özkaragöz'e yaptırılan projenin kamuoyuna ilk kez yansıyan görseli.. Gürkan, ısrarla cami projesinin görselini kamuoyu ile paylaşmamış, sadece sivil toplum kuruluşlarıyla yaptığı toplantılarda gösterttirmişti.

Halkın bir bölümünün; Büyükşehir Belediye yöneticisinin de, Girişim Grubu'na ait AVM ve Otelin arkasında inşa edilen rezidansta ikamet etmesi nedeniyle, "Rezidans Camisi' olarak da adlandırdığı cami projesinin yerine, Mimarlar Odası Malatya Şubesi de karşı çıkmasına rağmen, bu projeyi Gürkan'a benimsetenlerin ve yandaşlarının 'camiye karşı çıkıyorlar' şeklindeki dezenformasyonuna rağmen, konunun şehircilik açısından ele alınması ve kentin zaten sıkışık olan bir bölgesinin, tamamen 'kişisel tercih'lerin etkisinde gündeme getirilen cami projesiyle kilitlenmesinden vazgeçilmesi ve projenin, daha uygun bir yerde uygulanması gerektiği yorumlarıyla karşı çıkıldı.

Tartışmalara rağmen Büyükşehir Belediye yönetiminin kamuoyuna göstermediği Malatyalı Ermeni Mimar Kevork Özkaragöz'e çizdirdiği cami projesi ile ilgili iddialar ve eleştirilerin kamuoyuna yansıtıldığı malatyahaber.com'un habere gelen yorumlar ve buna projeyi savunanların verdiği yanıtlar ve Mimarlar Odası Şubesi'nin cami yeri ile ilgili eleştirisiyle, söz konusu toplantılara, şehir imar ve planı hakkında yetkinliği olan meslek gruplarının temsilcilerinin çağrılmadığı, sadece belli bir grubun görüşlerinin bir çarpıtma ve yanıltma ile 'demokratik görüş ve oy birliği kararı' olarak kamuoyuna sunulduğu anlaşılmıştı.

malatyahaber.com'un, bu alana yeniden cami yaptırılma girişimine ilişkin Mimarlar Odası'nın eleştirisini yayınladığı habere yapılan yorumlarda, cami için yakın zamanda yeni yerlerine taşınacakları için boşaltılacak olan Çevre Yolu'na cepheli Yeni Şire Pazarı ya da Yeni Sanayi Sitesi alanlarının yanı sıra, Malatya Belediyesi'nin tartışmalı bir şekilde sattığı eski otogar alanı da alternatif yer olarak belirtilmiş, bir başka okuyucu ise Tecde'de yapılmakta olan 300 dönümlük 100. Yıl Parkı'nın önerilmesine rağmen kabul görmediğine ilişkin bilgisini iletmişti.

Büyükşehir Belediye Başkanı Selahattin Gürkan'ın hazırlattığı, bu dar kapsamlı toplantılara davet ettiği gruplara gösterdiği, hatta ilk halindeki minare yüksekliğinin Büyükşehir Belediye binasından daha aşağıda olması nedeniyle uygun görmediği projenin revize edilmiş haliyle uygulanmasına yönelik olarak, daha geniş çaplı bir değerlendirme yapılması gerektiği, gerekirse il dışından 'objektif ve yetkin' şehir imarı ve plancılığı konusunda kişi- kuruluşlardan görüş alınması, kentin geleceği adına önem taşıyan böyle bir yapının aceleye getirilmemesi gerektiği savunulurken, yeniden aday yapılmayan Gürkan'ın devre dışı kalmasıyla, bu proje de rafa kalkmıştı.

ŞİMDİ DE ÇALIK..
Yapacakları yardımı, halkın tümünün malı olan çok değerli ve görünür arsa- arazilerde yaptırmayı hedefleyen paralı grupların, kendilerinin ya da yakınlarının ömürlerinin son deminde bir cami inşa etmek suretiyle "halkın gözüne çakmak istemeleri" nedeniyle, Malatya Büyükşehir Belediyesi ile AVM arasındaki "potansiyel" alan, bu kez yıl içinde babaları Mahmut Çalık'ı kaybeden, Çalık ailesinin gündemine geldi.

Hükümetle de yakın ilişkileri bulunan işadamı Ahmet Çalık'ın, daha önceki 2 girişim, halkın ve ilgili bazı STK'ların eleştirileri, tepkileri üzerine ertelenmesine rağmen, bu alana "mutlaka" bir cami yaptırmak istediği belirtilirken, bu proje, "5 bin kişilik, Malatya'nın en büyük camisi" diye belediye yöneticileri tarafından da kamuoyunun gündemine sürekli getirilmeye başlandı.

Göreve geldikten sonra eski belediyenin bulunduğu alanı, bir işadamı tarafından inşa edileceği için, Kuyumcular Çarşısı'nın arka tarafında yıktırılan eski yerine 'rant' için iş yerleri yaptırıldığı için yersiz kalan Söğütlü Cami'ye tahsis edilmesiyle kent imarı ve meydanı koruyamama konusunda eleştirilerle karşı karşıya kalan Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er'i, şehrin ikinci meydanını da yine cami gerekçesiyle güçlü bir gruba kaptırma bahtsızlığı ve riskiyle karşı karşıya bıraktı. Tarihi Söğütlü Cami'ye, masrafını üstlendiği için kendi adını da verip "Hacı Bayram Söğütlü Cami" diye adlandıran işadamının, şehrin en değerli yerine, sadece inşaat maliyetini üstlenerek adını kondurmasının getirisi ve götürüsü, kamunun elindeki olanakların nasıl değersizce kullanıldığı konusunda eleştiri nedeni olurken, şimdi Çalık ailesi kentin bir başka meydanını, halkın bir bölümünün manevi hassasiyetini de kaşıyarak kamunun sosyal faaliyet fonksiyonundan alması tehdidinden vazgeçilmesi gerektiği savunuluyor.

FOTOĞRAF: Çalık ailesinin, Malatya Büyükşehir Belediye binası ile AVM arasına inşa etmek istediği Mahmut Çalık Camisi için istediği alan (daire içerisinde olan yer)

Çalık ailesinin, daha önce de Malatya'nın köklü eğitim kuruluşlarından Sümer İlk ve Ortaokulunun binasını yıktırıp yeniden yaptırmasından sonra, ailenin büyüklerinden Diniye Çalık'ın adını vermesi nedeniyle, kent hafızasını yok etme pahasına elde ettikleri kamuya ait araziye "konma" alışkanlığı, kentin tek ve önemli meydanının daha devre dışı bırakılmasıyla çok daha ileri bir aşamaya varacağı yorumları yapılıyor.

Malatya yerel yöneticilerinin, hükümetle olan yakın ilişkileri nedeniyle, kentin geleceği ve halkın isteği doğrultusunda, meydanını koruma konusunda gerekli direnci daha önceki birçok örnekte olduğu gibi gösteremeyeceği değerlendirmeleri yapılırken, bu durumun istismar edilmemesi için, söz konusu gruba başta Şeker Fabrikası'nın Şeker Camisi'nin bulunduğu alan olmak üzere başka alternatif yerler bulunması gerektiği belirtiliyor. Ayrıca, kent girişindeki İPAŞ Fabrikası ve arazisinin de sahibi olan bu grubun, bu şehrin her bir ferdinden helallik almaları gereken kamu arazisi yerine çevresinde yoğun yerleşim bulunan ve faaliyetine son verilmiş olan fabrikalarının arazisinden bir bölümünü, aile büyüklerinin adını koyacakları camiye tahsis etmelerinin çok daha uygun ve hayırlı olduğu değerlendiriliyor. 

malatyahaber.com

KAPAK FOTOĞRAFI: Cami için düşünülen alan (fotoğraf deprem öncesinde çekildiği için, bugün geçici işyerlerinin bulunduğu yerler boş)