Sözcü TV’de yayınlanan "Kırmızı Beyaz" programında gazeteci Yılmaz Özdil ve İpek Özbey, bölgedeki askeri hareketliliği ve Malatya’ya yerleştirilen hava savunma sistemlerini ele aldı. Programda, İran’dan fırlatılan balistik füzelerin Türkiye hava sahasındaki seyri ve buna karşılık Malatya’ya konuşlandırılan Patriot bataryalarının stratejik önemi üzerinde duruldu. Özdil, Kürecik'in NATO değil bir ABD üssü olduğu yolundaki iddiaları tekrarladı.
Programın moderatörü İpek Özbey, Özdil'e "Malatya'da Patriot sistemi konuşlandırıldı. Açıklamayı Milli Savunma Bakanlığı yaptı. Bu bir hava savunma sistemi ve sistem balistik füze tehditlerine karşı "Çelik Kubbe" yani koruma kalkanı görevi görüyor. Şimdi Yılmaz Bey, bize önce şu Patriot'ı bir anlatıverseniz; hangi ülkelerde var, neden Malatya'ya yerleştiriliyor bu?" sorusunu sordu.
Özdil bu soru üzerine şunları söyledi:
"Evet, şimdi buradan kabaca baktığımızda; ilk İran'dan fırlatıldığı söylenen füze Hatay Dörtyol'a düştü. Yani İncirlik'teki... Şimdi şu Hatay Dörtyol'a düştü füze. Yani görünüyor ki Adana İncirlik'teki İspanyol Patriot bataryası tespit ediyor, Akdeniz'de bulunan Amerikan savaş gemisi de vuruyor ve buraya düşüyor. Şimdi diyorlar ki "Hedef İncirlik'ti." Ya bunun olabilmesi imkansız. Çünkü füze bir parabolle hareket ediyor. Bu fırlatılan füze, atmosferin üstüne çıkıyor; yani 100-110 kilometre yukarıda. Ve buradan fırlatılan füze de bunu vurduğuna göre, dolayısıyla anca parçası buraya düşüyorsa, ortalama zekaya sahip herkes anlar ki hedef burası olamaz. Bence Hatay'da düşürülen ilk füzenin hedefi şurası; ya Kıbrıs'tı ya da Girit Adası'ydı. Çünkü Kıbrıs'ta, Güney Kıbrıs'ı adeta devasa bir cephanelik haline getirdiler Amerikan-İngiliz üssü olduğu için. Burada da Girit'te Suda askeri üssü var. Suda üssü, dünyada uçak gemilerinin yanaşabileceği dört üsten biri. İkisi Amerika Birleşik Devletleri'nde, biri Birleşik Arap Emirlikleri'nde, biri de Suda'da. Geçen hafta da bunu detaylı anlatmıştım. Bizdeki bilgi; Suda askeri üssüne ve özellikle Güney Kıbrıs Rum Kesimi'ne aylardır ve şu anda da devam eden bir şekilde olağanüstü bir silah yığınağı yapılıyor. Yani belli ki içeriğini elbette bilmiyoruz ama aylardır ve şu anda da devam ediyor. Yani füze vesaire tabir ettiğimiz her şeyi buraya ve buraya yığıyorlar. Çünkü buradaki gemilerin tamamı tabanca gibi düşünün; şarjör... Fırlattıkça şarjör boşalıyor, sonra bunların doldurulması gerekiyor. Buralara yığıyorlar. İran'an gönderilen füzeler, benim gördüğüm kadarıyla ve uzmanlarıyla konuştuğum kadarıyla asıl Kıbrıs Rum Kesimi veya Girit Adası'ydı.
Şimdi İncirlik'te Patriot üssü var. Bizim hava savunma sistemimiz falan anca yandaş medyada fuar muar olarak gösterdikleri yerde var. Yani hava savunma sistemi işte görüyorsunuz, yok. Suriye savaşı sırasında Gaziantep'e, Kahramanmaraş'a... Kahramanmaraş'a Alman Patriot bataryası -Almanya bizi kıskandığı için- Alman Patriot bataryası gelmişti. Gaziantep'te Amerikan Patriot bataryası, İncirlik'te de Hollanda Patriot bataryası vardı. Amerikalılar bir süre sonra gittiler Gaziantep'ten. Kahramanmaraş'tan bir süre sonra Alman ordusu ayrıldı. Onların yerine İtalyan ordusunun hava savunma füzeleri SAMP-T'ler geldi. Bir süre sonra onlar da gitti. İncirlik'teki Hollanda Patriot bataryası da bir süre sonra gitti. Onun yerine 2015 yılında Hollandalılar gitti, İspanyollar geldi. 11 yıldır da İncirlik'te İspanyol Patriot bataryası var. Şimdi bize devamlı "Dünya lideriyiz, uçuyoruz kaçıyoruz, fuarlarda füzeler yaptık, aya gidiyoruz" falan bunları devamlı bize anlatıyorlar Andersen'den masallar. Türkiye'yi Alman ordusu, Hollanda ordusu, İtalyan ordusu, Amerikan ordusu, İspanyol ordusu koruyor Patriot hava savunmasıyla. Türk milleti bundan utanmasın diye herhalde bunu Türk milletinden gizliyorlar. Bizim sahtekar medyamız devamlı "uçuyor kaçıyor" falan bunu söylemiyor. Beş yabancı ülkenin ordusu koruyor Türk hava sahasını. Ya bundan daha büyük utanç verici bir şey herhalde kafamıza geçirilen çuvaldır.
Şimdi İncirlik'teki üstte İspanyol bataryası hala duruyor ve şimdi de işte dün öğreniyoruz; bu gönderilen "vurduk kaçtık" bilmem ne şeyleriyle... "İran'dan atıyor, hedef Türkiye" falan gibi palavralarıyla neticede Malatya'ya da Almanya'nın Ramstein üssünden getirdikleri bir -Amerikan Patriot'u olduğunu tahmin ediyorum, Alman ordusu yerine Amerikan ordusuna ait olduğunu tahmin ediyorum- Malatya'ya getirip konuldu. Yani bu Malatya ve İncirlik'te Patriot varken Malatya'ya da Patriot getirilmesi öncelikle şunu işaret ediyor ki: İran savaşı bitmiş değil. Trump'ın dediği gibi bitmek üzere de değil. Çünkü bu sistem Malatya'ya konulan, yani çok açık bir şekilde Kürecik Radar Üssü'nü koruyacak. Kürecik Radar Üssü, NATO üssü falan filan deniyor; Kürecik Radar Üssü Amerikan ordusunun malıdır. Kürecik Radar Üssü Amerikan ordusunun malıdır. Kürecik Radar Üssü'nün harekat merkezi Diyarbakır'dadır; Diyarbakır Hava Komutanlığı. Kürecik'ten elde edilen veriler öncelikle Polonya ve Romanya'daki Amerikan üstlerine iletilir.
Şimdi bu Malatya'ya koydukları Patriot bataryası benim gördüğüm kadarıyla ve konuştuğum kadarıyla; şimdi bu son iki tane füze Amerikan savaş gemisinden, Akdeniz'deki Amerikan savaş gemisinden çok yüksek irtifada vurulduğu görülüyor. Yani uzay tabir ettiğimiz sınırda vurulduğu görülüyor. Ama bu Patriot'ların mesafeleri o kadar değil; yani ben yanlış bilmiyorsam 110-120 kilometre falan mesafede vuruyor en fazla. E Malatya-İran sınırı da 700 kilometre. Buradan şunu anlıyoruz: Tekrar füze gönderirlerse İncirlik ve Kürecik'i korusun diye... Çünkü Doğu Akdeniz'den fırlatılan, Amerikan savaş gemisinden fırlatılan füzeler belli ki çok daha maliyetli. Gerekirse buradan vurulsun diye Kürecik Radar Üssü için getiriliyor. Çünkü gerçekten Türkiye için getiriliyor olsa; elbette memleketimizin her milimetresi kutsaldır, vatan toprağının her yeri çok değerlidir dolayısıyla Malatya da son derece değerlidir ama bizim elimizde bir tane Patriot bataryası varsa normalde onu herhalde başkentimize koymamız lazımdı Ankara'ya. Veya Türkiye ekonomisinin %65'i demek olan İstanbul'a belki Patriot bataryası koymak gerekiyordu. Niye Malatya'yı koruyorlar? Amerikan üssü, radar üssü Kürecik'i korusun diye. Tıpkı İspanyol Patriot bataryasının da İncirlik'teki Amerikan üssünü koruduğu gibi.
Patriot'la ilgili şu bilgiyi de verebilirim, ben bugün bunu sosyal medya hesabımda da anlattım; çok hazindir aslında bu arkadaşlar, şu anlamda: Yunanistan'ın Patriot'u var. Bizdeki gibi değil yani böyle elalemin Patriot'u değil, kendi Patriot'u var Yunanistan'ın. İsrail'de zaten var. Bakın liste vereyim size: Mısır'da Patriot var. Ürdün'de, Kuveyt'te, Katar'da, Suudi Arabistan'da, Birleşik Arap Emirlikleri'nde Patriot var. Almanya'da, İspanya'da, Hollanda'da, İsveç'te, İsviçre'de Patriot var. Romanya'da, Polonya'da, Ukrayna'da -bunlar Doğu Bloğu ülkeleriydi eskiden, daha düne kadar- Patriot var. Japonya'da, Güney Kore'de, Tayvan'da... Ya Fas'ta, Fas'ta Patriot var! Biz 1952'den beri NATO'dayız. NATO için çok büyük bedeller ödedik. Yani Kore Savaşı'na katıldık, Afganistan'da görev yaptık, Somali'de görev yaptık, Bosna'da, Kosova'da görev yaptık vesaire. Çok bedel ödedik, çok can verdik, şehit verdik, gazi verdik. Ve elimize defalarca Patriot alabilmek için fırsat geçti. Mesela Libya harekatı öncesinde Fransa NATO'nun askeri kanadına dönmek istiyordu, bizim elimizde de veto hakkımız vardı. Mesela "Biz evet deriz ama sen de bize Patriot verilmesine onay vereceksin" diyebilirdik. Veya Suriye'de iç savaş çıkaracaklar Esad'ı devirmek için; "Hay hay biz NATO ile beraber hareket edelim, Avrupa ile beraber hareket edelim ama siz de bunun karşılığında bize Patriot vereceksiniz" diyebilirdik. Veya İsveç'in NATO'ya girmesi için bizden onay istediler, veto hakkımız var; "Hay hay evet diyelim ama biz bunun karşılığında Patriot istiyoruz" diyebilirdik. Veya yıllar önce Kıbrıs'ta "Yes Annan" rezaleti için bizden istediklerinde; "Evet biz bu kampanyayı yürütürüz ama karşılığında sizden Patriot isteriz" diyebilirdik. Türkiye gibi çok güçlü bir stratejik noktada olan ülkenin eline defalarca Amerika Birleşik Devletleri'nden Patriot alma fırsatı geçti, e bunların hiçbiri değerlendirilmedi. Türkiye çok kötü yönetildiği için, sadece AKP açısından değil, 1952'den beri çok kötü yönetildiği için Amerika Birleşik Devletleri ile onurlu bir partner olamıyoruz maalesef."
Sözcü TV- malatyahaber.com





